Gündem

gundem

Nasıl Olunur?

nasıl olunur

Eğitim

Spor

Bileceksin

bileceksin

Finans

Yaşam

Bileceksin

Güneş Yanığına Ne İyi Gelir?

Hiç yorum yok
Güneş yanıkları, hava sıcaklıklarının yükselmesi ile birlikte bilhassa Temmuz ve Ağustos aylarında sık sık karşılaşılan bir sorundur. Güneşten yeteri miktarda korunulmaması neticesinde meydana gelen bu yanıklar, insana ıstırap verir ve istenilmeyecek neticelere dahi yol açabilir. Tam bu noktada, güneş yanıkları nasıl geçer?' sorusunun cevabı epey merak edilmektedir. Peki, güneş yanığı nasıl geçer?, güneş yanığına ne iyi gelir?

Güneş Yanığı Nasıl Geçer?


Güneş Yanığı Nedir?


 Cildin yoğun güneş ışığına maruz kalması neticesinde meydana çıkan güneş yanığı, yaz aylarında sık sık görülen bir rahatsızlıklardan bir tanesidir. Güneş yanığı meydana gelen bölge epey hassasdır ve bireyin ıstırap çekmesi muhtemeldir. Güneş yanığı tedavisi amacıyla dikkat edilmezse istenilmeyen neticeler yaşanabilir. Bunun nihayetinde deride yara izi görülebileceği gibi, deri kanseriyle dahi karşılaşılabilir. Tam bu noktada, bilhassa yaz aylarında güneşe karşı iyi korunmak gerekmektedir. Peki, güneş yanığına ne iyi gelir, nasıl geçer? Evde hangi bitkisel yöntemlerden yararlanılabilir?

Güneş Yanığı Belirtileri Nelerdir?


 Güneş yanığı belirtileri şahıstan şahsa göre farklılık gösterir. Ayrıca, ultraviyole ışınlarına maruz kalma zamanı dahi bu bulgular üstünde etkilidir. Başlıca güneş yanığı belirtileri şu şekilde sıralanabilir: Güneş yanığının karakteristik bir sendromu, çoğunlukla her hareketle ıstırap veren, kızarmış bir cilttir. Ek olarak cilt hafiften şiş ve kaşıntılı dahi olur. Ciddi yanıklarda ciltte içi likit dolu kabarcıklar dahi bulunabilir. Şiddetli sızı yahut kabarma varsa, doktora müracaat etmek lazım olur. Güneş yanığına alttaki belirtilerden rastgele biri eşlik ediyorsa kısa zaman içinde bir sıhhat kuruluşuna başvurulması çok önemlidir:

  • Bulantı ve kusma
  • Baş ağrısı
  • Ateş
  • Titreme
  • Boyun tutulması

Eğer bebekler yahut ufak çocuklar güneş yanığına maruz kaldıysa, her halde bir doktora başvurulmalıdır.

Güneş Yanığına Ne İyi Gelir?


 Güneş yanığı, cildin yoğun güneş ışığına maruz kalması neticesi meydana çıkan, alakalı bölgenin akut iltihaplanması durumudur. Açık cilt rengine sahip bireyler ve çocuklar yanık amacıyla risk grubundadırlar ve güneş yanığına daha titizdirler. Güneş yanığı, geniş bölgelerde meydana çıktığında tehlikeli sistemik etkilere yol açarak yaşamı tehdit edebilmektedir. Bu sebeple açılmış tenli bireyler ve bilhassa dahi çocuklar güneşe çıkarken mutlaka şapka ve güneş gözlüğü gibi koruyucu aksesuarlar kullanmalı ve güneş kremi sürmeyi savsaklama etmemelidirler.

Hafif bir güneş yanığı yalnızca kızarıklığa niçin olurken, şiddetli yanıklarda ciltte kabarcıklara yol açabilir ve iyileştiğinde dahi yara izi bırakabilir. Güneş yanığı, güneş ışınları dışında solaryum gibi suni bir ışık kaynağından dahi kaynaklanabilir. Yanığın yol açtığı hasar ilk olarak epidermisi, yani en üst deri tabakasını etkiler. Ancak epidermisin altındaki katman olan dermisde dahi hasar ve iltihap oluşabilir. Tekrarlanan güneş yanığı vakaları, cildin daha süratli yaşlanmasına niçin olur ve nihayetinde deri kanserine yol açabilir. İşte güneş yanığına iyi gelen şeyler...

Su

Her şeyden evvela, elbet, bedeninizi dahilen nemlendirmek amacıyla çok içmelisiniz. Islak sargılar dahi önemli yanıklarda iyi bir soğutma tesiri yaratabilir. Su çok soğuk olmamalıdır cildin iyileşmesine negatif katkı dahi bulunabilir.

Elma Sirkesi

Güneş yanığının daha süratli iyileşmesini sağlamak amacıyla soğuk suya elma sirkesi ekleyebilirsiniz. Bu karışımı sonrasında cildinize bir bandaj ile uygulanabilir veyahut pamuk ile sürebilirsiniz.

Tuz

Elma sirkesi yerine, soğuk suya tuz dahi ekleyebilirsiniz. Bu yararlıdır zira karışım cildin kurumasına karşı yardımcı olur.

Aloe Vera

Aleo vera cildi soğutur ve nemlendirir. Burada hem bitkinin kendisini üstelik aloe vera jellerini yanık bölgeye uygulayabilirsiniz. Aleo vera iltihap engelleyici tesire sahip maddeler içerdiğinden cildi soğutur ve iyileştirir. Aloe vera jelinden yapılmış buz küpleri dahi kullanabilmeniz mümkün. Aynı vakitte bitkinin bir parçasını kesebilir ve kesimi cildin üzerinden geçirebilirsiniz.

Siyah Çay

Demlenmiş kara çayı buzdolabınızda bir süre bekletin. Pamukları çaya batırın ve yanık bölgelerinize uygulayın. Yanıklar küçükse, ağrıyı hafifletmek amacıyla demli ve soğutulmuş çay poşetleri dahi kullanabilmeniz mümkün. Pamukları sık sık değiştirmelisiniz.

Lor Peyniri yahut Yoğurt

Lor, direkt olarak cilde uygulanabilir. Bu usul ile yalnızca güneş yanığını soğutmakla kalmazsınız, bunun yanı sıra anti-enflamatuar bir tesir dahi sağlamış olursunuz. 30 dakika dan sonra, lorları değiştirmelisiniz. Açık yaralar amacıyla mutlaka kullanmamalısınız. Aynı prosedürü yoğurt amacıyla dahi yapabilirsiniz. Yoğurdu doğrudan güneş yanığının üstüne sürün ve ara ara yenileyin.

Limon veya Limon Suyu

Limon suyu ve zeytin yağı cildi rahatlatır. Limon suyunu azıcık zeytinyağı ile karıştırın. Daha sonra büyülenen bölgelere masaj yaparak sürün.

Patlıcan

Patlıcanı rendeleyin ve bir kase yoğurt ile karıştırın. Yanık olan bölgenin üstüne sürün. Cilde uygulandığında, bu karışım ısıyı almaya ve ağrıyı hafifletmeye yardımcı olur. Kabaran veya açılmış olan yanıklar amacıyla kullanmayın.

Karbonat

Karbonat pek çok şey amacıyla sarfedilen bir ev ilacı durumuna gelmiştir. Karbonatı burada dahi kullanabiliriz. Bir oran karbonatı soğuk su ile karıştırın ve yanık bölgeye uygulayın.

Salatalık

Salatalık cildi serinletir ve nemlendirir. Salatalık cildi nemlendirmekte çok tesirli bir besindir. Güneş yanığını hafifletmek ve soğutmak amacıyla salatalıkları dilimleyin ve yanık bölgeye uygulayın. Sık sık değiştirin.

Gıda Nişastası

Su ve mısır nişastası, uygulamadan evvela en iyi şekilde soğutulmuş bir yulaf lapasına yaydırılır. Yulaf lapasını cilde uygulayın ve 20 dakika sonra yıkayın. Günde birkaç kere yinelemek en iyisidir.

Yulaf Ezmesi

2-3 bardak yulaf ezmesini azıcık su ile kaynatın ve püreyi ılık suyla dolu bir kapta karıştırın. Şişmiş yulaf ezmesi cilt üstünde yatıştırıcı bir tesire sahiptir. Bu sebeple yulaf ezmesi banyosu yapılması tavsiye edilir.

Güneş Yanığı Nasıl Geçer?

Güneş Yanığı Nasıl Geçer?


 Güneş yanığını geçirmek amacıyla pek çok usul bulunuyor. Özellikle bitkisel yollardan güneş yanıklarınızdan kurtulmak mümkün olabilir. Mucizevi bir bitki olan aloevera bitkisi ile güneş yanıklarınızdan kurtulabileceğinizi biliyor muydunuz? Aloevera bitkisi ademoğlu cildi amacıyla besleyici bir özelliğe sahiptir. İnsan sağlığına dahi epey yararlı olan aloevera bitkisini her daim kullanabilmeniz mümkün. Aloevera bitkisinin yağı ile birlikte güneş yanıklarınızı tedavi edebilirsiniz. Aloevera yağını güneş yanığı meydana gelen beden bölgenize 15 dakika süresince masaj biçiminde sürerek yanıklarınızı tedavi edebilirsiniz. Ayrıca aloevera bitkisi güneş yanığından meydana gelen sızıyı dahi geçirecektir.

Elma sirkesi cildi serinletir ve yanıkların çabucak iyileşmesini sağlar. Eğer güneş yanığınızın süratli bir şekilde geçip gitmesini istiyorsanız elma sirkesini kullanabilmeniz mümkün. Elma sirkesi güneş yanıkları amacıyla en naturel yöntemlerden bir tanesidir. Sahip olduğu özelliği yardımıyla ciltteki ph seviyesini düzenler. Cildi onarır ve besler. Elma sirkesi yanık bölgesine direkt olarak sürebilirsiniz. Veyahut bir bardak suyun içine elma suyu ek ederek yanıklarınızı geçirebilirsiniz.

Güneş altında çok kaldığınızda ıstırap hissiyatınız epey artacaktır. Dolayısıyla güneş yanıklarınıza yoğurt kürü programı dahi yapabilirsiniz. 1 kase yoğurdu yanık meydana gelen beden bölgelerinize sürerek acının dinmesini edinebilirsiniz. Güneş yanıklarına karşı yoğurt birebir bir deva olarak ön plana çıkmaktadır. Yoğurt cildi besler ve onarır. Dolayısıyla güneş yanıklarınızda huzur ile yoğurt kürü uygulayabilir güneş yanığı acılarınızdan kurtulabilirsiniz.

Pandemi Sosyal Yardım Başvurusu Nasıl Sorgulanır?

Hiç yorum yok
Aile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yönünden gereksinim sahibi hanelere 1000 TL nakdi yardım yapılıyor. 1000 TL ödemelerinde üçüncü safha devam eder iken sonuçların nasıl sorgulanacağı merak ediliyor. 1000 TL yardım başvurusu sonuçları nasıl öğrenilir?

Pandemi Sosyal Yardım Başvurusu Nasıl Yapılır?

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, safha 3'ün hareketli bir süreç olacağını, başlayıp bitme gibi bir durumunun olmayacağını duyurmuştu. Başvuru ve sorgulama işlemleri e-Devlet üzerinden yapılabiliyor. e-Devlet salgın sosyal yardım başvuru sonuçları Pandemi sosyal yardım başvuru sorgulama nasıl yapılır? Pandemi sosyal yardım başvuru sorgulama nasıl yapılır?

Pandemi Sosyal Yardım Başvurusu Nasıl Yapılır?


 Geçtiğimiz aylarda Aile, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı vasıtasıyla 1000 TL nakdi yardım uygulanacağı açıklanmıştı. Sosyal yardım başvuruları e-Devlet üzerinden yapılabiliyor. 1. safha ve 2. safha başvurularının sonrasında başlayan 3. safha başvuru süreci devam etmekte. Koronavirüsle mücadele kapsamında verilen desteğin sorgulama işlemleri dahi gene e-Devlet’in ‘Ön Başvurusu’ bölümünden yapılıyor.

E-Devlet üzerinden, salgın sosyal yardım yardım başvurusunda bulunmak isteyenler;
TC kimlik numarasının son hanesine göre, 0 olanlar Pazartesi, 2 olanlar Salı, 4 olanlar Çarşamba, 6 olanlar Perşembe, 8 olanlar Cuma günlerinde başvurularını yapabiliyor. Cumartesi ve Pazar günleri şayet rastgele bir sınırlama yok bulunmamakta.

Kimler Pandemi Sosyal Yardımından Yararlanamaz?


 Başvuran bireyin hanesinde alçakta belirtilen kapsamlarda tespit edilen birinin bulunması durumunda başvuru değerlendirmeye alınmayacaktır:

  • Pandemi Sosyal Destek Programı Faz 1 ve Faz 2 kapsamında verilen 1000 TL'lik nakdi destekten faydalanmış olanlar
  • 5510 sayılı Kanunun 4/a maddesi kapsamındaki kamu işçileri
  • 5510 sayılı Kanunun 4/c maddesi kapsamındaki memurlar
  • Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)'ndan gelir yahut maaş alanlar (emekliler)
  • İŞKUR İşsizlik Ödeneğinden faydalananlar
  • İŞKUR Kısa Çalışma Ödeneğinden faydalananlar

1000 TL'lik sosyal yardım parası başvuruları değerlendirmelerin sonrasında ödemeler devam etmekte. Bakan Selçuk, 3. fazda bu anne kadar 620 bin şahsa ödemelerin yapıldığını belirtti. Pandemi sosyal yardım parası sonuçları sorgulaması nasıl yapılır, kimler alabilir?

Pandemi Sosyal Yardım Başvurusu Nasıl Sorgulanır?


 1000 TL sosyal yardım parası başvuruları devam etmekte. Corona virüsten ötürü gereksinim sahiplerine ödenecek olan sosyal yardım desteği amacıyla başvurular e-Devlet üzerinden yapılıyor. Başvurularını gerçekleştirenler sonuçları nasıl sorgulayacağını merak ediyor. Peki nasıl sorgulanır? 1000 TL yardım başvurusu sonuçları e-Devlet üzerinden öğrenilebiliyor. 1000 TL yardım parası hakkı elde edenler PTT şubelerinden parasını alabiliyor.

