Gündem

gundem

Nasıl Olunur?

nasıl olunur

Eğitim

Spor

Güncel

teknoloji

Finans

Yaşam

Teknoloji

Network Marketing İle Para Kazanmak

Hiç yorum yok
Network Marketing, bir ticaret koludur. İnternetten para kazanma seçenekleri arasında kazancı en yüksek olanlardan birisidir. Bununla birlikte temelinde ticaret yapmak yattığı için insanlar tarafından tereddüde sebep olmaktadır. Bu sektörde nasıl para kazanabilirsiniz? Network Marketing hakkında bütün detayları sizler için hazırladık.



Network Marketing Nedir?


 Network Marketing esasında bir ticaret sektörüdür. Doğrudan satış alanında ortaya çıkan bir pazarlama tekniğidir. Ağ pazarlaması şeklinde Türkçeye çevrilebilecek Network Marketing, çok katlı pazarlama olarak da bilinmektedir. Bu yöntemde para kazanmanın temel mantığı ise şu şekildedir:

  • Ürün satışı yaparak para kazanılabilmektedir.
  • Kişilerin ürün almasını sağlayarak para kazanılabilmektedir.
  • Kişilerin satış yapmasını sağlayarak para kazanılabilmektedir. Bu yöntemin kullanılması halinde satış yapan kişilerin satışından yüzdelik olarak gelir elde edilmektedir.

Esasında Türkiye’de oldukça popüler bir tekniktir. Birçok marka tanınırlığını bu şekilde kazanmıştır. Avon, Oriflame ve Farmasi gibi ünlü kozmetik markalarının temel satış tekniğinin Network Marketing olduğu bilinmektedir. Örneğin Avon markası, internet üzerinden ürün satışı yapmanın yanı sıra farklı kişileri sisteme üye yaparak onların da satış yapmasını sağlamaktadır.

Network Marketing ile Para Kazanmak


 Network Marketing ile ticaret yapma yolları şu şekilde listelenebilmektedir:

Blog Açmak: Temelde tavsiye ile satış yapma prensibine dayalı olduğu için en mantıklı yöntemlerden birisi blog açmaktadır. Bu sayede ürün tavsiyelerinizi takipçilerinize ulaştırabilir ve satış gerçekleştirebilirsiniz. Ayrıca üye kazanmak için de uygun bir platform olacaktır.

Sosyal Paylaşım Ağları: İnternet üzerinden ürün satın alacak veya satış yapacak kitlenin neredeyse tamamı sosyal medya platformlarını kullanmaktadır. Bu sebeple sosyal medya muhakkak bulunmanız gereken bir platformdur. Bu platform üzerinden satışınızı gerçekleştirirken üye kazanma imkanı da bulabilirsiniz.

E-Posta Listesi Oluşturmak: Network Marketing ile para kazanmak için muhakkak kullanmanız gereken yöntemlerden birisidir. İnsanlara göndereceğiniz e-postalarla hem tanıtım yapabilir hem de ağınıza katılmaya ve satış yapmaya ikna edebilirsiniz.

Network Marketing Yasal Mı?


 Network Marketing hukuka uygun olarak faaliyet gösterebileceğiniz bir alandır. Network Marketing sisteminde doğrudan bir satış yeri olmaması, insanları bu konuda şüpheye düşürmektedir. Ancak e-ticaret yapmak ve iş yeri dışında satış yapmak konusunda ülkemizde yasal düzenlemeler bulunmaktadır. “İş Yeri Dışında Kurulan Sözleşmeler Yönetmeliği”  bu sistemin yasal olmasını sağlamaktadır. Ancak elbette her sistemde olduğu gibi bu sistemde de yasa dışı faaliyet gösteren bazı şirketler bulunmaktadır. Bu sebeple dikkatli olmak gerekmektedir.

Network Marketing Dikkat Edilmesi Gerekenler


 Network Marketing sisteminde dikkat edilmesi gereken hususlar özellikle yasa dışı bir şirketle çalışmamanız için muhakkak üzerinde durmanız gereken noktalardır. Bu noktalar şu şekilde listelenebilmektedir:

  • Üyelik için firmanın para talep etmemesi gerekmektedir.
  • Firmanın yasal süre içerisinde cayma hakkının kullanılmasına izin vermesi gerekmektedir.
  • Firmanın hem üye kazandırarak hem de satış yaparak para kazanmanıza imkan tanıması gerekmektedir.

Network Marketing Avantajları Nelerdir?


 Network Marketing avantajlı yönleri şu şekilde listelenebilmektedir:

  • Geniş tercih imkanı sunmaktadır. Network Marketing alanında kendini kanıtlamış şirketlerden birini seçmekte tamamen özgürsünüz.
  • Personel alımına gerek duyulmamaktadır. Çünkü zaten ortak bir şirketle iş yürüteceğiniz için şirketin bu konudaki altyapısından faydalanabilme imkanınız bulunmaktadır.
  • Stok yapmanıza gerek bulunmamaktadır. Ortak olacağınız şirketin zaten bu konuda bir altyapısı mevcut olacaktır. Sizin tek yapmanız gereken satış yapmaktır. Sipariş gönderimleri genellikle şirketler tarafından sağlanmaktadır.
  • Gelir potansiyeli yüksek bir seçenektir. İnternetten para kazanmak için kullanılan neredeyse tüm yöntemlerden daha fazla gelir imkanı sunmaktadır.

Kayısı Yağının Cilde Faydaları

Hiç yorum yok
Kayısı yağı cildinize günlük ve olağanüstü şekillerde fayda sağlar. Yaşlanma etkilerini azaltma noktasında yardımcı olur. Bunun yanında cildi yumuşatmaya ve yatıştırmaya yardımcı olur. Kayısı yağı. kuru, olgunlaşan cilt tiplerini canlandırmaya ve yenilemeye yardımcı olur. . Cilt bakım rutinlerinizde henüz kayısı yağı kullanmıyorsanız, kullanmalısınız. İşte size bunun için beş önemli neden.



Yaşlanma Karşıtıdır

Kayısı yağı, içeriğinde çok özel bileşenleri olan bir üründür. Vitaminler, antioksidanlar, yağ asitleri, esansiyel yağ asitleri ve daha fazlası kayısı yağında bulunur.Her biri benzersiz faydaları olan bileşenlerdir ve her biri cilt için faydalıdır. Her gruptan kayısı yağı yüksek oranda antioksidan içerir, tüm cilt tiplerinin korunmasında, cildin dış etkenlere karşı olası sorunların önlenmesinde ve gençleştirilmesinde son derece güçlü bir etkisi vardır.

Kayısı yağı, yüksek miktarda E vitamini içeriğiyle cildinize fayda sağlar. E Vitamini, cildinizin kendi sebumunda doğal olarak bulunan bir antioksidandır. Derinin üzerinde özellikle rahatlatıcı olduğu bilinen bir etkisi vardır. Bu bağlamda bakıldığında cilt kırışıklıklarının giderilmesinde son derece etkilidir. Doğru ve düzenli kullanım ile cilt kırışıklıklarını önler, olan kırışıklıkları azaltmaya yardımcı olır.

Siyah Noktaların Önlenmesine Yardımcı Olur

Siyah nokta sıkışmış kir nedeniyle siyah değildir, gözeneklerin içindeki yağ oksitlendiğinden dolayı siyahtır. Kayısı yağı, yüksek antioksidan içeriği nedeniyle bunun olmasını engellemeye yardımcı olabilir. Gözeneklerinizin içindeki yağ korunduğunda siyahlaşmaz ve bu nedenle yalnızca gelecekteki siyah başlı lekelere karşı koruma sağlamakla kalmaz, gözenekleriniz de daha küçük ve daha az görünür görünür.

Kuru Ciltleri Gençleştirir

Doğal olarak kuru ya da olgunlaşan bir cilt tipine sahipseniz, cildiniz günlük kayısı yağı kullanımından büyük faydalar elde edecektir. Kuru ve olgunlaşan cilt tipleri çok benzerdir. Her ikisinin de pul pul dökülmesine yardım etmesi gerekiyor. Her ikisinin de aydınlanması ve yenilenmesi gerekir. Her ikisi de sağlıklı ve genç olmak için rehberliğe ihtiyaç duyuyor. Kayısı yağı, doğal A vitamini içeriği olan yapısı itibarıyla yaşlanma karşıtı özelliği nedeniyle cildinizin gençleşmesine yardımcı olur.. A vitamini cildiniz kurumasına rağmen kayısı yağı bazında kurumaları önler.

Bazen bir retinoid olarak da adlandırılan A Vitamini, cildinizin metabolizmasını yeniden başlatmaya yardımcı olur. Kuru ve olgun cilt tiplerinde cilt hücrelerinin yenilenmesi yavaş ve düzensizdir, cilt yüzeyi mat, kuru ve düzensiz görünür Ancak kayısı yağı gibi gençleştirici, A vitamini içeren bir yağ kullanıldığında ve bu kuru, olgunlaşan cilt döngüsünü durdurulabilir, Cilt tonunuz böylece aydınlanabilir ve hatta nem bile kazanabilir

Cildi Susuz Kalmaya Karşı Korur

kalabilmesi için, cilt hücrelerinizin suya ihtiyacı vardır. Kayısı yağı, cildinizin bariyerini sıkılaştırarak cildinize fayda sağlar.

Yumuşatır ve Yatıştırır

Bir noktada her cilt tipi rahatsız edici hislerden muzdarip olacaktır. Banyodan sonra gerginlik olabilir. Çok fazla exfoliant kullandıktan sonra tahriş. Aşırı güçlü cilt bakımından duyulan acı hissi. kayısı yağı kullanıldığında cildi yatıştırmaya yardımcı olabilir. Yüksek miktarda oleik ve linoleik yağ asitleri ile hızlı bir şekilde emilir, yoğun olarak cilt beslenir ve kayısı yağı cildi nazikçe yatıştırır.

Terleyerek Kilo Verilir Mi?

Hiç yorum yok
Terleyerek kilo verilir mi? bu konu hakkında birçok makale yazılmıştır. Biz kafanızı karıştırmadan böyle bir şeyin mümkün olup olmadığını size anlatacağız. Gelin bakalım terleyerek kilo vermek mümkün mü?



Terleyerek Kilo Verme Mümkün Mü?


 Terleyerek kilo verme son zamanlarda pek çok kişinin yapmış olduğu diyet programlarının arasında yer almaktadır. Bu neden ile terleyerek kilo verme yöntemi çoğunlukla tercih edilen bir zayıflama yöntemidir.

Ter Ne Demektir?


 Genel olarak insanların gün boyu her an terlemeleri mümkündür. Peki ter nedir? Gün boyunca vücutta bulunan gözeneklerden tuz, şeker, üre ve amonyak karışımı olarak çıkan sıvı karışımına ter denilmektedir. Aslında pek çok insan terleyerek kilo verme konusunda olumlu sonuçlar alındığını düşünür. Tam olarak doğru olmasa da bu durum kısmen doğrudur. Terlemek çok fazla su tüketimine de yol açmaktadır. Suyu çok fazla tüketen kişi en fazla terleyen kişi demek çok doğru olur.

Terleyerek Kilo Verilir Mi?


 Gün boyu pek çok insan devamlı olarak hareket halindedirler. Çalışmak zorunda olanlar ya da ev içerisinde iş yapanlar sürekli hareket ederler. Terleyerek kilo verme yöntemi ile zayıflamak mümkün olabilir. Vücudunuz çalışmaya başladığı andan itibaren ısısında artış oluşmaya başlar. Normal değerlerden fazla olan ısı artışı sonucunda terleme meydana gelmektedir. Genellikle ter vücut ısısını daha da düşürmek için gerçekleşen durumdur. Ter havayla temasının kesilmesi durumunda daha da fazla ısı artışı olacak ve terleme daha çoğalacaktır. Çok fazla terleme vücudun iki katıdan daha fazla çalışması vücudun daha da fazla kalori yakması demektir. Terleyerek kilo verme halinde toksinleri vücuttaki gözeneklerden dışarı atamaz ve fazla performans göstererek bu defa böbrekler ile atmaya çalışır. Bu sayede vücut çalışma hızını artırmakta ve kalori yakılması ile kilo vermesi mümkün olacaktır.

