Oca
24
2010
2

Kızlık Zarının Bozukluğu Nasıl Anlaşılır?

http://www.vajinismusmerkezi.com/vajinismus-images/kizlik-zari.jpgkızlık zarının bozulması nasıl anlaşılır

kızlık zarı ilk cinsel ilişkide kesinlikle kanar mı?

hayır. kızlık zarı kısmen esnek olmasına rağmen, vajinanın içerisine girilen ilk ilişkide kolaylıkla yırtılan ve kanayan damarlardan zengin bir anatomik yapıdır.

ancak kızlık zarının özgün yapısı bazı kadınlarda penis girişine izin verir ve birden fazla defa ilişkide bulunsa bile zarda yırtık meydana gelmez. bu tür zarlara “duhule (geçişe) müsait zar” adı verilir. halk arasında ise “elastik zar” olarak adlandırılır. bu taktirde zar ancak normal doğum sonrasında yırtılacaktır.

diğer taraftan kişiler arası önemli yapısal değişiklikler nedeniyle, kızlık zarı aşırı esnek olanlarda veya zar üstünde yapısal olarak çok az sayıda damar bulunması halinde yine ilk cinsel ilişkide kanama gerçekleşmeyebilir.

bazen de ilk ilişkide yırtılmanın olduğu bölgede hiç damar olmayabilir veya bulunmakta olan çok ufak damarlar esnasında pıhtılaşabilir, böylelikle de hiç kanama izlenmeyebilir.

kızlık zarının bozulması ağrıya sebep olur mu ?

bazı kadınlarda ilk ilişki sırasında ciddi oranda bir ağrı olabilir. bu kızlık zarının normalden kalın olması ve kişinin ağrı eşiğinin düşük olması ile ilişkilidir.

ancak genelde kızlık zarının yırtılması sırasında dayanılmayacak kadar çok bir rahatsızlık olmaz. burada erkeğin davranışı ve yaklaşımı da son derece mühimdir. ilk ilişki ister istemez her kadında endişe ve korku nedenidir. erkeğin yavaş, anlayışlı ve yumuşak davranışı olayın ağrısız olmasını temin eder.

ayrıca her ilişkide olması gerektiği gibi ilk ilişkide de “ön sevişme” denilen kısım olası olduğunca uzatılarak vajenin yeterince ıslanmasının sağlanması, ilişkinin daha rahat ve ağrısız olmasına neden olacaktır. (daha fazla…)

Kas
30
2009
2

Hamilelikte Zamanınızı Doğru Ayarlayın

http://img.blogcu.com/uploads/klavyecini_hamile.jpgMaddi ve manevi açıdan hazır olduğunuzu düşündüğünüz bir dönemde vakit kaybetmeden hamile kalıp bebek sahibi olabilmek için neler yapmak, nelere dikkat etmek gerektiğini biliyor musunuz? Uzmanlar, hamile kalmak için yapılması gerekenlerle ilgili soruları cevaplandırdı.

Belirli günler arasında yumurtalıkların daha iyi döl tuttuğunu birçok kadın biliyor. Biz de istedik ki bilmeyen kadınlarımız aydınlatalım ve hangi günlerde kişi daha çabuk hamile kalır, bilgiler verelim.

Planlı hamilelik özellikle kariyer yapma çabasındaki çalışan çiftler için büyük önem taşıyor. Günümüz koşulları hemen hemen her alanda olduğu gibi bebek sahibi olma konusunda da plan yapmayı gerektiriyor. Ama kararı verince bebek de hemen gelmiyor.

Aylarca çaba sarf edildiği halde ve klinik olarak hiçbir sorun bulunmamasına rağmen bazen istenilen hamilelik bir türlü gerçekleşmiyor. Çünkü ya yumurtlama zamanı tutturulamıyor ya da farkında olmadan hamileliği engelleyen hatalar yapılıyor. Oysa maddi ve manevi açıdan hazır olunan bir dönemde bebek sahibi olmak istendiğinde insanların beklemeye pek de fazla tahammülü olmuyor.

Peki, doğru olduğu düşünülen zamanda vakit kaybetmeden hamileliğin gerçekleşmesi için neler yapılmalı nelere dikkat edilmeli? Uzmanlara göre hiçbir doğurganlık problemine sahip olmayan ve korunmayan bir çiftin ortalama hamile kalma şansı her adet döneminde yüzde 25 civarında.

