Mar
14
2009
4

Atatürk’ün Çıkarttığı Gazeteler

Atatürk’ün Çıkardığı Gazeteler
Atatürk, “Minber”, “İrade-i Milliye” ve “Hakimiyet-i Milliye” olmak üzere üç gazete çıkarmıştır. Yaptıklarını ve yapacaklarını halka duyurarak kamuoyu oluşturmak isteyen Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nı başlattığı andan itibaren basından destek almış ve basının gücünü en etkili şekilde kullanmıştır.

Mustafa Kemal Atatürk, yalnızca bir asker, komutan, diplomat, politikacı ve devlet adamı değildi. O, bir düşünürdü de… Atatürk’ün bu yönünü O’nun yazdıklarından, söylediklerinden, okuduklarından anlayabiliyoruz. Zaten Atatürk’ün düşünür yönü O’nu gazeteciliğe yöneltmiştir. Düşüncelerini ve yaptıklarını halka duyurmak için basının ne kadar önemli olduğunu bilen Atatürk, bu gerçeği daha Harbiye öğrencisiyken fark etmiştir. Bu önem Mustafa Kemal önderliğindeki siyasal eylem boyunca kendini göstermiştir. Böylece iç ve dış kamuoyuyla bağ kuran Mustafa Kemal’in yaptıkları, yapmak istedikleri daha iyi anlaşılmıştır.

Atatürk, hayatının her döneminde basına verdiği önemi belli etmiştir. Örneğin, 1 Mart 1922’de TBMM’yi açarken yapmış olduğu konuşmada şöyle demiştir: “Basın milletin müşterek sesidir. Bir milleti aydınlatma ve doğru yolu göstermede, bir millete muhtaç olduğu fikri gıdayı vermekte, özetle bir milletin saadet hedefi olan müşterek istikamette yürümesini teminde basın, başlı başına bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir.”

Mustafa Kemal’in gazeteciliğe olan ilgisi daha öğrencilik yıllarında başlamıştır. Henüz Harbiye öğrencisiyken yönetimin siyaset alanındaki yanlışlarını ve aksaklıklarını belirtmek amacıyla eleştiri niteliğindeki yazılar yayınlamak için el yazısıyla bir gazete çıkarmıştır. Bu gazetenin yazılarını bizzat kendisi yazan Mustafa Kemal, Mektepler Müfettişi İsmail Paşa’nın takibine de uğramıştır. Harp Okulu’ndaki veteriner dershanelerinden birine giren Mustafa Kemal ve arkadaşları, çıkardıkları gazetenin yazılarıyla uğraşmaya başladıkları sırada, okul müdürü Rıza Bey tarafından suçüstü yakalanmıştır. Kendilerine önemli bir ceza verilmemiş, “izinsizlik” suçuyla yetinilmiştir.
(daha fazla…)

Mar
14
2009
2

Atatürk’ün Vefatını Bildiren Telgraf

Atatürk 10 Kasım 1938 günü saat 09.05 ‘te yakalandığı siroz hastalığından kurtulamayarak İstanbul’da Dolmabahçe Sarayı’nda hayata gözlerini yumdu. Cenazesi 21 Kasım 1938 günü törenle geçici istirahatgâhı olan Ankara Etnografya Müzesi’nde toprağa verildi. Anıtkabir yapıldıktan sonra nâşı görkemli bir törenle 10 Kasım 1953 günü ebedi istirahatgâhına defnedildi.

