Gündem

gundem

Nasıl Olunur?

nasıl olunur

Eğitim

Spor

Bileceksin

bileceksin

Finans

Yaşam

Bileceksin

Faizsiz Nakit Avans Veren Bankalar

Hiç yorum yok
Faizsiz nakit avans, birçok kişinin ilk tercihi olarak karşımıza çıkıyor. Bildiğiniz üzere kredi kartları, artık hayatımıza tamamen giriş yapmış durumda. Günlük ödemelerden, fatura ödemelerine bir çok alanda kredi kartlarını kullanıyoruz. Özellikle taksitli alışveriş konusunda ilk tercihimiz olan kredi kartları sayesinde bir çok işlemi öteleyebildiğimiz için de ödemeleri oldukça kolay olmuş oluyor. Fakat bazı durumlarda taksit veya öteleme işlemleri çok yüksek faizler alabiliyor.

Sıfır Faizli Nakit Avans Veren Bankalar Hangileri?

Helal bankacılık adı altında da bu işlemlerin gerçekleştirilmesi için faiz ödemek istemeyen kişiler daha çok bu yöntemleri tercih ediyor. Hemen hemen tüm bankalar, bazı dönemlerde faizsiz kampanyalar yaparak müşterilerin ilgi odağı haline geliyor. Eğer siz de faiz ödemeden nakit avans kullanmak istiyorsanız yazımızdaki detaylara göz atabilirsiniz.

Aynı zamanda sadece kredi kartından çekeceğiniz nakit avans değil, bankalardan başvuru yapacağınız kredileri de faizsiz olarak kullanabiliyorsunuz. Bu sistemin adı katılım bankacılığı olarak anılıyor ve faiz yerine katkı payı ödemesi yapıyorsunuz.


Faizsiz Nakit Avans Nedir?


 Nakit avans, kredi kartımız ile ATM’den para çekmek anlamına geliyor. Kredi kartı kullanıyorsanız, limit bilgisinin yanında nakit avans limiti olarak bir ibare daha görmeniz mümkün. Çoğu banka, kredi kartı limiti ile nakit avans limitini birbirine eş olarak ayarlıyor. Yani harcama yaptığınızda genel limitinizden düştüğü için, atmden çekebileceğiniz nakit avans da kredi kartınızın kullanılabilir limiti kadar oluyor ve bunu aşamıyorsunuz.

Sıfır Faizli Nakit Avans Veren Bankalar Hangileri?


 Bankalar, ATM’lerden nakit avans çekebilmeniz için zaman zaman bir çok kampanya sunabiliyor. Bu kampanyalardan en önemlisi de bir çok kişinin tercih ettiği faizsiz nakit avans kampanyaları olarak karşımıza çıkıyor. Eğer kredi kartınızın nakit avans özelliği açık değilse, bu kampanyalardan faydalanmanız mümkün olmuyor. Bunun için de bankanızın müşteri hizmetlerini arayarak nakit avans kullanımını açmanız gerekiyor.

BANKANAKİT AVANS TUTARIFAİZ
Yapı Kredi BankasıAylık 3.000 TL’ye kadar0 TL
Garanti BBVAAylık 65 TL’ye kadar0 TL
Ziraat Bankası10 Bin TL’ye kadar0 TL
Akbank1500 TL’ye kadar0 TL
Katılım BankalarıKredi kartı limitiniz kadar0 TL


Faizsiz Nakit Avans Veren Bankalar 2020


 Sıfır faizli taksitli nakit avans kullanmak istiyorsanız, üstteki tablodaki bankaları tercih edebilirsiniz. Bu bankaların yanı sıra, katılım bankalarının tamamından faiz olmadan nakit para çekimi yapabileceğinizi biliyorsunuzdur. Eğer herhangi bir katılım bankası ile çalışıyorsanız, kredi kartı başvurusu yaparak faizsiz olarak kullanmaya başlayabilirsiniz.