Çiftin yaşı regl döneminin zamanı ve ilişkilerin sıklığı ise başarıyı etkileyen en önemli faktörler. Hamileliği sağlayan ve destekleyen koşullara dikkat ederek arzu ettiğiniz bebeğe bir an önce kavuşabilmek için uzmanımızın önerilerini dikkatlice uygulayın.

Hamilelik için ideal yaşta mısınız? (daha fazla…)

Eyl
23
2009
2

Cinsel Birleşme ve Yaşanan Sorunlar

http://www.haberveriyoruz.com/data/images/news/categories/cinsellik2.jpgCinsel birleşme sıklığı ve çeşitli birleşme biçimleri konusunda birçok kitap yayın­lanmıştır. Cinsel ya da müstehcen edebiyat, az çok ciddi cinselbilim el kitapları, bir kısmı gerçeğe uygun bir kısmı ise ger çeğe aykırı bilginin, milyonlarca kişi ta­rafından üzerinde düşünülmeden kabul edilmesine, yol açmıştır. Bilindiği gibi, insanın cinsel etkinliği öyle çeşitlilikler gösterir ki bu konuda tek bir ölçü kabul etmek olanağı yoktur.

Cinsel birleşmenin sıklığı konusunda, bazı çiftlerin günde bir, hatta daha çok cinsel birleşmede bulundukları bilin­mektedir. Bazıları ise haftada bir birleş­meyi normal sayarlar. Birleşme sıklığı birçok kişisel ve toplumsal etkene bağlı­dır.Örneğin iki eşten biri cinsel etkinlik­te bir güçsüzlük ya da bir aşırılık göste­rebilir. Zorluklarla karşılaşan çiftler ba­zen anlaşmazlıklarının nedenlerini bir­likte gözden geçirerek sorunlarına ken­dileri çözüm bulurlar. Eşlerin birbirine alışması cinsel birleşmeye olan ilgiyi azaltabilir. Bu nedenle evli kişiler çoğu zaman birleşme duruşlarını değiştirmeyi denerler Yeni doyum kaynaklarının aran ması ve o zamana kadar bilinmeyen he­yecanların keşfiyle meydana gelen uyarı çiftin mutluluğu açısından olumlu so­nuçlar getirebilmektedir. Cinsel birleşme duruşları üstüne yazıl­mış en eksiksiz yapıt kuşkusuz, IV. VII. yüzyıllar arasında Vatsyayana tarafın­dan sanskritçe yazılmış olan ve cinsel konuları incelemekle birlikte Hindistan’ in dinsel edebiyatında yer alan Kamasutra’dır. Bu yapıtta çeşitli duruş biçimleri ele alınır. Kitapta işi cambazlığa kadar vardıran cinsel birleşme duruşları anla­tılır; ancak bunların çoğunun uygulan­ması olanaksızdır. Zor hareketleri gerektirenler bir yana bırakılırsa, cinsel birleş­me duruşları altı temel duruşa indirgenebilir. Çiftler kendi cinsel gerekliliklerine uygun olarak bu duruşlarda özel değişik­likler yapabilirler.

* Yüz yüze duruşta, erkek sırt üstü yat­mış olan kadının üzerinde yer alır. Bu durumda kadın bacaklarını birbirinden hafifçe ayırır ya da dizlerini eşinin omuzlarına dayanacak kadar yukarı kal­dırır. Erkek dizlerine ve dirseklerine da­yanarak hareket eder. Çok kullanılan bu duruş penisin dölyoluna kolayca girme­sini sağlar ve vücutların daha doyurucu bir ilişkide bulunmasına yardım eder. Ayrıca bu duruşta, eşler birbirine duygu sal davranışlarda bulunma, birbirini ağız yoluyla uyarma olanağını da bulur­lar. Erkek hareketlerinde serbesttir.Cin­sel doyum noktasını kollayarak hareket­lerini hızlandırır ya da yavaşlatır.