Terleyerek Kaç Kilo Verilir?


 Terleyerek kilo verme aslında kilo veren kişilerin durumuna göre değişik olmaktadır. Her gün azar azar düzenli bir şekilde terleyen kişiler ile hafta da bir defa çok fazla terleyen kişiler aynı sonucu almayacaktır. Vücutta bulunan ter bezleri her insan da farklıdır ve aynı performans ile çalışmaz. Kimi insanlar hızlı bir şekilde terleyerek kilo verme olurken kimilerinde terleme işlemi çok daha yavaştır.

Her insanın terleme durumu farklı olması nedeni ile terleyerek kilo verme sayısını tam olarak söylemek doğru olmaz. Bunun yanı sıra terleyerek kilo verme aylık olarak yaklaşık 5 kilo zayıflamanıza yardımcı olur. Metabolizmanın çalışma durumuna göre bu rakam artabilir ya da azalabilir. Terleyerek kilo verme genel olarak düzenli bir şekilde spor yapıldığı zaman farklılık gösterebilir.

Kemik Ağrısı Neden Olur?

Hiç yorum yok
Sağlık insanların yaşamında başlı başına önem arz eden bir konudur. Ama kimi zaman hiç beklenmedik sorunlar yaşanabiliyor. Çok sıklıkla karşılaşılan bir durum olmasa da kemik ağrısı da son derece önemli sağlık problemlerinden bir tanesidir. Doğru bir biçimde tedavi edilmezse ciddi sorunlara yol açıyor. Bu yüzden kişiler kemik ağrısı problemi yaşamaya başlarsa hiç zaman kaybetmeden bir hekime başvurmalı. Uzmanlar özellikle aniden başlayan kemik ağrılarının hiçbir biçimde şakaya gelmeyeceğinin altını çiziyor. Bacaklarda, ellerde, sırtta görülen kemik ağrıları çok farklı hastalıkların belirtisi olabilir.


Eklem romatizması, metastaz, kemik kanseri, mineral eksikliği, lenfoma, kemik kırıkları, kemik tümörü gibi çok farklı hastalıkların etkisi ile görülebilir. Amerika Birleşik Devletlerinde yapılan araştırmalar kırk yaşını geçmiş birçok insanda aniden ortaya çıkan kemik ağrılarının olduğunu göstermekte.

Tedavi Süreci


 Kişiler böyle bir sorun ile hastanelerin ilk başta ortopedi bölümüne başvurmalıdır. Tedaviye başlanmadan önce kemik ağrısı ile başvuran kişilerde başka ne tür sorunlar yaşandığı öğrenilir. Hastanın yaşadığı tüm sorunları eksiksiz doktora anlatması hastalığın tam tanısının konmasının için son derece önemlidir. Örneğin iştahsızlık, kilo kaybı gibi durumlar var mı öğrenilir. Akabinde anamnez yapılır. Sonrasında ise PET-CT çekilir.Hastanın fiziksel muayenesi gerçekleştirilir. Bunlardan sonra da kan tahlilleri, MR, radypgrafi gibi tetkikler adım adım duruma göre yapılır.
Yapılan tetkiklerde hiç bir bulgu tespit edilemez ise o zaman son çare olarak biyopsiye başvurulur. Hastalığın türüne yapılan tedavi biçimleri farklılık arz eder.

Mineral eksikliği durumunda, eklem romatizması gibi durumlarda ilaç tedavileri yeterli olmaktadır. Ama belli bir süre zarfınca hasta sürekli olarak doktor kontrolündedir. D vitamini ve vitamin takviyesi bu durumlarda en çok başvurulan tedavi yöntemidir.

Kanser olunması durumunda tedavi onkoloji bölümünde devam eder. Lenfoma, kemik kanseri gibi durumlarda hastalığın durumuna göre kemoterapi, radyoterapi gibi tedaviler uygulanabilmektedir. Kemik kanserinde teknolojinin geldiği nokta itibarıyla -180 derecede dondurulmuş kemik uygulaması ya da kemik doldurma da yapılan tedavi metotları arasındadır.
Tüm bu sorunların yaşanmaması için süt ve süt ürünleri tüketmek, bilinçsiz ilaç kullanmamak, güneş ışığından doğru bir biçimde yararlanmak gerekir. Ayrıca aşırı kilolu olmak da uzun vadede kemik sağlığını riske atmaktadır.

Tekrar Ettiren YKS Edebiyat Notları

Hiç yorum yok
Edebiyat Ders Notları ile YKS, TYT, AYT Sınavlarına Hazırlık yapabileceksiniz. Bu notlar sayesinde sınavlara kısa özetlerle çalışabilecek, bazı eksikliklerinizi görebileceksiniz. Tüm Edebiyat Ders Notları bu sayfada olmasa da bazı Edebi Dönemler, Yazarlar ve Eserleri hakkında Ders Notları bulunmaktadır ve bunlarda size ilerlemeniz de kısa sürede fayda sağlayacaktır.


1) Cumhuriyet döneminde Saf Şiir (Öz Şiir) anlayışını devam ettiren sanatçılar şunlardır: Ahmet Muhip Dıranas, Ahmet Hamdi Tanpınar, Cahit Sıtkı Tarancı, Necip Fazıl Kısakürek, Muammer Lütfi Bahşi, Sabri Esat Siyavuşgil, Yaşar Nabi Nayır, Vasfi Mahir Kocatürk, Cevdet Kudret Solok, Ziya Osman Saba ve Kenan Hulusi Koray

2) Sabahattin Eyüboğlu; Halikarnas Balıkçısı ve Azra Erhat ile birlikte yeni bir Anadoluculuk görüşü (Anadolu hümanizmi) geliştirmiştir.

3) Nurullah Ataç, “deneme” türünün edebiyatımızdaki en önemli ismidir. Türkçenin özleşmesi, arınması için eserlerinde yabancı sözcük kullanmamıştır.

4) Cumhuriyet dönemi eserlerinde sezgicilik, varoluşçuluk ve gerçeküstücülük gibi akımların etkileri görülür.

5) “Sezgicilik”, edebiyatımıza cumhuriyet döneminde girmiş ve Ahmet Hamdi Tanpınar, Necip Fazıl Kısakürek ve Asaf Halet Çelebi gibi şairlerimizi etkilemiştir.

6) Ahmet Haşim, Mehmet Akif Ersoy, Yahya Kemal Beyatlı gibi Cumhuriyet dönemi öncesinde eser vermeye başlamış bazı şairler aruz ölçüsünü kullanmaya devam etmişlerdir.

7) Suut Kemal Yetkin, yazın yaşamına “Suut Saffet” takma adıyla şiir ve mensur şiirler yazarak başlamış bir edebiyat profesörüdür.

8) Eflatun Cem Güney; folklor araştırma çalışmaları yapmış, halk hikâyelerini, masalları ve efsaneleri derlemiştir. Özellikle masal çalışmaları ile uluslararası üne kavuşmuştur.

9) Eserlerinde kendi türettiği ve farklı söyleyişlere sahip kelimelere, az bilinen sözcük ve deyimlere sıkça yer veren Salah Birsel, alaycı mizahi üslûbuyla da dikkat çekmiştir.

10) İsmail Habib Sevük, Cumhuriyet döneminin ilk edebiyat tarihi olarak kabul edilen Türk Teceddüt Edebiyatı Tarihi’ni (Yeni Türk Edebiyatı Tarihi) kaleme almıştır.

11) Nuri Pakdil, “Yedi Güzel Adam”dan biridir. Sezai Karakoç ile birlikte İslamcı edebiyatın önemli isimlerinden biri haline gelmiştir.

12) Beşir Ayvazoğlu; “Aşk Estetiği” ve “Güller Kitabı” adlı eserleriyle Türkiye Yazarlar Birliği’nin Yılın Yazarı ödülünü almıştır.

13) Öz (saf) şiir anlayışının ilk temsilcileri olarak kabul edilen Ahmet Haşim ve Yahya Kemal, Cumhuriyet dönemi şairlerini etkilemişlerdir.

14) Necip Fazıl Kısakürek, öz (saf) şiir anlayışını benimseyen şairlerdendir. 1980 yılında Türk Edebiyatı Vakfı tarafından “Şairler Sultanı” seçilmiştir.

15) Ahmet Hamdi Tanpınar, öz (saf) şiir anlayışının temsilcilerindendir. Zaman, tarih, rüya, musiki, bilinçaltı, medeniyet gibi kavramları yoğun olarak işlemiştir.

16) Ahmet Muhip Dıranas, öz (saf) şiir anlayışını benimsemiştir. Tiyatro türünde de eser veren sanatçı, “Fahriye Abla” adlı şiiriyle ünlenmiştir.

17) Yedi Meşaleciler, altı şair (Muammer Lütfi Bahşi, Sabri Esat Siyavuşgil, Yaşar Nabi Nayır, Vasfi Mahir Kocatürk, Cevdet Kudret Solok, Ziya Osman Saba) ve bir öykü yazarından (Kenan Hulusi Koray) oluşan bir topluluktur.

18) Yedi Meşaleciler, ilkelerini “canlılık, samimiyet ve daima yenilik” olarak açıklamışlardır. Beş Hececiler’e ve memleket edebiyatına tepki olarak doğmuş, ancak edebiyatımıza bir yenilik getirememiştir.

19) Ziya Osman Saba, Yedi Meşaleciler’in sanat anlayışına bağlı kalan tek sanatçıdır. Fransız sembolistlerden ve özellikle Baudelarie’den etkilenmiştir.

20) Yaşar Nabi Nayır, “Varlık” yayınevinin ve dergisinin kurucusudur.

21) Sabri Esat Siyavuşgil, “Odalar ve Sofalar” adlı eserinin dışında bir şiir kitabı yayımlamamıştır.

22) Cevdet Kudret Solok, öz (saf) şiir anlayışını benimsemiş ve eserlerinde genellikle karamsar duyguları işlemiştir.

23) Şinasi’nin “Şair Evlenmesi”, Namık Kemal’in “Zavallı Çocuk” ve Şemsettin Sami’nin “Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat” adlı eserleri, görücü usulü ile evlenmenin yanlışlığını işleyen eserlerdir.

24) Kenan Hulusi Koray, Cumhuriyet döneminin korku türünde eser veren ilk sanatçılarından olmuştur.

25) “Toplumcu şiir”, halkı ve halkın problemlerini konu edinen tezli şiirdir. Temelinde Marksist ideolojinin yer aldığı bu şiir anlayışı, “toplum için sanat” görüşüne bağlıdır.

26) Toplumcu şiir anlayışının ilk temsilcileri Nazım Hikmet Ran, Beşir Fuat, Ercüment Behzat Lav, Abdullah Cevdet ve Hoca Tahsin Efendi olmuştur.

27) Tırpan, Kaplumbağalar, Yılanların Öcü, Ortadirek, Yorgun Savaşçı, Fatih-Harbiye, Tutunamayanlar ve Kuyucaklı Yusuf; ÖSYM’nin son 10 yılda birden fazla sorduğu eserlerdir.

28) Edebiyatımızda «Serbest Şiir», Fransız sembolistlerden etkilenen Cenap Şahabettin ile başlamış kabul edilir. Cumhuriyet döneminde ise «Serbest Şiir»in en önemli ismi Nazım Hikmet’tir.