  • Yapı Kredi Bankası
  • Garanti BBVA
  • Ziraat Bankası
  • Akbank
  • Halkbank
  • VakıfBank
  • DenizBank (Kobi)
  • Türkiye Finans

Faizsiz Bankacılık Hizmeti Olan Katılım Bankaları



Vakıf Katılım Bankası
Ziraat Katılım Bankası
Türkiye Finans Katılım Bankası
Kuveyt Türk Katılım Bankası
Albaraka Türk Katılım Bankası

Faizsiz Taksitli Nakit Avans Veren Bankalar


 Aslında hemen hemen tüm bankaların, belirli tutarlarla sınırlı kalacak şekilde bazı zamanlar nakit avans kampanyası yaptığını söylemiştik. Kredi kartını kullandığınız bankanın güncel olarak böyle bir kampanyası olup olmadığını internet sitesinden veya müşteri hizmetlerinden rahatlıkla öğrenebilirsiniz. Çekim işlemini de müşteri hizmetlerinden yapabilirsiniz.

Bazı bankalar, nakit çekimlerde faiz işlemi uygulamıyor olsa da, işlemi taksitli olarak yaptığınızda faiz işletebiliyor. Örnek vermek gerekirse taksitsiz olarak ATM’den 1.000 TL çekerken faiz ödemiyorsunuz fakat bu çekimi taksitli olarak yaptığınızda aylık faiz oranı işleyebiliyor. Bu gibi farklılıkları da müşteri hizmetlerinden öğrenmeniz gerekiyor.

Nakit Avans Limiti: ATM’den çekebileceğiniz nakit avans, bankalara göre değişiklik gösterebilir. Kimi banka tek seferde 1.000 TL’ye izin verirken, başka bir banka 10.000 TL’ye kadar izin verebilir. Ancak çekebileceğiniz tutar, kredi kartı limitinizin üzerinde olamaz.


Yapı Kredi Faizsiz Nakit Avans


Sıfır faizli ve taksitli nakit avans kullanabileceğiniz bankalardan birisi Yapı Kredi. Eğer Yapı Kredi bankasında World kredi kartı sahibi iseniz, çekebileceğiniz nakit avans limitlerini internet bankacılığı veya mobil uygulamadan öğrenebilirsiniz.

İsterseniz cep telefonunuza World mobil uygulamasını indirebilir veya World’ün resmi internet sitesi üzerinden de gerekli taksitli nakit avans hesaplamalarını yapabilirsiniz. Nakit avans çekimini ATM’den nakit olarak yapabilir, isterseniz müşteri hizmetlerini arayarak hesabınıza aktarılmasını da isteyebilirsiniz.

QNB Finansbank CardFinans Sıfır Faizli Nakit Avans


Kredi kartınızın limitinin tamamı kadar nakit avans çekimini QNB Finansbank sayesinde yapabileceğinizi biliyor muydunuz? Bankanın aktif olarak faizsiz kampanyası olmasa da, müşteriye özel sunmuş olduğu kampanyalar ile faiz ödemeden nakit çekmenize imkan tanıyabiliyor. Dilerseniz masrafsız bankacılık örneği olan Enpara.com’u da kullanabilirsiniz.

Enpara yeni çıkarmış olduğu kredi kartı hizmetini tamamen ücretsiz ve masrafsız sunuyor. Yıllık kart aidatı olmadığı gibi, bir çok işlemi de ücretsiz olarak yapmanıza imkan sağlıyor. İsterseniz Enpara.com resmi internet sitesinden hızlıca başvuru yapabilirsiniz.

Akbank Axess Faizsiz Nakit Avans


Güncel kampanyalara göz attığımızda, en cazip kampanyalardan birisi de Akbank’ın sunmuş olduğu kampanya. Akbank, limitin tamamı kadar olmasa da; kredi kartından yapacağınız nakit çekimlerin 1.500 TL’ye kadar olan kısmından herhangi bir faiz talep etmiyor. 1.500 TL’yi geçen kısım için ise aylık maliyet ve faiz hesaplaması yapılıyor.