Atatürk, hem savaş zamanında hem de barış döneminde hep en önde oldu. O, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve TBMM başkanlıklarında da Türkiye’yi muasır medeniyet seviyesi üzerine çıkarmaya çalıştı…

Ve Atatürk Öldü ( 10.Kasım.1938 )

(daha fazla…)

Mar
14
2009
2

Atatürk’ün Aldığı Madalyalar

GÜMÜŞ İMTİYAZ MADALYASI

Atatürk’e 30 Nisan 1915′te padişah V. Mehmet Reşat tarafından 19 ncu Tümen Komutanıyken verilen Gümüş İmtiyaz Madalyasıdır. Ön yüzünde Padişah II.Abdülhamit’in saltanat arması, arka tarafında ise “Devlet-i Aliyye-i Osmaniye uğrunda fevkalade sadakat ve secaat ibraz edenlere mahsus madalyadır” yazısı ve 1300 tarihi vardır. Yeşil kırmızı renkli şeritinde çapraz kılıç üstünde plaka yer almaktadır. Şerit üzerindeki plakada 1332 (1916) yılı eski yazı ile yazılıdır.

MUHAREBE ALTIN İMTİYAZ MADALYASI

1300 (1884) tarihli Muharebe Altın İmtiyaz Madalyası, 23 Eylül 1917′de padişah V. Mehmet Reşat tarafından Atatürk’e verilmiştir. Madalyanın ön yüzünde Padişah II. Abdülhamit’in saltanat arması, arka tarafında ise “Devlet-i Aliyye-i Osmaniye uğrunda fevkalade sadakat ve secaat ibraz edenlere mahsus madalyadır” yazılıdır. Genişliği 3.5 cm. olan yeşil-kırmızı bir şeritle göğüse takılmaktadır. Şerit üzerindeki plakada 1332 (1916) senesi eski yazıyla yazılmıştır. Çift kılıç muharebeye ait olduğunu göstermektedir.
(daha fazla…)

Mar
10
2009
9

Atatürk’ün Öğretmenler İçin Söylediği Sözler

http://3.bp.blogspot.com/_P5sSiPuHgBs/R0idhhAiipI/AAAAAAAAA2Y/sr4FGLl1_bs/s400/basogretmen.jpg* Dünyanın her tarafında öğretmenler insan topluluğunun en özverili ve saygıdeğer unsurlarıdır.01. 03. 1923.
* Yeni kuşak, en büyük cumhuriyetçilik dersini bu günkü öğretmenler topluluğundan ve onların yetiştirecekleri öğretmenlerden alacaktır.(1924)
* Öğretmenler!… Cumhuriyet, fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek seciyeli muhafızlar ister. Yeni nesli bu nitelik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir. 25.08.1924, Öğretmenler Birliği Kongresi Üyelerine.
* Öğretmenler; Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcilerini, sizler yetiştireceksiniz ve yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır…25.08.1924, Öğretmenler Birliği Kongresi Üyelerine.

* Öğretmenler! Erkek ve kız çocuklarımızın, aynı suretle bütün tahsil derecelerindeki talim ve terbiyelerinin pratik olması mühimdir. Memleket evlâdı, her öğrenim aşamasında ekonomik hayatta verimli, etkili ve başarılı olacak surette donatılmalıdır. 25.08.1924, Öğretmenler Birliği Kongresi Üyelerine.
* Cumhuriyet sizden “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür” nesiller ister. 25.081924, Öğretmenler Birliği Kongresi Üyelerine.
* Sizin başarınız, Cumhuriyetin başarısı olacaktır.
* Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet henüz millet namını almak yeteneğini elde edememiştir. Ona basit bir kütle denir, millet denmez. 14.10.1925, İzmir Erkek Öğretmen Okulunda.
* Öğretmenler her fırsattan istifade ederek halka koşmalı, halk ile beraber olmalı ve halk, öğretmenin çocuğa yalnız alfabe okutur bir varlıktan ibaret olmayacağını anlamalıdır. 07.071927, Dolmabahçe Sarayı, İstanbul Öğretmenler Heyetine Demeç.