1000 TL SOSYAL YARDIM BAŞVURU SONUCUNU SORGULAMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Üç bölüm olarak plan edilen 1000 TL salgın yardımlarına başvurular e-Devlet sistemi üzerinden yapılıyor. Koronavirüs sebebiyle ekonomik olarak zorlanan vatandaşlar, 1000 TL olarak yapılacak yardımlardan başvuru prosedürünü gerçekleştirerek yararlanabilecek.

Borsada Tavan ve Taban Nasıl Hesaplanır?

1 yorum
Merhaba, bugün borsada tavan ve taban hesaplaması nasıl yapılır konusu ile ilgili hesaplama yöntemini ele alacağız. İlk olarak kısa bir bilgi vereyim. Bildiğiniz gibi dünyayı tesiri altına alan Coranavirüs salgınında, ülkeler birtakım tedbirler aldılar. Bu tedbirler içinde ekonomiyi dahi ilgilendiren pek çok mevzu oldu.

Borsada Tavan ve Taban Hesaplama


Borsada Tavan ve Taban Hesaplama


 Borsalarda Covid-19 tesiri ile çok sert düşüşler ortaya geldi. Dünya borsalarındaki düşüşten ülkemizde etkilendi ve borsamızda bir zaman satım yaşandı ve geri toparlandı. Şu anda indeks virüsten evvela bulunduğu seviyelerde seyrediyor. Covid-19 pandemisi ile ilgili sert satışın önüne geçmek amacıyla ülkemiz borsasında tavan ve taban belirlenme işlemlerinde farklılık yapıldı.

Pandemiden evvela borsada hisse senetlerinde tavan ve taban marjı en çok %20 olarak uygulanıyordu. Pandemi ardından bu miktar %10′ a düşürüldü. Yani bir hisse senedi bir prosedür günü gününe en çok %10 yükselebilir yahut düşebilir. Hisse senetleri tespit edilen tavan ve taban marjının üstünde veya altında prosedür göremez.

Borsada Tavan Nasıl Hesaplanır?


 Borsada tavan hesaplaması yapılırken yüzde hesaplama formülünden faydalanacağız. Borsada hisse senetlerinden %10 tavan marjı olduğunu yukarda anlatmıştım. Dolayısı ile bir hisse senedinin tavan fiyatını hesaplamak amacıyla % hesaplamasına bakmamız gerekiyor. Örnekle anlatayım.

Borsada prosedür gören bir hisse senedinin kapanış fiyatı 8.36 TL olsun. Hisse senedi tavan fiyatı kapanış fiyatı üzerinden değerlendirildiğinden 8 Lira 36 Kuruş’un %10’unu bulup üstüne ekleme  yapacağız. Yüzde hesaplaması amacıyla aşağıdaki formülü kullanacağız.

A adedinin Yüzde B’si = (A / 100) x B

Hisse senedi fiyatı (8.36/100) x 10=0,836 Hisse tavanı %10’un üstünde olmayacağı amacıyla 0.836 sayısındaki 6’yı atacağız. Geriye 0.83 Kalacak. 0.83 TL. Hissemizin kapanış fiyatı 8.36 TL idi. Hisse fiyatı ile çıkan neticesi topladığımızda 8.36+0.83= 9.19 TL

Borsada tavan hesaplama prosedürü bu yolla uygulanmaktadır. Bizim verdiğimizi örnekteki hisse senedinin ertesi prosedür günü gününe tavan fiyatı 9.19 TL’dir.

Borsada Taban Nasıl Hesaplanır?


 Borsada taban hesaplaması yapılırken dahi gene %10 alınır. Yukarıda hesaplamayı yaptığımız amacıyla yineleme hesaplama yapmayacağım. Hisse senedinin kapanış fiyatından %10′ u ne şayet o kadar rakam kapanış fiyatından çıkartılır ve taban fiyatı bulunur.

8.36 TL ile kapanış yapan hissemizin taban fiyatı 8.36-0.83=7.53 TL Olur. Tavan ve taban marjı ister %5 ister %25 olsun. Yukarıda verdiğim yöntem ile bir hissenin tavan fiyatını ve taban fiyatını hesaplayabilirsiniz.

Borsada Aşırı Fiyat Değişimleri Nasıl Olur?


 Hisse senedi fiyatının Borsa İstanbul yönünden tespit edilen eşik kıymeti aşmasıyla ekstrem bedel oynaklıkları gerçekleşmiş olur. Örneğin; bir hisse senedinin fiyatı çok kısa zaman içinde 4,80 TL’den 4,45 TL’ye düşerse çoğunlukla eşik kıymet aşılır. Borsa İstanbul hisse senedinin daha süratli kıymet kaybetmesini önlemek amacıyla harekete geçer ve gelen emirleri durdurur. Kısa bir zaman o hisse senedi prosedür görmez ve buyruk toplama işlemine geçilir. Emir toplama hali, borsada gün nihayetinde tek fiyattan prosedür görmek üzere dönem kesici uygulamasından büyülenen hisse senedinde uygulanmaya başlar. Böyle bir vaziyet gerçekte yatırımcılar amacıyla epey önemlidir zira onlara yarar sağlar. Devre kesici programı yardımıyla gelen satım emirleri bir zaman ertelenerek, hissenin daha çok kıymet kaybetmesi önlenmektedir. Tek fiyattan buyruk toplama ardından, hisse senedi normal işlemlerine yani çok fiyatlı işlemlerine devam eder.

Devre kesici ile ilgili bilinmesi gereken birkaç mühim nokta vardır. Bunlardan biri, programın yalnızca devamlı prosedür bölümlerinde döneme girmesidir. Seans sonlarında yapılan tek fiyattan prosedür görme bölümlerinde kullanılmaz. Yani bir hisse senedinin fiyatında meydana gelen ekstrem değişimler, devamlı müzayede alanında yapılan dönem kesici ile engellenebilir. Hisse senetlerindeki ekstrem bedel değişimlerinin, Borsa İstanbul yönünden bir eşik değerle önlenmek istendiğini söylemiştik. Fakat bu eşik değerler belli kurallara göre belirlenir. Öncelikle referans olarak alınan bedel, hisse senedinin son olarak tek bedel yoluyla tespit edilen seviyesidir. Seans açılışlarında baz alınan tek fiyattan emirlerin gerçekleşmesi hisse senedinin prosedür gördüğü son bedel olarak ele alınır. Bu fiyatlar üzerinden hesaplanan artı ve eksi %10 değerleri, eşik değerler olarak adlandırılır. Dolayısıyla bir hisse senedinin bu fiyatlara gelmesi yahut bu fiyatları aşması neticesinde dönem kesici uygulamasına gereksinim duyulur ve tam dahi bu noktada başlatılır.

Hisse senetlerine verilen satım emirleri şayet serbest fiyattan verilmişse alıcı tarafında işlemler son kademeye kadar gerçekleşir. Normal şartlarda gerçekleşmeyen satım emirleri şayet hisse senedini taban fiyatına kadar indirir. İşte, dönem kesici ile hisselerin bu yolla ansızın düşüş yaşaması engellenir. Yeni sisteme geçilmesiyle beraber taban ve tavan fiyatların günlük olarak belirleniyor oluşu, dönem kesiciyi lüzumlu kılmıştır. Ayrıca %10’dan %20’ye artan aralık dahi programa gereksinimi artıran bir diğer faktördür. Dolayısıyla hisse senedi ansızın satışlarının eşik değerine ulaşması durumunda döneme giren dönem kesici programı, fiyatların süratli bir şekilde değişmesini engeller. Ayrıca eşik değerine denk gelen emirlerin gerçekleşmesine müsaade verilmeyerek iptal edilmesi dahi yatırımcıların lehine olan bir haldir. Devre kesici programa girdiği takdirde, hisse senedinde 5 dakika süresince buyruk toplama adımı gerçekleştirilir. Bu zaman zarfında emirler toplanır ve tek bedel ileri 2 dakikalık sürede belirlenir. Hisse senetleri yapılan bu tek fiyattan prosedür görmeye başlar. Bir diğer söyleyişle dönem kesicinin hisse senedindeki ansızın bedel değişimlerini 7 dakika engellediğini söyleyebiliriz. Ancak, bu unutulmamalıdır ki dönem kesici şayet seansın son on dakikalık bölümlerinde döneme girerse buyruk toplama süreci 10 dakikaya uzatılır.

Borsada tavan nasıl hesaplamaları yapılır? Borsada taban nasıl hesaplamaları yapılır? Anlatmaya çalıştım. Umarım yararlı bir yazı olmuştur. Konu ile ilgili görüş ve önerilerinizi yorum bölümünden iletebilirsiniz hoşçakalın bol kazançlar.

Öz Güven Kazanmanın Yolları Nelerdir?

Hiç yorum yok
Öz güveni yüksek olan bir insan kendisi ile bizzat barışıktır, şahsi ve profesyonel hedeflerini başarmak için tehlikeler alır ve istikbal ile alakalı pozitif düşünür. Ancak öz güven sahibi olmayan biri hedeflerini gerçekleştirebileceğine pek kanmaz, kendine dair ve uygulamak istediklerine dair algısı negatif olma eğilimindedir. İyi haberse öz güven eksiliğiniz olsa dahi bunu giderebilecek olmanızdır. İşte sizlere öz güven kazanmak için yapılması gerekenleri bir araya getirdik. Öz güven kazanmanın yolları...

Öz Güven Nedir?


Öz Güven Nedir?


 Öz güven, insanın kendiyle sevecen olma durumudur. İç tutarlılığımızdır. Duygusal açıdan dışarıya bağımlılığımızın minimal olma olayıdır. Öz güveni düşük olan ademoğlu, her olumsuzlukta tökezler. Psikolojisi bozulur, bunalıma girer, ansızın romantik çöküntüler yaşar, yaşam üstüme geliyor gibi sözler söyler.

Öz güveni yüksek olan ademoğlu, ne durumla karşılaşırsa karşılaşsın katiyen yıkılmaz. Ne kadar üzülse dahi ne kadar kırılsa dahi yaşanılanla her daim mücadele eder. Öz Güven problemi umumi olarak küçük yaşlarda meydana çıkmaya başlar. Öz güvenim her daim böyleydi diyerek üzülmeyin. Çeşitli idman ve eğitimlerle öz güveninizi geliştirmeniz muhtemel. Bizler dahi sizlere bu hususta yardımcı olacak birtakım yöntemlerden bahsedeceğiz.

Öz Güven Kazanmanın Yolları Nelerdir?


 Öz Güven kazanmanın yollarını pek çok ademoğlu merak ediyor. Sosyal fobi problemi yaşayanlar ilkin olmak suretiyle psikolojik sorunu olmayan normal insanlar dahi birtakım vakitler kendini öz güvensiz hissediyor. Ve kendinde bir sorun olduğunu düşünüyor.

İster sosyal fobiye sahip olun, ister ara sıra kendinizi öz güvensiz hissediyor olun… Bu yazıda anlatacağımız egzersizleri uygulayarak öz güven seviyenizi asgari 2 katına çıkarmanız muhtemel. Öz Güven eksikliğinin esas sebeplerine baktığımızda;

  • Yetiştirilme tarzı
  • Büyüdüğünüz ortam
  • Çocuklukta yaşadığınız hadiseler
  • İnsanlarla kurduğunuz ilişkiler
  • Karşı cinsle kurduğunuz iletişim
  • Eksik olduğunuz noktalarla dalga geçilmesi
  • Negatif inançlar
  • Bilinçaltında yatan karanlık düşünceler

Ve bunun gibi pek çok değişik nedenin öz güven eksikliğine niye olduğunu biliyoruz. Eğer bilmiyorsanız şimdilik öğrendiniz. Şu anda sosyal fobi gibi epey üzücü bir psikolojik problemle mücadele ediyor olabilirsiniz. Belki dahi şimdilik sosyal fobi teşhisi konulmadı ve internette “Acaba bende sosyal fobi olur mi?” diyerek soruşturma yapıyorsunuz.

Belki dahi sosyal fobiyle uzaktan yakından ilginiz yok ancak içimdeki öz güven duygusunu arttırmanız gerekliliğini düşünüyorsanız. Ve şimdilik tam manasıyla doğru yerdesiniz. Hazırsanız, öz güven kazanmak için uygulayabileceğiniz en verimli teknikleri sizinle paylaşmaya başlıyorum.

Kendinize Bakın

Öz Güven kazanma yolunda birinci madde kendinizden utanmamanız. Tip, zarafet gibi kavramlar görecelidir ancak bakımlı olmak sizin elinizdedir ve kendinize baktığınıza inanıyorsanız güveniniz bir adım öne çıkacaktır. Hayatınızdan, nasıl görünüyorum? Endişesini çıkarmanın yolu bakımlı olmaktır. Siz esasen kendiniz ile sevecen olduğunuzu hissettiğinizde yaşantınızda nasıl görünüyorum merakı diyerek bir şey kalmayacak ve öz güven çıtasını bir adım yukarı çekeceksiniz. Öz güven kazanacaksınız.

Olumlu Düşünün

Hayatınızda her daim karşınıza olumsuzluklar çıkabilir. Bunlar art arkaya dahi gelebilir ancak devamlı pozitif düşünmeye çalışın. Problem merkezli değil çözüm merkezli çalışın. Hayatınızdaki negatif kanaatleri bir kenara koyup çözüm geliştirmeye başladıkça öz güven kazandığınızı ve karakterinizin gittikçe oturduğunu ayrım edeceksiniz.