29) Ercüment Behzat Lav; fütürizm, kübizm, dadaizm ve sürrealizm akımlarını şiirine yansıtarak modern biçimleri yerli konulara uyarlamıştır.

30) Ömer Bedrettin Uşaklı, özellikle “deniz özlemi”ni işleyen şiirleriyle tanınmıştır.

Önerilen Yazı:   Coğrafya Kitap Önerileri
31) Kemalettin Kamu, İstanbul’un işgale uğraması üzerine “Gurbet” şiirini yazmış ve “Gurbet Şairi” olarak tanınmıştır. Pastoral bir şiir olan “Bingöl Çobanları”, onun en bilinen eseridir.

32) Orhan Şaik Gökyay, “Bu Vatan Kimin” adlı şiiriyle tanınmıştır ancak şiirlerini yaşarken kitap olarak yayımlamamıştır.

33) Zeki Ömer Defne, “Ziller Çalacak” ve “Ilgaz” adlı şiirleriyle ünlüdür. Özellikle bazı illerimiz için yazdığı yurt güzellemeleriyle tanınmıştır.

34) Metin Eloğlu, çocukluğu ve gençliği Üsküdar’da geçtiği için eserlerinde genellikle Üsküdar’ı ve çevresini anlatmış, bu nedenle de “Üsküdar Şairi” olarak anılmıştır.

35) Attilâ İlhan’ın “Aynanın İçindekiler”, Yaşar Kemal’in “Dağın Öteki Yüzü Serisi”, Mustafa Sepetçioğlu’nun “Dünkü Türkiye Serisi”, Nihal Atsız’ın “Bozkurtlar” adlı eserleri edebiyatımızın önemli nehir romanlarındandır.

36) Cumhuriyet döneminin en önemli öykü yazarlarından biri olan Sait Faik; öyküde giriş, gelişme ve sonuç bölümlerini kaldırmıştır.

37) Behçet Kemal Çağlar, Faruk Nafiz Çamlıbel ile birlikte “Onuncu Yıl Marşı”nı yazmıştır.

38) Halide Nusret Zorlutuna, İstanbul’un işgal edilmesi üzerine yazdığı “Git Bahar” adlı şiiriyle tanınmıştır.

40) Hasan İzzettin Dinamo, “Kutsal Barış” adlı romanıyla Orhan Kemal Roman Armağanı’nı almıştır.

41) Fazıl Hüsnü Dağlarca, Uluslararası Şiir Forumu tarafından “Yaşayan En İyi Türk Şairi” seçilmiştir. Edebi kişiliğini en iyi yansıtan eser, “Çocuk ve Allah”’tır.

42) Behçet Necatigil, şiirlerinde ev-aile-yakın çevre üçgenindeki dar bir dünyayı anlatmıştır. Son şiirlerinde Divan şiirinin tevriyeli, cinaslı anlatımlarından yararlanmıştır.

43) Cumhuriyet dönemi tiyatro yazarlarımız: Haldun Taner, Muhsin Ertuğrul, Güngör Dilmen, Recep Bilginer, Refik Erduran, Turan Oflazoğlu, Orhan Asena, Cevat Fehmi Başkut, Necati Cumalı, Turgut Özakman, Başar Sabuncu, Cahit Atay

44) Bireyin iç dünyasını esas alan sanatçılarımız: Peyami Safa, Sâmiha Ayverdi, Mustafa Kutlu, Sevinç Çokum, Sabahattin Kudret Aksal, Abdülhak Şinasi Hisar, A. Hamdi Tanpınar, Tarık Buğra, Memduh Şevket Esendal, Halikarnas Balıkçısı.

45) Orhan Asena’nın “Şili’de Av” ve “Ölü Kentin Nabzı” adlı tiyatroları, cumhuriyet döneminde yazılmış politik hiciv türündeki eserlerdir.

46) Bekir Sıtkı Erdoğan,“Kara Gözlüm Efkârlanma Gül Gayri” ve “Binbirinci Gece” adlı şiirleriyle tanınmıştır.

47) Ali Ulvi Elöve, Gençlik Marşı’nın (Dağ Başını Duman Almış) söz yazarıdır.

48) Cumhuriyet döneminde köy hayatını konu alan tiyatrolar: Susuz Yaz, Töre, Keziban, Elif Ana, Allah’ın Dediği Olur, İsyancılar, Sarı Naciye, Kurban, Fadik Kız.

49) Faruk Nafiz Çamlıbel; Memleketçi edebiyatın ilk bildirisi olarak kabul edilen “Sanat” adlı şiiriyle bu anlayışının öncülüğünü yapmıştır.

50) Suat Taşer, Stanislavski’nin “Bir Aktör Hazırlanıyor” ve “Bir Karakter Yaratmak” adlı eserlerinin çevirisiyle YAZKO Çeviri Ödülü’nü almıştır.

51) Tevfik Fikret, Çocuklar için yazdığı “Şermin” dışındaki bütün şiirlerini aruz ölçüsüyle yazmıştır. Nazmı nesre yaklaştırmış ve “sone”yi edebiyatımızda ilk defa kullanan sanatçı olmuştur.

52) Muallim Naci’nin “Köylü Kızların Şarkısı” adlı eseri, edebiyatımızda köyü işleyen ilk şiir olarak kabul edilir.

53) Edebiyatımızın aruz ölçüsüyle yazılan ilk manzum tiyatro eseri olan “Eşber” ve hece ölçüsüyle yazılan ilk manzum tiyatro eseri olan “Nesteren”, Abdülhak Hamit Tarhan’a aittir.

54) Recaizade Mahmut Ekrem, edebiyatımızın ilk realist romanı olan “Araba Sevdası”nın yazarıdır. Servet-i Fünûn döneminin oluşmasına katkıda bulunmuştur.

55) Bazı İlkler;

İlk çeviri roman: Telemak /Yusuf Kâmil Paşa
İlk yerli roman: Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat /Şemsettin Sami
İlk edebî roman: İntibah / Namık Kemal
İlk tezli roman: Zehra / Nabizade Nazım
İlk köy romanı: Karabibik / Nabizade Nazım
İlk polisiye roman: Esrâr-ı Cinâyât / Ahmet Mithat Efendi
İlk kadın romancı: Fatma Aliye Hanım

56) Mahmut Makal, “Bizim Köy” adlı köy hayatını anlatan eseriyle ünlenmiştir.
Bu eser, “Köy Edebiyatı”nın başlangıcı olarak kabul edilmiş ve Fakir Baykurt, Talip Apaydın gibi isimleri etkilemiştir.

57) Edebiyatımızda eleştiri türünde yazılmış ilk kitap Namık Kemal’in “Tahrib-i Harabat” adlı eseridir. Bu türde yazılmış diğer önemli eserler: Takip, Demdeme, Zemzeme, Takdir-i Elhan, Kavgalarım, Zafernâme, Destursuz Bağa Girenler…

58) Abbas Sayar, TRT Sanat Ödülleri Yarışması’nda dereceye giren ilk romanı “Yılkı Atı”yla tanınmıştır.

59) Samim Kocagöz, Yeni İstanbul ve New York Herald Tribune gazetelerinin ortaklaşa düzenlediği Dünya Hikâye Yarışması’nda “Sam Amca” öyküsüyle birincilik kazanmıştır.

60) Yusuf Atılgan; modern anlatım tekniklerini, bilinçaltı ile psikanalitik unsurları eserlerinde başarıyla kullanmış ve varoluşçulardan etkilenmiştir.

61) Necati Tosuner, küçük yaşta geçirdiği sakatlığın izlerini hemen her eserine yansıtmış ve fiziksel engeli olan bir kahramanın buhranlarını anlatmıştır.

62) Nezihe Meriç, “Korsan Çıkmazı” adlı eseriyle TDK Roman Ödülü’nü, “Bir Kara Derin Kuyu” adlı eseriyle Sait Faik Hikâye Armağanı’nı kazanmıştır.

63) Pınar Kür, 1971’de yapılan askerî darbe dönemini anlattığı “Yarın… Yarın…” adlı romanıyla ünlenmiştir. Eserinde farklı anlatım tekniklerini denemiş ve psikolojik tahlillere sıkça yer vermiştir.

64) Adalet Ağaoğlu, Eserlerinde toplumun çalkantılı dönemlerini, bu dönemlerin bireyler üzerindeki etkilerini ve burjuva aydın kadınların yaşantılarını işlemiştir.

65) Sadri Ertem, toplumcu gerçekçi ilk yazarlardandır. Eleştirel Gerçekçilik akımının önemli temsilcilerindendir. “Çıkrıklar Durunca” ve “Bacayı İndir Bacayı Kaldır” önemli eserleridir.

66) Türk tiyatrosunun Shakespeare’ı olarak tanınan Orhan Asena, “Gılgameş / Tanrılar ve İnsanlar” adlı eseriyle Türk Dil Kurumu Tiyatro Ödülü’nü kazanmıştır.

67) Fürûzan’ın ödül almış iki önemli eseri şunlardır:

Parasız Yatılı (Sait Faik Hikâye Armağanı)
47’liler (Türk Dil Kurumu Roman Ödülü)

68) Toplumcu Şiir Zevk ve Anlayışını Ön Plana Çıkaran Sanatçılar Şunlardır: Suat Taşer, Enver Gökçe, Rıfat Ilgaz, Hasan İzzettin Dinamo, Cahit Irgat, A. Kadir, Mehmet Kemal, İlhami Bekir Tez

69) Ziya Paşa, Yurt dışında yayımlanan ilk Türkçe gazete olan “Hürriyet”i Namık Kemal ile birlikte çıkarmıştır.

70) Sami Paşazade Sezai’nin “Sergüzeşt” romanı, romantizmden realizme geçiş özellikleri gösterir. Romanda toplumsal bir sorun olan “kölelik” ele alınmıştır.

71) Şiir ve tiyatro dışında eser vermeyen Abdülhak Hamit Tarhan, aruz ölçüsüyle yazılmış ilk manzum tiyatro eseri olan “Eşber”in ve heceyle yazılmış ilk manzum tiyatro eseri olan “Nesteren”in yazarıdır.

72) Muallim Naci; Recaizade ile kafiye tartışmasına (Naci, göz için kafiyeyi savunmuştur.) ve eski-yeni tartışmasına(Naci, eskiyi savunmuştur.) girmiştir. Eleştirilerini “Demdeme” adlı eserinde toplamıştır.

73) Tanzimat edebiyatının önemli sanatçılarından Direktör Ali Bey, edebiyatımızın günlük türündeki ilk eseri olan “Seyahat Jurnali”ni ve ilk mizahi sözlük olan “Lehçetü’l Hakayık”ı yazmıştır.

74) Fatma Aliye Hanım, ilk kadın romancımız ve ilk kadın felsefecimizdir. “Muhadarat” adlı romanı, onun en önemli eseridir.

75) Tevfik Fikret, “Şermin” dışındaki tüm şiirlerini aruz ölçüsüyle yazmıştır. Divan edebiyatı nazım biçimlerini hiç kullanmamış sone, terza-rima ve serbest müstezat gibi yeni biçimleri tercih etmiştir.

76) Cenap Şahabettin, sembolizm akımının edebiyatımızdaki ilk temsilcisi olarak kabul edilmiştir. Onun eserlerinde parnasizmin etkilerini de görmek mümkündür.

77) Halit Ziya Uşaklıgil, modern Türk romanının kurucusudur. Edebiyatımızın Batılı anlamdaki ilk romanı olan “Mai ve Siyah”ı yazan sanatçı, realizmin ve naturalizmin etkisinde kalmıştır.

