2005 tarihinde kabul edilen 5378 Sayılı Özürlüler Yasası ile birlikte ilk defa 18 yaşının altındaki engelli bireylere maaş bağlanması hakkı getirilmiştir. Bu yasayla 2022 sayılı Özürlü Maaşları Kanunu’nda yapılan bu değişiklik 18 yaşının altındaki engelli bireylere maaş bağlanmasını sağlanmıştır.
18 yaşının altındaki, engelli bireylere maaş bağlanabilmesi için gerekli bazı şartlar bulunmaktadır. Bu şartların en önemlisi engelli bir bireye 18 yaşına kadar ailenin bakması zorunluluğu olduğu için anne ve babanın gelirinin dikkate alınmasıdır. Çünkü kanuna göre anne ve baba 18 yaşına kadar çocuğa bakmakla zorunludur. Dolayısı ile 18 yaşının altındaki engelli bireye bakan kişinin ( Bu kişi genellikle anne ve baba’dır. Eğer anne ve baba yoksa mahkeme tarafından vasi tayin edilen kişinin de geliri dikkate alınır.) gelirinin aylık 82 YTL’yi geçmemesi gerekmektedir. Yani anne veya baba aylık 82 YTL nin üzerinde bir gelire sahipse engelli çocuğu için özürlü maaşı alamaz. Başvuru yapmışsa bile reddedilir.
Diğer bir önemli şartlardan biri de engelli bireyin özür derecesinin % 40’ın üzerinde olması gerekmektedir. Özür derecesi % 40 ile % 99 arasında olan 18 yaşının altındaki engelli bireylere maaş bağlanmaktadır; ancak engelli çocuğun ailesinin aylık 82 YTL’ nin üzerinde bir gelirinin olmaması gerekmektedir. Eğer bu rakamın üzerinde bir gelirleri varsa çocuklarına engelli maaşı bağlanmaz.
(daha fazla…)
Facebook Profilinde Paylaşmak İçin Tıkla
Allah (c.c.) insanları aynı şekilde yaratmamıştır. İnsanların çoğu sağlıklı bir şekilde dünyaya gelirken, bazıları da “engelli/özürlü” olarak doğmaktadır. Bazı kimseler de sağlıklı bir şekilde doğmakla beraber, hayatının sonraki bir döneminde değişik sebeplerle, bu tür bir durumla karşılaşmaktadır. İnsanın temel fonksiyonlarını kısıtlayan veya olumsuz etkileyen, fizikî ve aklî pek çok kusur/engel çeşidi vardır. Yapılan tespitlere göre, ülkemizdeki engelli oranı %12 civarındadır.1 Bu miktarın çokluğu, üzerinde düşünülmesini ve araştırmalar yapılmasını gerektirmektedir. Bu aynı zamanda sosyal ve hayatî ünitelerin engelli gerçeği dikkate alınarak dizayn edilmesinin zaruri olduğunu göstermektedir. Üzerinde durulması gereken önemli bir husus da, engellilik hâli dinî tekliflere muhatap olmasına mâni olmayan kimselerin, dinlerini öğrenmeleri ve güçleri nispetince sorumluluklarını yerine getirmeleri yönünde çalışma yapılmasıdır. Engellilere yönelik, irşat ve tebliğ ekseninde geniş bir çalışma alanının varlığı âşikardır. Bu çerçevede, görme engelliler için başta Kur’ân öğretimi olmak üzere dinî bilgilerin verilebileceği öğretim metot ve araçlarının geliştirilmesi gerekmektedir. Yine, dinî ve sosyal mekanların mimarî tasarımları da buna göre düşünülmelidir. Günümüzde engellilerin eğitimiyle ilgili gelinen nokta önemlidir. Mevcut imkanlardan/metotlardan din eğitimi ve öğretimi adına daha fazla yararlanılabilir.
Sosyal Güvenlik Kurumu SGK, işitme cihazı kullananlara da büyük kolaylıklar ve avantajlar sağlıyor. Üstelik verilen cihazlar Avrupa birligi belgeli.
Güncel Blog