Kitap Okuyarak Öz Güven Kazanın

Kitap okumak her hususta olduğu gibi öz güven kazanma konusu ile alakalı dahi size en çok fayda sağlayacak aktivitelerden biri. Romanlarda yapılan karakterlerin öz güveni size işleyecektir. O karakterleri tahlil ederek kendinizi geliştirmenizden daha muhimi siz bundan sonra kitap okuyan bir şahıs olacaksınız ve toplumda konuşacağınız mevzu başlığı bir adet daha çok olacak. Hele ki Türkiye gibi az kitap okunan bir ülke dahi tertipli bir şekilde kitap okumanız bilgi ve sözcük haznenizin çok daha çok genişlemesine neden olacaktır ki, tüm şunlar ile birlikte yaşantınızda daha basit tümce kurmaya, daha basit konuşmaya başladığınızı hissedeceksiniz. Ve bu sizi üstelik bir üstelik iki adım daha öne çıkaracak öz güven kazanma konusu ile alakalı dahi daha rahat olmanızı sağlayacaktır.

Hayır Demeyi Öğrenin

Arkadaşınız yahut bir ortam sizi kötü bir hale çağırıyorsa yahut istemediğiniz olaylara zoraki itilmek isteniyorsanız yahut hoşlanmadığınız bir şeyi yaptırmaya çalışıyorlarsa onlara hayır deyin. Kötü bir kapıyı kapayın ki iyi kapıların açılmasına fırsat verin. Bu mevzu epey mühim arkadaşlar. insanlara hayır demeyi kesinlikle bilmeniz, bilmiyorsanız dahi öğrenmeniz lüzumlu.

Ben Yapamam Demeyin

Başarı hikayelerine azıcık bakarsanız, bugünlere gelen etkin insanların büyük bir alanı yokluktan gelmiştir. Bulundukları zor şartlara rağmen yılmamış ve başarmışlardır. Eğer bir hususta etkin olmak istiyorsanız kesinlikle deneyim edinin. Belki başarısız olacaksınız ancak bu başarısızlık size mühim bir deneyim olacaktır. Yapmak dilediğiniz şeyi yapmadığınızda içinizde ukte olarak kalmasın. Deneyip başarısız olarak en azından “Denedim ve olmadı.” demeniz size büyük bir erişkinlik, ileriye yönelik planlarınızda şayet öz güven katacaktır.

İç Sesinle Yüzleş

Bir çok ademoğlu iç sesiyle yüzleşmez. Hep es geçer. Halbuki devamlı içinizi kemirici ve susmayan bir iç sese sahipseniz bu sizin pişmanlığınızı yahut bir durumdan memnun olmadığınızı gösterir. Bu gösterme iltihaplı yara gibidir. Tedavi edilmesi lazım olur. Memnun olmadığınız bu durumla yüzleşmelisiniz. Yüzleşmeniz sizi rahatlatacak ve ruhunuzun iyileşme sürecini hızlandıracaktır.

Hedefin Olsun

Hayatta bir amaç yahut gayeleriniz olmalı. Yapabiliyorsanız haftalık yahut senelik planlar yapın. Hedefi olan ademoğlu, ehemmiyetsiz detaylara takılmaz yahut moralini bozmaz. Hedefi olmayan, boş takılan şahıs şayet buluttan rutubet kapar. Amaçları tarafında yaşam sürdüren insanlara baktığınızda yaşamaktan keyif alırlar. Başardıkları işler yardımıyla tatmin olurlar. Bu dahi mesut bir benliğe sahip olunmasını sağlar.

Durmayın

Eğer cümle alem hareket edip bir amaca yürürken siz durursanız geride kalırsınız. O yüzden hiç durmamanız lüzumlu. Tabi ara sıra yorulduğunuzu hissedeceksiniz. O vakit hedeflerinizden vazgeçmeden yarı vakitli küçük amaçlar belirleyerek yolunuza devam edin, hedeflerinize küçük adımlar ile olsa dahi yürümekten geri kalmayın. Öz güven kazanma listesini okuyor olduğunuzda dahi, adım adım yöntemleri uygulayın. Zaferler öyle bir günde kazanılmaz unutmayın.

Düzenli Bir Hayatınız Olsun

Bir plan tarafında çalışmayı huy edinin. Dağınık ve dikkatsiz olmayın. Ulaşmak dilediğiniz gaye öz güven kazanmak, öz güveni yüksek birisi olmak şayet bunu adım adım planlayarak yapın ve amaçlar belirleyin. Belirli mesafelerde amaçlar olsun. Onlara ulaştıkça yolu yürüme arzunuz ve azminiz artacaktır.

El işlerini seviyor olabilirsin. Belli konular üstünde yazmayı seviyor olabilirsin. Müzikten hoşlanıyorsundur yahut tarihe ilgin vardır. İlgilerinizin olması hoş ve bunları uğraşı olarak benimsemek daha dahi hoş. İnsanlarla konuştuğunuzda yüzünüzün kızarmasını istemiyorsanız, bir mevzu ile alakalı dakikalarca üstelik saatlerce konuşabilecek civarda bilgi sahibi olun. Bilgi sahibi olduğunuzda insanlarla öz güven ile konuşacağınızı fark edeceksiniz. Anlattığımız yöntemleri ara ara dahi olsa programa çalışın. Öz güveninizin arttığını gözlemleyeceksiniz.

Öz Güven Nasıl Artırılır?


Öz Güven Kazanmanın İlk Adımı Nedir?


 Joseph’a göre öz güven, kendine güveniş ve bir vazifiyeti başarma konusu ile alakalı kabiliyet yahut fikir sahibi olmaktır. Zorluklar, başarısızlıklar ne olursa olsun o işi yapabileceğinize inanmanızı gerçekleştiren inançtır. Öz güvenin geliştirilebilir bir kabiliyet olduğunu dile getiren hekim; sıkılgan olduğunu dile getiren, kendine güvenmeyen ve başaramayacağına inanan herkese öz güven becerilerini geliştirebilmeleri için birtakım püf noktaları sıralıyor! Pratik uygulamak ve tekrarlamak Başarılı olmak dilediğiniz konularda aniden yüksek performans göstermeyi beklemeniz ne yazık ki realist bir beklenti değildir. Başarmak dilediğiniz konular üstüne alın teri harcamalı, kolay yapmalı ve yaptığınız pratikleri yineleme etmelisiniz. “Bir yıl Güney Amerika’dan bir kaleci ile çalıştım. 1.90’lık uzun bir adamdı, elleri taş gibi sertti ve ona topu attığımda yere düşürüyordu. Kendi kendime “Tanrım, başımız dertte!” dedim. Ama gerçekte tek yapması gereken kolay yapmaktı. 8 ay süresince günde 350 kere topu duvara atıp tutması gerekiyordu. Ve bizzat şimdilik Avrupa’dahi oynuyor.” Ortaya çıkmak ve “hayır” sözcüğünü kabul etmemek En küçük zorlukta pes etmemek, sizi başarıya giden yolda kendinden güvenilir bir konuma getirir.

Harry Potter’ın yazarı J.K. Rowling’in serinin yayınlanması için 12 değişik yayınevine gittiğini biliyor muydunuz? Dr. Ivan Joseph’a göre, her daim bir şeyleri tekrarlarız ancak çok azımız onda aslında ısrar eder. Belki dahi anahtar sözcük “ısrar” sözcüğüdür ve ulaşmak dilediğiniz amaçlar konusu ile alakalı hayır kelimesini kabul etmemektir. Düşünceleri araştırmak ve kendinizle bahsetmek Her birimiz günlük hayattaki hadiseler ve içerisinde bulunduğumuz haller karşısında bir iç hesaplaşma yaparız. Genellikle her birimizin kafasında negatif iç konuşma vardır. Fakat reel bu; etrafınızda yapamayacağınızı dile getiren gereğince ademoğlu var. Neden bir dahi siz bunu kendinize söyleyesiniz ki? Ivan Joseph, düşüncelerin eylemleri etkilediğini söylüyor. Niçin negatif düşüncelerin pozitif eylemlerimizi negatif eylemlere çevirmesine müsaade etmeye devam ediyoruz? Bizim kendimiz için bir öz olumlama yapmaya gereksinimimiz var. Joseph sizlere “geminizin kaptanı ve geleceğinizin efendisi” olmanızı öğütlüyor.

Muhammed Ali’nin öz olumlamasını hatırlayın: “Ben en iyisiyim!” Bunu size, sizden başka kimse söyleyemez. Moral bozan insanlardan ırak durmak Bazen etrafınızdaki insanlar negatif yahut yetersiz olduğunu düşündükleri yönlerinizle alakalı moralinizi bozacak söylemlerde bulunabilirler. Bu söylemler realist ve yapıcı yorumlar içermeyebilir ve bu nedenle sizin kendi gerçekliğinizin dışına çıkmanıza yol açabilir. Bütün şunlar öz güveninizin zedelenmesine ve başarma duygunuzun hasar görmesine niye olur. Moralinizi bozan insanları etrafınızda tutmamaya itina gösterin. Kendi kendinize yaptığınız eleştiriler, hesaplaşmalar ve takdirler size çok daha çok katkı sağlar. Başkalarının öz güven inşasına yardım etmek Yol gösterdiğimiz yahut yardımcı olmaya çalıştığımız insanların öz güvenini yıkmak yerine onlara pozitif önerilerde bulunursak cesaretlerini kırmamış oluruz. Aynı şey, etkin bulduğumuz insanları takdir etmekte dahi geçerlidir. Öz güven inşa etmek yapıcı ve iyileştirici bir tavırdır. Teşekkür etmek, takdir etmek, övmek ve arka vermek gelişimi ve başarı ivmesini yanında getiren eylemlerdir. Geri bildirimleri pozitif açıdan yorumlamak Joseph, oğlundan misal sunarak futbol oynadığı bir maçta hiç topa dahi dokunmadığını ancak kendine sorulduğunda çok iyi oynadığını söylediğini anlatıyor. Olaylar haricen nasıl görünürse görsün, onları kendi bakış açınızdan değerlendirmek ve algılamak isteğinize göre algılayarak değişiklik yapmak dilediğiniz şeyler için yılmadan gayret etmek sizi yolun nihayetinde başarıya ulaştırır. Unutmamamız gereken tek bir şey var: Biz kendimize inanmadığımız sürece kimse bize kanmaz. Daha iyi bir seçim yaptık ve hayata çiçek açtık!

Öz Güven Nasıl Artırılır?


 Öz güven mühim bir şahsi özelliktir; yaşamla baş etmemizi ve problemler ile realist bir şekilde mücadele etmemizi sağlar ve zorluklara dayanmamızı basitleştirir. Öz güven kazanma süreci, yaşamın mühim zorlukları ile kafaya çıkma gücüne sahip ve mesut olmaya yaraşır bir şahıs olma deneyimidir. Öz güven insana güç verir, enerjisini artırır ve daha çok gayret göstermeye özendirir. Başarı için esin kaynağıdır. Başarılarımızla onur duymamızı ve onlardan keyif almamızı sağlar. Bizim yaklaşımımıza tabi olarak başka insanlar ve dışımızdaki hadiseler öz güvenimizi yükseltebilir yahut bitirebilirler. Yaşama öz güvenli bir şekilde yakınlaşmak ve bunu devam etmek önemlidir. Ancak, ekstrem bir güveni duygusu ile hareket ederek kendimizi ve başka insanları tedirgin etme tehlikesini dahi almamak lazım olur.

Öz güvenimiz olmadığında işleri yapabilme yeteneğimizden güvenilir olamayız. Gerekli beceriye ve tecrübeye sahip olduğumuzu bildiğimiz halde daha evvela hiç yapmadığımız bir işle karşılaştığımızda endişeleniriz. Birçok halde, bilhassa karar vermemiz, insiyatif kullanmamız yahut yeni insanları işin içine katmamız gereken hallerde rahatsız ve huzursuz oluruz. Buna rağmen, ekstrem bir güveni duygusu içerisinde davrandığımızda; sınırlarımız olduğunu tasdik etmek istemeyiz, yeteneklerimiz ile alakalı realist olmayan düşüncelere kapılırız. Üzerimize ekstrem iş yükü alırız, böylelikle her daim iyi iş yapamayız. En iyiyi bizim bildiğimizi düşünürüz, önerileri göz ardı ederiz, bize yardım etmek isteyenleri dahi çoğunlukla reddederiz. Olması gereken düzeyde bir öz güvene sahip bulunduğumuzda şayet; en iyi için gayret göstereceğimizi ve kabul edilebilir bir netice meydana koyacağımızı mahsus işleri ele alırız. Bir işi yapamadığımızda bahane üretmek yerine tekrar denemeye başlarız. İlk seferinde tümden doğru olarak anlamadığımız yahut yapamadığımız bir işin dünyanın sonu manasına gelmediğini biliriz. Hatalarımızı sıkıntı etmek yerine onlardan ders almasını becerebiliriz. Bir çok durumla ve problemle daha iyi baş edebiliriz.

Öz güven hedeflerimizin ardı sıra giderken bize güç verir. Başarılarımızla tatmin ve rahatlık hissetmemize müsaade verir. Öz güvenimizin kuvvetli olması halinde başarı bize naturel ve doğru gelir. Birçoğumuz, belli vakitlerde, belli insanlarla ve belli hallerde kendimizi güvenilir hissederken ara sıra, vakitlerde ve birtakım insanların karşısında öz güvenimizi yitiririz. Kendimize olan güveni duygumuzu nelerin etkilediğini doğru anlamamız lazım olur.

İnsülinin Faydaları ve Zararları Nelerdir?

Hiç yorum yok
Bu yazımızda kan şekeri ve İnsülin hormonunun yükselip, bedene nasıl bozulmuş ettiğini anlatmaya çalışacağız. Yüksek kan şekeri ve yüksek insülin hormonunun meçhul zaraları nelerdir? İnsülinin zararları nelerdir? İnsülinin faydaları nelerdir? İnsülin zararlı mıdır? Gibi soruların cevaplarını bilimsel kaynaklarla vermeye çalışacağız.

İnsülinin İnsan Sağlığına Etkisi Nedir?

İnsülin kan şekerini düzenlemektedir ve hücrelerin kan dolaşımından şeker alımını arttıramaması (insülin direnci) sebebiyle diyabete niçin olmaktadır. Bu yazıda insülin fonksiyonu ve olağandışı derecede yüksek yahut düşük civarda olması durumunda söz hususu olan tehlikeler ile ilgili bulunuyor.

İnsülin Nedir?