78) Servet-i Fünûn dergisi, Hüseyin Cahit Yalçın’ın “Edebiyat ve Hukuk” adlı makalesinden dolayı kapatılmıştır. Hüseyin Cahit, “Kavgalarım” adlı eleştiri türündeki eseriyle ünlüdür.

79) “Sokağı edebiyata taşıyan yazar” olarak tanınan Hüseyin Rahmi Gürpınar, natüralizmin edebiyatımızdaki başarılı temsilcilerindendir. Realizmden de etkilenen sanatçı, romanlarıyla ünlüdür.

80) İkinci Yeniciler olarak adlandırılan sanatçılar şunlardır: Cemal Süreya, Turgut Uyar, İlhan Berk, Edip Cansever, Ülkü Tamer, Sezai Karakoç ve Ece Ayhan.

81) Mithat Cemal Kuntay, Milli Edebiyat akımının değerlerini benimsemiş ve aruzu ustaca kullandığı, milli duyguları ön plana çıkardığı şiirleriyle tanınmıştır. Tek romanı olan “Üç İstanbul”, onun en önemli eseridir.

83) Divan Edebiyatı Nazım Şekilleri Şunlardır:

Beyitlerle Kurulanlar: Gazel, Kaside, Mesnevi, Kıta, Müstezat

Bentlerle Kurulanlar: Rubai, Tuyuğ, Murabba, Şarkı, Muhammes, Tardiyye, Tahmis, Terkib-i Bent, Terci-i Bent

84) Halk Edebiyatı Nazım Şekilleri Şunlardır:

Anonim Halk Şiiri: Mâni, Türkü
Âşık Tarzı Halk Şiiri: Koşma, Varsağı, Semai, Destan
Tasavvufi Halk Şiiri: İlahi, Nutuk, Nefes, Devriye, Şathiye, Deme

85) Mesnevi türünde yazılmış önemli eserler: Kutadgu Bilig, Mesnevi, Hayriyye, Yusuf ü Züleyha, Garipname, Cemşid ü Hurşid, Mantıku’t Tayr, İskendername, Leyla ve Mecnun, Hayrabad, Harname, Hüsrev ü Şirin, Hüsn ü Aşk

86) Günlük türünde eser vermiş önemli isimler: Nurullah Ataç, Salah Birsel, Oktay Akbal, Direktör Ali Bey, Tomris Uyar, Cemil Meriç, Adalet Ağaoğlu, İlhan Berk, Hilmi Yavuz, Ece Ayhan, Ömer Seyfettin, Cahit Zarifoğlu.

87) Tanzimat Şiiri ve Divan Şiirinin Ortak Yönleri:

Söz sanatlarından yararlanılmıştır.
Aruz ölçüsü kullanılmıştır.
Arapça ve Farsça kelimelere yer verilmiştir.
Klasik nazım biçimleri (kaside, gazel…) kullanılmıştır.
Ahenk unsurlarına (kafiye…) yer verilmiştir.

88) Şemsettin Sami, Orhun Abideleri’ni ve Kutadgu Bilig’i Türkiye Türkçesine çevirmiştir. “Kamus-ı Türkî” adlı sözlüğü, modern ilkelere göre hazırlanmış ilk Türkçe-Türkçe sözlük olma özelliğini taşır.

89) Milli Edebiyat döneminde köy hayatını işleyen ilk önemli eserler şunlardır: Ebubekir Hâzım Tepeyran’ın “Küçük Paşa”, Reşat Nuri Güntekin’in “Çalıkuşu”, Refik Halit Karay’ın “Memleket Hikâyeleri”.

90) Cahit Atay, köy edebiyatının tiyatro türündeki önemli temsilcilerindendir. En tanınmış eseri “Pusuda” adlı oyunudur.

91) Tanzimat edebiyatı ile hedeflenen ve milli edebiyatla geliştirilen “dilde sadeleşme hareketi” Cumhuriyet döneminde amacına ulaşmıştır. Bu dönemde konuşma dili, yazı dili haline getirilmiştir.

92) Darülbedayi’de sergilenen ilk yerli oyun Halit Fahri Ozansoy’un “Baykuş” adlı manzum tiyatrosudur. * Darülbedayi (İstanbul Şehir Tiyatroları)

93) Mehmet Emin Yurdakul, “Cenge Giderken” adlı şiiriyle tanınmıştır. “Ben bir Türk’üm…” sözleriyle başlayan bu şiir, Türk kelimesinin ilk defa kullanıldığı ve Türkçülük kavramının belirgin bir şekilde işlendiği ilk eserdir.

94) Hamdullah Suphi Tanrıöver, Mehmet Akif’i İstiklâl Marşı yarışmasına katılması için teşvik etmiştir. Akif’in şiirini meclis kürsüsünde ilk kez o okumuştur.

95) Batılı tarzda ilk mensur şiiri Halit Ziya (Bu türde iki eseri vardır: Mensur Şiirler, Mezardan Sesler) yazmıştır. Ancak Mehmet Rauf, “Siyah İnciler” adlı eseriyle bu türde Halit Ziya’dan daha başarılı olmuştur.

96) Mehmet Fuat Köprülü; hem Fecr-i Ati hem de Milli Edebiyat içinde yer alan ünlü bir edebiyat tarihçisi, araştırmacı ve siyasetçidir. Ordinaryüs Profesör unvanı da bulunan Fuat Köprülü, Türk edebiyatını bilimsel yöntemlerle inceleyen ilk bilim adamıdır.

97) KUTADGU BİLİG

Türk edebiyatının ilk “Siyasetnâme”sidir.
Edebiyatımızın mesnevi türündeki ilk eseridir.
Aruz ölçüsüyle yazılmış ilk Türkçe eserdir.
Beyit nazım biriminin kullanıldığı ilk Türkçe eserdir.

98) Ahmet Hikmet Müftüoğlu, Servet-i Fünûn anlayışına uygun olarak yazdığı mensur şiirleri ve hikâyeleri “Haristan ve Gülistan” adlı eserinde toplamıştır. Türkçülük akımı etkisi altına girdikten sonra yazdığı “Çağlayanlar” adlı eseri de yine hikâye türündedir.

99) Yusuf Akçura, Türk Tarih Kurumunun kurucuları arasındadır. Milli Edebiyat döneminde makale ve konferanslarıyla tanınmıştır. “Üç Tarz-ı Siyaset” adlı makalesi önemlidir.

100) Edebiyatımızın Önemli Postmodern Eserlerinden Bazıları Şunlardır:

Tutunamayanlar (Oğuz Atay)
Sevgili Arsız Ölüm (Latife Tekin)
Kara Kitap, Beyaz Kale, Benim Adım Kırmızı, Kar (Orhan Pamuk)
Puslu Kıtalar Atlası (İhsan Oktay Anar)
Bir Cinayet Romanı (Pınar Kür)
Boğazkesen (Nedim Gürsel)
Bir Hüzünlü Haz (Hasan Ali Toptaş)
Kılavuz (Bilge Karasu)

101) Divan şairi Nabi’nin oğlu için yazdığı öğütleri içeren “Hayriyye” adlı mesnevisi Divan edebiyatında çocuklar için yazılmış önemli eserlerdendir. Servet-i Fünûn şairlerinden Tevfik Fikret’in “Şermin” adlı eseri de çocuklar için yazılmıştır.

102) Türk edebiyatının ilk tezkiresi Ali Şir Nevai’nin “Mecalis’ün Nefais” adlı eseridir. Anadolu topraklarında yazılmış ilk tezkire ise Sehi Bey tarafından yazılan “Heşt Behişt”tir.

* Tezkire: Şairlerin hayat hikâyelerini ve şiir anlayışlarını anlatan, şiirlerinden örnekler veren eserlerdir.

103) Doğu-Batı çatışmasını ele alan önemli romanlar ve yazarları şunlardır: “Felatun Bey ile Rakım Efendi” (Ahmet Mithat), “Saatleri Ayarlama Enstitüsü” (Ahmet Hamdi Tanpınar), “Fatih-Harbiye”, “Şimşek”, “Sözde Kızlar”, “Mahşer” (Peyami Safa).

104)Edebiyatımızın önemli tarihi romanları ve yazarları şunlardır: Cezmi(Namık Kemal), Devlet Ana (Kemal Tahir),Osmancık (Tarık Buğra), Bozkurtlar Diriliyor (Nihal Atsız), Konak (Necati Sepetçioğlu), Kilit (Necati Sepetçioğlu)

105) Saf şiir anlayışı Paul Valery’nin şiirde dili her şeyin üstünde tutan görüşünden hareketle ortaya çıkmıştır. Edebiyatımızda «Saf Şiir», Ahmet Haşim’in Piyâle adlı kitabının başındaki «Şiir Hakkında Bazı Mülahazalar» yazısıyla başlar.

106)Şiir ve tiyatro dışında eser vermeyen Abdülhak Hamit Tarhan, aruz ölçüsüyle yazılmış ilk manzum tiyatro eseri olan “Eşber”in ve heceyle yazılmış ilk manzum tiyatro eseri olan “Nesteren”in yazarıdır.

107) Cumhuriyet dönemi Türk hikâyesinin en belirgin özelliği eleştirel ve toplumcu gerçekçiliktir. Temelleri Nâbizâde Nâzım ve Hüseyin Rahmi’ye kadar dayanan bu yaklaşım; toplumsal hayatın yakından gözlenmesini, sorunların çekinmeden ortaya konulmasını ve eleştirisini esas alır. Realist bir yaklaşımı benimseyen yazarlar, genellikle gözleme dayalı dış gerçeklik üzerine yoğunlaşmıştır. Eleşirel ve toplumcu gerçekçilik, özellikle 1930 sonrasında yeni bir boyut kazanır. Sadri Ertem’in öncülüğündeki bu ilk kuşak; Kenan Hulusi Koray, Selahattin Enis, Reşat Enis Aygen, Refik Ahmet Sevengil, Hakkı Süha Gezgin ve Bekir Sıtkı Kunt’tan oluşur.

108) Cumhuriyet döneminin en önemli öykü yazarlarından biri olan Sait Faik; öyküde giriş, gelişme ve sonuç bölümlerini kaldırmıştır.

İyi Bir Mühendis Olmak İçin Yapmanız Gerekenler

Hiç yorum yok
Uzmanlık alanları ne olursa olsun, her mühendisin işlerinde iyi olmak için bilmesi gereken bazı ortak şeyler vardır. Konuyu incelemek için harcadığınız zaman, sizi çoğu görev için hazırlar. Ancak, bazı beceriler doğal olarak gelir. Peki iyi bir mühendis olmak için yapmanız gerekenler nelerdir?



Zamanınızı verimli bir şekilde yönetin


Mühendis olmak çoklu görev gerektirir. Vaktinizi etkili bir şekilde yönetemiyorsanız, her şey yakında çökecek. Bazen liste yapmak ve gününüzü planlamak iş yükünüzü düzenlemenize yardımcı olur. Zaman yönetimi becerilerini geliştirirken ne kadar boş zamana sahip olacağınıza hayran kalacaksınız. Dikkate alınması gereken başka bir şey, çoklu görev önemli olsa da, görevler arasında tamamen geçiş yapmamalısınız. Bir projeyi bitirmeyi deneyin ve ancak o zaman, aynı anda tamamen farklı şeyler yapmak için çok fazla konsantrasyon gerektirdiğinden, yeni bir projeye başlayın. Bir iş günü boyunca size çok zaman kazandıran tüm alışkanlıkları ve uygulamaları ortadan kaldırmanın bir yolunu bulun. Bu daha verimli olmanızı sağlayacaktır.