BANKANAKİT AVANS TUTARIFAİZ
Akbank1500 TL’ye kadar0 TL
Akbank1500 TL ve üzeri%2.25


Katılım Bankalarına Nasıl Başvuru Yapabilirim?


 Katılım bankalarının ismi ve çalışma şekli farklı olsa da, herkes herhangi bir banka ile çalıştığı gibi katılım bankaları ile çalışabilir. Yapmanız gereken şey internetten veya şubelere giderek hesap açmak olacaktır. Bu bankalar da kredi ve kredi kartı değerlendirmelerini kredi notuna göre yaptığından, başvuru sürecinden geçmeniz muhtemel.

Eğer kredi notunuzda herhangi bir problem yoksa, banka siciliniz düzgünse sorunsuz bir şekilde kredi kartı kullanabilirsiniz. Aynı zamanda kredi başvurusu yaparak faizsiz bankacılığın tadını çıkarabilirsiniz. Başvuruları internetten de yapabilirsiniz.

Taksitli Nakit Avans Nasıl Ödenir?


 ATM’den veya müşteri hizmetleri aracılığı ile nakit avans kullandıysanız, bunun ödeme planı SMS ile bildirilir. SMS ile bildirilmiyor olsa bile, çekim kredi kartından yapılacağı için internet bankacılığını kullanarak kart hareketlerini sorgulayabilirsiniz. Kart hareketlerinde çektiğiniz tutar tek seferde gösteriliyor olsa da, kart detayı bölümüne erişerek “Taksitli İşlemler” menüsünü kullanabilirsiniz.

Taksitli işlemler menüsünde, ödemeniz gereken tüm taksitler yazar. Gelecek dönem ekranına geçiş yaptığınızda, Nakit Avans bölümünde çekmiş olduğunuz paranın ödeme tutarı yazacaktır. Bu tutar ayrı ayrı değil, kredi kartı ekstresi ödenirken toplam harcama tutarı ile birlikte ödenecektir. Eğer aylık olarak kredi kartınızın asgari tutarına ödeme yapıyorsanız, bu şekilde ödeme yapmaya da devam edebilirsiniz.

Hastalığa Davetiye Çıkartan Belirtiler

Hiç yorum yok
Hasta olmadan önce bazı belirtiler görülmektedir. Hele ki hastalığa davetiye çıkaran 5 belirti vardır ki adeta hastalığın habercileri görevini tek başlarına üstlenmiştir.

Hastalığa Neden olan 5 Belirti


Hastalığa Davetiye Çıkartan 5 Belirti


 İnsan vücudunda herhangi bir hastalık oluştuğu ya da oluşacağı zaman çeşitli sinyaller oluşmaktadır. Sinyal olarak da adlandırılabilecek bu belirtilerden hastalıklar ya da en azından bir şeylerin ters gittiği sonucu çıkarılabilmektedir. Hele ki hastalığa davetiye çıkaran 5 belirti vardır ki adeta hastalığın habercileri görevini tek başlarına üstlenmiştir.

Pek Çok Hastalık Gözlerden Belli Oluyor!

Hastalıkların pek çoğu gözlerden belli olmaktadır. Hastalığın habercileri olarak gözler bazı hastalıklarda teşhis kaynağı olarak görev yapmaktadır. Örneğin karaciğer hastalıkları ve beyin travmaları doğrudan gözlerden teşhis edilebilmektedir. Gözlerin beyaz kısımlarında sararma olması doğrudan safra ve karaciğer rahatsızlıklarına işaret ederken her iki gözdeki göz bebeklerinin büyüklüklerinin birbirinden farklı olması durumunda kafa içi kanamaları ya da beyin travmalarını haber vermektedir. İlaç ve kimyasal toksin alınması durumunda da gözler bize ayna olmaktadır. Bu durumda göz bebeklerinin her ikisinde de normale göre fark edilir şekilde küçülme olmaktadır. Böbrek fonksiyonlarındaki bozulmalar göz kapaklarında ödem ve şişlik şeklinde gözle yansımaktadır.