 İnsülin pankreas yönünden salgılanan bir hormondur. İnsülin, kan şekerinin düşürülmesinden  bu şekerin kaslar ve karaciğer gibi beden dokularına depolanmasından mesuldür. Yağ sentezini çoğaltır ve yağ dokusunun parçalanmasını engeller. Ayrıca, glikoz alımını ve hücrelerde enerji üretmek hedefiyle kullanımını teşvik etmektedir. İnsülin ayrıyeten, karaciğer ve kaslarda kan dolaşımına salınan glikoza dönüşen glikojenin baskılanmasında rol oynamaktadır.

İnsülinin Zararları Nelerdir?


 İnsülinin Zararları, İnsülin, azlığında yahut eksikliğinde şeker hastalığının türlü tiplerine niçin olan ve bedende pankreas yönünden salgılanan bir hormondur. 19. yüzyılın sonlarında bulunmuş olup, ilaç olarak kullanılması 20. yüzyılın başlarında görülür. İnsülin hormonunun birinci tip yüksek şekere, azlığı yahut insülin direnci dahi ikinci tip düşük şekere yol açmaktadır. İnsülin, bedende glukagon ile beraber karbonhidrat düzenlenmesinde vazife alabilmektedir. Kan şekeri değerini düşürür ve düzene sokar. Vücuda alınan karbonhidratlar türlü aşamalardan atlattıktan sonra glukoza çevrilerek, kullanılmak hedefiyle hücrelere gönderilmektedir. Glukozun hücrelere giriş adımında vazife yapan düzenleyici unsur insülindir. Karbonhidratların glukoza çevrilerek hücrelere iletilmesi her ademoğlu metabolizmasında değişiklik göstermiştir. Ve bu sebeple insülin salgılanma ve dahi kullanım miktarı dahi şahsa göre değişiklik göstermektedir. İnsan insülinine en yakını domuz insülini olup, arada bir tane aminoasit birimi farkı oluşmaktadır.

Glukoz, hücrelere ihtiyaçları olduğu üzere enerji gerçekleştiren bir maddedir. Hücrelere bu gereksinimlerini sağlayacak vasıta şayet insülin hormonudur. Doğal olarak, insülin azlığı yahut yokluğu durumunda ortaya çıkan şeker hastalığının, haricen alınacak yeterli oran ile fazlası kere kere tedavi edilmesi hayat hedefiyle gerekmektedir. İnsülin hormonu azlığı, yokluğu yahut direncinde ortaya çıkan şeker hastalığı hedefiyle bedenin fazlası kere kere desteklenmesi çok önemlidir. Bunun hedefiyle sarfedilen 3 anne usul bulunuyor. İnsülin enjektörleri, insülin pompaları ve insülin kalemleri. Bu yöntemlerin tümü deri altına uygulanmakta olup, aplikasyon türü hastalık türüne ve derecesine tabi olarak değişiklikler göstermiştir. İnsülin, kalça, karın, kol, bacak bölgelerinden hastanın seçimine tabi olarak yapılmaktadır. Fakat, fazlası kere kere tıpkı bölgeye yapılan aplikasyon şişkinlik, sertlik ve morarma gibi yan etkilere ve bunun beraberinde aplikasyon bölgesinde gereğinden çok yapılan insülinin birikmesine niçin olur. İnsülin, katiyen alışkanlık yapmamaktadır. Ve bedene enjektesi elverişli olduğu sürece şeker hastaları hedefiyle en iyi tedavi şeklidir.

İnsülin iğnesinin zararları, şahıstan şahsa, kullanım şekline ve kullanım miktarına göre ortaya çıkabilmektedir. İnsülin iğnesi ülkemizde adetçe çok milyonlarca şeker hastası yönünden kullanılmakta olan ve şeker hastalığına karşı en verimli tedavi tekniği olarak sarfedilen bir iğnedir. Şeker hastaları yönünden sarfedilen, bedende tespit edilen şeker düzeyini dengelemek hedefiyle bedenin türlü bölgelerine insülin iğnesi yapılmaktadır. İnsülin iğnesinden yarar görmek gerçekte iğnenin bedenin hangi bölümüne yapıldığına bağlıdır. Bilhassa karın ve kol bölgelerine yapılan insülin iğnesi bedende tespit edilen şeker oranını daha kısa bir sürede düzene girmesini karşılamaktadır. İnsülin iğnesi tüketimi esnasında dahi birtakım titiz noktalara dikkat edilmesi gereken iğneler arasında yer alıyor.Özellikle hergün tıpkı saatte kullanılması gereken insülin iğneleri hedefiyle tertipli olarak kullanım şarttır.

İnsülin her ne kadar şeker hastalarının vazgeçilmezi olsa dahi zararları dahi bulunuyor:

  • Bazı şahıslar dahi bacak ve kol eklemlerinde şişmeler görülmesi, bağırsakların iç kısımlarında yahut bronşlarda şişlik oluşması gibi sorunlar görülmektedir.
  • insülin iğnesi yapılan bölgelerde iltihaplanma hali dahi ortaya gelmektedir.
  • İnsülin iğnesi birtakım şeker hastası olan hastalarda sinirliliğe niçin olur, bunun beraberinde dahi şahıslar dahi yanma, kaşıntı, şişme, morarma gibi problemlerle karşılaşılır.
  • Şeker hastalarının olmazsa olmazları insülin iğnesi ara sıra iç organlarda kanama ortaya getirebilir. Bu dahi kişide kanlı kusma, gözde görülen kanamalar, kan işemesine, beyin kanamaları gibi hallere dahi yol açabilir.
  • İnsülin iğnesinin tüketimi şahıslar dahi kalp ve yüz bölgesinde şişlik oluşumuna niçin olur.
  • Şeker oranının aniden hızlı bir şekilde düşmesi bireyin sara krizi yahut sinir krizi geçirmesine niçin olur.
  • İnsülin iğnesinin çok tüketimi bireyin ekstrem derece dahi zayıflamasına ve kaslar dahi güç kaybına niçin olur.
  • İnsülin iğnesi şahıslarda daimi felce dahi yol açabilir.
  • İnsülin iğnesinin zararları arasında psikolojik olanlar dahi bulunuyor. Bunlar arasında bireylerin düşüncelerinde karmaşıklıklar oluşması, yemeklere karşı tiksinme duygusunun bulunması, unutkanlık ve insanlardan uzaklaşma, ruhsal enkaz yaşaması, devamlı sorun durumunda bulunması insülin iğnesinin zararları arasında yer alabilmektedir.

İnsülinin Zararları Nelerdir?

İnsülinin İnsan Sağlığına Etkisi Nedir?


 O vakit yüksek kan şekeri ve yüksek insülin hormonunun bilimsel olarak insana nasıl zarar verdiğine bir bakalım.

Bağışıklık sistemini çökertiyor

Bağışıklık Sistemi bedenimizin alarm sistemi ve destursuz yapılan girişleri denetim ederek, iç güvenliği gerçekleştiren bir denetim ve müdafaa mekanizmasıdır. Yüksek kan şekeri ve yüksek insülin çift olarak yüksek olursa, bağışıklık sistemi zayıflar ve işe yarayamaz. Bağışıklık sistemini zayıflattığı uzun zamandan beri bilinmektedir.

Meme kanserine niçin olabiliyor

Otoimmünite veya Özbağışıklık veya kendisine bağışıklık; bağışıklık düzeneğinin ekstrem duyarlı duruma gelmesi ile verdiği reaksiyonlara ortak verilen adlardır. Özbağışıklıkta beden kendi hücreleri ile savaşır. Canlının kendi bedeninde tespit edilen öz dokuları güya bir toksik veya virüs gibi algılayıp ona “yabancıymış gibi” davranır, harp hazırlığına başlar ve bunlara karşı antikor geliştirmeye başlar. Yani bağışıklık sistemi hücreleri kendi kendine saldırır. Bu süreçte meydana gelen hastalıklara Otoimmün hastalıklar denmektedir. Otoimmün hastalıklar adetçe çok olmamakla beraber bir çoğunun nedeni idiopatiktir, yani nedenleri tam manasıyla ortaya koyulamamıştır. Ancak otoimmün hastalıkların tedaviler azıcık masraflı olup, ortak olarak sarfedilen ilaçlarda kortikosteroidler olarak bilinmektedir. Yaygın bilindik birtakım otoimmün hastalıklar şunlardır;

Otoimmün bir hastalık olan meme kanserinin mühim nedenlerinden birinin insülin hormonunun yüksekliği olduğu bildirilmiştir. Yani İnsülin direnci ve Tip-2 şeker, meme kanserinin mühim nedenlerinden bir tanesidir. Vücuda depolanan trigliseridlerin östrojen hormonu salgıladıkları gözlemlenmiştir. Aşırı ve devamlı östrojen hormonu salgılanmasının dahi meme kanserlerinin mühim nedenlerinden biri olduğu senelerden beri bilinmektedir. İnsülin hormonu , özellikle ilkin meme kanseri olmak suretiyle diğer pek çok kanser hedefiyle dahi aslında epey öneme alınacak risk faktörüdür. İnsülin ile Kanser etkeni pek akla gelmeyen ancak epey mühim, tehlikeli ve muazzam bir bağlantı olarak kabul edilmektedir.

Vücutta trigliserid yağlarını artırıyor

Trigliserit (triasilgliserol yahut triasilgliserit biçiminde dahi bilinir) gliserol (gliserin) ve üç yağ asidinden meydana gelen bir esterdir. Bitkisel ve hayvansal yağların anne bileşenidir. Trigliseritler enerji kaynağı olarak,  karbohidratlar ve proteinlere göre nerdeyse 2 kat daha çok enerji verirler. Bağışıklık düzeneğinin beyni olan bağırsakların ilki olan ince bağırsakta tespit edilen  trigliseritler , lipaz enzimleri ve safranın etkisiyle gliserol ve yağ asitlerine ayrıştırılır. Buradan kana karışırlar. Kan içerisinde, gliserit ve yağ asitlerinin bir araya gelmesiyle trigliseritler yineleme ortaya getirilerek, lipoproteinlere katılırlar. Trigliserit moleküllerinin parçası olarak hayatına devam eden Lipoproteinler, gerçekte en iyi yaptığı iş, yağ hücreleriyle diğer hücreler arasında sipariş edilen yağ asitlerini taşımaktır. Vücuttaki fazlası hücre ihtiyacına göre, yağ asitlerini ya salgılar veya içerisinde depo eder. Yağ hücreleri ayrıyeten trigliseritleri yineleme ayrıştırararak, depolama kabiliyetine sahiptir. Vücut, enerji hedefiyle yağ asitlerine gereksinim duyduğunda, glukagon hormonunu salgılar. Bunu ayrım eden lipaz enzimi trigliseritleri yağ asitlerine parçalar ve enerji açığa menfaat. Beyin, yağ asitlerini enerji kaynağı olarak tüketmez. Bu sebepten, beyinde trigliseritler parçalara ayrıştırıldığında meydana gelen gliserol, glikojene çevrilerek kullanır. Eğer beyne enerji gerekiyor dahi elinde glikojen kalmadıysa, yönerge sunarak, diğer yağ hücrelerinden dayanak alır.

Kansere neden olan hormonun salgılanmasını sağlıyor

Vücudumuzda çok vakit çok seyreden insülin hormonu yardımıyla biriken trigliseridlerden, östrojen hormonu (meme kanseri nedenlerinden biri) ile birlikte kanser başlatıcı pek çok müzmin inflamasyon etkeni olan TNF a, CRP, IL-6, IL-9, lipoproein lipase, adipsin gibi hormonların salgılandığı dahi bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir.

İnsülinin Faydaları Nelerdir?


 İnsülin pankreas yönünden salgılanan bir hormondur. İnsülin, glikozun düşürülmesinden ve yağ, kas ve karaciğer gibi beden dokularına depolanmasından mesuldür. İnsülin besi olur. Yağ sentezini çoğaltır ve yağ dokusunun parçalanmasını engeller. İnsülin yağ dokusunda, yağ hücrelerini daha büyük duruma getiren glikozun alımını çoğaltır. İnsülin karaciğer glikoz hamlesini baskılamada rol oynamaktadır. İnsülin ayrıyeten kaslardaki protein sentezinin uyarılmasından mesuldür. İnsülin kg yönünden düzensiz etkilere sahiptir – iştahı azaltır, fakat yağ kütlesini artırabilir. İnsülin kiloyu belirleyen en büyük 4 hormondan bir tanesidir. İnsülin karaciğer, kas ve yağ hücrelerine glikoz verir. İnsülin, yağ hücrelerini kan dolaşımından (lipidleri) almaya zorlar ve bunun beraberinde bu yağı diğer tür yağlara (trigliseridler) çevirir. İnsülin, yağ hücrelerindeki yağ salınımını azaltır, bu nedenle daha çok yağ depolanmasını teşfik eder. Sağlıklı erkeklerde, insülinin trigliserid ve kolesterol düzeylerini (VLDL) düşürdüğü gösterilmiştir. Aynı vakitte yağ depolayarak koruyucudur (yüksek kan yağları iyi değildir). Yağ dokusunun, insülin direnci oluşturmada rol oynayan adipokinler saldığı gösterilmiştir. In vitro, insülin glikoz kullanılarak yağ dokusu oluşumunu ikaz eder. Sağlıklı erkeklerde yüksek insülin seviyeleri, organların çevresinde daha çok yağ (visseral yağ) ile ilişkilendirilmiştir.

İnsülin Fazla Vurulursa Ne Olur?


 İnsülin şeker hastalarında kan şekerini düşürmek hedefiyle tüketilir. Ancak şeker hastalarında en çok rastlanan problemlerden biri insülin dozunun çok vurulmasıdır. İnsülin dozu aşılırsa hastalarda soğuk terleme, ellerde titreme, tedirgin olma, kendini iyi hissetmeme gibi bulgular ortaya çıkabilir. Bu bulgular hastalarda şuur bulanıklığına, derecesine göre şuur kayıbı ve koma gibi önemli neticelere yol açabilir. Bunlardan korunmak hedefiyle insülinin öğünden evvela vurulması lazım olur. Yemekten sonra hastanın kan şekeri yükseleceğinden insülin buna yardım edecektir. İnsülin vurduktan sonra hasta yemek yemezse insülinin dozu doğru ayarlanmamış olacaktır. Dolayısıyla insülin vurduktan sonra hasta çok doz almış olacak ve riske girecektir.