Artık onlara ihtiyaç duymasanız bile temel becerileri uygulayın


Mühendislik kurslarının çoğu, başarılı bir mühendis olmak için gereken beceriler hakkında temel bilgileri öğretir. Günlük olarak karmaşık denklemler uygulamıyor olsanız bile, bir çalışma bilgisini korumak önemlidir. Kariyerleri boyunca, mühendisler genellikle kendi rahatlık bölgeleri dışında kalan çeşitli görevlerle mücadele ederler. Bu harika bir test olsa da, çoğu temel formüllere geri dönemedikleri için onu sallayacak. Neredeyse her mühendislik biliminin matematik ve fizikte bir temeli olduğunu unutmayın. Bu nedenle, zaman zaman hafızanızı yenilemek işinizi yapmak için anahtardır. Neyse ki, sizin için istediğiniz zaman okuyabileceğiniz veya indirebileceğiniz birçok web kaynağı var!

Kibirli olma ama kendinden emin ol


Bazı insanlar mühendis olmanın, ne kadar zeki olduklarını düşündükleri için kibirli olma hakkını verdiğini düşünüyor. Ancak, kendini kanıtlamanın en iyi yolu stres altında çalışmak ve pratik problem çözme becerilerini geliştirmek. Stres mühendislik konusuna kaçınılmazdır. Bu nedenle, başarılı bir mühendis olmak istiyorsanız, karar verme becerilerinize güvenmeniz gerekir. Bu, özellikle daha büyük bir ekibin veya şirketin bir parçasıysanız geçerlidir. Bir sahibi olsanız bile, kibir istenmeyen sürtünme yaratabilir ve sizi çalışanlardan uzaklaştırabilir.

Diğer mühendislik disiplinlerini anlama


Hangi alanda çalışırsanız çalışın, diğer mühendislerin yaptıkları hakkında temel bir bilgiyi korumak önemlidir. İşbirliği projeleri veya disiplinlerarası araştırmacılar söz konusu olduğunda, geniş bir bakış açısı her zaman işe yarar. Alanınızın dışındaki meslektaşlarınızı takip edebilme yeteneği sizi iyi bir mühendis olmak için bir sonraki seviyeye taşıyacaktır. Örneğin, geniş mekanik eğitiminiz olsa bile, elektrik mühendisliğinden ders almak kariyeriniz için harika olur. Yeni teknolojiler ve sürekli gelişim listenizin başında yer almalıdır.

İyi sunumlar yap


Mühendislik teknolojilerinin ve sistemlerinin karmaşıklığı göz önüne alındığında, onları daha geniş bir kitleye açıklayabilmeniz gerekir. Pek çok mühendisin içe dönük olduğu biliniyor, ancak başarılı bir mühendis olmak için yetenekler çok önemli. Elon Musk, içe dönük doğası nedeniyle halk konuşmasıyla mücadele etti. Ancak, diğer yetenekler gibi, sosyal etkileşimleri ne kadar çok uygularsanız, o kadar iyi olursunuz. Başlamanın en iyi yolu, hizmetleri sunarken doğrudan müşterilerinizle konuşmak. Ekip toplantıları sırasında kendinizi şımartın ve bir sorunu tartışırken açık olun. Bu basit sistemle, stresli durumlarda ve daha büyük bir insan grubunun önünde kendinizden emin olacaksınız. Hazır olduğunuzda, daha küçük bir grup insanın önünde ve zamanda sunum yapmaya başlayın, kalabalığın içinde kaç kişinin bulunduğundan bağımsız olarak herhangi bir sunum için hazır olacaksınız.

Risk ve ödül


Bugün, modern bir mühendisin işi on kat daha karmaşıktır. Sadece teknik bir işlemi bitirmeniz gerekmiyor, aynı zamanda karlı olup olmayacağına da bakmanız gerekiyor. Önemli kararlar alırken, mühendislerin gerçek riskleri tartabilmeleri gerekirve projelerin ödülleri. İster anıtsal bir yapı ister özel bir ürün tasarlarsanız, her zaman teminatlı ve istenmeyen sonuçlarla karşılaşırsınız. Bu sorunları tanımak ve riskin almaya değer olup olmadığına karar vermek önemlidir. Hayattaki her şey gibi, doğru fırsatları aramanız gerekir. Tüm verileri ve öngörülen rakamları kontrol ettikten sonra, bir şey üzerinde çalışıp çalışmamaya karar verebilirsiniz.

Bebeklerde Aşılar Neden Önemlidir?

Hiç yorum yok
Aşılarla ilgili bazı dönemlerde bazı kişiler kafa karışıklığı ve yanlış anlamalar yaşamaktadır. Ancak aşılamalar aile ve halk sağlığının önemli bir parçasıdır. Aşılar bulaşıcı, tehlikeli ve ölümcül hastalıkların yayılmasını önler. Bu aşılar arasında kızamık, çocuk felci¸ kabakulak, su çiçeği, boğmaca, difteri ve HPV bulunur. Keşfedilen ilk aşı çiçek hastalığı aşısıdır ve çiçek hastalığı ölümcül bir hastalıktır. Çiçek hastalığı yüzünden son yüzyılda dünya çapında 300 milyon ila 500 milyon arası ölümler yaşanmıştır. Fakat aşısı uygulandıktan sonra bu, hastalık ölümcül hastalıklar listesinden silinmiştir. Şimdilik aşılarla tamamen yok edilebilen tek hastalık çiçek olmasının yanında, günümüzde çocuk felci dahil olmak üzere bu noktaya yakın başka hastalıklarda bulunmaktadır.



Aşılar Nelerdir?


 Aşı, hastalanmadan önce vücudun bir hastalığa karşı doğal bağışıklığını oluşturmanın bir yoludur. Bu aşı kişiye hastalığın bulaşmasını ve yayılmasını önler. Aşıların çoğunda kişinin vücuduna hastalık mikrobunun zayıflamış bir formu enjekte edilir. Bu genellikle bacak veya koldaki bir atışla yapılır. Vücut istilacı mikropları (antijenler) tespit eder ve onlarla savaşmak için antikorlar üretir. Bu antikorlar daha sonra vücutta uzun süre kalır ve çoğu durumda, kişinin hayatının geri kalan kısmında vücudunda kalırlar. Eğer bir daha bu hastalığa maruz kalırsa, kişi hiç bu hastalığa yakalanmadan hastalıkla savaşır.

Soğuk virüs türleri gibi bazı hastalıklar oldukça hafif seyretmektedir. Ancak, çiçek hastalığı veya çocuk felci gibi bazıları ise yaşam koşullarına göre değişebilir ve bağışıklık kazanabilir. Hatta toplumlarda değişikliklere bile neden olacak şekilde ölümle ölümcül olabilirler. İşte vücudun bu hastalıklara yakalanmasının önlenememesinin nedeni budur.

Bağışıklık Nasıl Oluşur?


 Kişinin vücudu kişiyi hasta edebilecek veya ona zarar verebilecek yabancı mikroplarla savaşmak için bir savunma sistemi kurar. Buna bağışıklık sistemi denir. Bağışıklık sistemi geliştirmek için vücudun farklı mikroplara maruz kalması gerekir ve vücut ilk kez bir mikroba maruz kaldığında, onunla savaşmak için antikorlar üretir. Fakat bu zaman alır ve antikorlar oluşmadan önce genellikle kişi hastalanır. Fakat kişinin vücudu bir kez antikor ürettiğinde o antikorlar vücudunda kalırlar. O zaman bir daha bu mikroplara maruz kalındığında, antikorlar ona saldırsa da kişi hastalanmaz.

Aşı Sağlığı İyileştiren Bir Yoldur


Herkesin aşıya ihtiyacı vardır ve aşı bebekler, çocuklar, gençler ve yetişkinler için önerilmektedir. Yaygın olarak kabul edilen aşılama programları mevcuttur. Hangi aşılara ihtiyaç duyulduğunu ve hangi yaşta verilmesi gerektiğini bu programlar listeler. Aşıların çoğu çocuklara verilir. 6. Yaşlarına kadar 14 farklı aşı almaları önerilir. Bunlardan bazıları bir seri çekimde gelmektedir ve bazı aşılar birleştirilmiştir, böylece daha az atışla birlikte verilebilir.

Amerikan Aile Hekimleri Akademisi (AAFP), bulaşıcı hastalıkların yayılmasını önlemek için aşılamanın gerekli olduğunu savunmaktadır. Aşılar, özellikle küçük çocuklar ve büyük yetişkinler gibi risk altındaki popülasyonlar için önemlidir. AAFP aşı önerileri, aşılama programları ve hastalığa özgü aşılar hakkında bilgi sunmaktadır.

Aşı Olamayacak Durumda Olan Kişiler Kimlerdir?


 Aşılanamayan veya aşı alamayan bazı kişiler bulunmaktadır. Bunlar arasında 2 aydan küçük bebekler ve belirli tıbbi sorunları olan kişiler bulunmaktadır. Ayrıca belirli bir aşıya cevap vermeyen az sayıda insan vardır. Bu insanlar aşılanamadığı için, herkesin aşı olması çok önemlidir. Bu kişilerin büyük çoğunluğu toplum bağışıklığının korunmasına yardımcı olur. Ve bu, çoğu insanın aşı nedeniyle bir hastalığa bağışıklık kazanması durumunda yayılmayı durduracağı anlamına gelir.

Aşıların Yan Etkileri Var mıdır?


 Bir yetişkin veya çocuk aşı yaptırdıktan sonra yan etkiler fark edebilir. Genellikle bu yan etkiler hafiftir ve enjeksiyon yerinde kızarıklık veya şişlik şeklinde kendini gösterir. Bazen çocuklarda düşük ateş görülebilir ve bu semptomlar genellikle bir veya iki gün içinde kaybolur. Daha ciddi yan etkiler bildirilmiştir ancak nadirdir. Bir aşının güvenli ve etkili olduğu onaylanmadan önce yıllar süren geliştirme ve test işlemleri gerekir. ABD Gıda ve İlaç İdaresi’ndeki (FDA) bilim adamları ve doktorlar, bir aşıyı onaylamadan önce araştırmayı inceler. Ayrıca, tüm kurallara uyulduğundan emin olmak için aşıların üretildiği yerleri de denetlerler. Aşı halka açıklandıktan sonra, FDA kullanımını izlemeye devam eder. Güvenlik sorunu olmadığından emin olmayı sağlar. Sonuç olarak aşılar güvenlidir ve kullanımlarının yararları, herhangi bir yan etki riskinden daha ağır basmaktadır.

Aşılanma Yapılmazsa Sonuçları Ne Olur?


 Aşılama bırakıldığında, hastalıklar geri gelmeye başlar. Çiçek hastalığı dışında, diğer tüm hastalıklar dünyanın bazı bölgelerinde hala aktiftir. Aşı yapılmazsa hastalıklar geri gelir ve tıpkı eskisi gibi salgınlar yaşanır. Mesela 1970’lerde Japonya’da boğmaca salgını yaşanmıştır ve sonra boğmaca için iyi bir aşılama programı yapılmıştır. Japon çocukların yaklaşık%80’i aşılanmış ve 1974’te 393 boğmaca öksürüğü yaşanmış fakat ölüm vakası olmamıştır. Sonra aşının güvensiz olduğu ve gerekmediği konusunda söylentiler başlamış ve 1976’da aşılanma oranı%10’a düşmüştür. 1979’da 13.000’den fazla vaka ve 41 ölümle boğmaca salgını tekrar yaşanmıştır. Kısa süre sonra aşılama oranları düzelmiş ve vaka sayısı geriye gelmiştir.

Aşı Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar


 Aşılarla ilgili birçok yanlış anlaşılma olmuştur. İnternette yayılan aşılar hakkında mitler ve yanıltıcı ifadeler vardır. Aşılar hakkında en sık sorulan soruların ve yanlış anlamaların 5 tanesine verilen cevaplar su şekildedir
Aşılar otizme neden olur mu? Hiçbir çalışma aşı ile otizmin gelişmesi olasılığı arasında bir bağlantı bulamamıştır. Bu konuda yayınlanan tek bir makale aşıyı itibarsızlaştırmaya çalışmış ve bu makaleyi yazan doktorun tıbbi lisansını iptal edilmiştir. Araştırmalar, herhangi bir aşı yapılmadan önce bebeklerin otizmle doğabileceğini göstermektedir.