Bütün ümidim gençliktedir.
● Ey yükselen yeni nesil, istikbal sizindir. Cumhuriyet’i biz kurduk, O’nu yükseltecek ve sürdürecek sizlersiniz.
● Herkes ulusal görevini ve sorumluluğunu bilmeli, memleket meseleleri üzerinde o düşünceyle, düşünüp çalışmayı görev edinmelidir.
● Kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için elbirliği ile çalışınız. Çalışmaların en yükseği budur.
● Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
● Sizler, yani yeni Türkiye’nin genç evlatları! Yorulsanız dahi beni takip edeceksiniz… Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar. Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek idealimize durmadan, yorulmadan yürüyecektir.
● Öğretmenler! Cumhuriyet sizden düşünceleri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.
● “…bu ulusa ve ülkeye hizmet görevi bitmeyecektir.”
● Türk Milleti yeni bir iman ve kesin bir milli azim ile yeni bir devlet kurmuştur bu devletin dayandığı esaslar “Tam Bağımsızlık” ve “Kayıtsız Şartsız Milli Egemenlik”ten ibarettir. Yeni Türkiye devletinin yapısının ruhu Milli Egemenliktir. Milletin Kayıtsız Şartsız Egemenliğidir…
● Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak!
● Biz büyük bir inkılap yaptık. Memleketi bir çağdan alıp yeni bir çağa götürdük.
● Devrimin amacını kavramış olanlar sürekli olarak onu koruma gücüne sahip olacaklardır.
● Ne mutlu Türküm diyene! (daha fazla…)

Mar
10
2009
6

Atatürk’ün Sanat Anlayışı

http://www.gscemiyet.org.tr/resimler/reklam/Ataturk200x150.jpgAtatürk’ün Sanat ile ilgili özdeyişleri …Atatürkün sanat dalina verdigi önem…

Sanat güzelliğin ifadesidir. Bu ifade sözle olursa şiir, nağme olursa musiki, resim ile olursa ressamlık, oyma ile olursa heykeltraşlık, bina ile olursa mimarlık… olur.

(Muhit Mecmuası, Sene:1, No:2, 1928)

Sanatkâr da, toplum da uzun mücadele ve gayretten sonra alnında ışığı ilk hisseden insandır.

(Atatürk’e Ait Hatıralar, 1949)

Biz, çok defa, bu musikinin tam haysiyetini bulamıyoruz. İşte bu dinlediğimiz, hakiki Türk Musikisi’dir ve hiç şüphesiz, yüksek bir medeniyetin musikisidir. Bu musikiyi, bütün dünyanın anlaması lâzımdır. Fakat, onu bütün dünyaya anlatabilmek için, bizim milletçe, bugünkü medenî dünyanın seviyesine yükselmemiz lâzımdır.

(Mesut Cemil Anlatıyor: Nükte, Fıkra ve Çizgilerle Atatürk II, 1954)

Dünyada medeni olmak, ilerlemek ve olgunlaşmak isteyen herhangi bir millet mutlaka heykel yapacak ve heykeltraş yetiştirecektir. Abidelerin şuraya buraya tarihi hatıralar olarak dikilmesinin dine aykırı olduğunu iddia edenler, din hükümlerini gereği gibi araştırıp incelememiş olanlardır. ( 1923 )

(Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Cilt:II, 1952)

Aydın ve dindar olan milletimiz, ilerlemenin sebeplerinden biri olan heykeltraşlığı en üst derecede ilerletecek ve memleketimizin her köşesinde atalarımızın ve bunlardan sonra yetişecek evlatlarımızın hatıralarını güzel heykellerle dünyaya ilan edecektir. ( 1923 )
(daha fazla…)


bileceksin.com 'da yayınlanan reklamlar 2. ve 3. Kişiler tarafından sağlandığı için hertürlü sorumluluk reklam verenlere aittir. Blogumuz reklamları otomatik olarak reklamveren tarafından anlık belirlendiği için (popup vs.) bileceksin.com yayınlanan reklamlardan sorumlu değildir.

Copyright © 2009 bileceksin.com

Genel Genel Güncel Blog