Gündem

gundem

Nasıl Olunur?

nasıl olunur

Eğitim

Spor

Bileceksin

bileceksin

Finans

Yaşam

Bileceksin

Borsada Teknik Analiz Nasıl Yapılır?

Hiç yorum yok
Borsa işlemlerinde rastgele bir alış veriş yapmadan evvela analiz yapmanız yatırımlarınızın geleceği yönünden epey önemlidir. Örneğin bir pay senedi alacaksanız, hissesini alacağınız şirketi araştırmanız lazım olur. Borsa Analizi Nasıl Yapılır? Hisse Senedi Teknik Analizi Nasıl Yapılır?

Hisse Senedi Teknik Analizi Nasıl Yapılır?

Hisse senedi yatırımlarında esas maksat; ileride değer kazanacak payları belirleyerek onlara yatırım yapmaktır ki böylece yatırımlarınız size kazanç sağlayabilsin. Bu belirlenmesi yapabilmeniz amacıyla analiz yöntemlerini bilmeniz ve alış veriş kararlarınızı buna göre vermeniz gereklidir. Finansal piyasalarda 2 analiz türü mevcuttur. Bunlar; “Temel Analiz” ve “Teknik Analiz” olarak adlandırılır.

Hisse Senedi Analizi Nasıl Yapılır?


 Piyasada prosedür yapar iken pazarının her çeşitli koşuluna kendinizi hazırlamanın yolu esas analizden geçmektedir. İşlemlerinize kâr edebilecek şekilde hükmetmek yahut zararı durdurmak amacıyla lüzumlu önlemleri alabilmek tamamıyla sizin analiz ve öngörülerinize bağlıdır. Borsada bir pay senedi yahut tahvil alımı yapıyorsanız amacınız ileride temettü yahut anapara artırımı ila kazanç sağlamaktır. Bu sebeple yatırımcıların bu değişimleri iyi şekilde analiz ederek kendilerine en yüksek getiriyi sağlayacak pay yahut tahvillere yatırım yapması gereklidir.

Hisse senetlerinin getirisinin artması ekonomik ilerlemeler, sektörel ve şirketsel gelişmelere bağlıdır. Bu ilerlemeler analiz edilerek pay senetlerinin reel fiyatları yer alır ve reel fiyatlar pazar fiyatlarıyla karşılaştırılarak alış veriş kararları verilir. En kolay mantıkla pay senedinin pazar fiyatı reel fiyatının altındaysa alım, üstündeyse satım emri verilir bu emirlerin yönünü belirlemede esas analizden faydalanabilirsiniz. Temel analizlerde ekonominin değişik dönemlerde ki gelişmeleri ve hali ön görü edilir. Bu gelişmelerden sektörün nasıl etkileneceği ve şirketlerinin bu gelişmelerden nakdi yönde yaşayacağı değişimleri dahi ön görü ederek yatırımlarınıza taraf verebilirsiniz.

Borsada Teknik Analiz Nasıl Yapılır?


 Teknik analiz geçmişte yaşanan bedel hareketlerinin ileride dahi yaşanacağını ön görerek uygulanan bedel tahminleridir. Teknik analiz incelemelerinde bedel / vakit grafikleri kullanılmaktadır. Farklı vakitlerde alıcı yahut satıcıların verdiği tepkilerle o dönemde ki fiyatlar analiz edilerek ileride oluşacak muhtemel benzeri reaksiyonlara göre bedel tahminleri gerçekleştirilmektedir. Sermaye piyasalarında istikbal fiyatlara ilişkin tahminler fakat teknik analiz araçlarıyla yapılabilmektedir.

Teknik analiz yapılırken ekonomik bilgiler yahut başka esas analiz araçları incelenmez. Çünkü teknik analizcinin esas hedefinde hisselerin fiyatı, yaşadığı değişimler ve trendi bulunuyor. Teknik analizcinin odak noktası arz ve taleptir. Teknik Analiz Yöntemleri; Fiyat Formasyonları, – Devamlılık formasyonları, –Trend değişim formasyonları, Hareketli ortalamalar, Fibonacci sayıları, Composite grafikler, Zarflar / Bantlar, – Bollinger Bantları, Fiyat göstergeleri, – Relative Strength Index (RSI) – Directional Movement (ADX) – Stochastic Oscillator – MACD (Moving Average Convergence / Divergence) – Momentum Elliot dalgalarıdır.

Hisse ve Borsa Temel Analiz Nasıl Yapılır?


 Herhangi bir menkul değer alış veriş yapmadan evvela ve analizi yapmanız lazım olur. Değer kazanacak hisselerin seçimini yapar iken tespitler yapmamız ve bu tespitleri yapar iken kullanılacak araçları doğru şekilde seçmemiz riskimizi belli oranda azaltacaktır.

Genel verilerin incelenmesi ila uygulanan dünya ve ülke bazlı vaziyet analizinin sonrasında; karar verilen pay senedi kendi özelinde araştırmaya alınmalıdır. Hisse bazlı esas analize başlamadan evvela odaklanmanız gereken bilgileri teşhis etmeniz lazım olur. Şirketlerin karları ve umumi kabul görmüş olan bedel/kazanç oranı gibi şirketlerin somut ve net belirti değerleri analiz edilir. Bu analizin hedefi, sahip olunan zamandaki ekonomik hali ila gelecekteki halini kıyasen, pay ile ilgili pozitif veya negatif karar vermektir.

Hisse Senedi Teknik Analizi Nasıl Yapılır?


 Teknik analiz yapabilmek amacıyla grafik okumayı bilmek lazım olur. Bunun beraberinde teknik analizin esas kavramları olan, dayanak, mukavemet, trend, artan kanal, alçalan kanal gibi terimlere dahi bildik olmak lazım olur. Bazı esas teknik analiz kavramlarının haricinde, teknik analiz yöntemleri yahut teknik analiz indikatörleri olarak geçen kavramları dahi bilmek gereklidir. Teknik analizde sarfedilen epey çok gösterge vardır.

Teknik analiz yapılırken kullanılacak olan analiz yöntemleri, ilk olarak pazara göre değişiklik göstermektedir. Hisse senetleri piyasasında etkin olan bir gösterge, forex piyasalarında çalışmayabilir. Bunu haricinde grafikler üstünde teknik analiz yapar iken sarfedilen vakit dilimi dahi netice yönünden tesir etmektedir. 1 saatlik bir grafikte kullandığımız gösterge ila 1 günlük grafik üstünde kullandığımız tıpkı gösterge değişik neticeler verebilmektedir. Diğer bir mühim nokta şayet tek başına bir indikatöre bakarak, alış veriş kararı vermememiz gerektiğidir. Son olarak şayet en etkin teknik analiz yöntemleri şahıstan şahsa göre değişmekle birlikte, geçmiş bilgiler üstünde test ederek bizim açımızdan en doğru olan analiz yöntemini bulmamız gereklidir.

Kredi Kartı Ödemesi Gecikirse Ne Olur?

Hiç yorum yok
Kredi kartı borçları ödenmediği halde izlenecek süreç, yasa kapsamında düzenleniyor. Yazımızda bu yasa ve kapsamında çıkarılan Kredi Kartı Borcu Geç Ödeme yönetmeliklerine göre hazırlandı. Kredi kartı borcunun geç ödenmesi halinde, 2020 yılının 1 Nisan'dan itibaren minimum ödeme tutarına kadar olan alanı amacıyla , devir borcunun minimum ödeme tutarı dışında artan alanı amacıyla şayet (alış veriş faizi) uygulanabiliyor.

Kredi Borcu Ödenmezse Ne Olur?

Aynı vakitte akdi faiz, kredi kartı nakit çekimlerinde yapılabilecek en yüksek faiz oranıdır. Kredi kartı faizleri ila alakalı daha ayrıntılı bilgi alabilmek ve hesaplamak amacıyla  sayfamızı görüşme edin.

Kredi Kartı Ödemesi Gecikirse Ne Olur?


 Kredi kartı ve kredi ödemelerini vaktinde uygulamak çok önemlidir. Kredi ve kredi kartı ödemesi 1 gün gecikirse ne olur diyerek problemler amacıyla, kredi kartı ödemesi 1 gün gecikirse borcunuzun üstüne akdi faiz yapılır. Kredi kartı borcunuzun, son ödeme tarihi geçmişse, geçtiği gün adedi kadar faiz yapılır. 1 günlük rötar dahi faiz ödemenize neden olur. Ayrıca kredi sicil puanınızı geciktirme yaptığınız amacıyla negatif etkiler.

Kredi kartınızın borcunu vaktinde ve tertipli ödemek, sicil puanınız yönünden pozitif tesir yaratır. Kredi kartı borcunu 1 gün geciktirmek sicil puanınızın negatif etkilenmesine neden olur. Aynı vakitte akdi faiz, kredi kartı nakit çekimlerinde yapılabilecek en yüksek faiz oranıdır.

Kredi Kartı Yasal Takip Durumunda Yüksek Faiz Uygulanıyor mu?


Kredi kartı borcu amacıyla kanuni takip başlatılsa dahi akdi ve rötar faizi oranları üstünde bir miktar, bankalar yönünden kanuni olarak uygulanamıyor. Ayrıca Yani akdi ve rötar faizi her daim sermaye borcu üstüne uygulanabiliyor.

Kredi Kartının Kullanıma Kapatılması Kredi Kartı Yönetmeliği'nde "Bir takvim senesi içinde minimum ödeme tutarı; toplam üç kere ödenmeyen kredi kartları nakit tüketimine, üst üste üç kere ödenmeyen kredi kartları nakit tüketimi ila mal ve hizmet alımına kapatılır." ifadesi yer almakta. Yani bir takvim senesi (1'inci aydan 12'inci aya kadar olan devir) içinde üç kere minimum ödemesi geciktirilen kredi kartı nakit tüketimine, Kredi kartının kullanıma kapatılmasından sonra şayet kullanıcı yönünden kanuni takip süreci başlamış olur.

Kredi Kartı Borcundan Dolayı Maaşa Haciz Gelir mi?


 Yasal takip sürecinin başlamasından sonra kredi kartı yahut kredi borcu yüzünden Maaşın tamamına haciz getirilmesi halinde şayet alakalı İcra Müdürlüğüne itiraz ederek haciz kaldırılabiliyor. Kredi Kartı Borcundan Dolayı Taşınmaz yahut Banka Hesaplarına Haciz Gelir mi? Kredi kartı sahibi yahut kefilinin taşınmaz ve banka hesaplarına alacaklı banka yönünden haciz prosedürü başlatılabilir. Ayrıca bu süreçte borcun küçük olması dahi umumi olarak haciz işlemin başlatılmasına mani olmaz.

Kredi Kartı Borcu İçin Aile Bireylerine Haciz Gelir mi?


 Kredi sözleşmesinde Yani şahıs ailesinin konutunda dahi otursa rastgele bir şekilde familya konutuna yahut familya mallarına haciz prosedürü başlatılamaz. Aynı şekilde bir eşin kredi kartı yahut kredi borcu yüzünden başka eşe dahi haciz gelemez.

Borçtan Dolayı Kapatılan Kredi Kartı Ne Zaman Açılır?


 Kredi kartının ödenmeyen borçlarından ötürü kullanıma yahut nakit tüketimine kapatılması halinde alakalı yönetmelik kapsamında "tüm devir borcu" ödenmediği sürece yeniden kullanıma yahut nakit tüketimine banka yönünden açılamıyor. Öte yandan devir borcunun tamamı ödense dahi banka kendi inisiyatifinde kredi kartını kullanıma açmayıp iptal dahi edebilir. Bu takdir kredi kartını istediği kullanıcıya vermek gibi tamamıyla bankanın inisiyatifindedir.

Kredi Kartı Alışveriş ve Gecikme Faizi Ne Kadar?