Tırnak Yapısındaki Değişimler

Hastalığın habercileri kategorisinde yer alan belirti kaynaklarından bir tanesi de tırnaklardır. Tırnak yapısının farklılaşması ve yaşanan renk değişiklikleri hastalık belirtileri içinde yer almaktadır. Tırnaklarda beyaz lekeler ve bu lekelerin çoğalmasına ek olarak kaşık tırnak yapısı demir eksikliğinde sıklıkla ortaya çıkmaktadır. Öte yandan tırnaklarda bombelerin artması akciğer kanseri ve sirozun, siyah çizgilerin görülmesiyse melonoma kanserinin belirtileridir.

Kilo Artışı Diyabetin Belirtisidir

Kilo artışı kesinlikle metabolizma hastalıklarına davetiye çıkarmaktadır. Yeme bozukluğu ve buna bağlı hareketsizlikten ortaya çıkan kilo alma problemi ileride tiroid ve diyabet gibi hastalıklara neden olmaktadır.

Cilt Kuruluğu

Cilt kuruluğu oldukça ciddi boyutlara gidebilecek bir belirti tipidir. Eğer kurumayla birlikte morarmalar da gözleniyorsa lenf kanseri ve lösemiden şüphelenilmelidir. Ayrıca sıvı tüketiminin normalden az olması ya da herhangi bir tiroid rahatsızlığının olması da ciltte kurumalara neden olmaktadır.

Kilo Kaybı Hastalığın Habercileri Arasında

Aşırı kilo kaybı genellikle yüksek tiroid değerlerinin habercisi olurken çok ciddi kanserlerde de aşırı kilo kaybı görülebilmektedir. Ayrıca pankreas kanseri ve akciğer tümörleri de normal yeme alışkanlığında aşırı kilo kaybı yaparak kendisini belli etmektedir.

Anne Sütünün Faydaları

Hiç yorum yok
Anne sütü yeni doğan bir bebek için onun tüm ihtiyaçlarını karşılayan bir besindir. Anne sütünün olmadığı durumlarda bebekte birçok sağlık problemi ortaya çıkmaktadır. Her ne kadar suni mamalar güvenli ve faydalı olduklarını iddia etseler de yeni doğan bebeği çevresel faktörlere karşı hala koruyamamaktadır. Bu yüzden anne sütünün mucizevi bir önemi vardır.

Anne Sütünü Arttıran Yiyecekler


Anne Sütü Nedir?


 Yeni doğan bebekleri sağlıklı bir yaşama hazırlayan en önemli şey anne sütüdür. Bebeğin sağlıklı bir yaşam sürmesi için ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenme, ilk 6 aydan sonraysa ek gıdalar ile birlikte anne sütünü 1 yaşına kadar bebeğe verilmesi önerilmektedir. Anne sütü bir bebek için tüm gerekli besinleri sağlamaktadır. Anne sütü ile büyüyen bir bebeğin ileriki yaşlarında alerjik hastalıklara yakalanma riski de azalmaktadır.

Anne sütü ile beslenen yeni doğan bebeğin başka hiçbir ek gıdaya ihtiyacı yoktur; hiçbir şekilde başka yiyecek ve içecek verilmemelidir.

Doğumdan hemen sonra salgılanmaya başlayan ve hemen hemen bir hafta süren süte ağız sütü denir. Bu ilk sütün içerdiği protein miktarı diğer dönemlerdeki sütün içerdiği miktara göre en üst seviyedir. Bebek için bağışıklık artırıcı maddeler ve iltihaplara karşı koruyan alyuvarlar içermektedir. Bu yüzden bu süte bebeğin ilk aşısı da denmektedir.

