Oca
24
2010
2

Nesli Tükenen Hayvanlar

NESLİ TÜKENMEKTE OLAN CANLI TÜRLERİ

Yeni bir araştırmaya göre, Meksika’nın volkan tavşanı ve Fiji’nin maymun suratlı yarasaları çok yakın zamanda yokolma tehlikesi ile karşı karşıya kalan yüzlerce türden birkaçı. Ancak mevcut yaşam alanları korumaya alınırsa onlar da kurtulabilecek.
52 üyeden oluşan Alliance for Zero Extinction (AZE), Sıfır Yokoluş Birliği bilim adamları tarafından gerçekleştirilen araştırma, nesli tükenme noktasına gelmiş 794 canlı türü tespit etti. “Dünya çapında 595 yaşam alanını koruma altına alarak, global boyutta nesil tükenmesi krizini ortadan kaldırabiliriz”, dendi.

Söz konusu yaşam alanlarının yalnızca 1/3’ü kanuni koruma altında olup büyük çoğunluğu, dünya ortalamasının üç katı nüfus yoğunluğu olan yerlerde. Bu yaşam alanlarının çoğu Güney Amerika’da Andes yöresinde, Brezilya’nın Atlantik Ormanları’nda, Madagaskar’da ve Amerika Birleşik Devletleri’nde.
Mexico’nun nadir volkan tavşanı en büyük risk altında olan türlerin başında geliyor. Nesli tükenmek üzere olan diğer canlılar listesi arasında Trinidad ve Tobago’nun zehirli kurbağası, Fiji’nin maymun suratlı yarasası, ABD’nin sedef-gagalı ağaçkakanı, Filipinler’in bulut faresi ve tek bir Peru yaylasında yaşamakta olan sinek kuşu sayılıyor. AZE’nin genel sekreteri Mike Parr, “Bu insanlık için tek fırsat. Harekete geçmek için ahlaki yükümlülüğümüz var ve zamanımız bitmek üzere”, dedi.

ABD merkezli Ulusal Bilim Akademisi ( www.pnas.org ) tarafından yayınlanan araştırmaya göre, yakın tarihte uzak adalarda kedi veya fare gibi avcıların gelmesiyle bir çok canlı türünün yok olduğu görülmekteydi. Ancak bu araştırma, dünyanın ana karalarında doğal oranların 100-1000 katı daha ciddi bir nesil tükenmesi krizi ile karşı karşıya olduğumuzu göstermekte.
Dünya Koruma Birliği’ne göre, kayıtların tutulmaya başlandığı 1500 yıllarından günümüze kadar yaklaşık 800 canlı türünün nesli tükendi. (daha fazla…)

Oca
05
2010
2

Balıkların Yüzme Teknikleri

Tüm makineler sabit bir eksen etrafında, sabit bir dönme hızında hareket eden şaft denen parçalar aracılığı ile güç üretirler. Ancak bu kural hayvanlar için geçerli değildir. Çünkü hayvanların bütün vücutları kan damarları ve sinirlerle sarılmıştır. Bu nedenle sabit bir eksen etrafında hareket edecek bir parçayı kullanarak güç üretmeleri imkansızdır. Peki öyleyse canlıların hareketine imkan veren sistem nasıl çalışır? Hayvanlar, ileri geri hareket eden ve manivelaya benzeyen, mükemmel tasarlanmış yapılar sayesinde hareket ederler. Hayvanların güç üreten motorları büzülüp esneme özelliğine sahip olan kaslarıdır.Bu motorların bir örneğine su canlılarında rastlayabilirsiniz. Bu canlılardaki her bir manivela birbirine öyle bir biçimde bağlanmıştır ki, hareket tek bir düzlemde gerçekleşir. Bu hareketi balıkların sudaki yüzüşünü düşünerek gözünüzde canlandırabilirsiniz. Balığın omurgası, yerde kıvrılıp giden bir yılan gibi devamlı olarak sağa sola kıvrılır. Bir balığın yüzebilmesi için kuyruğunu sağa sola sallaması yeterlidir. Normal şartlar altında kuyruk bir yöne büküldüğünde, balığın ön tarafının arka tarafın tersi yönde aynı şiddette savrulması gereklidir. Ancak böyle olmaz. Çünkü balıkların ön tarafı bu etkiyi ortadan kaldıracak biçimde yaratılmıştır. Aynı zamanda su, hareket esnasında baş tarafa dikey bir kuvvetle etki eder. Tüm bunlar baş kısmındaki su içindeki salınımın kuyruk kısmındakinden daha küçük olmasına neden olur. İki tarafın arasındaki bu fark balığın su içindeki hareketine neden olur. Balığın ileri doğru hareket hızı, yüzgecin balığın omurgasından geçen eksenin sağı ve soluna gidiş geliş hızı ile doğrudan bağlantılıdır. Yüzgeç eksene yaklaştığında hız artar, uzaklaştığında da azalır.Acaba bu sistem ne kadar verimlidir? Dalgalanan bir kuyruk bir denizaltının motorları ile kıyaslanırsa nasıl bir sonuç alınırdı?Cambridge Üniversitesinden Prof. Richard Bainbridge ve arkadaşları bir su altı kamerasıyla yaptıkları gözlemlerle bu sorulara yanıt aramışlardır.Gözlemler, sualtında sakin duran balıkların korkutulduklarında inanılmaz bir hızla harekete geçebildiklerini ortaya koymuştur:Küçük bir tatlı su balığı, bir saniyede durgun halden 10 vücut boyu kadar ileri fırlayabilir. 20 cm boyundaki bir balığın ulaşabildiği hız ise saatte 8 km. kadardır. Balık büyüdükçe hızı da artar. Prof. Bainbridge, 32 cm boyundaki bir balığın uzunca bir süre 13 km/saat hızla hareket ettiğini görmüştür. Bu hız balığın kuyruk sallama sıklığı ile doğrudan orantılıdır. Bir balık kısa sürede ne kadar çok kuyruk sallarsa hızı da o kadar artar. Balıklar, yüzerken büyük miktarlarda güç harcarlar. Ancak ani hızlanmanın balıklar için hayati bir anlamı vardır; çünkü ya avlanmak ya da avcılardan kaçabilmek için buna ihtiyaçları vardır.

