Mar
22
2009
3

Diş Çürümesi ve Çözümleri

http://www.hsh.com.tr/Upload/icerikfoto/dis.jpgDiş çürükleri daha çok koyu renklenmelerle birlikte görülen oyuklar olarak algılanmaktadır. Önlenebilir bir hastalık olmasına karşın dünyada diş çürüğü deneyimi yaşamayan çok az insan vardır.

Dişler neden çürür?

Ağızda bulunan bakterilerden oluşan bakteri plağı, şekerli ve unlu yiyeceklerin ağızda kalan artıklarından asit oluşturabilmektedir. Bu asitler, dişlerin mineral dokusunu çözerek dişin minesinin bozulmasına ve sonuçta da diş çürüğünün başlamasına ve diş hekimlerinin kavite dedikleri oyuklara neden olmaktadırlar.

Uzun yıllar, nedeni bilinmeyen bir hastalık gözüyle bakılan diş çürüğünün günümüzde “çok sebebe bağlı bir hastalık” olduğu anlaşılmıştır.

Diş çürüğünün başlıca 3 etkeni vardır. Bunlar;
- Bakteri plağı (Diş plağı adı da verilir),
- Karbonhidratlı gıdalar (Şeker, un… gibi),
- Bünyesel etkenler (Dişin yapısı. tükürüğün bileşimi… gibi) Diş sağlığı dengeli olan bir kimsede bu etkenlerden birisi değişikliğe uğrarsa, çürük ortaya çıkar.

Çürük belirtileri nelerdir?
Çürük ve oyulmuş bir diş, koyu renkli boşluğuyla kolayca tanınır. Fakat bazen çürük çukurcuğu gizli kalır ve diş hekimi ancak yardımcı tanı araçlarıyla (mesela diş röntgeni gibi) teşhis koyabilir.

Çoğu zaman çürük, diş tüberküllerinin yani tümsekciklerin birbiriyle kesiştiği yerde veya dişin boyun kısmında görülür. İki diş arasında kalan gizli çürükler uzun süre fark edilmez. Bu tür çürüklerde “… akşam yemek yerken dişime taş geldi zannettim, bir de baktım, dişimin bir parçası ağzımda…” denildiğini sıkça duyarız.

Diş çürüğünde diş hekimine başvurmayı gerektiren en önemli belirti ağrıdır. Ağrı, soğuk, sıcak, tatlı veya ekşiden olur. Ağrının şiddeti kişiden kişiye değişir ve etken ortadan kalkınca ağrıda geçer; fakat tedavi edilmeyen çürüklerde ağrılar bir süre sonra sürekli olmaya başlarlar.
(daha fazla…)

Mar
18
2009
3

Genç ve Güzel Kalmanın Yolu

http://images.yonja.com/pics/news/Beyonceee.jpgKriz döneminde güzellik ve bakım malzemelerine fazla para harcamanıza gerek yok. Evde yapacağınız tonik ve kremlerle de güzelliğinizi koruyabilirsiniz

Salatalık, havuç, zeytinyağı ve bal genç kalmanız için yeterli olacaktır..

Son yıllarda hızla gelişen kozmetik sektörü, güzel olmak ve genç kalmak isteyenlerin imdadına yetişirken büyük maliyetleri de beraberinde getiriyor. Kriz öncesi kozmetiklere adeta servet harcanıyordu ancak bu tür masraflar, kriz ile birlikte lüks hale geldi. Ama genç ve güzel kalma duygusundan vazgeçmek çok mümkün görünmüyor. Peki, o zaman ne yapmalı? Memorial Tıp Merkezi Dermatoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Zerrin Baysal, kriz günlerinde cebinize zarar vermeden güzelleşmenin yollarını anlattı…

* Pahalı ürün, iyi ürün değildir
Çok fazla para ödemeden sahip olacağınız uygun ürünlerle; hem cilt bakımınızı doğru şekilde yapabilir, hem de kesenizi fazla yormazsınız. Örneğin yüzümüzün günlük temizliği için; cildimizi uygun bir sabunla yüze yapışan kirlerden ve tüm gün karşılaştığımız sigara, egzoz dumanı gibi zararlı maddelerin etkilerinden arındırmak gerekir. Kuru ciltler için krem ya da gliserin ya da zeytinyağı içerikli bir sabun tercih edilebilir. Yağlı ciltler için ise kükürtlü ya da meyve esansı içeren bir sabun uygundur. Bu ürünler hem cildimizi temizler hem de parlak bir görünüm sağlarlar.

* Aşırı makyaj yapmayın; temizleme ürünlerinden ve makyaj malzemelerinden tasarruf edin
Aşırı makyaj ciltte yapay durur ve temizlenmesi de oldukça zordur. Bunun yerine, gün içinde gidilecek yere göre hafif bir makyaj tercih edilmelidir. Doğal ve sade makyajın hem tazelenmesi, hem de çıkarılması daha kolaydır. Böylelikle hem makyaj malzemelerinize çok fazla para harcamazsınız, hem de makyajınızı çıkaracağınız ürünleri daha uzun süre kullanma imkânına kavuşursunuz. Aşırı makyaj yapanların; öncelikle yüzlerini bir temizleme sütü ile silip, sonrasında yıkaması daha iyi bir temizleme sağlar. Bu tarz bir temizleme sütü çok pahalıya alınmak zorunda değildir. Badem sütü, temizlemek için ucuz ve zararsız bir üründür. Yani çeşit çeşit makyaj çıkarıcılara ihtiyaç yoktur. Çok kuru cilde sahip olanların, yüzlerini vazelin ya da gliserin ile temizlemesi ve sonrasında yine sabun ile yıkaması uygun olur.
(daha fazla…)