* Yüz yüze ters duruşta, kadın sırtüstü uzanmış olan erkeğin üstüne bacakları­nı açarak ata biner gibi yerleşir ve dölyo luna kolayca girebilmesi için penise eliyle yardım eder. Daha sonra erkeğin üze­rine uzanabilir,dizlerini bükerek otura­bilir ya da kollarına dayanarak bacakla­rını uzatabilir. Erkek sırtüstü uzanmış durumda kalır, bacaklarını eşinin bacaklarını sararak kavuşturur, ya da dirseklerine dayanarak doğrulabilir. (daha fazla…)

Haz
12
2009
2

Sevişme Teknikleri

http://images.superonline.com/haber/2008/07/09/11766.jpg

Uluslararası bir firmanın yaptı ı anketler do rultusunda;

Ülkelere göre insanların sevişme süreleri ve sonuçları araştırılmış falan.

Araştırma sonuçları aşa ıda duruyor bakın bari.

Araştırmalar sonucunda çıkan istatistikler falan

İngilizler :

25 dakika sevişiyorlar..

ama hızlanan bir tempoyla işi sert bir şekilde sonuçlandırıyorlar..

Fransızlar :

2 saat sevişiyorlar..

bunun ilk 1 saat 15 dakikalık bölümü ön sevişme ve çeşitli aşk oyunlarından ibaret..

çiftler arasında romantizme büyük önem veriliyor…

Türkler : ‘de ise bu süre 3 saat 5 dakika..

3 saat dil döktükten sonra hatun ikna olursa…

5 dakikada allah ne verdiyse

Yine (Göya)

Uluslararası bir firmanın yaptı ı anketler do rultusunda;

İlginç sevişme istatistikleri istatistikleri çıkarılmış buyrun…

(daha fazla…)

May
28
2009
2

İlişkide Erken Boşalmanın Nedenleri

Psikanalistler küçük erkek çocukların ve yeni yetişkinlerin düşlerini incelediğin­de, erkek cinsiyetin düşte saldırgan bir tutum gösterdiğini ortaya çıkarmışlardır Erkek çocuk ve http://imgarsiv.sabah.com.tr/2007/11/10/gny/im/749F911AA1FB6D43B9531F5Ar.jpgdelikanlılar düşlerinde kendilerini çoğunlukla bir kılıç ya da bir ateşli silâh olarak görürler. Bu görüntü erkek cinsiyetin penis sokmaya ve meni fışkırtmaya yönelik etkin işlevini simge­lemektedir. Küçük çocuğa penisinin “tehlikeli” ya da “kötü” olduğu söylenir­se, çocuk bu organdan yararlanmanın kendisine zarar verebileceği kanısına ka pılır ve bu kanıyı bilinçaltında korur. Normal cinsel saldırganlığı konusunda kapıldığı suçluluk duygusu, .içgüdüsü­nün kendisini “başarısız davranış”a yö­nelteceği korkusu, giderek onu bir kadı­nı doyurmak için gerekli süredeki bir cin sel etkinlikten saptırır. Böylece erken boşalmayı, saldırganlığının gelişimini zaman içinde sınırlamayı sağlayan bir ruhsal taktik olarak benimser. Yukarıda açıklananın karşıtı olan işlev­sel bozukluk ise “geç meni gelmesi” ya da “geç boşalma” adıyla bilinir. Bu du­rumdaki bir erkek nispeten kısa bir zaman süresi içinde cinsel doyuma ula­şamaz. Bu bozukluk meni fışkırtma ye­teneksizliği olarak beliren meni yokluğu na kadar varabilir. Erken meni gelmesiy­le aynı psikolojik kökenlere bağlanan bu bozukluk erken meni gelmesi durum larından daha az görülür.

İster gecikme, isterse yeteneksizlik sözkonusu olsun, erkek kendi cinsel etkinliğinden derin bir korku duyar. Bu korkunun temelinde kadını gebe bırakma korkusu yer almak­tadır. Bu durumda, erkek cinsel doyu­ma ancak kendi kendini doyurmayla ya da erotik düşler sonucu uykuda meni gelmesiyle ulaşır. Çocuk sahibi olmak is teyen çiftler için bu anormallik çok cid­didir. (daha fazla…)


bileceksin.com 'da yayınlanan reklamlar 2. ve 3. Kişiler tarafından sağlandığı için hertürlü sorumluluk reklam verenlere aittir. Blogumuz reklamları otomatik olarak reklamveren tarafından anlık belirlendiği için (popup vs.) bileceksin.com yayınlanan reklamlardan sorumlu değildir.

Copyright © 2009 bileceksin.com

Genel Genel