Bazı küçük balıklar, durma noktasından maksimum hızlarına saniyenin 20’de biri kadar kısa bir anda çıkabilirler. Bu sırada ürettikleri itme kuvveti kendi ağırlıklarının 4 katı kadar olmaktadır. Bu verilerin ne anlam ifade ettiğini tam olarak anlamak için şöyle bir karşılaştırma yapalım: Spor arabalar sıfırdan 100 km hıza 4-6 saniyede çıkarlar. Üstelik bu arabaların maksimum hızlarına ulaşabilmeleri için daha da fazla zamana ihtiyaçları vardır. Bütün bunların yanısıra balıklar bu üstün performanslarını suyun içinde hem de akıntıya karşı ortaya koymaktadırlar. Suyun direncinin havadan daha fazla olduğunu düşünüldüğünde, balığın küçümsenmeyecek bir performansa sahip olduğu hemen anlaşılacaktır. Buraya kadar verilen örneklerde açıkça görülen bir gerçek vardır. (daha fazla…)

Ara
11
2009
5

Zürafa’nın Yaradılışı ve Özellikleri

Allah yeryüzündeki canlıların her birinde, insanların üzerinde düşünmelerini sağlayan birbirinden farklı sistem ve özellikler yaratmıştır. Bunların her biri, Allah’ın yaratışındaki sonsuz mükemmelliği yansıtır. Zürafaların sahip oldukları özellikler de bunun delillerindendir.

Zürafanın Uzun Boyuna Uygun Olarak Yaratılmış Kalbi

Zürafa dört beş metreye varan boyuyla karada yaşayan hayvanların en uzun boylusudur. Bu uzun boyu nedeniyle yaşayabilmesi için kalbinden iki metre yukarıdaki beynine kan göndermesi şarttır. Bunun için olağanüstü güçlü bir kalbe ihtiyacı vardır. Nitekim zürafanın kalbi kafasından daha büyüktür ve yaklaşık 60 cm uzunluğa ve 11.8 kg’lık bir ağırlığa sahiptir.

Zürafaların kalbi 350 mm Hg’lik bir basınçla kan pompalayacak kadar güçlüdür. Diğer bir ifadeyle, zürafanın tansiyonu 35’e çıksa bile bu durumun zürafaya bir zararı olmaz. Canlılar arasındaki en yüksek kan basıncına sahip olan zürafaların kalpleri dakikada 170 kez atmakta ve tüm vücuduna 75 litre kan pompalayabilmektedir.

Zürafalarda bulunan kan hücresi miktarı, bir insanda bulunanın iki katıdır. Zürafalar bir şey yedikten veya içtikten sonra kafalarını yerden kaldırdıklarında, kalplerinin beyinlerine yeterli miktarda kanı pompalayabilmesi için normalden iki kat daha fazla atması gerekmektedir. Peki normal koşullarda pek çok canlının ölümüne sebep olabilecek kadar güçlü olan bu sistem, nasıl olur da zürafaya zarar vermez? Bunun nedeni, özel bir haznenin içinde bulunan sistemin, basıncın bu ölümcül etkisini kaldırabilmek için küçük damarlarla kuşatılmış olmasıdır.

