Kas
30
2009
2

Hamilelikte Zamanınızı Doğru Ayarlayın

http://img.blogcu.com/uploads/klavyecini_hamile.jpgMaddi ve manevi açıdan hazır olduğunuzu düşündüğünüz bir dönemde vakit kaybetmeden hamile kalıp bebek sahibi olabilmek için neler yapmak, nelere dikkat etmek gerektiğini biliyor musunuz? Uzmanlar, hamile kalmak için yapılması gerekenlerle ilgili soruları cevaplandırdı.

Belirli günler arasında yumurtalıkların daha iyi döl tuttuğunu birçok kadın biliyor. Biz de istedik ki bilmeyen kadınlarımız aydınlatalım ve hangi günlerde kişi daha çabuk hamile kalır, bilgiler verelim.

Planlı hamilelik özellikle kariyer yapma çabasındaki çalışan çiftler için büyük önem taşıyor. Günümüz koşulları hemen hemen her alanda olduğu gibi bebek sahibi olma konusunda da plan yapmayı gerektiriyor. Ama kararı verince bebek de hemen gelmiyor.

Aylarca çaba sarf edildiği halde ve klinik olarak hiçbir sorun bulunmamasına rağmen bazen istenilen hamilelik bir türlü gerçekleşmiyor. Çünkü ya yumurtlama zamanı tutturulamıyor ya da farkında olmadan hamileliği engelleyen hatalar yapılıyor. Oysa maddi ve manevi açıdan hazır olunan bir dönemde bebek sahibi olmak istendiğinde insanların beklemeye pek de fazla tahammülü olmuyor.

Peki, doğru olduğu düşünülen zamanda vakit kaybetmeden hamileliğin gerçekleşmesi için neler yapılmalı nelere dikkat edilmeli? Uzmanlara göre hiçbir doğurganlık problemine sahip olmayan ve korunmayan bir çiftin ortalama hamile kalma şansı her adet döneminde yüzde 25 civarında.

Çiftin yaşı regl döneminin zamanı ve ilişkilerin sıklığı ise başarıyı etkileyen en önemli faktörler. Hamileliği sağlayan ve destekleyen koşullara dikkat ederek arzu ettiğiniz bebeğe bir an önce kavuşabilmek için uzmanımızın önerilerini dikkatlice uygulayın.

Hamilelik için ideal yaşta mısınız? (daha fazla…)

Eki
05
2009
2

Bu Yiyecekler Kilo Aldırmıyor

En büyük derttir sofraya oturduğumuzda kilo alma derdi… Ama masanızı bu yiyeceklerle http://www.mutfaksirlari.com/wp-content/uploads/2008/09/kilo_almak.jpgdonatırsanız hiç dert değil.
YUMURTA: Protein deposu yumurtalar sizi uzun süre tok tutar. Hatrı sayılır ilgili fakültelerce yapılan bilimsel araştırmada aynı anda 30 obez ve şişman kadın üzerinde yapılan deneyde düşük kalorili meyve salatası ve 2 dilim tost ile birlikte sütlü omlet tüketen kadınlar, simitle kahvaltı yapan kadınlara oranla gelecek otuz altı saat içinde daha az yemek yedi

FASULYE:

Safra kesesinin kasılmasına neden olan hormon, kolesistokinin’i hiç duymamış olabilirsiniz fakat bu hormon en iyi kilo verdiricilerden bir tanesidir. Bu hazmettirici hormon tabi bir iştah kesicidir. Yüksek lifli fasülyeler ayrıca kolestrolünüzü de aşağı çeker.

SALATA:

Penn Devlet Üniversitesi’nde kırk iki kadın üzerinde yürütülen deneye göre düşük kalorili salata tüketenler, istedikleri kadar hamur işi yemeleri serbest bırakılsa dahi çok az yiyebiliyorlar. Bilim adamlarına göre buradaki gizem sizi şişene dek yemekten alı koyan salatanın saflık oranı.