İnsülin Düzeylerini Değiştiren Faktörler Nelerdir?


 Diyet lifi, düşük açlık insülin seviyeleri ile ilişkilidir. Yüksek glisemik indeksli besinler, sindiriminden sonra daha hızlı ve daha büyük insülin (ve glikoz) artışına niçin olur. Örneğin, meyve suyunun lifin çıkarılması sebebiyle meyvelerden çok daha çok glisemik indeksi vardır. 13.000’den çok diyabetik olmayan erkek ve bayan üstünde yapılan bir çalışmada, yüksek alkol alımı düşük açlık insülin seviyeleri ile alakalı bulunmuştur.

İnsülinin Böbreklere Zararı Var mıdır?


 İnsülin, bedenimizde esasen tespit edilen ve noksan olduğu hedefiyle şeker hastalığı meydana gelen hormondur, bedene zararı yoktur. Vücuda zararlı olan ve amalık, böbrek yetmezliği gibi problemlere niçin olan şayet çok vakit yüksek seyreden şeker düzeyleridir. Hastaların fazlası iğne korkusu sebebiyle insülin tedavilerine başlamaktan kaçındıkları yahut rejim düzenine uymadıkları ve  ilaçlarını tertipli almadıkları hedefiyle çok vakit yüksek seyreden şeker düzeyleri nihayetinde organ hasarlarına niçin olmaktadır.

Şeker hastalığının komplikasyonlarından biri diyabetik nefropati denilen şeker hastalığına tabi meydana gelen böbrek hastalığıdır. Bu rahatsızlık şeker hastalığının süresiyle ve kan şekerinin kontrolüyle bağlantılıdır. Şekeri senelerce denetim altında olan, son 3 maaş şeker göstergesi HbA1c düzeyleri normal olanlarda böbrekler zarar görmez. Kan şekeri kontrolünde tedavide insülin kullanılması lazım olur. Hasta insülin tedavisine uymaz, beslenmesine ve egzersizlere dikkat etmezse böbreklerde arızalanma riski artar. Bazı hastalar böbrekler bozulmaya başladığında yani hastalık ilerlediğinde insülin tedavisini programa başlar. Bu aşamada tedavide geç kalınır ve insülün alınmasına karşın böbrek yetmezliği gelişir. Bu yüzden insülin böbreklere zarar vermez. Sadece kan şekeri kontrolünde geç kalınırsa, böbrekler bundan zarar görebilir.

İnsülini Kimler Kullanabilir?


 İnsülin, şeker hastalığında noksan yahut tesiri azalmış olan temel hormondur. Diyabet tedavilerinin esası pankreasa insülin salgılatmaya çalışmak yahut bedende azalmış tespit edilen insülinin tesirini artırmaya çalışmaktır. Tip 1 şeker hastalarında bedende insülin noksan olduğu hedefiyle teşhis konulduğu andan itibaren insülin tüketilir. Diyabet tabletlerini kullanamayan diğer diyabetik hastalarda (mesela karaciğer, böbrek hastalıkları olanlarda, gebelerde, teşhis konduğunda kan şekeri çok yüksek olanlarda ve operasyon olacak şahıslar), tabletlerle kan şekeri denetimi sağlanamayan ve şeker koması riski yüksek olanlarda insülin tüketilir.

İnsülin Bağımlılık Yapar mı?


 Diyabet tedavileri ‘’alışkanlık’’ yapmaz.  ‘’Bağımlılık’’ sözcüğü geçmişte Tip 1 ve Tip 2 şeker hastalıklarının yerine,  ‘’insüline bağımlı’’ ve ‘’insüline bağımlı olmayan’’ şeker terimleri kullanılması sebebiyle ortaya çıkan kargaşa ile yerleşmiştir. İnsülin tedavisi geri dönüşü olmayan bir tedavi değildir. Örneğin gebelikte insülin kullanan bir şeker hastası  doğumdan sonra tabletlerine başlayabilir yahut operasyon planlandığı hedefiyle insüline geçilen hasta operasyondan sonra yemek yemeye başladığında tabletlerine dönebilir. İnsülin gereksinimi azalan şeker hastaları dahi hallerine göre endokrinolojik takdir sonucu  insülinden tablete dönebilirler.

Kredi Çekip Yatırım Yapılır mı?

Hiç yorum yok
Birikim yapamayan pek çok yurttaş bankalardan gereksinim, mesken yahut vasıta kredisi çekip faiz ödeyerek birikim yapmayı amaçlarlar. Tabi bankaların aktüel faiz oranları ara sıra yüksek olduğu hedefiyle bu iş makul görülmeyebilir. İyi bir hesaplama yaparak şu an Kredi çekip altın almak, yatırım yapmak, dolar alabilmek makul mü sorularını yanıtlayacağız.

Kredi Çekip Altın Almak Mantıklı mı?


Kredi Çekerek Yatırım Yapılır mı?


 Para idaresi, yalnızca yatırım hususu ila ilgili değil; aldığınız maaşınızı doğru bir şekilde kullanım hususu ila ilgili dahi geçerlidir. Maaşınızı yönetirken farklı, yatırımlarda teminatınızı yönetirken farklı faydaları bulunduğunu dahi unutmayın. Gelelim, banka kredisi ile yatırım yapma konusuna…

Banka kredi çekerek yatırım yapmanın doğru olup olmadığının mantığını aklı ermek hedefiyle sizlere para idaresi konusundan bahsettim. Çünkü yatırımlarla değerlendireceğiniz parayı unutmanız lazım olur. Kredi gibi geri ödenmesi gereken bir para ila yatırım yaptığınız vakit, büyük sıkıntılar yaşayabilirsiniz. Bunun sebebi, yitirme ihtimalinizin her daim var olmasıdır. Eğer kredi çekerek yatırım yaptığınız vakit, başarısız olursanız büyük bir borcun altına girmiş olacaksınız. Bu hali aklınızın bir köşesinde kazımanız gerekiyor. Şimdi yatırım yapılacak para ile ilgili birkaç mühim noktaya, daima beraber göz atalım:

Kredi Çekip Altın Almak Mantıklı mı?


 Uzman yatırımcılar altının uzun gelir vaad ettiğini söylerler. Yani paranızın bir bölümünü altına yatırırsanız, kısa vadede kar etmeseniz dahi uzun vade mutlaka kazanırsınız. Çünkü Türkiye ekonomisinde altın fiyatları küçük hareketler haricinde hiç bir vakit düşüş göstermemiştir. Zira altın vatan dışında dahi kabul gören ve belli bir eder potansiyeli olan bir yatırım aracıdır. Burada dikkat edilmesi gereken çektiğimiz krediye ödeyeceğimiz faizin, altının yükseliş fiyatını karşılayıp karşılamayacağıdır. Dolarda dahi tıpkı vaziyet söz konusudur. Bunu sizlere bir örnekle izah etmek istiyorum.

20.000 TL. kredi çektik diyelim. Bu krediyi Ziraat Bankasından aldık. 2020 başı itibari ila bankanın ortalama faiz oranı maaş YÜZDE 2 seviyesinde. Eğer büyük bir farklılık olmazsa bu oran %1/2 arasında olacaktır. BBDK kararı gereğine gereksinim kredilerine en çok 3 sene (60ay) vade yapılabiliyor. Bu sebeple en uzun vademiz 5 seneden ibaret olacaktır. Bu kredinin maaş taksitleri Şuan hedefiyle 891 TL. civarındadır.  Şuan 5 sene süresince her ay 891 TL. ödemeye devam edeceğiz. 5 senenin nihayetinde toplamda geriye 32.099,04 TL. ödemiş olacağız. Dosya masrafı ve diğer masrafları dahi katarsak bu ortalama 33 bin TL. seviyesi olabilecektir. Bu orana göre 3 sene nihayetinde çektiğimiz paranın %40’ı kadar faiz ödemiş olacağız. 20 bin lira kredi çek, 33 bin lira geri öde.

Kredi Çekerek Altın Yatırımı Yapılır mı?


 Kredi vadesinin ne kadar olduğu ayrım etmeksizin vade nihayetinde altından elde ettikleri karın faiz sebebiyle katlanılan maliyetten çok olması lazım olur. Aksi taktirde uygulanan yatırım parasal zarara niçin olacaktır.

Bu direkt olarak her bireyin aklına gelebilecek, kolay bir cebir neticesi ulaşılabilecek bir neticedir. Fakat tüketicinin asıl düşünmesi gereken parayı altın olarak bekletmenin daha makul olup olmayacağıdır. Mevcut ekonomik halde banka faizlerinin % 14’e dayandığı düşünülürse fazlası vakit altın, pay senedi ve benzeri. yatırım ürünlerinde ortaya istikbal küçük değişimleri beklemek ve zarar etme tehlikesini göze almaktansa parayı bankaya yatırmak daha makul olabilmektedir. Eğer altın alımı parayı faize yahut kar payına yatırmaktan daha makul olacaksa, bu konulara dikkat edilmesi lazım olur:

  • Altın fiyatlarının düşük olduğu bir vakti yakalamak. (Muhtemelen uzun bir durgunluk döneminde alım yapılması lazım olur.)
  • Uzun vadeli yatırım hedefiyle hareket etmek.
  • Fiyatlar yükseldiğinde derhal satım yapmamak ve altın piyasasının uzun süren dalgalanmaları ile ilgili bilgi sahibi olmak.
  • Doğru altın cinsine yatırım yapmak. (Yatırım yapılacak altın yalnızca çeyrek yahut cumhuriyetten ibaret değil.)

Banka Kredisi Çekerek Yatırım Yapmak


 Yatırım yapmayı düşünüyorsunuz; fakat dilediğiniz pazara girmek hedefiyle paranız yok. İşte bu halde, pek çok bireyin aklına, verecek arzulamak yahut kredi çekmek gelir. İkisi dahi epey risklidir; çünkü kazanmak söz hususu olduğu gibi yitirmek dahi bir ihtimaldir. Borç, kredi gibi geri ödenmesi gereken paralarla yatırım yapıp kaybettiğiniz vakit, işler karışacaktır. İşte bu nedenle banka kredisi çekerek yatırım yapmak, pay senedi alabilmek yanlıştır.

Banka kredisi çekerek yatırım yaptığınız vakit, karşılaşabileceğiniz durumlardan birisi dahi borcu ödeyene kadar kara geçememenizdir. Sonuçta bankadan belli bir faiz oranını kabul ederek kredi çekiyorsunuz ve borcunu 3 iken 5 olarak geri ödüyorsunuz. Doğal olarak yaptığınız yatırımdan elde ettiğiniz parayla evvela bu borcu kapatmanız gerekiyor. Bu sebeple dahi yatırımlara, eksiden başlamış oluyorsunuz. Kara geçebilmek hedefiyle dahi bankadan çekmiş olduğunuz krediyi kapatmanız gereklidir.

Kredi Çekip Yatırım Yapılır Mı?


 Kredi çekip yatırım yapmak hedefiyle rastgele bir bankanın size kredi veriyor olması lazım. Yani kredi başvurusunda bulunduğunuz takdirde kredi notunuz yahut diğer bir niçin ila kredi başvurunuzun negatif sonuçlanmaması gereklidir. Kredinizin onaylanması halinde çektiğiniz toplu parayı diğer bir bankadaki hesabınıza yatırarak kredi çektiğiniz bankaya maaş kredi taksit tutarlarını ödemeniz ila başlayan süreçtir.

Eğer gündelik hayatta kazandığınız maaş paradan bir oran arttırıp dahi birikim yapamıyorsanız öyleyse deneyebileceğiniz yöntemdir. Hani halk arasında yaygınlaşmış bir söz vardır. Borçlanmadan mal sahibi olunmuyor sözü.. İşte bu sözden yola çıkarsak kredi çekip yatırım yapmak bir nevi borçlanarak birikim sahibi olmak manasına dahi gelmektedir.

Hem toplu bir yerde paranız olacak hem e maaş taksitlerle para biriktirmiş olacaksınız. Ancak burada dikkat edilmesi gereken en mühim konu şudur. Diyelim ki 10 bin tl gereksinim kredisi çektiniz ve bu krediyi ödemeye başladınız. Zaten bankadan krediyi çektikten sonra size verilen geri ödeme planında geri ödeyeceğiniz miktarı dahi görürsünüz. Bu rakam en asgari 13 bin tl seviyesinde olacaktır. 3 bin tl ekstra para ödeyip 10 bin tl biriktirmiş olmak makul mıdır? Bunun cevabını kendiniz vermelisiniz.

Kredi Çekip Yatırım Yapmak Mantıklı Mı?


 Kredi çekip yatırım yapmak, kredi çekip birikim yapmak isteyenler geri ödeme planında tespit edilen faiz sayısını göz önüne bulundurmalıdırlar.

Para idaresi, yalnızca yatırım hususu ila ilgili değil; aldığınız maaşınızı doğru bir şekilde kullanım hususu ila ilgili dahi geçerlidir. Maaşınızı yönetirken farklı, yatırımlarda teminatınızı yönetirken farklı faydaları bulunduğunu dahi unutmayın.

Banka kredi çekerek yatırım yapmanın doğru olup olmadığının mantığını aklı ermek hedefiyle sizlere para idaresi konusundan bahsettim. Çünkü yatırımlarla değerlendireceğiniz parayı unutmanız lazım olur. Kredi gibi geri ödenmesi gereken bir para ila yatırım yaptığınız vakit, büyük sıkıntılar yaşayabilirsiniz. Bunun sebebi, yitirme ihtimalinizin her daim var olmasıdır. Eğer kredi çekerek yatırım yaptığınız vakit, başarısız olursanız büyük bir borcun altına girmiş olacaksınız. Bu hali aklınızın bir köşesinde tutmanız gerekiyor.

Yatırımda Para Yönetimi Nasıl Olmalıdır?