 Gecikme ve akdi (alış veriş, nakit çekim) faiz oranları pazar faiz oranlarına dayanılarak, 3 ayda bir belirleniyor. İlgili kanunda bu mevzu, "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, maksimum akdi ve rötar faiz oranlarını teşhis etmeye yetkilidir ve tespit ettiği bu oranları 3 ayda bir açıklar." şekilde tanımlanıyor.

Kredi Kartı Borcunu Geç Ödemenin Kredi Notuna Etkisi


Kredi kartı devir borcunun minimum ödemesi son ödeme tarihinden  ve kredi notunu mühim oranda düşürüyor. Çünkü kredi notunun %35'i kredi ve kredi kartı ödeme düzenine, %35'ide sahip olunan verecek haline göre oluşturuluyor. Herhangi bir geç ödeme "ödeme düzenini "direkt olarak, sahip olunan verecek halini dahi dolaylı olarak negatif etkiliyor. Yani bir geç ödeme kredi notunu meydana getiren bileşenlerin %70'ini negatif etkiliyor.

Kredi Borcu Ödenmezse Ne Olur?


 Bu soru kredi borcu ödeyen pekçok bireyin aklında. Peki kredi borcunun ödenmemesi nelere yol açar? ÖNCE İDARİ TAKİP, SONRA YASAL TAKİP!

Kredi borcu ödenmezse bankalar gözetiminde bir yönetimsel takip söz hususu olabileceği gibi Kara Listesi’ne girebileceğiniz kanuni takip dahi söz hususu olur. Yasal takibe gelmeden evvela önünüzde 3 ay kadar daha açıkçası 90 günlük bir zaman yer alır. Tanınan bu 90 günlük zaman sürekli 90 gün değildir. Toplam gecikmiş borcunuz 90 güne denk geliyorsa bu, yönetimsel takibin başlaması amacıyla yeterli olacaktır. Eğer bu zaman zarfında borcunuzu kapatırsanız yalnızca rötar faizi ödersiniz. Gecikmenin 54. günü gününe borçluya uyarı çekilir. Gecikme faizi ile birlikte şayet uyarı çekilmişse uyarı ücreti dahi borçluya yansır. Eğer 54 günlük ödeme yapmayıp uyarı alırsanız, hem rötar faizini üstelik uyarı ücretini ödeyerek rötar gün sayınızı geriletebilirsiniz.

90 gün içinde borcunuzu ödemezseniz yönetimsel takip başlar. 90 günlük süreçten sonra banka, sizinle direkt olarak iletişime geçerek geciken 3 maaş borcun faizi ila ödenmesini talep eder. Ayrıca uyarı ücretini dahi ödemeniz lazım olur. Bu süreçte borcun ödenmesi amacıyla size tanınmış zaman 7 gündür. Eğer artan borcun tamamını faizi ve uyarı ücreti ile birlikte öderseniz kanuni takibe geçilmez. Dilerseniz yapılandırma talebinde dahi bulunabilirsiniz.

Spor Yapmak için En Uygun Saat

Hiç yorum yok
Diyelim ki spora ayırabileceğiniz 1 saatiniz var. Peki, en iyi neticesi almak amacıyla günün hangi saatinde spor yapmalısınız?

Hangi Saatler Spor Yapmak için Daha Verimli?

Aç karnına uygulanan egzersizler, bedeninizi gün boyu daha çok yağ yakmaya dahi hazırlıyor. Yapılan incelemede, üç gruba ayrılan iştirakçilerin tümü normalde yediklerinden %50 daha çok yağ ve %30 daha çok kalori tüketmeye başlamışlar. İlk grup 6 hafta süresince nerdeyse hiç spor yapmamış. İkinci grup her gün kahvaltıdan sonra spor yapmış. Üçüncü grup dahi her gün ikinci grupla tıpkı egzersizleri, sabah er aç karnına yapmış. 6 hafta sonra spor yapmayan ilk gruptaki katılımcılar aşağı yukarı üçer kg almış. Kahvaltı ardından spor yapan ikinci gruptakiler dahi kg almış, fakat sadce 1,5 kg, yani birinci grubun yalnızca yarısı kadar. Kahvaltı evveli spor yapan birinci gruptakiler şayet hiç kilo almamışlar!

Sabah er, kahvaltı etmeden uygulanan egzersizin tesirli olmasının nedeni bedenin yağ depolarından enerji harcatması olur. Başka bir incelemede iki gruba ayrılan katılımcılar 400 kalori yakana kadar koşmuşlar. İlk grup aç karnına koşmuş. İkinci grup şayet koşmadan bir saat evvela 400 kalorilik yulaf ezmesi ila kahvaltı etmiş. Sonrasında uygulanan ölçümlerde aç karnına koşanların hem koşarken üstelik ardından daha yoğun yağ yaktıkları görülmüş. Bu neticeler aç karnına sabah er uygulanan sporun, hem esnasında üstelik ardından daha çok yağ yakmanızı sağladığını işaret ediyor.

Spor Yapmak için En Uygun Saat Ne Zaman?


 Sabah erken spor yapmanın kayıbı amacıyla diğer bir mühim yararı dahi günışığı. Aslında ademoğlu bedeninin naturel ritmi tabiat ila uyumludur. Hava kararınca uyumak, aydınlanınca uyanmak ister. Bu ritme uyduğunuzda metabolizmanız düzene girer.

Yakınlarda uygulanan bir soruşturma, uyandıktan sonra iki saat içerisinde günışığı alan bireylerin almayanlara göre, gün içerisinde ne yedikleri ayrım etmeksizin daha ince olduklarını işaret ediyor. Sabah alarm çaldığında kapatmadan evvela, gerçekleştireceğiniz egzersizin size uyuyacağınız extra yarım saatten çok daha iyi geleceğini unutmayın!

Kas Yapmak için Hangi Saatler Daha İyi: Sabah mı Akşam mı?


Sana uygun vakti kendin bulabilirsin. Kas geliştirme ve kuvvetlenme amacı olan pekçok ademoğlu egzersizlerin günün hangi saatinde daha tesirli olduğunu merak ediyor. Yapılan incelemeler günün her iki sürenin dahi değişik koşullarda değişik etkileri olduğunu işaret ediyor. Yazının nihayetinde kendin amacıyla uygun olanı anlayabilirsin... Her insanın metabolizmik yapısı ila hayat döngüsü içindeki bağımlılıkları tıpkı olmadığı amacıyla gerçekte bu problemin umumi bir cevabı yok. Olması dahi olası değil. Yine dahi türlü incelemeler kendisine elverişli cevabı arayanlara yol gösterecek ipuçları barındırıyor.

Yapılan tetkiklerin fazlası, umumi beden çeşitleri göz önüne alındığında akşam saatlerindeki egzersizlerin kas gelişimini daha çok desteklediğini işaret ediyor. Fakat bu sabah egzersizlerinin tesirli olmayacağı manasına gelmiyor. Ayrıca akşam egzersizlerini tesirsiz kılabilen sosyal sebepler dahi sahip olunan. Araştırmacıların elde ettiği bilgilere göre sabah egzersizinden evvela kafein takviyesi alanların akşamki performans seviyelerine erişebildiği görülmüş. Burada işin sırrı, kendisine uygun rutini yakalamak. Günlük ritmine ve alışkanlıklarına uygun saati yakalaman işin püf noktası.

Hangi Saatler Spor Yapmak için Daha Verimli?


 Aynı vakitte günün hangi zaman diliminde çalıştığından daha mühim bir etken dahi antrenmanın ne kadar sürdüğü. Akşam saatleri metabolizma yönünden daha verimli olur ama sabah egzersizlerinin akşamlara göre daha sürdürülebilir olduğu bir reel. Örneğin haftada 4 kere idman yapıyorsan, akşamları türlü sebeplerden antrenmanı kaçırma olasılığın sabahlara göre daha çok. En basitinden akşam mesaiye kalman gerekebilir, kaçırmak istemeyeceğin bir randevun olur, arkadaşların bir uygulama yapıp aklını çelebilir vesaire. Sabahları er kalkmakla alakalı bir problemin aksi durumda uygulamasını her daim bir gün eskiden ayarlayabilirsin. Böylece bir maaş toplamda aksak akşamlara göre daha çok çalışacağın amacıyla daha çok kas yaparsın.

Sabah antrenmanının dezavantajı tertipli biçimde yakacak almazsan meydana menfaat. Vakit darlığından dolayı kendisine gıda hazırlamayı es geçip boş mideyle antrenmana koşarsan işler sarpa sarar. Enerji amacıyla aradığı yakıtı bulamayan metabolizma, ihtiyacını gidermek amacıyla kaslarına yönelir ve kas geliştireyim derken kas kütlenden kaybetmeye başlarsın. Aynı vakitte kortizon seviyen dahi yükselebilir. Öğleden sonra yahut akşamları çalıştığında şayet deponun tamamıyla boş olması olasılığı düşüktür. Ayrıca beden esasen aktif olduğu amacıyla ısınmıştır ve hareketleri uygulamak daha rahattır. Bu dahi daha çok çalışmana olanak tanıyabilir ve böylelikle antrenmanın daha tesirli olur. Bununla beraber akşam egzersizleri seni alarmın erteleme düğmesiyle cebelleşmekten kurtarsa dahi uyku kaliten amacıyla söz vermez. Özellikle antrenmanı geç saate bıraktıysan. Egzersizlerden sonra sevinç hormonları salgılandığı amacıyla açıkgöz ve aktif olursun. Bu vaziyet uyku saatinin ertelenmesine niçin olur.

İşte bu dahi diğer bir handikap yaratır zira kasların en çok gece uykusu esnasında yenilenir. Kendini aktif hissettiğin amacıyla az uykuyla yönetim ediyormuşsun gibi gelir ama 7 ila 9 saat arasında uyumazsan kasların gereğince gelişemez ve antrenmanın bir alanı boşa gidebilir. Kas ilerletmek istiyorsan aklında tutman gereken 4 anne etken var: Devamlılık Beslenme Onarma (Dinlenme) Dayanma Gücü Günün hangi saatinde çalışacağına karar verirken bu 4 etkeni kararlı biçimde gerçekleştireceğin uygun vakti seçmelisin. Yani öyle bir saat olacak ki, antrenmanları kaçırmayacaksın, doğru şekilde beslenmeye sürenin olacak, ardından dinlenmeye gereğince zaman ayırabileceksin ve mutlaka gücün tam yerinde olacak. Kendini zorlamaman dahi mühim bir etken. Diyelim ki sabahları ayılman zaman alıyor ve akşamları kendini daha enerjik hissediyorsun. Ancak akşamları tertipli çalışamadığın amacıyla kendini sabah antrenmanlarına zorlarsan gene kaybedersin. Çünkü enerjin yerinde olmadığı durumda kendini harekete zorlamak bedenini strese sokar ve kortizon gibi kas gelişimini gerileten hormonların salgılanmasına niçin olur. Kas gelişiminde birinci kural her daim amacıyla süreklilik ve kararlılıktır.

Spor Hangi Saatte Yapılmalı?


 Klinik Pilates Eğitmeni Ayça Kaşıkçı, doğru saatte uygulanan sporun kısa vakitte tesirini göstereceğini vurguluyor. Sodexo Avantaj ve Ödüllendirme Hizmetleri’nin hayat niteliğini yükselten tavsiyeleri bölüşmek amacıyla meydana getirdiği “İyi Yaşa” platformunda önerilerde tespit edilen Klinik Pilates Eğitmeni Ayça Kaşıkçı, spor amacıyla her bireyin hususi bir saati olduğunu vurguluyor. Pilates Eğitmeni Ayça Kaşıkçı’ya göre doğru saatte uygulanan spor yardımıyla kısa vakitte bedenimizde daha büyük değişimler görebiliriz. Pilates Eğitmeni Kaşıkçı sözlerine şu şekilde devam etti: “ 'Spora yarım saat zor ayırıyorum, bir dahi bunun saatini mi ayarlayacağım' der gibisiniz. Haklısınız dahi.