Zürafa Niçin Beyin Kanaması Geçirmez?

Zürafanın başından kalbine kadar giden bölümde; yukarı çıkan ve aşağı inen damarların oluşturduğu bir U sistemi bulunur. Ters yönde akan kan damarları toplam basıncı sıfırlar, böylece canlı, ani kanamalara neden olacak iç basınçtan kurtulmuş olur.

Kalpten aşağı seviyede kalan bacak ve ayakların da özel bir korumaya ihtiyacı vardır. Zürafanın bacak ve ayaklarını saran derinin son derece kalın olması onu kan basıncının kötü etkilerinden korur. Ayrıca damarların içinde, şiddetli kan akışını dengeleyerek basıncı kontrol altına alan kapakçıklar da bulunur.

Asıl büyük tehlike ise, hayvan su içmek için başını yere kadar indirdiğinde ortaya çıkar. Normalde beyin kanamasına sebep olacak kadar şiddetli olan kan basıncı, bu durumda daha çok artar. Ama bu tehlikeye karşı kusursuz bir önlem alınmıştır. Vücutta salgılanan “sefaloraşidien” adlı sıvı devreye girer ve kalp hacmini küçülterek pompalanan kanı azaltır. (daha fazla…)

Eki
11
2009
3

45 Saniye Uçabilen Balık Türü Bulundu

Japonya’da sıcak sularda yaşayan bir balık türü 45 saniye boyunca uçarken görüntülendi.

İşte 45 saniye uçan balık…

Bir televizyon ekibi tarafından Japonya’nın güneyinde görüntülenen balık, saatte 30 kilometre hızla giden bir feribotla yarışırken görülüyor.

Japonya Tarım Bakanlığı’nda çalışan Junji Yonezawa, Exocoetidae adı verilen yaklaşık 40 uçan balık türü olduğunu söyledi. Yetkili bu balıkların uçarken kuyruk yüzgeçlerinden güç aldıklarını belirtti. Yonezawa 45 saniye uçan balığın bütün fiziksel kapasitesini zorladığını, bundan daha uzun süre uçmasının zor olduğunu belirtti.

ABD’li araştırmacılar ise bu balık türünün 1920 yılında 42 saniye boyunca uçarken görüldüğünü belirtti.

Haz
03
2009
3

Dünya’daki En Zehirli Yılanlar

Avustralya’da yaşayan bu yılan ile şaka yapmaya gelmez.

Bu yılan Avustralyanın heryerinde yaşıyor ve rengi dolayısıyla yürüken fark edilmesi  imkansız gibi.Bu yılanın bir ısırması ve akıttıgı zehir 50 kişiyi öldürecek güçtedir.

1-   Bu yılanın adı : Common Brown Snake

Bu yılan büyüdügü zaman uzunlugu iki metreyi buluyor, Güney ve batı Avustralyada yaşıyor, çok sinirli , Isırdıgı zaman gereginden fazla zehir akıtıyor, Sinir system merkezini kısa zamanda etkisiz kılıyor ve verdigi zehir 21 insanı öldürecek güçtedir.

2-  Bu yılanın adı : Eastern Tiger Snake

Bu yılanın normal bir ısırması 100 kişinin canına mal olacak kadar tesirlidir, Dünyanın en zehirli yılanı olarak bilinir, Masum göründügüne bakmayın.

3-  Bu yılanın adı : Fierce Snake

Bu yılan küçük memeli hayvanlar ve kuşlar ile beslenir,ve bu yılan çok yakın bir zamanda keşfedildi, bu yılanın bir ısırışta 18 kişiyi öldürdügünden başka bir bilgisi  yok.

4-  Bu yılanın adı : Riesvie Tiger Snake

Bu yılan 3.5 metreye kadar büyük olabiliyor. Solucanları ve fareleri çok sever, Bu yılanın bir ısırması ve akıttıgı zehir 25 kişinin canına mal olacak kadardır.

5-  Bu yılanın adı : Taipan Snake

http://img192.imageshack.us/img192/5489/yilan5.jpg (daha fazla…)


bileceksin.com 'da yayınlanan reklamlar 2. ve 3. Kişiler tarafından sağlandığı için hertürlü sorumluluk reklam verenlere aittir. Blogumuz reklamları otomatik olarak reklamveren tarafından anlık belirlendiği için (popup vs.) bileceksin.com yayınlanan reklamlardan sorumlu değildir.

Copyright © 2009 bileceksin.com

Genel Genel Güncel Blog