YEŞİL ÇAY:

Kilo verdirici şey kafein değil. Kateçin ismi verilen antioksidanlar yağ yakımını artırıyor

ARMUT:

Orta büyüklükteki 1 armut sizi tok tutmaya yeter de artar bile. Elma tok tutma konusunda 2. sırada yer alıyor. Her 2 meyvede de kan şekeri oranını düşüren ve öğün arası aparatif şeyler yemenizi önleyen pektin lifi mevcut.

ÇORBA:

Bir tabak tavuk çorbası bir parça tavuk kadar doyurucu ve tok tutucu özelliktedir. Oxford Üniversitesi’ndeki bilim adamları en basit çorbanın dahi beyindeki açlık duygusunu tatmin ettiğini ve tokluk hissi uyandırdığını belirtiyor.

Temel animoasitlerden biri olan ve içinde süt ürünleri, balık ve et kadar protein içren Lösin, daha az yemenize ve tok kalmanıza yardımcı olur
(daha fazla…)

Eyl
28
2009
2

Vücudunuzdaki Yağların Gerçek Yüzü

Yağ, özellikle kendi vücudumuzda oluştuğunda çoğumuzun adını bile duymak "http://medya.zaman.com.tr/2009/09/27/yag.jpg" grafik dosyası hatalı olduğu için gösterilemiyor.istemediği bir kelimedir. Yağ vücudumuz için gerekli olan birçok süreçte kritik rol oynuyor. Bunun negatif ve pozitif yanları bulunuyor. Foxnews’te yer alan haberde, yağ hakkında bilmediklerinizi öğrenebilirsiniz:

1. Yağ hücreleri, kendi minimum boyutunun 6 katı kadar büyüyebiliyor: Yakabileceğinizden daha fazla kalori alırsanız, vücuttaki yağ hücreleri minumum boyutunun 6 katı büyüyorlar ve sayıları da ortalama yetişkinde bulunan 40 milyardan 100 milyara kadar çıkıyor. Herkeste yağ hücresi bulunuyor, doğumdan önce bu hücreler oluşmaya ve şekillenmeye başlıyor. 16 yaş civarında, vücudun yağ hücreleri olgunlaşıyor ve sonra yaşam tarzı ve genler kilo alımında ve kilo vermede rol oynuyor. Yağ hücreleri hayatta kalmak için gerekli ve bu hücreler vücudun enerji sistemini desteklemeye yardımcı oluyor. Her gün yüksek kalorili yiyecekler yerseniz ve fazla kalori yakmazsanız, yağ hücreleriniz büyür ve çoğalır, böylece kilo alırsınız.

2. Yağ hücreleri ekstra östrojen salgılıyor: Ekstra birkaç kilo fazlalık hormonal dengenizde hasara yol açıyor. Sınıflandırılmış dişilik hormonu olan östrojen, yağ depolama hormonudur. Erkeklerde de bu hormon doğal olarak çok az miktarda bulunuyor. Fakat, kilo aldığınızda, östrojen seviyesi artıyor ve diğer sağlık problemleri birbirini izliyor. Erkeklerde bu hormon beyin fonksiyonlarını geliştirmek, kalbi korumak için gerekli olmasına rağmen, yüksek miktarlarda olduğu zaman testesteron seviyesi düşüyor ve birçok erkek yorgunluk, kas niteliği kaybı ve bazı vakalarda genişleyen prostata yol açabiliyor. Başka bir deyişle, erkeklerde östrojen seviyesini artırmanın yan etkileri iyi olmuyor.

3. Çok fazla kilo verirseniz yağ hücreleriniz büzülür, ancak kaybolmaz: Kilo alımından dolayı sahip olduğunuz 100 milyar yağ hücresi leke gibi görünebilir. Yağ hücreleriniz şiştikten ve çoğaldıktan sonra kilo verebilirsiniz. Gerçekte, kilo verdiğinizde yağ hücreleriniz büzülüyor. Bunların toplam sayısının sadece düşmesine rağmen, hücreler daha az aktif hale geliyor, vücudunuzda duruyor ve büyümek için büyük bir ziyafet çekmenizi bekliyor. Bu nedenle hızlı kilo verip almak yerine, normal kilonuzu aynı seviyede tutmaya çalışın.