Günümüz koşullarında evden işe, işten eve gitmek esasen tüm zamanımızı alıyor; kendimize zor zaman ayırabiliyoruz. En azından ayırabileceğimiz bu yarım saati, spordan beklentimize ve yaptığımız spora göre ayarlayabilirsek, en kısa vakitte bedenimizde daha büyük değişimler görebiliriz. Yapılan incelemeler, her bireyin bedeninin kendisine mahsus bir ritmi olduğunu meydana koymuştur. Günün belli saatlerinde bu ritm en yüksek standardına, birtakım saatlerde şayet en alt noktasına ulaşır. Bu sebepten dolayı, spor yaptığımız saatler beden ritmimize elverişli olursa yaptığımız rastgele bir spordan çok daha büyük verim ve zevk alabiliriz. Aynı vakitte, pekçok şahıs amacıyla spor uygulamak kalori yakmakla eş kavrama gelmektedir.

Parmak Çıtlatma Alışkanlığı Nasıl Bırakılır?

Hiç yorum yok
Bazıları ses çıkarıncaya kadar değişik değişik parmaklarını uçlarından çeker. Bazıları ellerini yumruk yaparak yahut parmaklarını geriye doğru itekleyerek hepsini eş vakitli çıtlatır. Peki parmak çıtlatmanın eklemlere zararı var mıdır? Parmak çıtlatma alışkanlığı nasıl geçer?

Boyun Çıtlatmak Zararlı mı?


Parmak Çıtlatma Hastalığı Nedir?


 Bazıları amacıyla parmak çıtlatma gergin oldukları anlarda müracat edilen bir huy iken bazıları dahi ferahlamak amacıyla yapar. Araştırmalarda değişik neticeler çıkmakla beraber, çoğunluğu erkekler olmak suretiyle, insanların yüzde 25’i ila 54’ü bu yola başvurur.

Parmak çıtlatmak amacıyla hangi usul kullanılırsa kullanılsın, çıtlatma sesi tıpkı şekilde menfaat. Eklemler arasındaki boşluk artınca, eklem sıvısı içindeki gazlar küçücük baloncuklar oluşturur; çoğalan boşluğa dolan extra likit bunların birleşip daha büyük baloncuk yaratarak patlamasına niçin olur. Eklemler bir kere çıtlatıldı mı aşağı yukarı 15 dakika süresince tekrar çıtlatılamaz. Bu sırada eklem normal haline döner ve likit içerisinde daha çok gazın halledilmesi, böylelikle yeni baloncukların oluşması muhtemel olur. Çıtlatma-artrit bağlantısı Yıllar süresince parmak eklemlerini çıtlatmanın eklem etrafındaki kıkırdağa zarar vereceği süregelen bir kanı olmakla beraber, gerçekte bu hususta çok kanıt bulunmuyor.

Parmak Çıtlatmanın Zararları Nelerdir?


 Çıtlatma sırasında parmaklardaki bağ dokusunun zedelenmesi yahut burkulma gibi vakalara ender olarak rastlanmıştır. Kısacası, şayet parmaklarınızı çıtlatmayı seviyorsanız, bu alışkanlığı sürdürmenizde bir problem yok denebilir. Ama yaşlılar yurdundaki araştırmayı yürütenlerin dediği gibi, “Parmak çıtlatmadaki en büyük problem, yanınızdaki şahsa verdiğiniz rahatsızlıktır”.

Parmak çıtlama konumunu bir süre sonra bilinçsizce kendi kendine yapılıyor gibi hissediyoruz. Parmak çıtlatırken rahatladığınızı düşünseniz dahi vücudunuz pekte sizin gibi düşünmüyor. Bazı inançlara göre şayet ön görü edildiğinden çok daha zararlı.

Parmak çıtlatmak gelecekte ellerin titremesine yol açmaktadır. Parmak çıtlatmanın zararlarından en bilindik ve etkisi daha çok olan madde şayet parmaklarda anlama problemi. Yapılan incelemeler neticesinde parmak çıtlatanların, parmak çıtlatmayanlara göre daha zor kavradığı teşhis edilmiştir. Sizinde parmak çıtlatmak ila ilgili demek istedikleriniz varsa yorum bölümünde yazabilirsiniz.

Parmaklarımız Neden Çıtlar?


 Parmaklarımız, el ve ayak bileklerimiz yahut bedenimizin rastgele bir bölümünü çıtlatmak o bölgedeki gerilimi ferahlatmak amacıyla sık sık başvurduğumuz bir alışkanlıktır. Bazen ses çıkarıncaya kadar değişik değişik parmaklarını uçlarından çekeriz. Bazen dahi ellerimizi yumruk yaparak yahut parmaklarımızı geriye doğru itekleyerek hepsini eş vakitli çıtlatmaya çalışırız. Parmaklarımızı çıtlatmaya çalışırken parmak eklemlerimize uyguladığımız bu çekme, öne, yana yahut geriye bükme gibi hareketler eklem boşluğunun yükselmesine ve eklem içi basıncın azalmasına yol açarak eklem içi sıvıda gaz baloncuklarının çözünerek genleşmesine niçin olur. Eklem boşluğu azami düzeye ulaştığında genleşmiş baloncuklar ansızın patlar. Yani parmaklarımızı çıtlattığımız vakit duyulan ses eklemlerde tespit edilen sıvının içindeki baloncukların patlaması neticesi oluşmaktadır.

Halk arasında eklem kireçlenmesi olarak bilindik osteoartrit şayet, eklem kıkırdağının yapısının çevresel kayıbı ve eklem yüzeylerinin uyumunun bozulması ila ilgili bir hastalıktır. Kemiklerin ucunda kemiği tamamıyla kaplayan kıkırdak doku yer alır. Kıkırdaklar eklemlerin faaliyetlerini kolayca yapmasını ve kemiklerin bu hareket sırasında birbirine sürtünmesini engeller. Zamanla aşınan bu doku kayıbı neticesinde eklem kireçlenmesi meydana gelir. Peki parmak çıtlatmak el eklemlerinde kireçlenmeye aslında niçin olur mu?

Bazılarımız amacıyla parmak çıtlatma gergin olduğumuz anlarda müracat edilen bir huy iken birçoğumuz dahi ferahlamak amacıyla yapar. Yapılan incelemelerde, çoğunluğu erkekler olmak suretiyle, insanların yüzde 25’i ila 54’ü bu yola başvurduğu neticesine varılmıştır. Çeşitli incelemeler incelendiğinde şayet parmak çıtlatmanın parmak eklemlerinde kireçlenmeye niçin olabileceği fikri muhtemel olmadığı gösterilmiştir.

2009’dahi parodi Nobel Ödülü’ne yaraşır görülen bir incelemede, Californialı hekim Donald Unger 60 senesi aşkın bir süre süresince sol elinin parmaklarını günde iki kere çıtlatırken sağ eline hiç dokunmamış. Çalışma sırasında parmaklarını her sene araştıran Dr. Unger’in ulaştığı netice şayet: “İki elimde dahi rastgele bir hastalık sendromu görmüyorum.” biçiminde olmuştur. 1975’te Los Angeles’taki bir yaşlılar yurdunda artan bir incelemede şayet yaşamı süresince parmak çıtlatma alışkanlığı olan 28 kişide eklem osteoartrit problemi yaşamadıkları gözlemlenmiştir. 1990’dahi Detroit’te uygulanan daha geniş kapsamlı bir incelemede dahi 45 yaş üstü 300 bireyin elleri ele alındı. Parmak çıtlatanlarda görülen esas sorunların parmaklardaki anlama gücünde düşüş olduğu ve katılanların yüzde 84’ünde parmaklarında şişkinlik oluştuğu görüldü. Sonuç olarak parmak çıtlatmanın esas neticesi olarak görülen kas zayıflığının çok aktif olmayan insanların karşılaştığı bir vaziyet olduğunu unutmamalısınız, zira yetersiz fiziki aktiviteden ötürü gün içerisinde eklemler ve kaslar çıtlatma neticesi esner.

Boyun Çıtlatmak Zararlı mı?


 Muhtemelen boyun çıtlatmaya alışana kadar uzun bir vakit harcadınız ama boynunuzdan gelebilecek o çıtırtılar rahatlatıcı olmakla beraber, bunun yanı sıra tasa vericidir. Her şeyden evvela, duyduğunuz ses bir 'çatırtı' , bildiğimiz üzere pekçok benzeri ses yaklaşan kötü manasına gelir. Boyun çıtlatma konusu ila ilgili yerleşik iki süregelen ekol vardır.

Konuya pozitif yaklaşanlar, şuurlu olarak yapmıyor olsak dahi çıtlama oluşabildiğini, boyunda basınç ve katılığı azaltarak boynun serbest hareket etmesine yardım eden epey naturel bir süreç olduğunu savunmaktadır. Bu yüzden boyun ağrısı çeken pekçok şahıs boyunlarını çıtlatıp rahatlama duygusu ila ayrılmak üzere sertifikalı masaj eksperlerine giderler. Fakat ikinci ekolü savunan şahıslar, boyun çıtlatmaya tabi gelişebilecek pekçok olumsuzluk ve risk olma ihtimalini savunmaktadır. Çok sık boyun çıtlatmanın eklemleri beraber tutan tendon ve eklem bağlarıyla beraber, boynun zayıflamasına yol açabileceği bilinmektedir. Zayıflamış bağlar ve tendonlar, hipermobilite olarak bilindik eklemlerin gevşemesi haline yol açabilir. Omurga eklemlerinin gevşemesi ve hareket alanının genişlemesi eklem iltihabı tehlikesini yanında getirir. Eklem rahatsızlığı riski size gereğince ürkütücü gelmiyor olur ama bunun felçle irtibatlı olabileceği düşünülmektedir.

Parmak Çıtlatma Alışkanlığı Nasıl Bırakılır?


 Eğer parmaklarını çıtlatma gibi bir alışkanlığın varsa, bu isteğin alışılmamış vakitlerde meydana çıktığını bilirsin. Öyle ki ara sıra parmaklarını çıtlatmadan işe dahi başlayamazsın. Ancak, daha evvela duyduğun negatif şeyler, seni bu alışkanlığın konusu ila ilgili endişelendiriyor olur.

Bu hususta uygulanan ve geçen sene yayımlanan son olarak incelemede şayet insanların yalnızca parmak çıtlatıp çıtlatmadığına değil, bu işi ne kadar sık yaptıklarına dahi bakıldı. İster 15 dakikada bir olsun, ister günde bir kere yapılsın çıtlatma adedinin dahi eklem hastalıklarının meydana çıkması bakımından rastgele bir ayrım yaratmadığı görüldü.

Bu bir huy ve bırakılması zor olur ama kendinizi frenlemeye başladıktan sonra devamı gelmesi muhtemeldir. En muhimi ila elinizin altında oyalanmanızı sağlayacak bir iş ila meşgul olun. Elinizde kalem çevirin ama o hoş parmaklarınızı çıtlatmayın. Parmak çıtlatmak rahatlatıcı gibi gözükebilir ama bu eylemin elbet zararları var.

Bulimia Nervoza Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Hiç yorum yok
Sosyal medyanın gündeminde olan Duygu Özarslan, Bulimia Nervoza hastalığına yakalandığını ve çok kilolarının sebebinin hastalık olduğunu ifade etti. Peki, Bulimia Nervoza hastalığı nedir? Bulimia Nervoza hastalığı kimlerde görülür?

Bulimia Nervoza Hastalığı Belirtileri Nelerdir?


Bulimia Nervoza Hastalığı Nedir?


