May
24
2009
2

Domuz Gribi ile Kuş Gribi Arasındaki Fark

http://yenisafak.com.tr/resim/site/nezle14098f7ce408b446bby.jpgKuş ve domuz gribine yol açan virüslerin bir araya gelmesinin çok tehlikeli olabileceği bildirildi.
Londra’daki Queen Mary Koleji’nden virüs uzmanı John Oxford, H1N1 domuz gribi ve H5N1 kuş gribi virüslerinin bir kişiye aynı anda bulaşması halinde, bu virüslerin gen alışverişinde bulunabileceklerini ve çok tehlikeli, insandan insana bulaşabilen yeni bir virüsün ortaya çıkabileceğini belirtti. Oxford, önemsizden önemliye artan şekilde numaralandığında, mevsimsel grip 3, domuz gribi 5, kuş gribi 6. olurken, domuz ve kuş griplerinin birleşmesiyle ortaya çıkacak virüsün önem derecesinin en az 7 olacağını vurguladı.

Ancak Fransız uzman Bruno Lina, durumun abartılmamasından yana olduğunu belirtti. Kuş ve domuz griplerinin birleşerek yeni bir virüsün ortaya çıkmasının mümkün olduğunu söyleyen Lina, ancak 6 yıldır laboratuvarda bile kuş gribi ve insandaki grip virüsünden başka bir virüs meydana getirmeyi başaramadıklarını, bu virüslerin “bir araya gelmek istemediklerini” söyledi.

(daha fazla…)

yazan admin : Sağlık | Etiketler:,
May
24
2009
2

Diyet Yemekler

Patatesli patlıcan sandviç

215 kalori…Hazırlama süresi: 30 dakika…1 kişilik

Gerekli malzeme

2 kalın dilim

bostan patlıcanı

1 küçük patates

1 dal dereotu

2 dal semizotu

1 çorba kaşığı soya filizi

1 tatlı kaşığı zeytinyağı

Tuz, karabiber

Hazırlanış

Teflon tavayı yarım kaşık yağla yağlayıp patlıcan dilimlerini kızartın. Patatesi haşlayıp kabuklarını soyun ve çatalla ezerek püre haline getirin. Dereotunu yıkayıp dal dal ayırın. Semizotunu temizleyip yapraklarını ayırın. Dereotu, semizotu, kalan yağ, tuz ve karabiberi püreye ekleyip karıştırın. 1 patlıcan dilimini servis tabağına yerleştirin. Üzerine püreli karışım ve soya filizini ilave edip kalan dilimi kapatın. Sıcak veya ılık olarak servis yapın.

Kabak mücver

185 kalori..Hazırlama süresi: 15 dakika..Pişirme süresi: 10 dakika…2 kişilik

Gerekli malzeme

2 kabak

2 dal dereotu

1 çorba kaşığı un (30 gr)

1 yumurta akı

1 tatlı kaşığı

rendelenmiş kaşarpeyniri

Kızartmak için sıvıyağ

Tuz, karabiber

Hazırlanışı

Kabakları temizleyip iri iri rendeleyip fazla suyunu sıkın. Yumurta akını ayrı bir kapta kar halinde çırpın. Dereotunu yıkayıp kıyın. Unu bir kaba alıp kaşarpeyniri, tuz ve karabiberle harmanlayın. Dereotu ve kabağı ekleyip karıştırın. Yumurta akını azar azar ilave ederek yedirin. Düzgün bir karışım elde edinceye kadar karıştırın. Kızartmak için sıvıyağı tavada kızdırıp kabaklı karışımdan kaşık kaşık alarak ilave edin. İki tarafı da kızarınca kâğıt havlu üzerine alıp fazla yağını çektirin. Sıcak olarak servis yapın.

(daha fazla…)

May
21
2009
4

Tat ve Koku Alamamanın Nedeni

http://img.mynet.com/ha3/o/obezzz.jpgEge Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü tarafından yapılan bir araştırmada obezlerin sağlıklı insanlara oranla tatlıyı daha zor algıladığı belirlendi
Ege Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tomris Altuğ, AA muhabirine yaptığı açıklamada, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi haline gelen obezitenin, dünyadaki hızlı artışı ve beraberinde getirdiği hastalık riskleri nedeniyle güncelliğini sürekli koruduğunu söyledi.

Bireyler ve toplumlar üzerinde ciddi derecede olumsuz tıbbi, sosyal ve ekonomik etkiler yaratan bu hastalığın oluşumunda medikal, sosyokültürel, çevresel, kalıtımsal birçok etmenin rol oynadığını belirten Altuğ, ‘’sosyoekonomik düzeyi yüksek toplumlarda teknolojinin gelişmesine bağlı fiziksel aktivite yetersizliği ve beslenme alışkanlıklarının değişmesi (dengesiz veya aşırı beslenme), sosyoekonomik düzeyi düşük toplumlarda ise, özellikle uygun gıda bulma olanaklarının kısıtlılığı gibi nedenlerle tek yönlü beslenme obezite artışına yol açmaktadır” dedi.