4. Yağ dokuları iltihabı artıran hücreleri etkiliyor: Yağ dokuları, vücutta iltihaba yol açan makrofaj isimli bağışıklık sistemi hücrelerini etkiliyor. Bu nedenle, eğer birkaç kilo fazlanız varsa, vücudunuz gribe yakalandığınızda vücudunuzun gösterdiği reaksiyona benzer bağışıklık cevabı üretmeye başlıyor. Ancak endişelenmeyin: Henüz en sevdiğiniz yemekten vazgeçmek zorunda değilsiniz. Çalışmalar, toplam vücut ağırlığınızı yüzde 10 kadar düşürmenin sağlığınızı geliştirdiğini ve bağışıklık yanıtını sınırlandırdığını gösteriyor. (daha fazla…)

Eyl
23
2009
2

Cinsel Birleşme ve Yaşanan Sorunlar

Cinsel birleşme sıklığı ve çeşitli birleşme biçimleri konusunda birçok kitap yayın­lanmıştır. Cinsel ya da müstehcen edebiyat, az çok ciddi cinselbilim el kitapları, bir kısmı gerçeğe uygun bir kısmı ise ger çeğe aykırı bilginin, milyonlarca kişi ta­rafından üzerinde düşünülmeden kabul edilmesine, yol açmıştır. Bilindiği gibi, insanın cinsel etkinliği öyle çeşitlilikler gösterir ki bu konuda tek bir ölçü kabul etmek olanağı yoktur.

Cinsel birleşmenin sıklığı konusunda, bazı çiftlerin günde bir, hatta daha çok cinsel birleşmede bulundukları bilin­mektedir. Bazıları ise haftada bir birleş­meyi normal sayarlar. Birleşme sıklığı birçok kişisel ve toplumsal etkene bağlı­dır.Örneğin iki eşten biri cinsel etkinlik­te bir güçsüzlük ya da bir aşırılık göste­rebilir. Zorluklarla karşılaşan çiftler ba­zen anlaşmazlıklarının nedenlerini bir­likte gözden geçirerek sorunlarına ken­dileri çözüm bulurlar. Eşlerin birbirine alışması cinsel birleşmeye olan ilgiyi azaltabilir. Bu nedenle evli kişiler çoğu zaman birleşme duruşlarını değiştirmeyi denerler Yeni doyum kaynaklarının aran ması ve o zamana kadar bilinmeyen he­yecanların keşfiyle meydana gelen uyarı çiftin mutluluğu açısından olumlu so­nuçlar getirebilmektedir. Cinsel birleşme duruşları üstüne yazıl­mış en eksiksiz yapıt kuşkusuz, IV. VII. yüzyıllar arasında Vatsyayana tarafın­dan sanskritçe yazılmış olan ve cinsel konuları incelemekle birlikte Hindistan’ in dinsel edebiyatında yer alan Kamasutra’dır. Bu yapıtta çeşitli duruş biçimleri ele alınır. Kitapta işi cambazlığa kadar vardıran cinsel birleşme duruşları anla­tılır; ancak bunların çoğunun uygulan­ması olanaksızdır. Zor hareketleri gerektirenler bir yana bırakılırsa, cinsel birleş­me duruşları altı temel duruşa indirgenebilir. Çiftler kendi cinsel gerekliliklerine uygun olarak bu duruşlarda özel değişik­likler yapabilirler.