 Kişilerde belli bir vakit diliminde  (mesela 2 saat içerisinde) fazlası insanın yiyebileceğinden çok daha çok yiyeceği yeme hali ve bu atılım sırasında yeme kontrolünün ortadan kalktığı hissinin (yediğini durdurma yahut denetim edememe) söz konusudur. Bu bireyler kg alımını engelleme gayeli, tekrarlayıcı bir şekilde kendini kusturma, dışkılamayı süratlendirici yahut sidik söktürücü ve benzeri ilaçların kullanabilmekte, aç kalma yahut ağır antrenman gibi uygun olmayan stabilizatör  davranışlar sergilemektedirler. Tıkınırcasına yeme (kısa sürede bir kişinin yiyeceği miktardan çok çok yeme) ve uygun olmayan stabilizatör davranışların (kusma, ilaç kullanım gibi) ortalama 3 ay içerisinde asgari haftada bir kere olması gereklidir.

Kişi beden biçimi ve ağırlığından gereğinden çok düzeylerde etkilenmektedir. Anoreksiadan değişik olarak bulimia nervoza hastalarının beden ağırlıkları normal sınırlar içerisinde yahut daha çok olur. Tıkınırcasına yeme atakları sırasında eskiden planladıkları yüksek kalori içeren genellikle karbonhidrat içeren gıdaları yerler. Atak ardından pişmanlık / suçluluk hisleri, kendini tenkit, uygun olmayan ve zararlı stabilizatör davranışlar gözlenir.

Bulimia Nervoza Hastalığı Belirtileri Nelerdir?


 Her 100 şahıstan bir yahut ikisi bulimia hastalığına yakalanır. Ancak bulimianın tek tek semptomları (hastalık bulguları) daha çok görülür ve her 100 şahıstan aşağı yukarı 5'inde yer alır. Bu hastalık bilhassa bayanlarda ve genç kızlarda görülür. Her 100 bulimikten 90'ı genç kız ve kadınlardan meydana gelir. Ancak son günlerde gittikçe daha çok genç erkek dahi şişmanlamaktan korktuğunu, yeme davranışını denetim ettiğini, ekstrem açlık krizlerine girdiğini, yediklerini çıkardığını, gittikçe daha çok spor yaptığını yahut kilolarını güvenliğini sağlamak amacıyla müshil ilaçlarına yöneldiğini bildirmektedir.

Bulimia hastalığı genellikle yetişkinlik döneminin ilk dönemlerinde görülür. Mağdur şahıslar, bedenlerini beğenmek namına çok perhize yaparlar, bunun yanı sıra gittikçe şiddetlenen açlık hisleriyle ve yeme krizleriyle savaşmak zorundadılar. Bulimia hastalığının ekstrem zayıflığın devamında oluşması dahi nadir rastlanan bir vaziyet değildir. Bu hallerde ekstrem zayıflık hastalığının semptomları azalır ve beden ağırlığı normale döner. Ancak ardından, hastanın gene kusma, müshil ilacı gibi yollarla karşı koyduğu yeme krizleri başgösterir.

Bulimia Nervoza Hastalığı Kimlerde Görülür?


 Bulimia Nervoza hastalığı, belli bir vakit diliminde fazlası insanın yiyebileceğinden çok daha çok yiyeceği yeme hali ve bu atılım sırasında yeme kontrolünün ortadan kalktığı duygusuna verilen isimdir.

– Düşük özgüvenli şahıslar,
– Depresif bulguları olan şahıslar (mutsuzluğa meyilli, pekçok şeye karşı isteksizliği olan, bunlara ilave olarak uyku,iştah, yoğunlaşma, enerji problemleri, kıymetsizlik kanaatleri yaşayanlar)
– Sosyal tasa sorunu sorunu yaşam sürdüren şahıslar,
– Çocuklukta ekstrem düzeylerde tasa bulguları olan şahıslar
– Zayıf beden idealinin içselleştirilmesi.
– Çocukluk çağlarında seksüel ve fiziki istismar yaşayanlar
– Çocuklukta obezitenin (şişmanlık) varolması, er yaşlarda yetişkinliğe giriş
– Ebeveynin ekstrem yahut yetersiz düzeyde müdahaleleri risk etmenleri arasında sayılmaktadır.

Bulimia Hastalığı Nasıl Başlar?


 Bulimia hastalığında türlü etken ve şartlar beraber etkilidir. Buna mesela, çok ince olmaktan geçen garplı uygun zarafet zihniyeti ve çok kalorili besinlere devamlı erişimin olması gösterilebilir. Toplumsal faktörler, kişinin biyolojik (mesela irsiyet), şahsi (mesela düşük özdeğer) ve geçmişiyle alakalı (mesela yakın birinin ölümü) özellikleriyle beraber tesir ederler. Bu dahi bulimianın oluşumunu ve devam etmesini tetikleyebilir yahut kolaylaştırabilir. Özellikle kimler risk altında?

Özellikle 18-24 yaş arası genç bayanlarda bulimia hastalığı riskinin yüksek olduğu kabul edilir. Özgüveni az olan, kendilerini genellikle beden ve kiloları üzerinden tarifleyen, sık sık perhiz yapan ve sosyal çevrelerinden az dayanak gören şahıslar dahi tıpkı şekilde yüksek risk altındadır. Kilo ve vücutla alakalı özel şartlar koşan mesleklerde dahi (mesela mankenlik, dans, profesyonel spor) gittikçe daha çok ademoğlu bulimia hastası oluyor.

Bulimia hastası olup olmadığınızı nasıl anlarsınız?


Bulimia hastalığı derhal bir günde oluşmaz. Mağdurların ercecik yardım aramaları çok önemlidir çünkü hastalığın sonlandırılması zaten tedaviye acele başlanmasına bağlıdır. Bir yeme sorunu başlangıcının bulguları bunlar olur: Çoğunlukla ilk olarak familya hekimiyle görüşülür. Mağdurun b bulimia hastası olup olmadığı şayet, fakat bir yetkin doktor yahut psikoterapistin kapsamlı teşhisiyle meydana menfaat. Bunun amacıyla detaylı bir bedensel muayenenin yanında, hastanın yeme davranışı ve buna karşı önlemler ila ilgili detaylı bir müzakere dahi yapılır. Muayene neticesine göre hangi tedavi şeklinin tavsiye edileceğine karar verilir.

Bulimia Nervoza Hastalığı Nasıl Tedavi Edilir?


 Yaklaşık her üç bulimik hastadan biri, psikoterapi ila daimi olarak iyileştirilebiliyor. Eğer bir tutum terapisi muhtemel değilse, yaklaşıma göre bir tedavi dahi düşünülebilir. Önemli olan, tedaviyi yapan terapistlerin yeme bozuklukları alanında özel verilerinin ve mühim tecrübelerinin olmasıdır.

Yaşı ufak hastalarda genellikle, hastaların dahi fikiri alınarak hasta yakınları birtakım vakitler terapiye dahil edilir. Ayakta psikoterapide mağdurlar genellikle psikoterapistle haftalık görüşmeler yapar. Tedaviyi yapan hekimle anlaşarak tedaviyi bitirmesi yönünden ara sıra ilaç alınması dahi manalı olur. Ayakta tedavi tek başına yeterli olmazsa, bir hastanenin uzmanlaşmış alanında yataklı tedavi tavsiye edilir.

Yeme bozuklukları ölüm sebebi olur mu?


 Anoreksiya nervoza ve bulimiya nervoza psikiyatrik hastalıklar içerisinde en ölümcül olanlarıdır. Özellikle anoreksiya nervozalı hastaları daha çok vefat riski altındadır. Sonuç olarak, ailelerin çocuklarını gözlemleyerek bu sorunların bir yahut birkaçını çocuklarında ayrım etmesi halinde derhal tıbbi bir dayanak alması gereklidir. Ergenlik çocuğun şahsiyet yapısının oturduğu bir dönemdir. Bu dönemde karşılaşılan psikolojik ve fiziki sorunlara karşı daha titiz olmamız gerekir.

Bulimia Nervoza Hakkında Her Şey


 Yeme-çıkarma bağımlılığının (yetkin dilinde Bulimia nervoza yahut Bulimia denir) karakteristik özelliği, sık sık gelen yeme krizleridir. Bulimia mağduru insanlar, kısa bir vakitte ekstrem miktarda kalori alımında bulunurlar. Bu şiddetli açlık krizlerini denetim edecek ve hangi gıdadan ne kadar yiyeceklerini belirleme edecek halde değildirler. Utandıkları amacıyla dahi bulimikler genellikle yeme krizlerini saklamaya çalışırlar. Çoğunlukla normal kiloda olsalar dahi şişmanlamaktan korkarlar.

Bulimiya nervozada bilişsel davranışçı terapi ve ilaçla tedavi  beraber yapılmaktadır. Terapiler ila er devir travma yaşantıları ve bunlara yönelik çalışmalar, stresle mücadele, vücudu pozitif kavrama, duygudurumla alakalı düzenlemeler ve dürtü denetimi sağlama konularında ilerleme sağlanır. İlaçlı tedaviler ila tasa ve depresif belirtilerde normalleşme, hiddet denetimi alanında iyileşmeler gerçekleştirilmektedir. Bilgiler Sağlık verilerinin bir psikoterapist yahut hekimle görüşmeyi yalnızca destekleyebileceğini ancak katiyen ikame edemeyeceğini lütfen unutmamalısınız!

Üniversite Bursu Veren Kurumlar 2020-2021

Hiç yorum yok
Üniversite Öğrencileri Toplanın! 2020-2021 Burs Veren Kurumların Sıralı Tam Listesi... Bir eğitim öğretim devresi daha başladı ve bilhassa yeni kazanan üniversite öğrencileri amacıyla parasal açıdan zor günler kapıda. Bu hali aşabilmek, parasal açıdan daha rahat bir şekilde okuyabilmek amacıyla üniversitede burs alabilmek çok mühim. Devlet aracılığıyla alınan burslar sayılmazsa, hususi vakıf ve kurumlardan dahi burs temin edebilirsiniz. Bunun amacıyla birtakım şartlar söz hususu naturel. Gelin üniversitede yeni devir başlarken başvurabileceğiniz burslara, burs veren kurumlar ve vakıflar listesine daima beraber bakalım.

Karşılıksız Üniversite Bursu Veren Kurumlar 2020-2021


Yükseköğrenim Bursları Başvuru Koşulları


 Yüksek Lisans ve Doktora Bursları amacıyla Başvuru Koşulları Yüksek Öğretim Kurumlarının ara sınıf öğrencileri, eğitim kurumlarından alacakları yüksek öğretim hali belgelerini ve dilekçelerini, birinci sınıf öğrencileri şayet mezun oldukları lise yahut lise dengi mektep müdürlüklerinden alacakları orta tahsil hali belgelerini ve dilekçelerini, kurumlarına gönderilen örneklere elverişli olarak hazırlanmış şekilde vakıfa verirler.

Yurt dışı bursları, sadece yüksek lisans amacıyla ve lisans eğitimini Yümlü Vakfı’nın bursu ila tamamlamış olan bireylere sağlanmaktadır. Bu ön koşulları karşılayan bursiyerler, üniversite yahut yüksek okulunu üstün başarı ile tamamlamış ve dil biliyor olmaları durumunda başvurabilmekte ve Vakıf yönünden uygun görülen adaylar arasından seçilmektedirler. Vakıf yönünden sağlanan burslar içerisinde yurtdışı bursları karşılıklıdır.

Karşılıksız Üniversite Bursu Veren Kurumlar 2020-2021


 Burslar, başarı oranı yüksek öğrencilere Yönetim Kurulunca yapılacak değerlendirmeye göre verilir. Burstan yararlanma edebilmek amacıyla öğrencinin okuldan, rastgele bir hususi kurum yahut kuruluştan ayrıca burs almamış olması kuraldır. Burs talebinde tespit edilen adayın, burstan yararlanabilmesi amacıyla öngörülen şartlara uyması, Yönetim Kurulunca bursiyerliğinin kabulü lazım olur. Yönetim Kurulu’nun elverişli gördüğü sürece bursiyerlerin burs alabilmeleri amacıyla öğrenime ara vermemiş olmaları ve öğrenimlerinin aksaksız devam etmesi kuraldır.