Aşılar bir bebeğin bağışıklık sistemi için ağır mıdır?


Bebeklerin bağışıklık sistemleri aşıların onlara verdiğinden çok daha fazlasını yapabilir konumdadır. Her gün yüzlerce bakteri ve virüse maruz kalmaktadırlar. Bir aşıya birkaç tane daha eklemek, bağışıklık sistemlerine ağır gelmez aksine daha iyi çalışmasını sağlar.

Aşılar kişiye zarar verecek toksinler içerir mi?


Bazı aşılar, yüksek dozda zararlı olabilecek eser miktarda madde içerir. Bunlar formaldehit, alüminyum ve cıva içerir. Ancak aşılarda kullanılan miktar o kadar küçüktür ki aşılar tamamen güvenlidir. Örneğin, 2 yaşına kadar olan tüm aşılamalar boyunca, bir çocuk 4 mg alüminyum alırken emzirilen bir bebek 6 ay içinde 10 mg, soya bazlı formül mamalar ise 6 ayda 120mg alüminyum içerir. Ek olarak, bebekler vücutlarında doğal olarak bir aşıda bulunandan 10 kat daha fazla formaldehit içerir. Ve toksik cıva formu aşılarda hiç kullanılmamıştır.

Aşılar, önlemesi gereken hastalıklara neden olur mu?


Bu, özellikle grip aşısı ile ilgili yaygın bir yanılgıdır. Birçok insan, grip aşısı olduktan sonra hasta olduklarını düşünmektedir. Ancak grip çekimleri ölü virüsler içermektedir ve bu atıştan hastalanmak mümkün değildir. Zayıflamış canlı virüs kullanan aşılarda bile, hastalığa benzer hafif semptomlar yaşanabilir ama aslında hastalığa neden olmaz.

Günümüzde enfeksiyon oranlarının düşük olmasına rağmen hala aşılara ihtiyaç var mıdır?


Yüksek aşılama oranı nedeniyle ABD’de pek çok hastalık nadirdir. Ancak dünyanın diğer bölgelerinden elimine edilmemişlerdir. Başka bir ülkeden bir gezgin ABD’ye bir hastalık getirirse, aşılanmamış olan birinin bu hastalığı alma riski vardır. Enfeksiyon oranlarını düşük tutmanın tek yolu aşılamaya devam etmektir.

Ücretsiz Çevrimiçi Yapay Zeka Kursları

Hiç yorum yok
Son zamanlarda popüler olan yapay zekaya merak sarmışlar için ücretsiz çevrimiçi kurslar mevcuttur. Bu konumuzda sizler için ücretsiz çevrimiçi yapay zeka kurslarını derledik.


Yapay zeka (AI), otomasyon ve bilişsel sistemler hakkındaki ilke ve uygulamalarda temel bir dayanak, iş alanınız, uzmanlığınız veya mesleğiniz ne olursa olsun, giderek daha değerli hale gelen bir şeydir. Neyse ki, bugün görünüşte karmaşık olan bu teknolojiye aşina olmak için üniversitede okuyan benliğinizden yıllarını almak zorunda değilsiniz. Son yıllarda, temellerden ileri düzeydeki uygulamaya kadar her şeyi kapsayan, giderek artan sayıda çevrimiçi kurs yayıldı.

Bazıları doğrudan yapay sinir ağlarını kodlamaya dalmak ve belli bir teknik beceri seviyesini kabul etmek isteyenlere yöneliktir. Diğerleri, bu teknolojinin herkes tarafından, önceki teknik uzmanlığa bakmaksızın, gerçek kelime problemlerini çözmede nasıl uygulanabileceğini öğrenmek isteyenler için faydalıdır. Bu yazıda, bugün mevcut olan en iyi ücretsiz olanlardan bazılarının bir özetini vereceğim.

Yeni başlatılan bu çalışmalar, kesinlikle Google’ın genel halk arasında AI anlayışını genişletme planının bir parçasıdır. Malzeme yavaş yavaş ekleniyor, ancak zaten TensorFlow (Google’ın makine öğrenimi kitaplığı) çarpışma kursu ile birlikte bir Makine Öğrenmesi içeriyor.

Ücretsiz Çevrimiçi Yapay Zeka Kursları


 Makine öğrenmesi hakkında önceden bilgisi olmayanların başlangıçta hemen atlayabilmesi, bazı deneyime sahip kişilerin kendileri ilgilendiren modülleri seçebilmeleri veya seçebilmeleri için tasarlanmıştır, makine öğrenimi uzmanları bunu TensorFlow'a bir giriş olarak kullanabilir.

Google - Makine Öğrenmesi


Bu, Udacity tarafından sunulan Google’dan biraz daha kapsamlı bir kurstur. Bu haliyle, en azından denetlenen öğrenme yöntemlerine aşina olduğunuz noktaya kadar, tüm acemiler hedeflenmemiş ve bazı eski makine öğrenme deneyimleri varsayılmamıştır. Derin öğrenmeye ve büyük, karmaşık veri kümelerinden öğrenebilen kendi kendine eğitim sistemlerinin tasarımına odaklanır.

Bu ders, makine öğrenmesi, veri analisti olarak çalışacak sinir ağı teknolojisi, veri bilimcileri veya makine öğrenimi mühendisleri ile birlikte açık kaynak kütüphaneler ve materyallerin bolluğundan yararlanmak isteyen girişimci bireyler koymak isteyenlere yöneliktir.

Stanford Üniversitesi - Makine Öğrenmesi


Bu kurs Coursera tarafından verilmektedir ve Google’ın derin öğrenme araştırma biriminin kurucusu Andrew Brain ve Baidu’nun AI başkanı Andrew Ng tarafından verilmektedir.

Tüm kurs ücretsiz olarak çalışılabilir, ancak kariyer anlayışınızı artırmak için AI anlayışınızı kullanmayı planlıyorsanız kesinlikle faydalı olabilecek sertifika için ödeme seçeneği de vardır.

Bu ders, konuşma algılamasından ve web aramasının geliştirilmesinden gerçek dünyadaki makine öğrenimi uygulamalarının spektrumunu kapsarken, doğrusal regresyon, sinir ağlarının “öğrendiği” geri yayılım yöntemleri ve Matlab dersi gibi istatistik konularıyla teknik derinliğe girerken olasılık tabanlı AI araçları için en çok kullanılan programlama dillerinin listesi.

Columbia Üniversitesi - Makine Öğrenmesi


Bu kurs, tümüyle ücretsiz online olarak mevcuttur, ihtiyacınız olması durumunda sertifikasyon için ödeme yapma seçeneğiyle birlikte.

Denetimli ve denetimsiz öğrenmenin yanı sıra olasılıksal ve olasılıksız yöntemleri kullanarak gerçek dünyadaki sorunları çözme modelleri, yöntemleri ve uygulamalarını öğretmeyi vaat ediyor. Kurstan en iyi şekilde yararlanmak için, 12 hafta boyunca, materyaller ve alıştırmalar için haftada yaklaşık sekiz ila on saat harcamayı beklemelisiniz - ama bu ücretsiz bir Ivy League seviyesindeki eğitimdir; Meltem.

Yapay Zeka nanodegresinin bir parçasını oluşturduğu kar amacı gütmeyen edX çevrimiçi kurs sağlayıcısı aracılığıyla sunulmaktadır.

Nvidia - Bilgisayarla Görme İçin Derin Öğrenmenin Temelleri


Bilgisayar görüşü, görsel bilgileri beynimizin yaptığı gibi işleyerek “görebilen” bina bilgisayarlarının AI alt disiplinidir. Teknik temellerin yanı sıra, nesne tanıma ve görüntü sınıflandırma yeteneğine sahip makinelerin uygulanmasından faydalanabilecek durumların veya sorunların nasıl tanımlanacağını da kapsar.

Bir grafik işleme birimi üreticisi (GPU'lar) olarak Nvidia, şaşırtıcı bir şekilde, önceleri öncelikli görüntüler göstermeyi amaçlayan bu yüksek güçlü grafik motorların, bilgisayarlı görme uygulamalarının yaygın biçimde ortaya çıkmasında önemli rol oynar.

Ders Çalışma Programı Hazırlamak

Hiç yorum yok
Okul zamanı öğrenciler ders çalışmak için bir programa ihtiyaç duyar. Sistemli ve doğru yoldan gitmek için verimli ders çalışma programı şarttır. Ancak nasıl ders programı hazırlayacağınızı bilmiyorsanız doğru yerdesiniz sizlere verimli ders çalışma programı nasıl hazırlanır göstereceğiz.



Verimli Ders Çalışma Programı Nasıl Hazırlanır


 Hemen hemen her öğrenci okul dönemi boyunca hayatının düzensiz bir hal aldığını, sosyal aktivitelere zaman bulamadığını yada ders çalışamadığını söylenerek sitemler eder. Bu tarz sorunlar için ise en güzel çözüm ders çalışma programı hazırlayarak hem okul hayatını hemde sosyal hayatı bir arada yürütmekten geçiyor. Fakat birçok öğrenci bu durumda da sıkıntı çeker çünki ders programı hazırlarken hatalar yapıyor ve bu hatalar sonucunda hazırladığı ders programına birkaç gün sonra uymayarak eski yaşantısına geri dönüyor. Bizde bu yazımızda bu gibi sorunlar yaşayan öğrencilerimiz için verimli ders çalışma programı nasıl hazırlanır sorusuna cevap vereceğiz.

Ders Çalışma Programına Neden İhtiyaç Duyarız?


 Birçok öğrenciye göre ders çalışma programı aslında sadece vakit kaybı. Sonuçta ders çalışmak isteyen her durumda ders çalışır gibi düşünceler ile ders çalışma programına karşı gelebilirsiniz. Fakat ders çalışma programı zaten tembel bir öğrenciyi ders çalıştırmaz yada düşük notlarınızı düzeltmez. Her şeyden önce ders programı hazırlayan bir öğrencinin gerçekten ders çalışmayı istemesi gerekiyor. Ardından hazırladığı ders çalışma programı ilk etapta yorucu okul döneminde öğrencinin dersleri ile sosyal hayatına aynı anda vakit ayırmasını sağlayacak. Bunun dışında belli bir düzende yaşayacağı için hem kişisel olarak kendi çalıştığını hissedecek hemde bilinçaltı sürekli programa uygun olarak ders çalışması gerektiğini hatırlatacak. Zaten belli bir süreden sonra ders çalışmadığı günlerde vicdan azabı çekmeye başlayacaktır. İşte bu duruma gelebilmeniz veya bu durumu devam ettirebilmeniz için verimli ders çalışma programı nasıl hazırlanır sorusuna artık cevap vermemiz gerekiyor.

Kendinizi Tanıyın

Ders programı hazırlarken öğrencilerin en çok yaptığı hata maalesef maymun iştahlı davranmak. Bu duruma şöyle bir örnek verelim. Ali günde ortalama 2-3 saat ders çalışıyor sonra bir gün ders çalışma programı yapmaya karar veriyor ve çalışma programını hazırlarken günlük kendine ortalama 5-6 saat ders çalışması gerektiği şartını koyuyor. Peki Ali bunu yapabilir mi? Tabi ki %99 oranla cevabımız hayır olacak. İşte sizde ders programı hazırlarken her şeyden önemlisi kendinizin ne kadar çalışabileceğinizi iyi değerlendirip ona göre ders çalışma programı hazırlayın. Aksi taktirde abartılı rakamlar yazarsanız bir iki gün sonra ders çalışma programını zaten uyamıyorum diye bir kenara atmanız muhtemel. Ayrıca daha uygun bir ders programı hazırlamak için kendinize bir hafta süre tanıyıp bir hafta boyunca yaptığınız çalışmaları bir kenara not olarak ders çalışma programı hazırlarken de bu bilgilerden yararlanmanız daha verimli ders çalışma programı hazırlamanıza yardımcı olacaktır.