Günlük diyetin obeziteyle ilişkilendirilmesi üzerine yapılan araştırmalardaki deneklerin tükettiği gıdalar incelendiğinde dondurma, kek, çikolata gibi yüksek oranlarda şeker ve yağ içeren gıdaları tüketen kişilerde hızlı kilo artışı olduğunun gözlendiğini vurgulayan Altuğ, şunları kaydetti:
(daha fazla…)

May
15
2009
2

Kanser Tedavisinde Son Gelişmeler

http://www.gulum.net/haberler/upload/10690.jpgBilim adamlarının kanserle ilgili araştırmaları devam ediyor.
Bilim adamlarının kanserle ilgili araştırmaları sürerken, şimdiye kadarki çalışmaların ilgi çeken sonuçları arasında daha önce bazı mide rahatsızlıklarında kullanılan zencefilin kanser tedavisi sürecindeki mide bulantılarına karşı yardımcı olmasının belirlenmesi de yer alıyor.

Amerikan Kilinik Onkoloji Derneğinin (ASCO) Başkanlığını yapan ve Şikago Üniversitesi kan kanseri uzmanlarından Dr. Richard Schilsky, konuya ilişkin
sunumun yapıldığı ASCO toplantısındaki açıklamasında, zencefilin binlerce yıldır mide rahatsızlıklarında kullanıldığını anımsatarak, kanser hastalarının acılarını azaltmak için ne yapabileceklerini sürekli sorduklarını, araştırmaların da tedavi sürecinde mümkün olduğu kadar düşük dozda kullanılan zencefilin bu konuda çok iyi sonuç verdiğini gösterdiğini kaydetti.

New York Rochester Üniversitesinde kemoterapi uygulaması yapılan ve mide bulantısına karşı standart ilaç verilen 614 kanser hastasından bir bölümüne plasebo (fonksiyonu olmayan madde), bir bölümüne ise çeşitli dozlarda toz zencefilin kapsül içinde verildiğini anlatan uzmanlar, toz zencefil alan hastaların tümünde mide bulantılarının azaldığının tespit edildiğini belirtti.

Araştırmacılar zencefilin mide bulantısını azaltıcı etkisinin nedeninin henüz tam olarak bilinmediğini kaydetti.

Uzmanlar, kullanım miktarına bağlı olarak zencefilin pişirilmiş yiyeceklerle alınmasının da mümkün olabileceğini belirtiyor. (daha fazla…)

May
15
2009
2

Yüksek Tansiyonun Nedeni

http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/286520.jpgYetişkinlerin yüzde 99′unda görülen bir viral enfeksiyonun yüksek tansiyona neden olduğu ortaya kondu.
Yeni bir bilimsel çalışma, yüksek tansiyonun önemli bir nedeninin, yetişkinlerin yüzde 99′unda görülen bir tür viral enfeksiyon olduğunu ortaya koydu.

Bilim adamlarına göre, bu keşif, yüksek tansiyonun tedavisi ve önlenmesinde bir aşı da dahil olmak üzere yeni yolların geliştirilmesini sağlayabilir.

BBC bilim muhabiri Matt McGrath’ın haberine göre sessiz katil diye de anılan yüksek tansiyonun, belli bir semptomu bulunmuyor, bu nedenle de hastaların yüzde 30′u yüksek tansiyondan muzdarip olduklarının farkında değil.

Çoğu zaman yüksek tansiyonun sebepleri belirlemek de mümkün değil. Ancak bu araştırma yaygın bir virüs olan CMV’nin yüksek tansiyona yol açıyor olabileceğini savunuyor.

Bu virüs halk arasında bilinen adıyla öpüşme hastalığına yol açıyor; boğazda şişkinlik, yutkunma güçlüğü ve ateşle seyrediyor ve tedaviyle atlatılabiliyor. Ancak virüs, ileri aşamalarında bağışıklık sistemi güçlü olmayan kişilerde hayati risk dahi doğurabiliyor.

ABD’deki Beth Israel Deaconess tıp merkezindeki araştırmacılar, farelerde yapılan deneylerde virüsün doğrudan kan basıncını artıran bir enzimin etkisini artırdığını belirlemişler.

Yüksek kolesterollü bir beslenmeyle birleştiğinde bu virüsün damar tıkanıklığına yol açtığını gözlemlemişler.

Uzmanlara göre virüs başka kalp hastalıklarının da riskini artırıyor. (daha fazla…)


bileceksin.com 'da yayınlanan reklamlar 2. ve 3. Kişiler tarafından sağlandığı için hertürlü sorumluluk reklam verenlere aittir. Blogumuz reklamları otomatik olarak reklamveren tarafından anlık belirlendiği için (popup vs.) bileceksin.com yayınlanan reklamlardan sorumlu değildir.

Copyright © 2009 bileceksin.com

Genel Genel Güncel Blog