Vehbi Koç Vakfı


Vehbi Koç Vakfı üniversite öğrencilerine en yüksek burs sayısını veren vakıf olarak biliniyor. Meslek Lisesi Meleket Meselesi Projesi dahil 10 bin öğrenciye burs vermeyi hedefliyor.

Darendilliler Eğitim Vakfı


Darendilliler Eğitim Vakfı Karşılıksız burs veren öğrencilerinden "Kamu haklarından yasaklı olmamak, T.C. vatandaşı olmak, Türkiye’dahi ikamet ediyor olmak Doğal yıkım, kaza gibi türlü nedenlerle mağdur hale düşen ve bu durumlarını belirleyen öğrenciler burstan ilk olarak yararlandırılır,  Aylık nakit ödeme biçiminde diğer bir burs desteği almıyor olmak, ( KYK Hariç) Aynı aileden DASEV Burs Programı’na devam eden diğer bir öğrencinin olmaması, Başvurularda puanların denk olması durumunda kız çocuklarına öncelik tanınır." gibi şartlar aramakta.

Fatih Gençlik Vakfı


Sadece İstanbul'dahi rastgele bir üniversitede eğitim gören erkek öğrencilere burs olanağı sağlayan bir kurumdur.

Çağdaş Eğitim Vakfı


T.C Vatandaşı olmak, familya gelir seviyesi düşük ve gereksinim sahibi olmak, İstanbul vilayet sınırları içerisinde okuyor olmak, ara sınıflarda okuyan öğrencilerin not ortalaması minimum 2.00 olması ve alttan dersi olmamak ve vakıf üniversitelerinde okuyanların %100 burslu olması şartları aranmaktadır.

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD)


Şubeleri  olan illerdeki devlet üniversitelerinde okuyor olmak , (şube listesi amacıyla tıklayınız) KYK hariç, diğer bir kamu kuruluşu yahut hususi kuruluştan burs almamak, ara sınıflar amacıyla umumi not ortalaması minimum 2.00 olup bir üst sınıfa geçiş hakkını kazanmış olma şartları aranmaktadır. Açık Öğretim’dahi okuyanlar, uzaktan öğretim görenler, hususi üniversitede  okuyanlar, devlet üniversitelerinin son sınıfında okuyanlar ve 01.01.1993’ten evvela doğanlar başvuramaz.

Darüşşafaka Cemiyeti


Darüşşafaka Cemiyeti, Darüşşafaka Lisesinden mezun olarak üniversiteye devam eden mezunlarına karşılıksız burs desteği karşılamaktadır. Bursiyerlerin tespitinde temel alınan ölçütler, burs miktarları ve bursun devamıyla alakalı koşullar Darüşşafaka Cemiyeti’nin hazırladığı yönetmelik hükümlerince belirlenmekte ve her sene uygulanan çağrılar aracılığıyla mezunlarına duyurulmaktadır. Burs miktarları, mezunlarının üniversite giriş sınavı dereceleri ve üniversite öğrenimleri süresince gösterdikleri akademik başarıya göre değişiklik göstermekte ve burslar eğitim senesi süresince 9 ay süre ile verilmektedir.

Eget Vakfı


Türkiye genelinde lisans düzeyinde tahsil gören, görecek olan ve görmeye hak kazanmış; fakat öğrenimine parasal imkansızlıklar sebebiyle devam ediyor zorlanan öğrencilere geri ödemesiz burs vermektedir. Ara sınıflar amacıyla, umumi başarı ortalaması 4 üzerinden minimum 2,5 notunu tutturmuş, bir üst sınıfa geçiş hakkını kazanmış olmak ve EGET Vakfı idare kurulunun onaylayacağı bir kurum yahut sivil cemiyet kuruluşunda, senede 3 (üç) gün, bir sosyal mesuliyet projesinde çalışmayı kabul etme şartları aranmaktadır. İki yıllık meslek yüksekokulundan dikey geçiş sınavı ila 4 yıllık üniversite programına geçen öğrenciler dahi EGET Vakfı bursuna başvurabilirler.

NEF Vakfı


Başka bir kamu yahut hususi kurumdan aylık, ücret yahut burs almamak ( KYK kredisi, şehit ve gazi çocukları, %40 ve üzeri özürlü raporu olanlar ve devlet koruma ve bakım altında yetişen adaylar hariç), familya aylık gelirinin minimum düzeyde yahut altında olması, ara sınıfta okuyan öğrenciler amacıyla umumi başarı ortalamasının 4 üzerinden minimum 2,0 olması ve bir üst sınıfa geçiş hakkına sahip olmak, sosyal mesuliyet çalışmalarına gönüllü iştirak arzulamak ve sosyal mesuliyet bilincine sahip olmak şartları aranmaktadır. Lisans öğrencilerine verilmektedir. Hazırlık sınıfları başvuruya dahil değildir. On öğrencilerine verdikleri “Yıldız Çocuk Bursu” ila öğrencilerin eğitim yaşamı süresince verilen tam kapsamlı eğitim desteğinin beraberinde sosyal zekalarını dahi geliştirecek aktivitelere katılmalarına destek verilmektedir. Verilen burslar kesintisiz 12 ay süresince devam etmektedir. Bursiyerleri arasında, her sene o eğitim döneminde en etkin olan öğrencileri dahi devir nihayetinde 1.500 TL ’lik “Üstün Başarı Bursu” verilmektedir.

Türk Eğitim Vakfı


2020-2021 burs müracaat tarihi 2-22 Eylül arasında olacak olan TEV'in burs miktarı aylık 700 TL burs sağlıyor.

Sabancı Vakfı


Ekim-Haziran ayları süresince toplam 9 ay burs olanağı yayınlayan Sabancı Vakfı'na başvurular, okumakta olduğunuz üniversite aracılığı ile gerçekleşiyor. Lisans öğrencileri amacıyla 500 TL'lik burs olanağı sağlanıyor.

Yüksek Lisans Nasıl Yapılır?

Hiç yorum yok
Yüksek lisans eğitimi  “Master”  biçiminde dahi adlandırılmaktadır. Yüksek lisans müracaatı uygulamak amacıyla şayet tezli yüksek lisans yapmayı düşünüyorsanız, yeterli puan almış olmanız ve müracaat yaptığınız uygulamanın yerine getirmeniz gereklidir. Tezsiz Yüksek Lisans eğitimi  amacıyla şartı aranmamaktadır. Peki Yüksek Lisans Nasıl Yapılır?

Yüksek Lisans Nedir?


Yüksek Lisans Nedir?


 Tezli Yüksek Lisans Tezli yüksek lisans programının amacı , öğrencinin bilimsel soruşturma yaparak verilere erişim, bulguyu takdir ve yorumlama becerisini kazanmasını sağlamaktır. Kısaca özetlemek gerek görülürse tezli yüksek lisans eğitimi akademisyenlik yolunda atılmış ilk adımdır. Eğer öğretim üyesi olmak gibi bir düşünceniz aksi halde yüksek lisans eğitiminizi tezli yapmanız önerilmez.

Tezsiz yüksek lisans uygulaması çoğunlukla akşam dersleri şeklindedir. İkinci öğretim eğitimi gibi düşünebilirsiniz. Bu uygulama toplam otuz krediden az olmamak koşuluyla asgari on tane ders ila bir devir projesi dersinden meydana gelir. Dönem projesi dersi kredisiz olup etkin yahut başarısız olarak değerlendirilir. Öğrenci, devir projesinin alındığı yarıyılda devir projesine kayıt yaptırmak ve yarıyıl nihayetinde yazılı bir rapor vermek zorundadır. Tezsiz yüksek lisans programlarının nihayetinde yeterlik sınavı uygulanabilir.

Yüksek Lisans Başvuru Şartları Nelerdir?


 Bir Yüksek Lisans programına ilk olarak diplomanızı almış olmanız gerekiyor. Üniversitelerin istedikleri belgeler  birbirinden birtakım noktalarda değişiklikler gösterse dahi temel olarak istenilen belgeler ve lüzumlu koşullar alttaki gibidir (Bazı Tezsiz uygulamalar amacıyla ALES şartı ): Başvuru yaptığınız üniversite bu belgelerin hepsini isteyebilir yahut bazılarını istemeyebilir. Bazı enstitüler bunlara ilave olarak diğer belgeler dahi isteyebilirler. Uzmanlaşmak isteyenler en umumi yüksek lisans yapma amaçları şunlar olsa dahi daha değişik hedefler ila dahi yüksek lisans yapmaya karar verilebilir.

Yüksek lisans nasıl yapılır?” sorusunun cevabına gelmeden evvela yüksek lisansın tanımını yapalım. Yüksek lisans, lisans eğitimi bittikten sonra devam edilen eğitim sistemidir. Halk arasında “Master” biçiminde dahi bilindik yüksek lisans, eğitiminizi tamamladığınız bölgede hangi alanda uzmanlaşmak istiyorsanız o alan üstünde yapılır. Yüksek Lisans, tezli ve tezsiz olmak suretiyle ikiye ayrılır.

Tezli Yüksek Lisans

Tezli yüksek lisans uygulaması, öğrencinin bilimsel incelemeler yaparak verilere erişmesini, verileri değerlendirmesini ve yorumlama becerisini kazanmasını temel alır. Akademisyen olmayı hedefliyorsanız net olarak bu yolu tercih etmelisiniz. Aynı vakitte, vaktiniz var şayet ve yüksek lisansa ücret ödemek istemiyorsanız gene tercihinizi tezli uygulamalardan yana kullanabilmeniz mümkün. Bu uygulamanın süreklilik zamanı dört yarıyıldır. En çok altı yarıyılda dahi tamamlanır. İlk senesi derslerle, ikinci senesi çabuk yazma süreci ila geçer. Tezli yüksek lisans yapmayı düşünüyorsanız ALES’e girip yeterli bir puan almış olmanız gerekiyor.

ALES’ten almış olduğunuz puanın yeterli olup olmadığı şayet, üniversitelerin istediği puana göre farklılık gösterebilir. Ayrıca ALES puanınız ne kadar yüksek olursa olsun müracaat yaptığınız uygulamanın koşullarını sağlamanız gerekiyor. Başvurularda asgari 55 ALES puanı şartı aranır. Bu koşul, YÖK yönünden tespit edilen ALES puanı şartı olmakla beraber üniversitelerde bu puan, baştada belirttiğimiz gibi farklılık gösterebilir.

Tezsiz Yüksek Lisans

Mezun olduğunuz eğitim bölümünde yahut değişik bir alanda akademik bilginin programa geçişinin hedeflendiği bir sistemdir. Bu uygulamanın süreklilik zamanı iki yahut üç yarıyıldır. Tezli yüksek lisans programının tersine tezsiz yüksek lisans programında ALES şartı aranmıyor. Ve vaziyet bütün üniversitelerde tıpkı. Sadece lisans eğitimindeki başarı notunuz ila müracaat yapabiliyorsunuz. Bu programda çabuk hazırlanmıyor ama bitirme projesi hazırlanıyor. Proje nihayetinde talebe, etkin ve başarısız olarak değerlendirilmeye alınıyor. Öğrencinin, bitirme projesini hangi yarıyılda aldıysa o yarıyılda projesine kayıt olması ve yarıyıl bittiğinde yazılı bir şekilde rapor vermesi gerekiyor. Bu uygulamanın nihayetinde yeterlilik sınavı dahi uygulanabilir. Bu uygulaması başarı ile bitirenlere Yüksek Lisans Diploması veriliyor.

Yüksek Lisans Mülakat Süreci


 Mülakat Süreci Tezli yüksek lisans programında, üniversitelerin belirttiği koşullara sahip olan adaylar arasında, en çok ön takdir puanına sahip olanlar, belirtilen tarihte mülakata çağırılır. Mülakata giren adayların takdir kriterlerine, almış olduğu görüşme puanı dahi katılır. Mülakat esnasında öğretim görevlileri, başvuran öğrenciler arasında, kimin uygulama ile ilgili ne kadar bilgi sahibi olduğunu kavramak amacıyla uygulama ile ilgili türlü sorular sorar. Başvurduğunuz uygulama ile ilgili yeterli bilgiye sahipseniz bu aşamada zorlanmayacağınızı düşünüyoruz.