Kesin Zamanlar Belirlemeyin

Ders çalışma programları aslında ciddi olarak üzerine düşülmeden hazırlandığı zaman öğrencilerin moral olarak çökmelerine kadar gidebilecek sonuçlar ortaya çıkarıyor. Buna en güzel örneklerin başında program hazırlarken saat bazında şartları programa eklemek geliyor. Mesela yine Ali saat 13:00’da okuldan çıkıyor ve eve 13:30’da eve geliyor. Programı hazırlarken de saat olarak aynı şekilde her şeyi dakikası dakikasına yazdı ve eve geldikten sonra yemek yedikten sonra saat 14:00’da ders çalışmaya başlaması gerektiğini program da belirtti. Fakat o gün Ali otobüsünü kaçırdı ve eve geç geldi. Programa uyamadı. Bu durumda genellikle ister istemez planladığı şeyi yapamadığı için öğrencinin morali bozulur ve zaten 14:00’da derse oturamadım bari bugün kendime tatil yapayım gibi düşüncelerle programa uymayı bırakabilir. Peki çözüm nedir diyorsanız hemen söyleyelim.  Önünüzde iki mantıklı yol var ya ders programı hazırlarken kesin zamanlardan ziyade yuvarlak zaman dilimleri kullanmanız yada günlük olarak ne zaman ne çalışacağınızı değilde günde hangi dersten hangi konuyu çalışacağınızı belirlemeniz gerekiyor. Mesela Pazartesi Matematikten temel kavramlar Türkçe’den Ses Olayları Biyolojiden de Hücre konusuna çalışıp en azı 50 soru test çözeceğim gibi her güne konularınızı yayabilirsiniz. Bu durum da yaşadığınız ufak tefek aksilikler programınıza uymanıza engel olmayacak fakat konu bazlı programlarda konularınıza çalışmadan yatmamaya özen gösterin aksi halde programın anlamı kalmaz.

Kendinize Vakit Ayırın

Ders çalışma programı hazırlarken dikkat etmeniz gereken bir diğer nokta ise kendinize de vakit ayırmanız gerektiğini unutmamanız. Özellikle YGS-LYS sınavına hazırlanan öğrenciler kendilerini ciddi anlamda sürekli ders çalışması gerektiğini düşündüğü için ders çalışma programlarında ya kendilerine hiç vakit ayırmıyor yada ayırdıkları vakit dilimleri çok az oluyor. Maalesef bu durumda hiç faydalı değil. Tamam önünüzde okul, sınav gibi önemli faktörler var fakat hiçbir şey sizden daha önemli değil bu yüzden rahatlamanız için günlük kendinize biraz vakit ayırmayı unutmayın. Bunu yaparken de dozu iyi ayarlayın, ayrıca yaptığınız aktivitelerin sizi yormamasına dikkat edin çünkü daha sonrasında ders çalışmaya pek haliniz kalmaya biliyor. Bunun dışında haftada bir veya iki haftada bir kendinize bir gün tatil verip istediğiniz aktiveteyi de yapmanız iyi gelecektir. Tekrar belirtiyorum bunların dozunu çok iyi ayarlamanız gerekiyor.

Ufak Birkaç Uyarı Daha

Eğer ciddi anlamda uymak istediğiniz bir ders programı yapmak istiyorsanız bunun için biraz düşünmenizde fayda var yoksa yazıda da belirttiğimiz gibi birkaç gün içeresinde programa uymayı bırakıp bir kenara atabilirsiniz. Ayrıca program yaparken sizi sizden daha iyi tanıdığını düşündüğünüz hocalarınız varsa onlardan yardım almanız ve kontrol etmesi içinde yine birilerine söylemenizde fayda var. Maalesef öğrenciler olarak birçok şeyin farkında olsakta başkalarının söylemesi daha etkili oluyor bu yüzden dediğim gibi programınızın bir kopyasını da başkasına verin. Ayrıca kendinize ödüllerde koyabilirsiniz. Mesela bugün bu konuyu bitirip 50 kadar soru çözersem bir saat oyun oynayacağım gibi ara sıra kendinizi derse motive edecek küçük ödüller koymanızda güzel olabilir. Ayrıca yazıda paylaştığımız diğer maddelere de mutlaka dikkat edin. Daha fazla uzatmadan sizi ders programı hazırlamanız için rahat bırakalım.

Youtube Kaliteli İçerik Üretme

Hiç yorum yok
Son zamanların en çok kullanılan ve vakit geçirilen sosyal medya platformu youtube birçok kişi için de gelir kaynağı. Ancak youtube içerik üreticileri bazen yükleyecek video bulamıyorlar. Kanalınız için youtube kanalınıza kaliteli video içerikleri nasıl üretebilirsiniz gelin inceleyelim.


İçerik pazarlamasının öneminin artmasıyla beraber markalar içerik pazarlaması stratejilerine farklı kanallar ekleyerek kullanıcılara ulaşmaya çalışıyorlar. Youtube’un dünya üzerindeki ikinci en büyük arama motoru olarak öne çıkması ve yine globalde 100 milyon internet kullanıcısının online olarak video izlediği gerçeğini de ele alırsak içerik pazarlamada videonun önemi daha da artıyor.

Youtube Kaliteli İçerik Üretmek


 Video içeriklerle ilgili bir diğer ilginç istatistik ise ortalama bir internet kullanıcısı bir ayda 16 dakika 44 saniyesini reklam videoları izleyerek geçiriyor. Bunun yanı sıra internet kullanıcılarının yüzde 80’lik bir bölümü izledikleri video reklamları hatırladıklarını belirtiyor.

Videonun böylesine geniş bir kullanım alanı bulunmasından dolayı markalar içerik stratejilerine videoları da ekliyorlar. Ancak video içerik hazırlanırken hatırlanması ve dikkat edilmesi gereken bazı adımlar bulunuyor.

Videonuzu hazırlamadan önce amaçlarınızı listeleyin

Video içerikler birçok farklı amaçla hazırlanabilir. Bu nedenle hangi amaçlarla bu videoları hazırlayacağınız konusunda netleşmeniz gerekiyor. Videolarınız ile marka bilinirliğini mi artırmak istiyorsunuz, bir ürün tanıtımı mı yapmak istiyorsunuz, how-to rehberi olabilecek bir video içeriğimi hazırlamak istiyorsunuz yoksa istatistiklerin yer aldığı bir video mu hazırlamak istiyorsunuz?

Bu gibi detaylara karar verdikten sonra hazırladığınız videoda hangi duyguları harekete geçirmek istediğinize de karar vermeniz gerekiyor. Videoda hangi duyguların üzerinde duracağınıza karar verdikten sonra ulaşacağınız hedef kitleyi tanımlayın. Hazırladığınız videonun içeriğine göre ulaşacağınız hedef kitlenin de değişebileceğini unutmamanız gerekiyor.

Bunların ardından video sonunda kullanıcılardan nasıl bir aksiyon almak istediğinize karar verin. Buna göre sitenizde videonun yayınlanacağı landing page üzerine call to action butonları ekleyebilir ya da Youtube üzerinden yayın yapıyorsanız, buradaki videolar üzerinden sitenize yönlendirmeler yapabilirsiniz.

Videonuzun görsel hikaye tablosunu hazırlayın

Yukarıdaki unsurlara ve konuya karar verdikten sonra hemen videoyu hazırlamaya geçmemek gerekiyor. Hikayenin akışının belirlenmesi için bir storyboard hazırlamanız oldukça önemli. Böylelikle hikayenin nasıl bir akışta ilerleyeceğini görsel olarak takip edebilirsiniz.

Videoda ilgi çekici noktaların sıralamasını bu hikaye tablosu üzerinde görsel olarak görebilirsiniz ve buna göre videonun içeriğinde değişiklikler yapabilirsiniz. Hedef kitlenizin ilgisini çekecek noktaları öne çekerek videonun izlenme oranını artırabilirsiniz.

Videonuzun süresini belirleyin

Videonuzun stroyboard’unu hazırlarken tahmini olarak ne kadar bir süre gerekeceğini de hesaplamaya çalışın. Hangi bölümlerin ne kadar üzerinde durulacağı, hangi kısımların daha hızlı bir şekilde geçileceğini storyboard üzerinde netleştirin. Böylelikle video hazırlanma sürecinde daha hızlı ve net bir şekilde ilerleyebilirsiniz.

Bunun yanı sıra videonun toplam süresinin uzunluğu da bir o kadar önemli. Çok uzun videolar kullanıcılar tarafından izlenmeyebiliyor. Bu nedenle mümkün olduğunca kısa videolarla bir içerik hazırlayarak videonun tamamının izlenmesini sağlayabilirsiniz.

İki dakikadan uzun videolar eğer doğrudan tüketiciyi ilgilendiren veya ilgisini çeken bir içeriğe sahip değilse genellikle izlenmiyor ya da yarıda kapatılabiliyor. 5 dakikadan uzun videolarda kullanıcılar, videonun başını ilginç bulmazlarsa videoyu kapatabiliyorlar ya da ortasına geçerek kendisinin ilgisini çeken bir yer bulmaya çalışıyor. Burada da eğer videonun kurgusunu doğru bir şekilde yapmamışsanız, asıl önemli noktaların görülmesi kullanıcıların gözünden kaçabilir.

Video çekimi veya animasyon video prodüksiyonu maliyetli bir iş olsa da A/B testleri yaparak sizin için en uygun olan video süresini tespit edebilirsiniz. Tabii ki her konuya ve her içeriğe göre bu videoların uzunlukları değişkenlik gösterebilir; ancak her video için optimum süreyi bulmak için testler yapmak işinize yarabilir.

Videonuzun görüntü ve ses kalitesine önem verin

Video içeriklerinizi internete yüklerken mümkün olan en yüksek görüntü ve ses kalitesiyle yüklemeye dikkat etmeniz oldukça önemli. Görselliğin oldukça ön planda olduğu günümüzde düşük çözünürlüklü görsel kullanımı videoların kalitesini olumsuz bir şekilde etkiliyor.

Bunun yanı sıra ses kalitesinin de iyi olması gerekiyor. Unutmamak gerekiyor ki, tüketiciler bu videoları laptoplarıyla, akıllı telefon veya tabletleriyle de izliyor ve eğer ses kalitesi düşükse, kullanıcılar videoları yarıda bırakabilirler.

Videoların karşı tarafta iyi bir etki yaratabilmesi için hem ses hem de görüntü kalitenizin yüksek olması oldukça önemli. Videonuzu render ederken internet üzerinde hangi platforma yükleyecekseniz ayarlarını buna göre yapmanız gerekiyor. Videoyu internete yüklemeden önce farklı cihazlarla önizleme yaparak videonun ses ve görüntü kalitesini de test edebilirsiniz. Böylelikle mobil ve masaüstü cihazlarda videonun nasıl izleneceğine dair bir fikriniz olabilir.

B-12 Vitamini Eksikliğinin Belirtileri

Hiç yorum yok
B-12 vitamin eksikliği her ne kadar önemsiz gibi gözükse de yaşarken etkisini fazlasıyla gösteren bir hastalıktır. Hemen hemen çoğu yerde karşımıza çıkan b-12 eksikliği bir an önce tedavi edilmelidir.