Anne Sütünün Özellikleri Nelerdir?


 Yeni doğan bebeğe verilen ilk sütün ardından diğer haftalarda anne sütünün protein miktarı azalmaya başlar. Yağ oranı ve laktoz artış göstermeye başlar. Anne sütünün içinde demir ve çinko mineralleri de çokça bulunur. Tüm bu mineraller bebeğin sağlıklı büyümesi için oldukça önemlidir.

Anne Sütünün Faydaları Nelerdir?


 Bebeklerde bağışıklık sistemi zayıflığı, sık hastalanma ile kendini gösterir. Ancak meraklanma, araştırmalar anne sütünün bebeğin bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı koruma özelliği olduğunu gösteriyor. Anne sütü, sık görülen hastalıklarla savaşını içeriğindeki proteinler, vitaminler, yağlar ve diğer bileşenlerle bebeklerde bağışıklık sistemini destekleyecek antikorları üreterek gerçekleştiriyor. Anne sütünün bebek bağışıklık sistemi için faydaları şöyle:

  • Anne sütüyle beslenen çocuklarda ishal daha az görülüyor ve daha çabuk geçiyor.
  • Kabızlık riskini azaltıyor.
  • Bebekler için bağışıklık güçlendirici en önemli gıda olan anne sütü sayesinde zatürre, soğuk algınlığı, orta kulak iltihabı ve idrar yolu iltihabı gibi rahatsızlıkların görülme sıklığı azaltıyor.
  • Çeşitli alerjilerin daha geç yaşta çıkmasını ve daha hafif seyretmesini sağlıyor.
  • Egzama gibi cilt hastalıklarının daha az görülmesini sağlıyor.
  • Alyuvarlarda azalmayı önlediği için anne sütüyle beslenen bebeklerde kansızlık sorunu sık görülmüyor.
  • Eğer bebek buğdaylı yiyeceklerle tanıştırılırken sadece anne sütü alıyorsa, çölyak hastalığını önlüyor.
  • Şişmanlık riskini azaltıyor ve obeziteye karşı korunma sağlıyor.
  • Bazı tip şeker hastalıklarının görülme sıklığını azaltıyor.
  • Anne sütü alan bebeklerde kolik sorunu daha az yaşanıyor.
  • Bazı süreğen bağırsak hastalıklarının gelişmesini önlüyor.
  • Anne sütüyle beslenme, bebekleri ani bebek ölümü sendromuna (beşik ölümü) karşı koruduğu gibi çocuklarda görülen lösemi vakalarında az da olsa azalma sağlıyor.
  • Bazı kanser türlerine göre koruma sağlıyor.
  • Anne sütüyle beslenen bebeklerde gaz sancısı daha az görülüyor.
  • İlk 6 ay sadece anne sütü ile beslenen bebeklerde soğuk algınlığına yakalan riski ve boğaz enfeksiyonları riski ciddi oranda azalır.
  • Anne sütü ile beslenen bir bebeğin solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riski %75 azalır.
  • En az 4-5 ay boyunca anne sütü ile beslenen bebeğin alerjik hastalıklara yakalanma riski azalır.
  • Çölyak hastalığı riski %50 azalır.
  • İlk 6 ay emziren bebeğin, çocukluk çağında anemiye yakalanma riski azalır.

Kaç Aylığa Kadar Anne Sütü Alınmalı?


 Anne sütü, bebekler için en iyi ve en doğal besindir. Anne sütü, normal doğum haftasında doğan tüm sağlıklı bebeklerin ihtiyaçlarını 6 ay tek başına karşılayabilir. Emzirmenin 6 aydan sonra uygun ek gıdalar eşliğinde en az 1 yaşına kadar devam edilmesi önerilir. 