Mar
18
2009
2

Hipertansiyona Karşı Neler Yapılmalı?

http://www.caytv.com.tr/haberres/1226841069.jpg
Kalp hastalıklarına yakalanma ihtimalini artıran yüksek tansiyonla savaşmak için tuzla vedalaşıp, hayatınızdan çıkarın..
Uçurum; tabii eğer paraşütünüz varsa oldukça heyecan verici bir yer olabilir… Ama Amerikalı yetişkinlerin yüzde 25′i bu sarp bölgede yaşıyor; hem de sırtlarında kendilerini kurtaracak bir paraşüt olmadan!

ENDİŞE ETMEZLER

Bunlar, ‘prehipertansiyon’u (yüksek tansiyon hastası adayı) olan insanlar… Yani, kan basıncı seviyesi biraz yüksek olanlar! (120′den 139′a kadar büyük veya 80′den 89′a kadar küçük tansiyon.) Bu insanların kan basıncı, ‘hipertansiyon’ sayılabilecek kadar yüksek değil ama sınırın üstünde olmadığı için, çoğu insan bu rakamlardan endişe etmez.
(daha fazla…)

Mar
18
2009
3

Kolayı İçtiğiniz An…

http://img1.loadtr.com/b-129559-kola.jpgİlk 10 dakika: 10 çay kaşığı şeker almış vücudunuza girer (Günlük almanız gereken şeker miktarının tamamı kadar). Fosforik asit tat alma duyunuzu keser ve aşırı şeker yüklemesinden dolayı kusmanızı engeller.

20 dakika: Kan şekerinizde ani bir yükselme olur, yüksek miktarda insülin patlamasına neden olur. Karaciğeriniz vucudunuzdaki şekeri yağa çevirerek buna bir yanıt verir. Bu sadece bir kaç dakika içinde olur

40 dakika: Kafein absorbsiyonu tamamlanır. Göz bebeklerniz büyür. kan basıncınız yükselir, karaciğeriniz kana daha fazla şeker pompalamaya başlar. Beyninizdeki adenozin reseptörleri rehaveti önlemek için bloke olur.

45 dakika: Beyninizde dopamin salgısı artar. Bu tıpkı eroinin vücuttta yaptığı tepkimelere benzer.

60 dakika: Kafeinin diüretik özellikleri baş gösterir (tuvalet ihtiyacı).Buda vücutta depolanmış kalsiyum, magnezyum ve çinkonun da beraberde dışarı atılması demek.
(daha fazla…)

Mar
13
2009
2

Günde Kaç Saatimizi Uykuya Ayırmalıyız?

http://images.habervitrini.com/haber_resim/uyku_yatak_uyuyan-esler.jpgGüne dinç başlayabilmek için iyi ve kaliteli bir uyku gerekiyor.

Uzmanlara göre birçok erişkin günde ortalama 6- 8 saat uykuya ihtiyaç duyar. Bazı kişilerde bu rakam 12 saate yükselirken, bazı kişilerde ise 4 saate kadar inebilir. Yeni doğmuş bir bebek ise günde 16 saat uyur.

Nöroloji Uzmanı Dr. Ferda Korkmaz, iyi bir uykunun kişinin sağlıklı bir yaşam için çok önemli olduğunu kaydetti. Korkmaz’a göre kişi, uyanık olduğu her iki saat için bir saatlik uykuya ihtiyaç duyuyor. Yaş ilerledikçe bu oran değişiyor ve uyanık kalınan her iki saat için 45 dakikalık uyku gerekiyor. Başka bir deyişle, gün boyunca uyanık kalınan her saat için ‘uyku borcu’ biriktiriliyor. On altı saatlik bir günün sonunda, genç bir insanın ‘uyku bankasına’ borcu sekiz saate ulaşıyor. Buna karşılık yaşlı bir kişinin uyku borcu sadece yaklaşık altı saat düzeyinde bulunuyor.

Günde yeterince uyunması gerektiğini kaydeden Korkmaz, geç saatlere kadar uykusuz kalmanın belli bir süre sonra kişide bellek sorunlarının yaşanmasına yol açabileceğini söylüyor. Korkmaz, uyku için yeterli zaman ayrılmadığı taktirde kişide düşünme ile ilgili sorunlar çıkabileceğini belirterek şu urılarda bulunuyor: “Uykusuzluk bellek ile ilgili ve karar verme süreçlerinde sorunlar yaşanmasına sebep olabilir. Uykusuzluk dışında birtakım uyku rahatsızlıkları da uykuda solunum bozuklukları, kan oksijen düzeyindeki değişikliklere sebep olarak ciddi bilişsel ve bedensel bozulmalara neden oluyor. Bunlar arasında kalp, akciğer ve hormonal hastalıklar yer alıyor.” (daha fazla…)


bileceksin.com 'da yayınlanan reklamlar 2. ve 3. Kişiler tarafından sağlandığı için hertürlü sorumluluk reklam verenlere aittir. Blogumuz reklamları otomatik olarak reklamveren tarafından anlık belirlendiği için (popup vs.) bileceksin.com yayınlanan reklamlardan sorumlu değildir.

Copyright © 2009 bileceksin.com

Genel Genel Güncel Blog