Mar
23
2009
3

Atatürk’e Teklif Edilen Soy-isimler

http://www.bakaml.k12.tr/ataturk/hayati/aa05.jpg

mustafa kemal etel : attila’nın adının orijinal söylenişidir. büyük nehir manasına gelir.

mustafa kemal etil : attila’nın adının orijinal söylenişidir. büyük nehir manasına gelir.

mustafa kemal etealp : altay dilinde büyük kahraman anlamına geldiği için adaylığa uygun bulunmuştur.

mustafa kemal arız : türk büyüğü alp arızdan esinlenerek önerilmiştir.

mustafa kemal ulaş : bir türk büyüğü olan ulaş oğlu şakir kazandan esinlenerek önerilmiştir.

mustafa kemal yazır : bir türk büyüğü olan yağlıkçı oğlu yazırdan esinlenerek önerilmiştir.

mustafa kemal emen : bir türk büyüğü olan uçan oğlu emen beyden esinlenerek önerilmiştir.

mustafa kemal çogaş : ulaş oğlu şakir kazanın bir unvanı olması hasebiyle önerilmiştir.

mustafa kemal salış : eski türkçede güneş, ışık anlamına geldiği için önerilmiştir.

mustafa kemal begit : eski türkçede sağlam, kâvi anlamına geldiği için önerilmiştir.

mustafa kemal ergin : eski türkçede aydın anlamına geldiği düşüncesiyle önerilmiştir.

mustafa kemal tokuş : bir türk büyüğü olan ertokuş beyden esinlenerek önerilmiştir.

mustafa kemal beşe : eski türkçede seçkin anlamına geldiği düşüncesiyle önerilmiştir.
(daha fazla…)

Mar
23
2009
2

Atatürk’ün Amerikalı Bir Çocukla Mektuplaşması

1923’te 10 yaşındaki Amerikalı bir çocuk Mustafa Kemal Paşa’ya bir mektup yazdı ve resim istedi. Türk tarihinin en karışık günlerinde çocuğa cevap yazan Gazi, bir de tavsiyede bulundu:Türkler hakkında her söylenene araştırmadan inanma!
Gazi Mustafa Kemal’in Cumhurbaşkanı seçildikten sonra yazdığı ilk özel mektubu Amerika’da bulduk. Mektup, Cumhuriyet’i kurduğu, gericiler ve vatan hainleriyle insanüstü bir mücadele verdiği günlerde, Atatürk’ün, 10 yaşındaki bir Amerikalı çocuğun mektubuna cevap verecek zamanı bulup, dış ilişkiler ve propagandaya gösterdiği önemi bir kere daha gösteriyor.
http://img177.imageshack.us/img177/9561/ataturkhsqh9.jpg (daha fazla…)

Mar
23
2009
2

Atatürk’ün İlk Cumhurbaşkanlık Konuşması

http://egitek.meb.gov.tr/uretim/atacd/007/Resimler/4a19b.jpg

Saygıdeğer arkadaşlar, dünya çapında önemli ve olağanüstü olaylar karşısında, saygıdeğer milletimizin gerçek uyanıklığına ve şuurluluğuna değerli bir belge olan Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nun bazı maddelerini açıklığa kavuşturmak için kurulmuş olan özel komisyon tarafından yüksek heyetinize teklif edilen kanun tasarısının kabulü dolayısıyla, Türkiye Devleti’nin zaten bütün dünyaca bilinen, bilinmesi gereken mahiyeti, milletlerarası adıyla adlandırıldı. Bunun tabii bir gereği olmak üzere bugüne kadar doğrudan doğruya Meclis Başkanlığı’nda bulundurduğunuz arkadaşınıza, yaptırdığınız bu görevi, Cumhurbaşkanı unvanıyla yine aynı arkadaşınız, bu aciz arkadaşınıza tevcih ediyorsunuz. Bu münasebetle, şimdiye kadar hakkımda gösterdiğiniz sevgi, samimiyet ve güveni bir defa daha göstermekle, yüksek değerbilirliğinizi ispat etmiş oluyorsunuz. Bundan dolayı yüce heyetinize gönlümün bütün samimiyeti ile teşekkürlerimi arz ederim.”  “Efendiler, asırlardan beri Doğuda haksızlığa ve zulme uğramış olan milletimiz, Türk milleti, gerçekte soydan sahip bulunduğu yüksek kabiliyetlerden yoksun zannediliyordu.” (daha fazla…)