Yüksek Lisans Ücretleri


 Devlet üniversitelerinde tezli yüksek lisans hakkı kazandıysanız, bedava öğrenime devam edersiniz. Vakıf üniversiteleri ve tezsiz yüksek lisans şayet ücretlidir . Yüksek lisans ücretleri, üniversitelerin hususi olarak belirttiği ücretlerdir. Bu ücretler ile ilgili net bulguyu üniversitelerin internet sayfasından alabilirsiniz.

Yüksek Lisans Yatay Geçiş Yapma


 Yüksek lisans eğitiminde yatay geçiş yaparak üniversite yahut bölümünüzü değiştirebilirsiniz. Geçişler, muadil lisansüstü uygulamalar arasında yapılır. Yatay geçiş uygulamak amacıyla birtakım şartlar aranır. Bu şartlar: Geçiş uygulamak dilediğiniz üniversitenin koşulları bu şartlardan değişik olur. Genel olarak sizin amacıyla listeledik ama gene dahi internet sitelerinden bu koşullara bakarsanız daha sıhhatli olacaktır. Yurt Dışı Yüksek Lisans Yaşadığı ülkede yüksek lisans uygulamak isteyenler ne kadar fazlaysa, vatan dışında kariyer yapmayı hedefleyenler dahi oldukça çok.

Yurt Dışı Yüksek Lisans Başvurusu Nasıl Yapılır?


 Öğrenciler amacıyla yurtdışında okumak ve bir üniversiteye müracaat etmek, ilerleyen teknoloji ve internet yardımıyla bundan sonra kolaylıkla ulaşabildikleri bir olgu durumuna gelmiştir. Çoğu talebe bu hayallerini gerçekleştirebilmek amacıyla her sene, hayat sürdürdükleri ülkelerin dışında eğitim alırken, dünya genelinde sonsuz fırsatlar kazanıyorlar. Bunlar arasında etkileyen ülkelere gezi etmek, yeni yerler ve kültürleri bulmak, milletlerarası bir aga katılmak, hayallerindeki kariyeri elde etmek, ecnebi dil yeteneklerini ilerletmek en besbelli sebeplerdir. Her sene dünyanın dört bir yanından talebe, lisans yahut lisansüstü eğitim alabilmek amacıyla yurtdışında okuma kararı alırken, büyük çoğunluk hala birtakım şüpheler ve kaygılar sebebiyle hayallerinden vazgeçiyor. Bunun en mühim sebebi şayet yurtdışı eğitim ve hayat masraflarıdır. Ancak gerçekleştireceğiniz bir oran soruşturma yardımıyla gerçekte yurtdışında okumak amacıyla çok türlü imkanlar sunulduğunun ve fazlası öğrencinin bu fırsatları göz ardı etttiğini görürsünüz.

Yüksek Lisans Derecesi Nedir?


 Üniversite eğitiminizin en mühim parçalarından biri olan yüksek lisans eğitimi, lisans derecelerini tamamlayıp alanlarında uzmanlaşmak talip, incelemenin ön planda olduğu ve çoğunlukla bilimsel bir makale yani tezle sonlandırıldığı yüksek öğretim şeklidir. Genel olarak yurtdışı yüksek lisans eğitimleri, kurs tabanlı taught master ve soruşturma tabanlı research master olarak iki gruba ayrılır. Taught master uygulamaları; dersler, seminerler, laboratuar çalışmaları üstüne kuruluyken, research master uygulamaları şayet öğrencilerin bir öğretim üyesi yönünden denetlenen kendi soruşturma projelerini yürütmesini gerektirir ve kurs tabanlı programlara göre azıcık daha uzun sürer. Aynı vakitte yüksek lisans dereceleri uzmanlık düzeyine, mevzu ve uygulama çeşitlerine göre MA-Master of Arts, MSc-Master of Science, MRes-Master of research, MPhil-Master by Research, MBA-Master of Business Administration, LLM-Master of Laws gibi içeriklere sahiptir.

Neden yüksek lisans eğitimi almalısınız?


Günümüzde lisansüstü eğitim, öğrenciler amacıyla alanlarında uzmanlaşmak yahut belli nitelikler kazanmaktan daha çok bir zaruret durumuna gelirken, her sene aniden çok talebe yurtdışı yüksek lisans eğitimi amacıyla bir üniversite arayışı içine girer. Artık işverenler amacıyla adaylarda aranan en kıymetli nitelikler arasında yüksek lisans yeterliliği gelirken, yeni mezun öğrenciler içinse iş umutları ilerletmek ilk sıradadır. Bugün bilhassa sıhhat ve tıp, finans, istatistik, pc bilimleri, mühendislik ve teknoloji gibi alanlarda yüksek lisans mezunları amacıyla yüksek kazançlar ve prestijli kariyer fırsatları sizi bekler. Aynı vakitte master eğitimi alacağınız üniversitelerin sağlayacağı stajlar, profesyonel ağ ve ülkelerin mezuniyetten sonra çalışma izni sağlaması öğrencilere benzersiz fırsatlar sunar.

Vücuttaki Ödem Nasıl Atılır?

Hiç yorum yok
Hızlı şişkinlik atmak amacıyla yapılması gerekli olanlar! Ödem söktürücü tavsiyeler... "Ödem nedir?" sorusunun cevabını merak etmeyen nerdeyse yok! "Ödem nasıl atılır?" sorusuna verilecek pekçok naturel usul ve tarifleri bulunuyor.

Ödem Atan Bitkisel Çaylar Var mı?


Ödem Nedir?


 Dokularda tespit edilen çok sıvıların yol açtığı su miktarı demek olan şişkinlik, atılamadığında bedenin türlü bölgelerinde şişlikler meydana gelir. İşte süratli şekilde yapılması gerekli olanlar...

Ödem Belirtileri Nelerdir?


 Ödem, gebelik esnasında yahut bir yaralanma ardından geçici bir durumun neticesi biçiminde dahi karşımıza çıkabilir. Ödem ayrıyeten kalp, böbrek yahut karaciğer hastalığından dahi kaynaklanabilir yahut bir ilacın yan tesiri olur.

-Dokularda, bilhassa kol ve bacaklarda, cilt altında meydana çıkan şişkinlik
-Ciltte gerginlik ve parlama
-Şişlik olan bölgelere birkaç saniye baskı yapılıp bırakıldıktan çukurluk oluşması
-Artmış karın büyüklüğü
-Nefes darlığı -Solunum güçlüğü
-Göğüs ağrısı

Ödem atılmadığında türlü sıhhat problemini dahi yanında getirebilir.

Ödem Neden Olur?


 Ödem ara sıra kadınların gebelik ve luteal safha zamanlarında dahi (bir regl süreci) yoğun görülebilmektedir. Ödem çok çok tuzlu ve mineralli beslenmek ila alakalı olabileceği gibi birtakım sıhhat problemleri ila dahi gerçekleşebilir. Uzun zaman durgun ve tıpkı pozisyonda durmak dahi ödeme neden olur. Bazen ilaçların dahi bedenin su tutmasına neden olduğu görülmektedir. Bu sebeple şişkinlik niçin olur sorusunun tek bir yanıtı yoktur.

Hem kadınlar üstelik erkekler sıhhatli oldukları sürece vücutlarındaki ödemi atmak isteyebilirler. Burada ödemin miktarı, kol yahut bacak mekanlarındaki şişliğin ne kadar olduğu önemlidir. Şişlik epey besbelli şayet kesinlikle doktora danışılması lazım olur.

Vücuttaki Ödem Nasıl Atılır?


 Vücudun su tutması biçiminde dahi anlatılan bu vaziyet genellikle zarar vermeyen olsa dahi ara sıra sıhhat problemlerinin işaretçisi dahi olabilmektedir. Magnezyum minerali ve birtakım yöntemler bedende ödemin atılmasına yardım edebilir. Peki, şişkinlik nasıl atılır? Ödemden kurtulmanın yolları nelerdir?

  • Günlük tüketilen tuz miktarı düşürülmelidir. İşlenmiş kuruyemişlerde, turşularda, cips ve krakerlerde ekstra tuz yer alır. Bunları tüketmekten kaçınılmalıdır. Yemeklerdeki tuz miktarı günlük 6 gramı geçmemelidir.
  • Gün içerisinde tüketilen su miktarı 2 litreye çıkarılmalıdır. İçilen meyve suları ve çaylar, su miktarına dâhil edilmez.
  • Alkol, kafein ve tütün kullanmayın Bu mamüller ödemi artırabilir ve umumi sağlığınızı dahi negatif yönde etkileyebilir.
  • Ayrıca ekstrem yağ kullanımı, ödemi kötüleştiren karaciğer, safra kesesi ve sindirimin sıhhatli fonksiyonunu dahi negatif yönde etkileyebilir.
  • Bedeninize elverişli antrenman programlarını uygulayın Ödemden yeterli hareket ve egzersizle kurtulabileceğinizi unutmamalısınız. Ancak çok çok egzersizinde ödeme niçin olabileceği gerçeğini sakın unutmamalısınız.
  • Lif oranı yüksek besinlere ağırlık verilmeli, bol miktarda yeşillik ve meyve tüketilmelidir.

Ödemden Kurtulmanın Yolları


 Bazı dönemlerde vücudunuzun bir su balonu gibi likit dolu olduğunu hissediyor musunuz? Vücudunuzun içerisinde ekstrem likit birikmesi halinde su tutma meydana gelir, bu vaziyet olarak tariflenir. Ödem dolaşım sisteminde yahut dokularda meydana gelir.Ödem varlığında karnınızı, yüzünüzü, ayak ve el bileklerinizi ve ayaklarınızı şişkin, kendinizi dahi bezgin hissedebilirsiniz.

Ödem Nasıl Tedavi Edilir?


 Ödem tedavisi amacıyla ilk olarak ödemi yapan niçin saptanıp onun tedavi edilmesi gerekmektedir. Genel olarak ödemi çözmenin en kolay yolu vücuttan sıvıyı uzaklaştırmaktır. Bu nedenle hekimlerin en çok kullandığı ilaçlar diüretik yani sidik söktürücü ilaçlardır. Hastanın kendi başına türlü sidik söktürücü maddeler kullanarak vücuttan ödemi atmaya çalışması doğru değildir. Çünkü denetimsiz olarak bu ilaçların kullanılması; vücuttan çok likit kayıbı, ilkin sodyum ve potasyum olmak suretiyle, elektrolitlerin kaybolmasına ve hastanın mühim zararlar görmesine niçin olur. Zorunlu olarak diüretik kullanan hastaların seyrek doktor kontrolünden geçmeleri, potasyum sodyum gibi elektrolitlerine baktırmaları gerekmektedir.

Ödem Atan Bitkisel Çaylar Var mı?


 Evet. Halk arasında kullanan birtakım bitkisel çaylar ve otlar vücuttan su atılmasını sağlayabilir. Siyah çay, kahve sidik söktürücü etkileri olan maddelerdir. Ancak ödemi atıcı olarak kullanılmaları elverişli değildir.

Adaçayı, ıhlamur, yeşil çay, kantaron otu,  anason, biberiye, rezene, nane limon çaylarının bir alanı sidik aracılığıyla bir alanı dahi bağırsakları hızlandırarak vücuttan likit atılmasını sağlayabilir. Bunların bir alanı bağırsak düzenleyici olmasından bağırsaktaki gazı giderip karın şişkinliğini azaltabilirler. Ancak ödemi olduğunu düşünen hastanın kesinlikle doktora başvurması lazım olur. En sık uygulanan yanılgı ödemi kolay bir rahatsızlık olarak görmektir.

Bubonik Veba Nedir? Nasıl Bulaşır?