 Yatırımda elde edeceğiniz başarı ile direkt olarak alakalı olan en mühim konulardan birisi, para yönetimidir. Çünkü bir pazara yatırmış olduğunuz parayı, doğru bir şekilde yönetemezseniz bir başarı dahi elde edemezsiniz. Örneğin; pazara yatırdığınız bütün paranızı tek bir prosedür yahut yatırım aracına harcarsanız ansızın bir durumla karşınıza çıkan vakit, hepsini yitirme tehlikesini almış olursunuz. Bu sebeple pazara yatırdığınız paranın, ne kadarlık bir alanı ila nasıl bir portföye yatırım yapacağınızı belirlemelisiniz. Tek bir yatırım aracıyla prosedür uygulamak yerine, portföye yatırım yapmak çok daha iyi neticeler elde edebilmenizi sağlayacaktır.

Tek bir yatırım aracı ila prosedür yaparak, yalnızca tek bir risk üstlendiğinizi düşünüyorsanız yanılırsınız. Çünkü üstlendiğiniz tek bir risk sebebiyle bütün paranızı yitirme olasılığıyla karşı karşıya gelirsiniz. Bu halde şayet hatalarınızı telafi edecek olanağı dahi bulamazsınız. Bu sebeple portföye yatırım yapmak, risk dağılımı sağlar. Aynı vakitte aşamalı alımlar yaparak, hem riskli hallere karşı tedbir alırsınız üstelik daha çok karı elde edebilirsiniz.

Kredi Kartı Yapılandırması Nedir?

Hiç yorum yok
Büyük bir hevesle aldığınız kredi kartlarını güya hiç geri ödemesi olmayacakmış gibi kullanım talebi herkeste vardır. Belirlediğiniz limitin hiç bitmeyeceği hissine kapıldığınız, her daim onu avantadan gelen bir para olarak görüldüğü olmuştur. Ancak vaziyet hiç dahi ön görü ettiğiniz gibi olmuyor. Gün geçtikçe biriken borçlarınız bir gün gelince korkulu rüyanız olabiliyor. Hele bir dahi nakit peşinat tüketimi varsa, gereksinim diye uygulanan tüm lüzumsuz ve ekstrem sarfiyat günün birinde karşınıza bol sıfırlı sayılar olarak geri dönebiliyor. Tüm bu problemleri yaşamamak namına Kredi Kartı Borcu Yapılandırması Nedir? Kredi Kartı Yapılandırması Nasıl Yapılır?

Kredi Kartı Yapılandırması Nasıl Yapılır?


Kredi Kartı Yapılandırması Nedir?


 Kredi kartınızı çılgınlar gibi kullanırken bankanızın dahi her hareketinizi denetim ettiğini unutmamak lazım olur. Hatta öyle ki bankalar ödemelerin sıkı takibi hususu ile alakalı değişik bir ünite kurmuşlardır. Kredi kartınızın minimum tutarını ödeyemediğiniz ilk ay bankanızın müşteri hizmetleri yönünden aranıp, ikinci ayda bankanızın alakalı birimine yönlendirilirsiniz. Artık muhatabınız buradaki müşteri temsilcisidir. Ödeme yapıp yapamayacağınızı soran temsilcinize, şayet yapılandırma gerçekleşirse ödeyebileceğinizi anlatırsanız, düşündüğünüzün tersine size basitlik sağlayacaktır. Gelin, yapılandırma aşamalarını daima beraber inceleyelim: 60 gün süresince ödeyemediğiniz kredi kartı borcunuz, hem anne borcunuzdan üstelik kartınıza işlenen günlük faizden oluşmaktadır. Yapılandırma prosedürü dahi toplam borcunuz üzerinden gerçekleşir.

Bankanız size borcunuzu peşin ödemeniz halinde iskonto yapabileceğini söylese dahi kredi kartı borcu yapılanması ödenemeyen borçlar için geçerlidir. Bankanıza talebinizi ilettiğinizde ‘kredi kartı risk’ birimi sizinle iletişime geçecek olup, bilgilerinizi aldıktan sonra müşteri temsilcinizle beraber sizi zorlamayacak bir ödeme planı çıkartabilirsiniz. Çünkü kredi kartları, bankaların en çok getiri sağladığı kalem olarak görüldüğünden, bir müşteri yitirmek dahi bankanın aleyhine olacaktır. Ek olarak, birtakım bankalar gelir belgesi, tapu senedi gibi belge talebinde bulunurken, bazıları içinse kredi kartı numaranız yeterli olmaktadır. Herkes borcunun tamamını tek seferde kapamak istese dahi, bu vaziyet kredi kartı kullanan binlerce şahıs için geçerli olmamaktadır. Yasal takiple beraber evinize istikbal olan hacze düşmemeniz için borcunuzu yapılandırmaya gitmeniz en mantıklısı olacaktır. Zira kredi notunuzun düşmesi; tüm bankaların borcunuzu ödeyemediğinizden haberli olması, rastgele bir müracaat yaptığınızda size güvenilmemesi demektir. Şunu dahi belirtmek isterim ki; kredi notunuz ne kadar düşük olursa olsun , tabiri yerindeyse uçan kuşa dahi borcunuz olsa kredi kartı borcu yapılandırması yapabilmeniz muhtemel.

Kredi kartı borcu yapılandırmasını, isterseniz banka şubelerinden, isterseniz cep telefonundan müşteri hizmetlerini arayarak talep edebilirsiniz. Bankaların epey sıcak karşılayacağı bu talebin, size basitlik sağlayacağından güvenilir olabilirsiniz. Kredi verecek tavsiyesi birimine bağımlı olan borcunuz, ödenmeyen 60 günün nihayetinde risk birimine teslim edilir. Bankanızın müşteri hizmetlerini aradığınızda risk birimiyle görüşmek istediğinizi söylerseniz, sizi hiç bekletmeden bağlayacaklardır ve sorununuza kısa bir zaman içinde çözüm bulacaklardır. Çünkü bu ünite, borcunu ödemeyen ve risk halinde izlenmesi gereken binlerce banka müşterisi için açılmıştır. Bankalar borcunuzu ödemeniz için 9 ila 24 aya kadar vadeli verecek ödeme planı hazırlarlar. Örneğin; borcunuz 3000 TL’nin altındaysa bankanız size 12 ay vadeli bir verecek planı yahut belli bir zaman ödemeyip sonrasında borcu ödemeye başlayacağınız bir plan sunabilir. Ancak yapılandırma işleminde toplam kredi kartı borcunuzun üstüne faiz uygulanacağını unutmamanız lazım olur. Eklenen faizle beraber, bankanız vadeli ödeme planınızı vadelere bölüp ödeme planınızı size sunacaktır.

Yapılandırılan Kredi Kartını Ödemezseniz Ne Olur?


 Yapılandırdığınız kredi kartı borcunuzu dahi ödemekte zorluk çekiyorsanız bankalar bu hususta dahi basitlik sağlayacaktır. Ödemeniz gereken taksitleri, bir yıl içinde en çok 2 kere geciktirebilir yahut ödemeyebilirsiniz. Ödenmeyen taksit sebebiyle yapılandırmadan çıkartılmazsınız; ama geç ödenen zaman için rötar faizi bir sonra ay karşınıza gelecektir. Ayrıca 2 kere ödenmemesi halinde, 2011 senesinde çıkartılan torba yasasıyla alakalı yasa hükümlerinden dahi faydalanma fırsatınız ortadan kalkacaktır. Ek olarak kredi kartınız yapılandırma zamanı süresince kapalı olacak, borcunuz bittiğinde şayet yineleme kullanıma açılmayacaktır.

Yapılandırma prosedürü kredi kartı borçlarını ödeyemeyen şahıslara, rahat bir soluk aldırmayı gerçekleştiren, hem bankanın üstelik borçlunun kazançlı çıkmasına yardım eden bir formüldür. Borcunuzu yapılandırdığınızda, ödeyemeyeceğiniz miktarların gecikmesinden kaçınmış olup, bankaların kara listesine girmekten son anda kurtulabilirsiniz. Taksitlerinizi tertipli ödediğinizde kredi notunuzun dahi düşmeyeceğini, üstelik tertipli ödediğiniz takdirde negatif imajınızı düzeltebileceğinizi bilmelisiniz.

Kredi Kartı Yapılandırma Nasıl Hesaplanır?


 Hem gayrimenkul alımı üstelik ivedi nakit ihtiyaçlarında tüketiciler bankaların sunmuş olduğu kredilerden yararlanıyor. Ancak ara sıra evdeki hesap çarşıya uymayabiliyor. Böyle hallerde kredi yapılandırma yoluna gitmek pek çok tüketicinin tercihi. Peki kredinizi nasıl yapılandırabileceğinizi biliyor musunuz?

Kredi yapılandırma yahut diğer adıyla refinansman sahip olunan kredi borcunuzun aktüel yapılandırma faiz oranıyla tekrar hesaplanması demek. Yapılandırma ile ayrıyeten vadeyi uzatarak maaş taksitlerinizin tutarını azaltabilirsiniz. Yapılandırma faiz oranları, aktüel faiz oranlarından değişik olduğu için bankanızın yapılandırma faiz oranının kaç olduğunu öğrenmeniz lazım olur. Eğer bankanın sunmuş olduğu yeni faiz oranı, sizin ödemekte olduğunuz kredinin koşullarından daha cazipse yeni faiz oranına göre çoğalan borcunuz tekrar vadelendirilir. Bankanız yapılandırma talebinizi kabul etmezse, diğer bankalardan verecek aktarımı talebinde dahi bulunabilirsiniz. Toplam kazancınız, krediyi çektiğiniz faiz oranı ve bankanın aktüel yapılandırma faiz oranına göre farklılık gösterecek olsa dahi yapılandırma yardımıyla binlerce TL kâr edebilirsiniz.

Yapılandırma için en çok tercih edilen kredi ürünü mesken kredisi. Uzun vadelerle alınan ve yüklü bir kredi ürünü olan mesken kredisinde yapılandırma imkanı tüketicinin cebinden çıkacak toplam geri ödeme tutarının azalmasını sağlıyor. Yüksek faiz oranıyla mesken kredisi aldıysanız bankanızın aktüel yapılandırma faiz oranını öğrenerek yapılandırma talep edebilirsiniz. Özellikle kamu bankalarının mesken kredisi faiz oranını %0,99’a çekmesinin sonrasında gündemi meşgul eden yapılandırma imkanı ile tüketicilerin planlanandan daha düşük ödeme yapması muhtemel hale geldi. Borcunuzu ödeyemeyecek hale geldiyseniz yahut maaş taksit tutarı bundan sonra size yüksek geliyor ve sizi zorluyorsa bankanızdan yapılandırma talep edebilirsiniz. Ancak yapılandırma faiz oranının aktüel faiz oranında değişik olduğunu unutmamalısınız ve hesaplamanızı dahi buna göre yapın. Kredi yapılandırma hesaplaması aktüel yapılandırma faiz oranı üzerinden yapılır. Yapılandırma talep ettiğinizde gerçekte banka kredinizi kapatıp size yeni faiz oranı ile tekrar kredi verir. Bu yüzden bir er kapama cezası dahi söz hususu olabilir.

Kredi Yapılandırma Nasıl Yapılır?


 Bankalardan daha evvela kredi kullandıysanız ve ödeme planına uyamıyorsanız kredi vadesini yükselterek ödemeleri minimize etmeye çalışabilir yahut kredi borcunuzu ödemeye devam eder iken faiz oranlarına iskonto yapıldığında bu indirimden faydalanmak isteyebilirsiniz. Konut kredisi ülkemizde en çok yapılandırılan kredi olmasından kredi yapılandırma nasıl yapılır sorusuna mesken kredisi üzerinden yanıt vereceğiz. Konut kredisi faizlerinin düşüşüne tabi olarak çoğalan mesken kredi yapılandırmalarında kredinin çoğalan alanı peşin ödenmiş kabul edilir ve yeni kredi miktarı iskontolu faiz oranlarından hesaplanarak yeni bir vade belirlenir. Ek biçiminde dahi mesken kredisi tekrar yapılandırma ücreti öğrenim edilir. Mağdur olmak istemeyen kredi kullanıcılarının yeni faiz ile eski faiz miktarının karşılaştırmasını yapması tavsiye edilir. Bilinmesi gereken bir diğer mevzu dahi mesken kredisi tekrar yapılandırma ücreti tahsili üstüne açılan davaların kazanıldığıdır. Bankaların bu ücreti öğrenim etme yetkisi olmadığı için kazanılan dava ardından bu ücretler şahıslara iade edilir.

Borç Yapılandırma Yaparken Nelere Dikkat Etmeniz Gerekir?


 Kredi yapılandırma yapmayı düşünüyorsanız dikkat etmeniz gereken ilk şey yeni kredi için bankaların talep edeceği komisyon, gider gibi ilave ödemelerdir. Diyelim ki A Bankası'ndan daha evvela bir kredi çektiniz, çektiğiniz kredi 24 ay vadeliydi. 12 ay ödemelerinizi yaptıktan sonra zorlanmaya başladınız ve kredi çektiğiniz bankaya kredi yapılandırma için başvurdunuz. Size önerilecek olan yeni kredi, vadesi artacağından maaş ödeme tutarınızı düşürecek ama yeni kredi için ödeyeceğiniz gider, komisyon ve benzeri. ilave ödemeler gerçekte sizi zarara uğratmış olacaktır.

Yapılandırma adımı evveli size tavsiye edilen yeni kredi ile eski kredinizin faizini kıyasen kesinlikle kar zarar hesaplaması yapmalısınız. Eğer bu mevzu aklınızı karıştırıyorsa yetkin şahıslardan dayanak temin edebilirsiniz. Refinansman yapmayı dahi aşikar bulundurarak araştırmalarınızı çok sayıda alanda yapabilirsiniz. Dikkat edilmediğinde refinansman sizi zarara uğratsa dahi doğru kullanıldığında elverişli ödeme planınıza ulaşmanızı sağlayabilir.

Kredi Yapılandırma Hesaplaması Nasıl Yapılır?