B-12 Vitamini vücudun düzgün çalışmasını sağlayan temel bir besindir ve bu vitamin eksikliğinin belirtileri yorgunluk, düşük ruh hali ve sinir problemleridir. Vücut B-12 vitamini oluşturmamaktadır, bu yüzden kişiler bu besinleri diyetlerinden almalıdırlar. DNA ve kırmızı kan hücreleri üretmek için çok önemlidir ve sinir sistemini desteklemeye yardımcı olmaktadır. B-12 Vitamini, kan hücrelerinin üretiminde hayati rol oynamaktadır. B-12 vitamin eksikliği belirtilerinin birçoğu, sağlıklı kan hücrelerinin bulunmamasına neden olduğu için ortaya çıkmaktadır. Vücudun etrafından oksijen alması ve organları sağlıklı tutması için bol miktarda bu hücreye ihtiyaç duymaktadır. Bununla birlikte B-12 vitamini eksikliği hem fiziksel hem de psikolojik sorunlara neden olmaktadır.

B-12 Vitamini eksikliği, kişilerin yüzde 1,5 ila 15,0’ını etkilemektedir. Bu eksiklik, kişinin zihinsel ve fiziksel sağlığını etkileyen çok çeşitli belirtilere neden olmaktadır. Vücut, B-12 vitaminini depolayamaz, bu nedenle düzenli olarak içeren yiyecekleri tüketmek önemlidir. Yetişkinler günde 2,4 mikrogram (mcg) B-12 vitaminine ihtiyaç duymaktadır. B-12 Vitamini, suda çözünebilir ve hayvansal gıdalarda bulunan bir vitamindir. Hayvansal gıdalara örnekler aşağıdaki gibidir:

• Kırmızı et
• Kümes hayvanları
• Yumurta
• Mandıra
• Balık

B-12 Vitamini Eksikliğinin Belirtileri


 Eğer kişi hayvansal ürünler yemezse, diyetlerine vejeteryan ve vegan B-12 vitamini kaynakları eklemeleri gerekmektedir. Bunlara müstahkem tahıllar, bitki sütleri, ekmek ve beslenme mayası dâhildir. B-12 vitamini eksikliği, diğer beslenme eksiklikleri ve sağlık koşulları ile birçok semptomu paylaştığı için, kişilerin bunu fark edememesi veya tanı koyamaması mümkündür. Ayrıca tüm işaretlerin farkında olmak, kişilerin eksikliği tanımlamasına ve tedavi aramasına yardımcı olmaktadır.

Ellerde veya Ayaklarda Karıncalanma

B-12 Vitamini eksikliği, ellerde veya ayaklarda karıncalanmaya neden olmaktadır. Bu belirti, vitaminin sinir sisteminde çok önemli bir rol oynaması nedeniyle oluşmaktadır ve yokluğu kişilerin sinir iletimi problemleri veya sinir hasarı geliştirmelerine neden olmaktadır. Sinir sisteminde, B-12 vitamini, miyelin adı verilen bir madde üretmeye yardımcı olmaktadır. Miyelin, sinirleri koruyan ve duyularını iletmelerine yardımcı olan koruyucu bir kaplamadır. B-12 vitamini eksikliği olan kişiler sinirlerini kaplayacak kadar miyelin üretemezler ve bu kaplama olmadan, sinirler zarar görmektedir. Periferik sinir denilen el ve ayaklardaki sinirlerde problemler daha yaygındır. Periferik sinir hasarı, vücudun bu kısımlarında karıncalanmaya neden olmaktadır.

Yürüme Sorunu

Zamanla, B-12 vitamin eksikliğinden kaynaklanan periferik sinir hasarı hareket sorunlarına neden olmaktadır. Ayak ve uzuvlardaki uyuşukluk, kişinin desteksiz olarak yürümesini zorlaştırmaktadır. Ayrıca kas zayıflığı ve azalan refleksler de yaşanmaktadır.

Soluk Cilt

Sarılık olarak adlandırılan soluk veya sarı cilt, B-12 vitamini eksikliğinin belirtisi olmaktadır. Sarılık, kişinin vücudu yeterince kırmızı kan hücresi üretemediğinde gelişmektedir. Derinin altında dolaşan kırmızı kan hücreleri normal rengini sağlar. Bu hücrelerin yeterince olmamasından dolayı, cilt soluk görünmektedir. Çünkü B-12 Vitamini kırmızı kan hücrelerinin yapımında rol oynar. Bu vitaminin eksikliği, sarılık ile ilişkisi olan kırmızı kan hücrelerinin veya megaloblastik aneminin eksikliğine neden olmaktadır. Ayrıca bu tip anemi vücudun daha çabuk parçalandığı kırmızı kan hücrelerini de zayıflatmaktadır ve karaciğer kırmızı kan hücrelerini parçaladığında bilirubini serbest bırakır. Bilirubin, cildin sarılık özelliği olan sarımsı tonunu veren kahverengimsi bir maddedir.

Yorgunluk

B-12 vitamin eksikliğine bağlı megaloblastik anemi, kişinin yorgun hissetmesine neden olmaktadır. Kişi vücudun etrafında oksijen taşımak için yeterli kırmızı kan hücresi olmadığından dolayı kendini aşırı yorgun hissedebilmektedir.

Hızlı Kalp Atış Hızı

Hızlı kalp atış hızı B-12 vitamini eksikliğinin bir belirtisidir. Vücuttaki azalmış kırmızı kan hücrelerinin sayısının artması için kalp daha hızlı atmaktadır. Anemi, vücuda daha yüksek miktarda kan akıtmak ve daha hızlı üretmek için kalbe baskı uygular. Bu tepki, vücudun yeterli miktarda oksijenin tüm vücut sistemlerinde dolaşmasını ve tüm organlara ulaşmasını sağlamaya çalışmanın yoludur.

Nefes Darlığı

B-12 vitamin eksikliğinden kaynaklanan anemi, kişinin nefes darlığı hissetmesine neden olmaktadır. Bunu kırmızı kan hücrelerinin eksikliği ve hızlı bir kalp atışı ile ilişkilendirmek mümkündür. Nefes almakta güçlük çeken herkes derhal doktora görünmelidir.

Ağız Ağrısı

B-12 Vitamini ağız sağlığını etkilemektedir. Sonuç olarak, B-12 vitamini eksikliği, ağız sorunlarına neden olmaktadır. Bu sorunlar aşağıdaki gibidir:
• Şişmiş, pürüzsüz, kırmızı bir dile neden olan glossitis
• Ağız ülseri
• Ağızda yanma hissi

Ayrıca bu semptomlar, B-12 vitamin eksikliğinin, kırmızı kan hücresi üretiminde azalmaya neden olması ve böylece dile daha az oksijene ulaşmasıyla sonuçlanmaktadır.

Düşünme ya da Akıl Yürütme Sorunları

B-12 Vitamini eksikliği, doktorların bilişsel bozulma olarak adlandırdığı düşünce problemlerine neden olmaktadır. Bu sorunlar arasında düşünme zorluğu veya muhakeme ve hafıza kaybı sayılmaktadır. Yapılan bir çalışmaya göre, düşük B-12 seviyeleri Alzheimer hastalığı, vasküler demans ve Parkinson hastalığı riskinde artışla ilişkilendirilmiştir. Beyne ulaşan oksijen miktarının azalması, düşünme ve akıl yürütme sorunlarını ortaya çıkarmaktadır.

Sinirlilik

B-12 vitaminin eksik olması, kişinin ruh halini etkiler, potansiyel olarak sinirlilik veya depresyona neden olmaktadır. B-12 vitamini ve ruh sağlığı arasındaki bağlantı konusunda daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Bir teoriye göre, B-12 vitamininin homosistein denilen bir beyin kimyasının parçalanmasına yardımcı olduğudur. Beyinde çok fazla homosistein bulunması zihinsel sağlık sorunlarına neden olmaktadır.

Bulantı, Kusma ve İshal

B-12 Vitamini eksikliği sindirim sistemini etkilemektedir. Kırmızı kan hücrelerinin olmaması, yeterli oksijenin bağırsağa ulaşmadığı anlamına gelmektedir. Buradaki yetersiz oksijen, kişinin hem bulantı hissetmesine hem de hasta olmasına ve aynı zamanda ishale de neden olmaktadır.

İştah Azalması ve Kilo Kaybı

Bulantı gibi sindirim sorunlarının sonucu olarak, B-12 vitamin eksikliği olan kişiler iştahlarını kaybedebilirler. İştahta azalma, uzun vadede kilo kaybına neden olmaktadır.

B-12 Eksikliği Nedenleri


 Kişi diyetinde yeteri kadar B-12 vitamini alsa bile, bazı altta yatan sağlık koşulları bağırsakta B-12 vitamininin emilimini etkilemektedir. Bu sağlık koşulları aşağıdaki gibidir:
• Crohn hastalığı
• Çölyak hastalığı
• Atrofik gastrit
• Pernisiyöz anemi

Bazı faktörler, kişinin B-12 vitamini eksikliği yaşama olasılığını arttırmaktadır. Bu faktörler aşağıdaki gibidir:
• Yaşlanma, çünkü kişi yaşlandıkça B-12’yi daha az absorbe etmektedir
• Vejeteryan ya da vegan diyeti yemek
• Uzun süre boyunca anti-asit ilacı kullanmak
• Kilo vermek için ameliyat veya sindirim sisteminin B-12 vitaminini emilimini etkileyen diğer mide ameliyatları

Tedavi ve Korunma


 Çoğu kişi yeterli miktarda B-12 vitaminini diyet kaynaklarından almaktadır. Alamayanlar için, doktorlar B-12 takviyeleri reçete etmekte veya önermektedirler. Ayrıca kişiler eczanelerden veya çevrimiçi markalar arasında B-12 takviyesi seçim yapabilirler. Çoğu multivitamin B-12 vitaminini içermektedir. Kişiler B-12 takviyelerini oral tabletler, dilaltında çözünen dilaltı tabletler veya enjeksiyonlar şeklinde alma imkanları bulunmaktadır. Doktor bu vitaminin doğru dozu konusunda tavsiye verebilmektedir. B-12 vitaminini emmede güçlük çeken kişiler, eksikliklerini gidermek için vitamin çekimlerine ihtiyaç duymaktadır. Doktor, kişilere diyet seçimlerine ve sağlıklarına bağlı olarak B-12 vitamin eksikliğini önlemenin en iyi yolunu önerebilmektedir.

Vücudun, B-12 vitaminine, kırmızı kan hücreleri yapmayı da içeren çeşitli vücut fonksiyonları için ihtiyacı duymaktadır. B-12 vitamini eksikliği, sinir problemleri, yorgunluk ve zorlukla düşünme gibi fiziksel ve psikolojik semptomlara neden olmaktadır. Çoğu kırmızı kan hücrelerinin eksikliği nedeniyle B-12 vitamin eksikliği semptomları oluşmaktadır, bu da vücudun yeterli oksijen alamadığı anlamına gelmektedir. Vücudun oksijen kaynağı, sağlığın birçok yönü için çok önemlidir. Diğer besinlerde olduğu gibi, çoğu kişi için B-12 vitaminini almanın en iyi yolu diyettedir. Kişi normal diyetinden yeterince alamazsa, takviye edilmiş gıdalar ve diğer besin takviyeleri kişiye yardımcı olabilmektedir. Çoğu durumda, doktorlar B-12 vitamin eksikliğini tedavi edebilmektedir. Bununla birlikte, uzun süreli eksikliği olan kişilerin sinir hasarı gibi uzun süreli etkileri olmaktadır. B-12 vitamini eksikliğinin belirtilerini erkenden tespit etmek ve doğru tedaviyi görmek kişinin bakış açısını iyileştirmektedir.
© Tüm Hakları Saklıdır
Tasarlayan Bileceksin