Hiç yorum yok
İlk kez Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve kısa sürede bütün dünyaya sunulan corona virüsü sonrasında Çin’den bir kötü haber daha geldi. Çin’e tabi İç Moğolistan'daki bubonik veba bulguları gösteren hastaların olmasıyla birlikte alarma geçildi. Peki, bubonik veba nedir? Bubonik Veba belirtileri nelerdir?

Bubonik Veba Belirtileri Nelerdir?


Bubonik Veba Nasıl Bulaşır? Bulguları Nelerdir?


 Dünya corona virüsü ila mücadeleye devam eder iken, Çin'dahi bubonik olay (kara veba) görülmesi yetkilileri alarma geçirdi. Sosyal medya kullanıcıları, bubonik veba nedir sorusunun cevabını öğrenmek istiyor.

Bubonik Veba (Kara Veba) Nedir?


 Veba hastalığın en ölümcül türü olan bubonik veba, Ortaçağ Avrupa'sında yaşamı inme etmişti. Bu salgından sonra ‘Kara vefat' yahut ‘Kara veba' diyerek isimlendirilen bubonik veba, dağ sıçanlarında tespit edilen pireler aracılığıyla etrafa dağılıyor. Veba, Yersinia pestis bakterisi yönünden yapılan enfeksiyon hastalıklarının umumi adıdır. Veba hastaları mikrop kaptıktan sonra 2-8 gün içerisinde ansızın başlayan baş ve sırt ağrıları, ateş, titreme, kusma, soluk darlığı, bitkinlik, deri lekeleri, burun kanaması, kan tükürme, kasık ağrıları ve sürekli dikkatsizlik bulguları sergilerler. Dil kurur ve rengi kahverengileşir. Geçmişte belli dönemlerde bu hastalığın büyük salgınları yaşanmıştır.

14. yüzyılda kara vefat olarak kayıtlara geçen salgının, hıyarcıklı veba olduğu sanılmaktadır. Hıyarcıklı Veba Bir pire insanı ısırdığında ve yarayı açık kanla kirlettiğinde, veba taşıyan bakteriler dokuya geçer. Pestis hücrelerin içerisinde üreyebilir, bu nedenle fagositozlanmış olsalar dahi, hala yaşamda kalabilirler. Vücutta bir kere girdiklerinde, bakteriler interstisyel sıvıyı boşaltan lenfatik sisteme girebilir. Veba bakterileri,biri beta-adrenerjik blokaja yol açtığı bilindik birkaç toksin salgılar.

Pestis, enfekte olmuş insanın lenfatik damarlarından, lenf noduna ulaşana kadar akut lenfadenite niçin olur. Şişmiş lenf nodları, hastalıkla alakalı tipik buboları(hıyarcıklar) oluşturur ve bu buboların otopsileri, bunların çoğunlukla hemorajik yahut nekrotik olduğunu ortaya koymuştur. Eğer enf nodu patlatılmışsa, enfeksiyon kan dolaşımına geçerek sekonder septisemik vebaya yol açabilir ve akciğerlere geçerek sekonder pnömonik vebaya yol açabilir.

Bubonik Veba Nasıl Bulaşır?


 Vebanın farelerden bulaştığı kanısı sık görülür, ama aslında bakteriyi yayan bir tür piredir ve fareler dahi bu hastalığın kurbanıdırlar. Tarihte veba salgınlarından evvela şehirlerde büyük miktarda sıçan ölümlerinin ortaya geldiği görülmüş, ölmüş farelerle ilişki eden insanların, pire ısırması sebebiyle bu hastalığa maruz kaldıkları tespit edilmiştir. Hastalık, mikrop kapıldıktan 2-8 gün içerisinde kendini gösterir. Hastada ansızın başlayan baş ve sırt ağrıları, ateş, titreme, kusma, soluk darlığı, bitkinlik, deri lekeleri, burun kanaması, kan tükürme, kasık ağrıları ve sürekli dikkatsizlik görülür. Dili dahi kahverengi ve kurudur. Yapılacak ilk iş hastayı tecrit etmektir. Çevresindeki sıhhatli şahıslara koruyucu antibiyotik tedavisi uygulanmalıdır. Bugün amacıyla önemi olmayan ve eski devirlerde dahi muhtemel epey çok görülmeyen bu hastalığın tedavisi amacıyla geç kalmadan sıhhat kuruluşlarına duyurmak lazım olur.

Bubonik Veba Belirtileri Nelerdir?


 Hastalık çok sayıda türde olmasından bulguları dahi epey çeşitlidir. 'Hıyarcıklı veba' ('bubonik veba') veba hastalığının en süregelen biçimidir. Hastalığa adı verilen niçin olur. Bakteri bedene girdikten sonra 3 ila 8 gün içerisinde tesirini gösterir. Belirtileri şunlardır:

  • Yüksek ateş, üşüme duygusu, sıkıntı, amel ve adı verilen, lenf bezi şişmeleridir.
  • Deri altında ve iç organlarda kanama başladığı vakit dahi, akan kanın birikmesi neticesi ciltte kara lekeler meydana gelir.
  • Bunun beraberinde "Septisemik Veba" adı verilen veba türünde şayet titreme, kg kayıbı, bağırsak düzeninin bozulması, kusma, yüksek ateş, oral ve burundan kan gelmesi, dokuların ölümünden kaynaklanan kararmalar (nekroz) ve iç kanama en mühim belirtilerdir.

Sonuç olarak, ciltte ve başka organlarda kanama olur ve bu dahi al ve / yahut kara karışık döküntü ve hemoptizi / hematemez (kan öksürme / kusma) yol açabilir. Deride böcek ısırıklarına benzeyen yumrular vardır; şunlar çoğunlukla al ve ara sıra merkezde beyazdır. Tedavi edilmezse septisemik veba çoğunlukla ölümcüldür. Antibiyotiklerle er tedavi,mortalite oranını yüzde 4-15 arasında azaltır.

Bubonik Veba Nasıl Olur?


 En sık görülen veba türü olan Bubonik veba, bütün veba olgularının aşağı yukarı olarak %75'lik kısmını oluşturur. Pire ısırmasının bir iki gün sonrasında, ısırılan bölümde kızarıklıkla birlikte lenf bezlerinin şişmesi gözlemlenebilir. Bakteriden kaynaklanan enfeksiyon sebebiyle şişen lenf bezlerinde ısırıldıktan birkaç gün sonra iltihaplı bir likit gelmeye başlar. Hastalık bu aşamada tedavi edilmezse bakteri bedenin başka bölgelerine yayılarak çok daha önemli boyutlara ulaşabilir.

Vebadan en çok büyülenen organlardan biri dahi akciğerdir ve bakteri akciğere ulaştığında "Akciğer Vebası" isimli veba cinsini meydana gelir. Bu aşamada hastalık en ölümcül boyuta gelmiştir. Bulaşıcılığı başka veba çeşitlerine göre çok daha yüksektir. Hastalık bu aşamada tedavi edilmezse solunum yolları hasar görür ve bu vaziyet ansızın ölümlere yol açabilir. Bakteri akciğerde bulunduğundan öksürme ve aksırma ila hastalık başka insanlara kolaylıkla bulaşabilir. "Gastrointestinal Veba" başka veba çeşitleri ila tıpkı bulguları gösterir ve gene başka çeşitler gibi er tespit ila tedavisinin yapılması lazım olur. Tedavi edilmediğinde ölümlere yol açabilir.

Bubonik Veba Tedavi Yöntemleri Nelerdir?


 Hastalığın tedavisinde başarı oranının artırılabilmesi amacıyla en mühim nokta er teşhistir. Erken tespit edilen hastalık %100'e yakın bir şekilde tedavi edilebilmektedir. Tamamen farmakolojik yollarla tedavi edilen veba hastalığında rastgele bir cerrahi müdahale gerekliliği söz hususu değidir. Bakterinin bedende tespit edilmesinin sonrasında hızlı bir şekilde ilaç tedavisi başlatılmalıdır. İlaç tedavisine başlamak amacıyla geç kalınması halinde hastalığın ilerlemesi çok daha hızlı bir şekilde olur. Bu vaziyet tedavi sürecini uzatır ve zorlaştırır.

Bakteriyel bir hastalık olması ve tek bir bakteri türünden kaynaklı olarak oluşması sebebiyle veba hastalığının tedavisinde hususi ve kuvvetli antibiyotiklerden yararlanılır. Streptomisin, gentamisin, doksisiklin, ciprofloksazin ve kloramfenikol gibi antibiyotik türlerinden elverişli olanı hastalığın tedavisi amacıyla tercih edilebilir. Fakat şunlar arasından en sık sık sarfedilen ve bütün veba türlerinin tedavisinde tesirli olan antibiyotik türü kloramfenikoldür. Eğer siz dahi veba hastalığına dair bulgular taşıyorsanız, hemen bir sıhhat kuruluşuna müracaat ederek ayrıntılı şekilde muayene olur, lüzumlu teşhis testlerinizi bir an evvela yaptırabilirsiniz. Veba hastalığı ve başka bütün enfeksiyon hastalıklarında er tespit epey mühim olmasından tedavi sürecinize bir an evvela başlayarak hastalığı tamamıyla atlatabilir, hastalığın yakınlarınıza bulaşmasına ve vücudunuzda daimi hasarlar oluşturmasına engel olabilirsiniz.

Yazın Cilt Bakımı Nasıl Yapılmalı?

Hiç yorum yok
Cildiniz Yaza Hazır Mı? Pürüzsüz Bir Cilt İçin Tüyolar! Yaz sıcakları pekçok şeyi etkilediği gibi cildimizi dahi derinden etkiliyor. Kış süresince ışıltısını kaybeden cildinizin yaz sıcaklarıyla boğuşmasını istemiyorsanız işte karşınızda düzgün, parıltılı ve taze bir cilde kavuşmanızı sağlayacak tüyolar. Üstelik yazın cilt bakımı çok daha basit! Cilt tipinize göre yaz aylarında cilt bakımı...

Yaz Sıcaklarında Cilt Bakımı Nasıl Yapılır?


Yazın Cilt Bakımı Nasıl Olmalı?


  Yaz aylarına hususi cilt bakımı taktikleri Yaz ayları güneşin dahi tesiri ila cildimizi en çok korumamız gereken dönemlerdir. Hangi cilt bakımı nasıl yapılır?

Yaz aylarında yalnızca güneş değil, havuz suyundaki kimyasalların dahi cildimiz üzerindeki etkileri büyüktür. Bu sebeple yaz aylarında cilt bakımı yapılırken çok derin peeling’ler, derin soyma işlemleri yapılmamalıdır. Çünkü bu tür cilt bakımı işlemleri güneş sebebiyle ciltte leke bırakabilir. Tatile gitmeden bilhassa rutubet maskesi tesirli cilt bakımları, derin olmayan lekeler amacıyla tedaviler ve anti-aging cilt bakımları yapılabilir. Cilt bakımı dışında kuruluk amacıyla dahi krem kullanılmalıdır. Cildi nemlendirmek amacıyla uygulanabilecek cilt bakımı programları arasında mezolifting yahut mezoterapi yer alır. Bu uygulamalarda hyalüronik asit içeren bilhassa cilde yüksek oranda rutubet kazandıran bir madde yer alır ve çok ince iğnelerle cildin yüz, dekolte ve güneş gören yerlerine enjekte edilir. Bu dahi cildin çok vakit rutubet kazanmasını sağlar ve cilt bakımına katkıda yer alır. Böylece güneş hasarına karşı cilt mahfuz olur.

Yaz Sıcaklarında Cilt Bakımı Nasıl Yapılır?