 Kredi yapılandırma hesaplaması için kolay bir misal verelim. Kredi faiz oranı yüzde 0,98 olan 120 ay vadeli ve 150 bin TL’lik bir mesken kredisini bir bankadan aldığınızı düşünelim. Kredi müracaatı yaptığınız dönemde sizin için en çekici opsiyon olan bu koşullar bundan sonra sizin için elverişli değilse şu şekilde bir örnekleme yapılabilir: Kredinizin maaş taksiti 2.131,30 TL ve toplam ödemesi 255.756,56 TL. 12 ay süresince kredi ödemesi yaptığınızda çoğalan borcunuz anne para üzerinden 141.622,33 TL’ye tekabül ediyor. Bankanızın sunmuş olduğu yapılandırma faiz oranı şayet 120 ay vade için yüzde 0,78. Masraf ve diğer krediyi kapama cezası ile birlikte ödemeniz gereken toplam tutar 143.548,39 TL ve maaş taksit dahi 1.846,50 TL oluyor. Böyle bir yapılandırmada vadenizi bir yıl daha uzatırken toplam kazancınız dahi 25.799,41 TL oluyor.

Diyetteyken Tok Tutan Yiyecekler Nelerdir?

1 yorum
Diyetteyken karnınızın acıkmamasını mı istiyorsunuz? İştah kesen ve tok tutan yiyecekler nelerdir? Tok tutan, acıktırmayan gıdaların neler olduğunu biliyor musunuz? İşte açlığı bastıran, tokluk hissi veren ve iştah kesen yiyecekler...

Diyetteyken Hangi Yiyecekler Tok Tutar?


Diyetteyken Tok Tutan Yiyecekler Nelerdir?


 Protein kaynakları tokluk hissini uzunca bir süre korur. Kırmızı ve ak et, balık ve deniz ürünleri en kuvvetli protein kaynaklarıdır ve ölçüyü kaçırmadan yediğinizde daha geç acıkırsınız. Özellikle sabah kahvaltısında yiyeceğiniz 1 katı yumurta, aşağı yukarı beş-altı saat tok kalacağınızı güvence eder. Protein kaynağı yumurta A, D, E ve B vitaminleri içerir. Kan şekeriniz fikir açlık hissedersiniz.

Kan dolaşımını düzenleyen ve sakinleştirici tesiri dahi tespit edilen tarçın, kan şekerini yükselterek açlık hissini bastırır. Klinik incelemelere göre günde ortalama 5 badem yiyen şahıslar, yemeyenlere göre daha basit kg veriyor. Diyet listelerinde kesinlikle badem bulunmasının nedeni tok tutmasıdır. Kalsiyum, çinko, fosfor, potasyum, magnezyum, demir ve E vitamin yönünden varlıklı olan badem sıhhatli zayıflamaya yardımcıdır. Yulaf ezmesi dahi proteinler gibi sindirimi uzun süren besinlerdendir. İçerdiği kepek ila midede hacmi genişler ve bu özellikleri ila daha geç acıktırır. Protein, demir, çinko, kalsiyum, fosfor, tiamin magnezyum ve riboflavin içeriğiyle sıhhatli beslenirken kg vermeye yardım eder.

Salatalık gibi sebzeler vitamin ve mineralin beraberinde yüksek oranda lif içerir. Lifli yiyecekler midede ve bağırsaklarda genişleyerek daha çok yer kaplar, bu dahi tokluk duygusunun uzaması demektir. Başlangıç olarak çorba tüketirseniz, anne yemeğe geçtiğinizde beyin kısa sürede ‘yeteri kadar yediniz’ sinyali vermeye başlıyor. Böylece ekstrem tüketmekten kaçmış oluyorsunuz.

Diyetteyken Hangi Yiyecekler Tok Tutar?


 Diyet listelerinde bilhassa dahi kahvaltıların ve ara öğünlerin vazgeçilmez bir yiyeceği olan yulaf ezmesi, lif bakımından epey varlıklı olduğu amacıyla çok vakit süresince açlık hissettirmez ve formunuzu korumayı sağlar. Yapılan incelemelerde yulaf ezmesinin ne kadar tok tuttuğunu göstermektedir. Sütlü yulaf ezmesine göre mısır gevreği tercih eden bireylerin daha kısa sürede acıktığı görülmüştür. Sütle yahut yoğurtla tüketirseniz doyuruculuğu 2 kat daha çoğalan yulaf ezmesini kahvaltılarda ve ara öğünlerde tüketmeye devam edin, kısa vakitte tesirini fark edeceksiniz. Yine lifli gıdalar arasında bulunduğu bilindik elma, bağırsakları harekete geçirmesi yardımıyla kabuğundaki pektin maddesiyle karnı çok vakit tok tutar. Orta boy büyüklükteki elmayı, az tuzlu birkaç tane leblebi ila tüketirseniz açlık hissiniz gidecek ve devamlı bir şeyler atıştırmak istemeyeceksiniz. Hem rejim üstelik sıhhat arkadaşı elmayı her gün 1 tane tüketebilirsiniz.Böylelikle diyetinizi korurken sağlığınıza dahi pozitif yönde katkı sağlamış olacaksınız.

Tokluk Hissi Veren Yiyecekler Nelerdir?


 Kilo denetimi yönünden tüketilen gıdaların tokluk duygusal vermesi çok önemlidir. Bazı gıdalar midenizi tok tutmanızı sağlayarak çok vakit acıkmanızı engel olur ve böylelikle ne atıştırmalık alırsınız ne dahi çok çok yersiniz. Peki Tok tutan yiyecekler nelerdir?

Yumurta

Vazgeçilmez bir sahur opsiyonu. Onu omlet olarak yahut menemen gibi sebzelerle zenginleştirerek bitirmek en doğrusu.

Peynir

Başlı başına bir sahur opsiyonu olur. Onun yerine yoğurdu dahi tercih edebilirsiniz.

Proteinli salatalar

Ton balığı, tavuk ve et parçalarıyla zenginleştirilmiş salatalara dahi sahurda yer verebilirsiniz.

Baklagiller

Bol mercimekli salatalar, kıymalı mercimek, nohut, fasulye karışımları sahur amacıyla iyi seçimlerdir.

Posa zengini çorbalar

Özellikle kuru baklagil ilave edilmiş yoğurt çorbaları, yulaf kepeği ve mercimek ilave edilmiş yeşillik çorbaları ila nohutlu çorbalar rasyonalist sahur seçenekleri arasında.

Etli dolmalar

Dolma hazırlarken pirinç yerine kepekli bulguru tercih etmenizi öneririz.

Taze meyveli yahut kuru yemişli yoğurtlar
Taze kayısı, elma, muz, çilek parçaları yahut badem, ceviz, fındık ilave edilmiş bir kâse yoğurt, kusursuz bir sahur opsiyonu.

Yağlar

Zeytinyağı ve ketentohumu yağı, tokluk zamanını uzatır. Bu sebeple sahur seçeneklerinize bu yağlardan ekleyebilirsiniz.

Ayran, kefir

Ayran kusursuz bir sahur içeceğidir. Ancak sahurda yalnızca ayrana değil, kefire dahi yer vermeyi düşünün. Cacık dahi meşrubat yerine geçebilir.

Badem, fındık, fıstık

Her sahura iki tane ceviz, üç tane fındık, dört tane bademle başlamanızı tavsiye ederim.

Nusret Gökçe'nin Başarı Hikayesi

Hiç yorum yok
Kabul edelim ki hepimiz Nusret Gökçe'nin başarı hikayesini merak ediyoruz. Nusret Gökçe'nin başarı hikayesi aslında dahi ziyadesiyle çarpıcı ve esin verici. İşte gayret ve alın teri dolu Nusret Gökçe'nin başarı hikayesi...

Nusret'in Meslek Hayatı Nasıl Başladı?


Nusret Gökçe Kimdir?


 1983 senesinde Erzurum'da maden işçisi bir babanın oğlu olarak dünyaya gelen ve parasal sıkıntılardan ötürü okulu bırakmak mecburiyetinde artan Nusret, genç yaşta iş hayatına atıldı ve kasap olarak çalışmaya başladı. Kendisi için her daim bir ihtiras olan kasap işine mesleğinin ilk senelerinde, Bostancı Kasaplar Çarşısı'nda başladı ve uzun bir vakit fiilen işin mutfağını güya yalayıp yuttu diyebiliriz. Kasap çarşısındaki yoğun iş temposu ve müşteri sirkülasyonu sebebi ile Nusret'in etleri süratli ve çevik bir biçimde kesmesi ve satışa hazır duruma getirmesi gerekiyordu; sebebiyle burada çalıştığı vakit süresince çıraklığın faydasını çokça gördü. Nusret'in ilk kurumsal iş deneyimi şayet 2007 senesinde İstinye Park'ta açılan Günaydın Restoran'dahi çalışmasıyla ortaya geldi. Burada restoranda çalışmanın tafsilat vermek ve püf noktalarını öğrenen Nusret, ileri seneler içinde parasal sıkıntılarına aldırmaksızın güya yatırım gayeli yaptığı yurtdışı seyahatlerini gerçekleştirerek kasaplığı değişik kültürler altında gözlemledi ve öğrendi. Döndüğünde işine kaldığı yerden devam eden Nusret'in kafasının bir köşesindeki kendi işini kurma sanal hiç bir vakit sönmedi. 2010 senesinde yineleme Amerika'ya giden ve dünyanın kalbinin attığı New York'ta birkaç değişik restoranda çalışan Nusret, Türkiye'ye döndüğünde bundan sonra hayalini gerçekleştirmeye çok yakındı. İşin mutfağında yetişmesi, milletlerarası izlenim deneyimi ve yaradılıştan gelen elindeki satırıyla Nusr-Et Steakhouse'u ortağı Mithat Erdem ile Etiler'dahi açan Nusret Gökçe, ön görü ettiğinden dahi kısa bir sürede ün yaparak Türk gastronomi dünyasının en bilindik isimlerinden biri durumuna geldi.

Nusret Gökçe'nin İlk Kasaplık Deneyimi


 Kasap-lokanta deneyimini ilk olarak 2007 senesinde edinmiş ve bu hususta uzmanlaşmak namına müteşebbis bir hareketle büyük bir risk alarak Arjantin’e gitmiştir. Arjantin’dahi kasap-lokanta deneyimini geliştirerek ülkemize geri dönmüştür. Aynı konsepte sahip restoranlarda bir vakit çalıştıktan sonra gene büyük bir atılım yaparak New York’un en meşhur restoranlarında ücret yerine eğitim almayı tercih ederek çalışmıştır.

Türkiye’ye döndükten sonra kendi iş konumunu açmak için kolları sıvayan Nusret’e dostu Mithat Erdem melek yatırımcı olmuştur. Bugünkü adıyla Nusr-Et lokanta zincirinin esası atılmıştır. İş konumunu açtıktan kısa bir vakit sonra arkadaşına borcunu ödeyen Nusret, 2012 senesine kadar tek başına çalışmıştır. 2012 senesinde Doğuş grubu ile iştirak kuran Nusret kasap-lokanta işletmesi ve başarılarıyla bir dünya markası durumuna gelmiştir.

Nusret Gökçe'nin Başarı Hikayesi


 Bir maden işçisinin 5 çocuğundan biri Nusret Gökçe.. Maddi imkansızlıklar sebebiyle Faik Şahenk Ortaokulu'nu bırakınca, aldı bıçağı eline etlerin canına okudu. Son maaşı alıp Arjantin'e gitti, dönüşünce kasaplığın kitabını tekrar yazdı. Peş peşe açtığı şubelerin sonrasında şimdi Londra yolunda.. Nusret Gökçe, ilkin Etiler sakinleri olmak suretiyle Beyaz Türk zümresinin en uğrak yeri olan Nusret'in, başarı hikayesini kendi ağzından dinleyelim.

1983'te Erzurum'dahi doğdum. Bir maden işçisinin 5 çocuğundan biriyim... Daha 2 yaşındayken Erzurum'dan Darıca'ya taşındık ailecek. İşi sebebiyle fakat 4-5 haftada bir gün görebildim babamı. Sadece en ufak kardeşim lise mezunu, onun dışında hiçbirimiz okuyamadık parasal sebeplerden ötürü. Darıca Faik Şahenk Ortaokulu'nu altınca sınıfta bırakmak mecburiyetinde kaldım.

Nusret'in Meslek Hayatı Nasıl Başladı?


 Bostancı kasaplar çarşısında, kasap çırağı olarak başladım. Aynı anda 10 ustayla bir dakika boş durmadan çalıştım. Hiç yıllık müsaade yapmadım, mesai gözetmedim. Günde 18 saat aktiftim. 2007'dahi İstinye Park'ta kasap-lokanta konsepti hizmete başladı. Bu oluşum beni heyecanlandırdı. 2008-2009'dahi 'bu iş dünyada nasıl acaba?' dedim. Arjantin, Amerika ve Japonya en iyisi oralara gitmeliydim.

Nusret Gökçe'nin Türkiye Serüveni


Türkiye'ye dönünce aylıklı işime devam ettim. Çalıştığım kurumda bütün öğrendiklerimi sergilemeye başladım. 'Lokum'u ilk ben yaptım. 'Ceviz'i, 'Kafes'i ilk bende yedi insanlar. Gittim geldim, güya etin kimyası değişti. 2010'dahi Amerika'ydı amacım. Vize başvurusunda bulundum ancak hesabımda para yok, üstüme kayıtlı evim, mülküm yok, başı tabi değilim. 4 kere reddedildim.

Arjantin ardından birkaç kere gazete ve dergide çıkmıştım. Görevliye onları okuttum, 3 maaş vize verdi. ABD'dahi yaptığım mönü New York Times'dahi yayınlandı. New York'un en önde gelen dört restoranında para almadan, firari çalıştım. Türkiye'ye döndüğümde beni bekleyen bir iş yoktu. Zaten niyetim kendi yerimi açmaktı. Çok öneri geldi. Mithat Erdem, eski bir dostumdu. Ben emeğimi koydum, o parayı. Ben emeğimi koydum, o parayı. İsim ne olacak dedi, bir kağıda Nusret yazdım, 'et' kısmını ayırdım. 'Parayı ver, kısa vakit sonra sana bir para sayma makinesi alacağım, para sayacaksın' dedim. 5-6 ay sonra bütün yatırım çıkmıştı. Payıma düşeni ödemiştim.