* Yüz yüze duruşta, erkek sırt üstü yat­mış olan kadının üzerinde yer alır. Bu durumda kadın bacaklarını birbirinden hafifçe ayırır ya da dizlerini eşinin omuzlarına dayanacak kadar yukarı kal­dırır. Erkek dizlerine ve dirseklerine da­yanarak hareket eder. Çok kullanılan bu duruş penisin dölyoluna kolayca girme­sini sağlar ve vücutların daha doyurucu bir ilişkide bulunmasına yardım eder. Ayrıca bu duruşta, eşler birbirine duygu sal davranışlarda bulunma, birbirini ağız yoluyla uyarma olanağını da bulur­lar. Erkek hareketlerinde serbesttir.Cin­sel doyum noktasını kollayarak hareket­lerini hızlandırır ya da yavaşlatır.

* Yüz yüze ters duruşta, kadın sırtüstü uzanmış olan erkeğin üstüne bacakları­nı açarak ata biner gibi yerleşir ve dölyo luna kolayca girebilmesi için penise eliyle yardım eder. Daha sonra erkeğin üze­rine uzanabilir,dizlerini bükerek otura­bilir ya da kollarına dayanarak bacakla­rını uzatabilir. Erkek sırtüstü uzanmış durumda kalır, bacaklarını eşinin bacaklarını sararak kavuşturur, ya da dirseklerine dayanarak doğrulabilir. (daha fazla…)

Tem
11
2009
3

Boy Nasıl Uzar?

http://www.walktallshoes.com/prodimages/grow-taller.jpgBoyun uzunluğu önce genetik olarak gerçekleşir eğer ailenizin boylarıda kısaysa bu sizde genetik bir oluşumdur.

En uygun beslenme tarzı, sebze, meyve ve proteinlerin dengeli alınması. Sağlıklı bir gebelik sonunda genellikle kız çocukları 48 cm, erkek çocukları 50 cm boyunda doğuyor ve süratle uzamaya devam ediyorlar. Normal kemik büyümesi için yeterli proteinin alınması, A, C, D vitaminleri, kalsiyum, fosfor ve iyotlu gıdaların yeterli miktarda tüketilmesi gerekiyor. Çinko ve bakır gibi elementler de boy uzaması için oldukça gerekli mineraller. Fakat “bu vitamin ve mineraller ne kadar fazla alınırsa boy o kadar uzun olur” diye düşünmemek gerekir. Bunlar sadece boyun normal şekilde uzamasını sağlar ve eksikliğinde boy kısalığı görülebilir.

Protein ve gerekli minerallerin yeterince alınabilmesi için et ve süt ürünlerinin çocukluk ve ergenlik döneminde düzenli olarak tüketilmesi gerekiyor. Çiğ yenebilecek sebze ve meyvelerin mümkün olduğunca pişirilmeden yedirilmesi gerekiyor. Her türlü katı gıdayı alabilen çocuklarda ek vitamin takviyesine gerek olmuyor. Alınan ek vitaminlerin boy uzamasına bir katkısı bulunmuyor.
Gereğinden fazla alınan protein ve kalori de boyu uzatmıyor.

Beslenme yetersizliği boy kısalığı nedenlerinin başında gelir hatta en önemlisidir. Yiyecekler boy uzamasında ne ölçüde etkilidir ya da bir etkisi var mıdır? Evet kesinlikle vardır hatta gıdaların boya etkisi hamilelik döneminde başlar. Çocuğun normal boylu olabilmesi için anne sağlıklı, düzenli ve dengeli beslenmeli, sigara ve alkolden uzak durmalı, hamilelik döneminde diyet uygulayacaksa bu diyet çok sıkı olmamalı hatta kilo vermek için çalışmamalıdır. Ayrıca fazla alınacak kiloların da gebeliğin sağlıklı şekilde sürmesini engelleyebileceği unutulmamalıdır.
(daha fazla…)


bileceksin.com 'da yayınlanan reklamlar 2. ve 3. Kişiler tarafından sağlandığı için hertürlü sorumluluk reklam verenlere aittir. Blogumuz reklamları otomatik olarak reklamveren tarafından anlık belirlendiği için (popup vs.) bileceksin.com yayınlanan reklamlardan sorumlu değildir.

Copyright © 2009 bileceksin.com

Genel Genel Güncel Blog