 Güneşin zararlı etkilerinden korunmak amacıyla gölgede dahi şapka ve gözlük takılmalı ve koruyucu giysiler giyinilmelidir. Güneş ışınları, cilde hem akut üstelik kümülatif zarar verebilir. Akut zararlar kızarıklık ve güneş yanığı biçiminde ortaya menfaat. Kümülatif hasar şayet uzun seneler güneşte kalmanın yarattığı, derinin renginde ve bünyesinde değişmeler, deri kanserine dönüşebilen lider yapılar yahut deri kanserleri biçiminde kendini gösterebilir. Özellikle çocukluk döneminde ortaya gelen güneş yanıkları gelecekte melanom denilen deri kanserlerine zemin hazırlar. Bu sebeple bilhassa tatilde çocukların güneşin zararlı etkilerinden korunmaları ve cilt bakımlarına ehemmiyet verilmesi lazım olur. Güneş ışınları yaşlanmaya dahi niçin olur.

 Yazın cildinizi normal vakte göre daha çok kurur. Bu sebeple bilhassa yaz aylarında cildinize daha çok itina göstermeniz lazım olur. nda  yaparsanız, cildinizi güneşten, ekstrem sıcaktan yahut kurumasından kaynaklı oluşumunu dahi engellemiş olursunuz. Yaz mevsiminde cilt bakımı nasıl olmalı?

Cildinizi devamlı nemli tutmalısınız

Yazın cilt normal vakit göre değişik olarak daha çok kurur ve bu kuruma cildin soyulmasına neden olur. Güneş yanıkları ardından dahi cildinizde soyulmalar olacaktır. Bu sebeple bilhassa kuru cilt tarzına sahip lar, yaz mevsiminde buna daha çok ehemmiyet göstermeli. Cildinizin yaz aylarında kurumasına izin etmeden nemlendirici krem sürmeniz cilt bakımı amacıyla yapabileceğiniz şeylerin başında gelmektedir.

Ağır makyaj gerçekleştirmekten kaçının

Kapatıcı ve fondöten gibi ağır makyaj malzemelerini yaz aylarında muhtemel olduğunca kullanmayın, zira yazın cildiniz soluk alabilmek isteyecektir ve cildinize istediği oksijeni sağlayabilmeniz amacıyla cilt gözeneklerini açılmış tutmanız gerekiyor. Cildiniz oksijen alsın ki daha bakımlı ve canlı  olsun.

Mevsim meyvelerinden kendinize yüz maskesi yapın

Yaz aylarında, mevsim meyveleri ila gerçekleştireceğiniz yüz maskeleri cilt bakımı amacıyla size çok faydalı olacaktır. Beyaz dut, bu aylarda faydalanabileceğiniz en iyi meyvelerden bir tanesidir. Beyaz dut, size naturel bir cilt tonu sağlarken bunun beraberinde cildinizi besleyerek cilt bakımı amacıyla size dayanak olacaktır. Dutu ezerek suyunu yüzünüze bir fırça sayesinde sürün ve 20 dk bekletin, sonra durulayın yüzünüzü.

Günde İki Kere Duş Alın

Özellikle denize yahut havuza girdiğiniz günlerde duş almayı savsaklama etmeyin. Deniz tuzu vücudunuza iyi gelebilir ama bu tuzun vücudunuzda kalması cildinizi kurutacaktır. Aynı şekilde klorlu su dahi cildinize zarar verir. Ilık su ila duş alarak cildinizi bu dış etkenlere karşı koruma altına alabilirsiniz.

Peeling ile Tazelenin

Peeling yaparak cildinizdeki yara, iz ve lekelerden kurtulabilir yaza tazelenmiş bir ciltle giriş yapabilirsiniz. Dilerseniz bir zarafet merkezinde isterseniz evde gerçekleştireceğiniz peeling ardından cildinizin alt katmanlarından başlayan tekrar yapılanma süreci size düzgün bir görünüş kazandıracaktır.

Güneş Koruyuculu Krem Kullanın

Herkes yaz döneminde bronz bir cilde sahip olmak ister. Sizde dahi bu türlü bir talep varsa ve koruma faktörlü kremlerin sizi bronz bir tenden ırak tutacağını sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Koruma kremleri sürerek ak kalmış olmayacak, cildinizi zararlı UV ışınlarının etkilerinden korumuş olacaksınız. Üstelik yazın cilt bakımı kurallarının en önemlisini yerine getirmiş olacaksınız.

Bol Bol Su İçin

Yazın çok daha çok su kaybederiz. Bu su kaybının yarattığı olumsuzluklar cildimize dahi yansır. Susuz çoğalan cildimiz zaman içinde kurur ve pörsük bir görüntüye sahip olur. O yüzden yaz döneminde içtiğiniz su oranını artırmanızda yarar var. Günde asgari 8-10 bardak su ila taze sıkılmış meyve sularını tüketerek cildinizin rutubet oranını dengeleyebilirsiniz.

Yazın Pürüzsüz Bir Cilde Nasıl Sahip Olunur?


 Her mevsim, koşullarına göre cildimizde ve bedenimizde türlü etkiler bırakır. Yaz aylarında sıcaklar, güneş ışınları, deniz, havuz, klima gibi etkenlerle kurur ve yıpranır. Birçok cilt probleminin ortaya geldiği yaz aylarında, kötü etkilerden korunmak amacıyla doğru cilt bakımının nasıl yapılacağını bilmeliyiz. Cilt tiplerine göre yazın cilt bakımının nasıl olması gerekliliğini araştırdık. Cildin umumi özellikleri ve rutubet dengesinin yazın değiştiğini bildiren Dermatolog Dr. Yasemin Fatih Amato, cilt tiplerine göre amacıyla önerilerde bulundu… Yaz mevsiminde yağlanma eğilimi çoğalan bu ciltler, yazın cilt bakımlarına dikkat etmelidir. Sık sık denize girenler ekstrem yağlanmanın farkına varmazlar, zira deniz suyu ve güneş cildi kurutur. Fakat sivilceli ciltlerde en hafif izleri dahi lekelere dönüştürebilir.

 Cilt bakımı, yağlı cilt tarzına sahip şahıslarda kil içeren bir temizleyici ila yapılmalıdır. Temizleme ardından tonik ve yağlanmayı azaltan bir nemlendirici kullanılmalı. Kil, ciltteki çok yağı alan ama kurutmayan olağanüstü bir maddedir. Mikro süngerler içeren nemlendiriciler yahut losyonlar dahi çok yararlıdır. Bunlar ciltte ortaya gelen çok yağı emerek ekstrem yağlanmayı engellerler.

 Kuru cilt tarzına sahip şahıslar güneş ve denizden çok çok etkilenirler. Cilt süratle kurumaya başlar, çizgiler ve kırışıklıklar çok daha acele ortaya menfaat. Hem kış üstelik yazın yoğun cilt bakımı isterler. Cildiniz kuruysa yaz süresince titiz ve kuru ciltleri amacıyla hazırlanmış temizleyici yahut temizleme sütleri, alkolsüz bir tonik ve yoğun bir nemlendirici ila cilt bakımınızı yapmalısınız.

Yaz aylarında cilt bakımında sık uygulanan sorunlar nelerdir?


Yazın cilt sihhati amacıyla en mühim problemlerin başında cilt kuruluğu geliyor. Güneş ışınları, deniz ve havuzun etkisiyle cilt zaman içinde kuruyor, parlaklığını ve tazeliğini dahi kaybediyor. Özellikle yaz aylarında cilt kalitesinin önemine vurgu yapan Dr. Mustafa Karataş, ufak bir dokunuşla etraflıca nemlendirme ve parıltılı bir cilt görünüme kavuşmanın muhtemel olduğunu vurguluyor. Dr. Mustafa Karataş etraflıca nemlendirilmiş bir cilde ulaşmanın formülünü şu şekilde açıklıyor; “Cildin genç ve hoş görünmesi amacıyla cildin nemlendirilmesi çok mühim. Çünkü yeterli neme sahip olmayan ciltlerde kırışıklıklar ve çizgiler daha çok belirginleşiyor. Cildin kurumasına; güneş ilkin olmak suretiyle pekçok etken niçin olabiliyor.

Canlıların Ortak Özellikleri

Hiç yorum yok
yks Canlıların Ortak Özellikleri

Canlıların Ortak Özellikleri



 Tam canlılar birbirinden değişik karakteristik özelliklere sahip olmalarına karşın her canlı özel işlevlere sahip hücre ya da hücrelerden oluşur.

Hücresel Yapı

Tüm canlılarda esas yapı ve vazife birimi hücredir. Canlılar hücre sayılarına ve hücre yapılarına göre gruplandırılır. Bakteriler ve arkebakteriler prokaryot hücre yapısına sahipken ayrıyeten artan canlılar ökaryot hücre yapısına sahiptir. Tüm prokaryotlar tek hücreliyken ökaryotlar tek yahut çok hücreli olur. Her canlı hücrelerden oluştuğu gibi her canlının hücresinin içeriği dahi büyük oranda birbirine benzeri. Tüm canlı hücrelerde karbonhidrat, protein, yağ, su, mineral ve nükleik asit belli oranlarda yer alır.

Beslenme

Canlılar hayatsal faaliyetleri amacıyla lüzumlu olan enerjiyi elde edebilmek amacıyla beslenmek zorundadır. Beslenme yönünden canlılar üç gruba ayrılır.

Heterotrof Beslenme

Besinini haricen hazır alan canlıların yaptığı beslenmedir. Heterotrof beslenme çok çeşitlidir.

Ototrof Beslenme

Besinini kendi yapan canlıların yapmış olduğu beslenmedir. Bu canlılar besini haricen hazır almazlar yalnızca besini üretmek amacıyla lüzumlu olan çiğ maddeyi haricen alırlar. Ototrof beslenme dahi iki değişik düzenek ila gıda üretilir. Bu mekanizmalar fotosentez ve kemosentezdir. Fotosentez yaparak gıda yapan canlılarda klorofil yer alır.

Hem Ototrof Hem Heterotrof Beslenme

Gerektiğinde besinini haricen hazır alan gerektiğinde besinini üretebilen canlıların yapmış olduğu beslenmedir.

Hücresel Solunum

Canlılar ömürlerine devam edebilmek amacıyla lüzumlu olan enerjiyi gıdalardan karşılar. Besinin bünyesinde tespit edilen enerjiyi kullanmak mümkün duruma getirmek amacıyla dahi hücresel solunum yaparlar. Hücresel solunum temel olarak iki şekilde yapılır.

Oksijensiz Solunum

Besinin parçalanması sürecinde oksijenin kullanılmadığı hücresel solunumdur. Bazı canlılar bölme amacıyla oksijen dışı solunum gazları kullanırken bazıları hiç bir şey kullanmadan bu prosedürü gerçekleştirir.

Oksijenli Solunum

Besinin parçalanması sürecinde oksijenin kullanıldığı hücresel solunumdur. Diğer hücresel solunumlara göre daha çok enerji üretilir.

Büyüme ve Gelişme

Büyüme ve ilerleme birbirini birlikte takip eden bir süreçtir. Büyüme, canlıların yapısını meydana getiren hücrelerin hacimce ve adetçe artışı ila sağlanır. Tek hücreli canlılarda hücre adedinin yükselmesi büyüme olarak kabul edilemez. Bu vaziyet tek hücreli canlının üremesi manasına gelir.
Gelişme şayet; zigottan itibaren yetişmiş kişi oluşana kadar geçen süreçtir. Çok hücreli canlılarda bu süreç hücrelerin bölünmesi ve farklılaşması ila olur.

Hareket

Tüm canlılar hareket edebilirler. Bu hareket mekanizması tüm canlılarda tıpkı şekilde olmaz. Bazı canlılar yer değiştirme hareketi yapar iken bazıları yalnızca belli yapılarını hareket ettirebilir yahut yaşadığı çevrenin hareketi yardımıyla yer değiştirebilir. Tek hücreli canlıların bazılarında kamçı, sil yahut üçkağıtçı ayak gibi yapılar yer alır. Bu yapılarını kullanarak aktif olarak hareket ederler. Bitkilerde şayet yer değiştirme hareketi görülmez. Çeşitli sebepler sebebi ila tropizma
(yönelme) ve nasti (irkilme) hareketler görülür.

© Tüm Hakları Saklıdır
Tasarlayan Bileceksin