İlk dükkanımda her akşam kapının karşısına geçer adımın yazdığı tabelayı seyrederdim. Dua edip, şükrederdim. Hala dahi şükrederim. 2009 senesinde şimdi D.Ream şirketinin CEO'su olan Levent Veziroğlu "Nusret çok iyi şeyler olacak" demişti. Geçen sene dahi Doğuş Grubu'yla imzayı attık. Eskiden 1.800 lira aylıklı bir çalışandım şimdi adım altında 400 çalışanımız var. Şu an hoş bir noktadayım ve hala yükselmek için çalışıyorum. Yurt dışından jetleriyle yemek yemeye gelen müşterilerimiz var, bu büyük mutluluk.

İşte yalnızca bir kasap çırağıyken, Türkiye'nin en meşhur steakhouse zincirinin sahibi ve ayrıyeten bir ünlü olmanın hikayesini dinlediniz. Kendine saf tipi, karizması, yetenekleri, köklerine bu kadar tabi oluşu ile ülkemizin onur kaynağı durumuna gelen Nusret Gökçe'nin bu başarısına imreniyoruz.

Borsada Derinlik Nedir?

Hiç yorum yok
Borsayla ilgilenen kişileri merak ettiği sorulardan birisi dahi derinlik kavramıdır. Borsada derinlik nasıl görülür? Borsada derinlik nedir?

Borsada Derinlik Nasıl Görülür?


Borsada Derinlik Nedir?


 Borsada derinlik, hisse senetlerinin bedel aralıklarındaki toplam alış ve satım miktarının gösterildiği bir tablodur. Bu tablo ile yatırımcılar hisse senetlerinin bedel kademelerinde, kaç lot alış amacıyla bekliyor, kaç lot satım amacıyla bekliyor görülebilmektedir. Birçok aracı kurum yönünden bu tablo yatırımcının talebi tarafında, ücretli olarak gösterilmektedir.

Derinlik ekranında bekleyen emirler gösterilmektedir. Örnek vermem gerek görülürse, Örneğin ABC Şirketinin hisse senedi fiyatı 10 Lira olsun. Derinlik ekranında ABC Hisseleri amacıyla 9.99 Lira’dahi kaç lot alış emri olduğu görülmektedir. Yada 10.01 Lira’dahi kaç lot satım emri olduğu görülmektedir. Borsada derinlik ekranı günlük kırmızı sat yapan yatırımcılar yönünden sık sık kullanılmaktadır.

Borsada derinlik ekranında bekleyen emirler pasif buyruk niteliğindedir ve değişim ihtimali vardır. Alış yahut satışta bekleyen emirler çok süratli bir şekilde değişebilir. Yatırımcılar derinlik ekranına göre yatırım kararı almamalıdır. Çünkü derinlik ekranında görüldüğü emirler iptal edilebilir. Bir anda alış yahut satım emirleri çoğalıp azalabilir.

Borsada Derinlik Nasıl Yorumlanır?


 Borsada hisse senedi derinlik analizi; bir hisse senedine dair olarak alış ve satım kademelerinde her bedel kademesi amacıyla kaç tane ve kaç şahıs yönünden lot alış ve satım emrinin girildiğinin ani olarak takip edilmesidir. Borsadaki derinlik hizmeti umumi olarak aracı kurumlar yönünden ücretli bir hizmet olarak sunulmaktadır yahut belli bir prosedür hacmine tabi olarak şahıslara bedava sağlanabilmektedir. Derinlik ekranında görüldüğü alış ve satım emirleri kesinlikle gerçekleşecek emirler değildir. Borsada hisse senedi derinlik analizi; bir hisse senedine dair olarak alış ve satım kademelerinde her bedel kademesi amacıyla kaç tane ve kaç şahıs yönünden lot alış ve satım emrinin girildiğinin ani olarak takip edilmesidir.

Borsada Derinlik Nasıl Görülür?


 Borsada derinlik görmek talip bir yatırımcı, ilk olarak aracı kurumu ile iletişime geçmelidir. Gerekli derinlik lisansını satın almalıdır. Aracı kurumların yaptığı kampanyalar vardır. Bazı aracı kurumlar derinlik tablosunu müşterilerine bedava verebilir.

Gerekli derinlik lisansını satın aldıktan sonra aracı kurumunuzun taşınabilir programı üzerinden yahut pc ekranından borsada derinlik görmeye başlayabilirsiniz.

Borsada Derinlik Lisansı Ücretleri Ne Kadar?


 Borsada derinlik lisansı fiyatları aracı kurumlara göre değişiklik göstermektedir. O sebeple buraya bir bedel yazamam doğru olmaz ancak Ziraat Yatırım’ın Data ücretleri tablosunu ulaşmanızı sağlayabilirim. Ziraat Yatırım data ücretleri tablosuna ulaşmak amacıyla buraya tıklayın.

Derinlik/Kademe ekranı ücretleri ile ilgili en ayrıntılı bulguyu aracı kurumunuzdan temin edebilirsiniz. Büyük olasılıkla aracı kurumunuzun resmi internet sitesinde aşama ekranı izleme ücretleri yer alıyordur. Aracı kurumunuzun resmi sitesine girerek data ücretlendirmeleri ile ilgili bilgi sahibi olabilirsiniz.

Borsada Derinlik Analizi


 Borsada derinlik lisansı satın alıp, bekleyen emirlerin haline göre yatırım kararı almamalısınız. Yukarıda dahi söylediğim gibi aşama ekranında bekleyen emirler çabucak değişebilir, çabucak artabilir yahut azalabilir, bekleyen emirler iptal edilebilir.

Borsada derinlik nedir? Konusunun sonuna geldim. Umarım yararlı bir yazı olmuştur. Bol kazançlar Hoşçakalın.

Ayak Kokusu Nasıl Geçer?

Hiç yorum yok
Ayak Kokusuna Çözüm Önerileri... Birçok insanın sıkıntı yandığı konularından başında ayak kokusu gelmektedir. Peki, ayak kokusu çözümü nedir? Ayak kokusu nasıl giderilir? Ayak kokusunun nedeni nedir? Ayak Kokusu İçin Neler Yapılabilir?

Ayak Kokusuna Ne İyi Gelir?

Ayakkabı kokusunu nasıl yok edeceklerini merak eden vatandaşlar, ayakkabı kokusu gidermede tesirli yöntemleri araştırıyor. Özellikle havaların ısınmaya başladığı yaz mevsiminde sık sık rastlanan ve çok bireyin şikayetçi olduğu ayakkabı kokuları, birkaç kolay yöntemle ortadan kaldırılabilir.

Ayak Kokusu Neden Olur?


 Özellikle yaz aylarında havaların ısınması ve kapalı ortamda çok vakit ayakkabı ile durulması, problemin şiddetini daha dahi artırır. Terin bizzat değil ancak terle beraber meydana çıkan bakteriler, kötü ayak kokusunun anne unsurunu oluşturur. Bakterilerin beraberinde mantar enfeksiyonu dahi ayakta ağır bir kokunun meydana gelmesine niçin olur. Kullanılan birtakım ilaçlar, buluğ çağı yahut gebelik dönemindeki hormonal farklılıklar; obezite, gerilim ve hipertroidi gibi metabolik hastalıklar dahi bedenin daha çok ter üretmesine yol açarak ayak kokusunu harekete geçirir. Aynı vakitte kalıtsal etkenler dahi ayak kokusunda tesirli olur. Kış aylarında, bütün gün kapalı ayakkabı içerisinde artan, havadan mahrum ve terleyen ayaklar sebebiyle daha çok görülen ayak kokusundan alabileceğiniz önlemlerle kurtulabilirsiniz.

Ayak Kokusuna Ne İyi Gelir?


 Ayak kokusunu gidermek için bitkisel yöntemlere başvurabilirsiniz. Ayak kokusunu gideren yöntemlerden biri karbonattır. ayak kokusunu gideren ve kötü kokuları yok eden bir gıdadır. Bir leğen içine ılık su ve 2 kaşık karbonat ek edebilirsiniz. Ayaklarınızı bu leğen içerisinde yarım saat ila 45 dakika bekleterek ayağınızda ki kötü kokulara son verebilirsiniz. Karbonat ile ayaklarınızı suda bekletme prosedürünü 2 hafta süresince uyguladığınız takdirde ayağınızdaki bütün kötü kokular gidecektir. Karbonat ayrıyeten ayakların terlemesini dahi önlediğinden ötürü terlemeye bağımlı olan kokulara son verecektir.

Ayak Kokusu Nasıl Geçer?


 Ayak kokusu problemi hayat sürdüren şahıslar ayak kokusu nasıl geçer biçiminde sık sık soruşturma yapmaktadırlar. Öncelikle tamamıyla bitkisel ve naturel yollardan ayak kokusu problemlerinizden kurtulabilirsiniz. Lavanta yağı ile birlikte dahi ayak kokusundan kurtulmak ve geçirmek muhtemel. Lavanta yağı mucizevi bir gıdadır. Ayak mantarından kaynaklı olan koku için ayak mantarını tedavi eden lavanta yağı leğen içine damlatılarak kullanmak mümkün. Lavanta yağını leğenin içerisinde asgari yarım saat bekletebilirsiniz. Bu şekilde asgari 2 hafta yaptığınız takdirde ayak kokusu sorununuzu tamamıyla tedavi edebilirsiniz. Ayak kokusunu mutlak geçirmek için bitkisel çözüm metotları bulunmaktadır.

Adaçayı dahi tıpkı şekilde ayak kokusunu gideren bir başka mucizevi bitkidir. Adaçayını gene tıpkı şekilde leğen içine demleyerek ayaklarınıza koyabilirsiniz. Adaçayı ayaktaki bütün kokuları alır ve bakterileri alabilmektedir. Adaçayını 30 dakika ayaklarınızda bekleterek kısa zaman içerisinde çözüme ulaşabilirsiniz. Adaçayı ayak ter bezlerinin daha yavaş çalışmasını karşılamaktadır. Dolayısıyla ayak terinden kaynaklanan ayak kokusunu hemen keser. Adaçayı ademoğlu sihhati içerisinde çok faydalıdır. 2 hafta bu ada çayı yöntemini uygulayarak ayak kokusu şikayetinizi asgari düzeye indirebilirsiniz.

Ayak Kokusunu Önlemek İçin Neler Yapılabilir?


 Ayak kokusunun esas nedeni terlemedir. Peki, ayak kokusu nasıl geçer? Ayak kokusunu önlemek için neler yapılabilir?

Ayak kokusuna karşı alabileceğiniz en kolay tedbir, ayak hijyenini huy durumuna getirmek. Ayaklarınızı her gün, sabah akşam ılık suyla, antibakteriyel yahut mantar engelleyici sabun kullanarak yıkayın. Ardından, mantar oluşumunu önlemek için adamakıllı kurulayın. Çünkü ayak mantarının en mühim sebeplerinden biri, ayakların yıkandıktan sonra gereğince kurulanmamasıdır. Ayak kokusuna karşı sentetik ve naylon çoraplar yerine, yumuşak, pamuklu ve teri emebilme özelliği olan çorapları tercih edin. Gün nihayetinde çoraplarınızı değiştirmeyi dahi savsaklama etmeyin. Aynı çift ayakkabıyı iki günden çok giymemeye dikkat edin. Ayakkabınızı iki giyecek arasında 24 saat süre ile havalandırın. Böylece kokunun ayakkabıya yerleşerek ayağınıza bulaşmasını önleyebilirsiniz.

Ayakkabı alırken, hava alan yahut havalanan bir malzemeden üretilmiş olanları tercih edin. Ayak kokusunun oluşmaması için naylon yahut sentetik gereç kullanılarak imal edilen ayakkabıları kullanmayın. Mümkünse reel deri gibi naturel malzemelerden imal edilen ayakkabıları tercih edin. Ayaklarınıza ve ayakkabı içine antibakteriyel sprey yahut koku engelleyici pudra sıkın. Öncelikle akşam eve geldikten sonra ayakkabılarınızı çıkma gibi hava alan bir ortamda birkaç saat havalandırın. Havalandırdıktan sonra iç ve ön kısımlarına doğru sprey yahut pudrayı sıkın. Ardından ayakkabılarınızı dolabınıza yerleştirebilirsiniz.

Ayak parmak aralarınızı ve tabanlarınızı her banyodan sonra tertipli olarak denetim edin. Ayak parmak aralarında soyulma, ayak tabanlarında pullanma, iğne ucu gibi su toplayan kabarcıklar ve koku gibi mantar enfeksiyonu bulguları gözlemlendiğinizde bir cildiye eksperine müracaat edin. Aşırı terleme dahi ayak kokusuna niçin olan mühim bir etken. Ayağınızda hiperhidrozis denilen ekstrem terleme hali varsa, tedavi olun ve terlemeyi azaltan kremler kullanın. Ayaklarda meydana gelen terleme problemi günümüzde botoks aplikasyon, iyontoforez ve klipsli ETS gibi tedavi yöntemleriyle ortadan kaldırılabiliyor. Eğer ayaklarınız çok sık nemleniyorsa, kurutmak için tuzlu suyla yıkayabilirsiniz. Akşam eve geldikten sonra 4 bardak suya 4 çay kaşığı tuz ek edin. Ardından bu karışımı bir leğene boşaltın ve ayaklarınızı 15 dakika bekletin. Temiz ve pamuklu bir havluyla adamakıllı kurutup, çoraplarınızı giyin.

Ayakkabı Kokusu Nasıl Gider?


 Ayakkabılarda rastlanan koku problemi aşağı yukarı her bireyin muzdarip  olduğu bir mevzu. Kişinin hayat niteliğini düşüren ve ara sıra epey üzücü bir durum alan ayakkabı kokuları, uzun yürüyüşler neticesi ayakların terlemesi ve hava almamasından, ara sıra dahi hatalı ayakkabı seçiminden kaynaklanabiliyor. İşte, ayakkabı kokularını gidermek için birkaç kolay öneri… Ayakkabı kokusunun giderilmesi konusu ile ilgili en çok yapılan usul, karbonat kullanımıdır. Gece, ayakkabının içerisine koyulan 1 kaşık karbonat, sabaha kadar kokunun giderilmesini sağlayacaktır.
© Tüm Hakları Saklıdır
Tasarlayan Bileceksin