Mar
18
2009
5

Atatürk’ün Tabutunun Açıldığı Gün

Kefen sıyrıldı ve…

Özel solüsyonla ıslatılmış pamuk kitlesi kaldırılınca Ata’nın yüzü ortaya çıktı. Derisi kahverengi bir hal almış, ama hatları bozulmamıştı.Sanki uyuyordu…
8 Kasım 1953 Pazar gecesi saat 23.00′da Prof. Dr. Kamile Şevki Mutlu’nun ev telefonu çaldı. Prof. Mutlu, Ankara Tıp Fakültesi Histoloji ve Ambriyoloji Kürsüsü Başkanı’ydı.Patalogdu . Arayan ise Ankara ValisiKemalAygün’dü…Aygün, “Hocam” dedi, “10 Kasım günü Atamızın naaşınıAnıtkabir’e taşıyacağız. Bunun için bir komite kurduk. Naaşı geleneklere uygun olarak toprağa defnedeceğiz. Ancak bozulmadan korunduğunu belgelemek için muayene etmenizi rica ediyoruz.
“Prof. Mutlu önce reddetti. Mutlu, o sırada 40 derece ateşle yatıyordu.Hastalığını
gerekçe göstererek bu görevi bir başka meslektaşının yapmasını rica etti.Ancak Vali Aygün ısrarcıydı: “Ben sizi sarar sarmalar götürürüm,bu tarihi bir görev” dedi. Mutlu kabul etti ve 9 Kasım sabahı Etnografya Müzesi’ne gitti. Başbakan Adnan Menderes oradaydı. Meclis Başkanı Refik Koraltan ve eskibaşkanAbdülhalik Renda da…Mutlu,görevden affını istemekle ne büyük hata ettiğini o zaman anladı.Gerçekten tarihi bir tanıklıktı bu…

Ata’nın gül ağacından tabutu, 4 Kasım günü, geçici kabrinden çıkarılıp müzenin holündeki mermer katafalka konulmuştu. Bir hafta boyunca sırayla öğrenciler, subaylar ve generaller katafalk başında nöbet tutmuştu. Nihayet tabutun açılma günü gelip de komite üyeleri tamam olunca Prof. Kamile Mutlu “Başlayın”talimatını verdi. Bununüzerine tabutun vidaları söküldü. Tahta tabutun içinde madeni bir sanduka bulunuyordu. Bu sandukada gaz birikmiş olma ihtimali düşünülerek önce bir burgu ile delik açıldı. Gaz ya da kokuçıkmadı.Sanduka talaş doluydu.Sandukanın içi, muhafaza solüsyonu ile ıslatılmış tahta talaşı doluydu.Bu talaş, naaşın ayak yönüne doğru toplandı. Talaşın arasında, ağzı kapalı ve içi sıvı dolu bir şişe bulundu. Bu,cesedi muhafaza
için kullanılan solüsyondan bir numuneydi. Üzerinde terkibi yazılıydı.Ata’nın naaşı beyaz kefene sarılmış, sonra kahverengi bir muşambayla kaplanmıştı.Sargıları açmaya başladılar. Herkes nefesini tutmuştu. Çünkü, “Naaş çürüyüp bozulmuş, çıkan gazlar tabutu patlatmış,nöbetçi er, kokudan bayılmış” diye bir sürü söylenti
geziniyordu. Ve 15 yıl sonra ilk kez Ata’nın yüzünü göreceklerdi.Kefenin sargıları
aralanınca Prof. Kamile Şevki Mutlu, orada bulunanların yardımıyla katafalka çıktı ve Atatürk’ün yüzüne baktı. Ata’nın derisi kahverengi bir hal almış, ama yüz hatları bozulmamıştı. Menderes sapsarı olmuştu. (daha fazla…)


bileceksin.com 'da yayınlanan reklamlar 2. ve 3. Kişiler tarafından sağlandığı için hertürlü sorumluluk reklam verenlere aittir. Blogumuz reklamları otomatik olarak reklamveren tarafından anlık belirlendiği için (popup vs.) bileceksin.com yayınlanan reklamlardan sorumlu değildir.

Copyright © 2009 bileceksin.com

Genel Genel Güncel Blog