Emzirmenin Anneye Olan Faydaları


 Emzirme bebekle anne arasında özel sevgi bağı kurulmasını sağlar. Doğumdan nü hemen sonra emzirme doğum sonrası kanama miktarını azaltır. Annenin sağlığında koruyucu etkisi vardır; göğüs kanseri, yumurtalık kanseri, kemik erimesi ve anemi risklerini azaltır. Anne emzirirken salgılanan oksitosin hormonu aslında mutluluk hormonudur. Aynı zamanda annenin doğum öncesi vücut yapısına yeniden kavuşmasını kolaylaştırır, hem rahim toparlanması, hem de alınan kiloların verilmesini kolaylaştırmaktadır.

Anne Sütünü Arttıran Yiyecekler


 Her gün en az 10-12 bardak su tüketmesi, anne sütünün artmasını sağlar. Yapılan bilimsel çalışmalarda bazı gıda ve bitkilerin özellikle anne sütünü artırdığı görülmektedir. Bunların başında da rezene gelir. Rezene; dereotugillerden bir bitkidir ve anne sütünü artırır. Isırgan otu, fesleğen ve biberiye de anne sütünü artıran diğer bitkilerdir." Aşağıdaki gıdalar, anne sütüne etkileri konusunda bilimsel araştırma bulunmamakla birlikte çeşitli toplumlarda, emzirme dönemindeki kadınlara önerilen gıdalar arasında yer almaktadır ve yüzyıllardır geleneksel olarak tüketilmektedir.

Siyah Susam: Kalsiyum bakımından zengin olan siyah susamın anne sütünü artırmaya yardımcı olduğuna inanılmaktadır. Kalsiyum dışında bakır gibi bazı mineraller içeren susamı yemeklerinizde kullanabilirsiniz.

Kimyon: Süt üretimini teşvik ettiği düşünülen kimyon doğumdan sonra anneyi güçlendirmek için önemli olan demir bakımından da zengindir.

Arpa: Arpa ile yapılan pilav veya çorba laktasyonu artırmak için kullanılabilir. Arpanın anne sütünü artırdığı yönünde herhangi bir bilimsel araştırma sonucu bulunmamasına karşın emzirme dönemindeki anneler tarafından yüzyıllardır geleneksel olarak tüketilmektedir. Özellikle arpa ve rezene kombinasyonunun sütün kalitesini yükselttiğine inanılmaktadır.

Fesleğen: Sindirim sistemini düzenleyen, sakinleştirici etkisi bulunan ve buna ek olarak iyi bir K vitamini kaynağı olan fesleğen yemeklerle birlikte veya çay şeklinde tüketilebilir.

Yeşil Sebzeler: Mükemmel birer vitamin ve mineral kaynağı olan fasulye, ıspanak, pancar yaprağı ve kuşkonmaz gibi yeşil sebzeler laktasyonu arttırabilir. Bu yeşillikler aynı zamanda sindirime yardımcı olur ve vücudu güçlendirir.

Kırmızı ve Turuncu Sebzeler: Beta-karoten bakımından zengin havuç, tatlı patates, pancar ve diğer kırmızı, turuncu sebzeler anne sütü kalitesini arttırmaya yardımcı olabilir.

Sarımsak: Emziren annelerin kokusu nedeniyle bebeğin sevmeyeceğini düşündüğü, ancak aksine bebeğin süt emme süresini arttıran sarımsak aynı zamanda annenin de iştahını açarak süt kalitesi için gerekli vitamin ve mineralleri almasına yardımcı olur.

Yulaf: Besin lifi, demir ve kalsiyum bakımından zengin olan yulaf emziren anneler arasında oldukça popüler bir besindir. Kendinize yulaf püresi hazırlayabilir ve pürenin besin değerini arttırmak için fındık, süt, meyve ya da baharat eklenebilir.

Yağlar: Zeytinyağı, keten tohumu yağı ve susam yağı gibi sağlıklı yağların emzirmeye yardımcı olduğuna inanılmaktadır. Bu yağlar ayrıca annenin enerjisini artırır.

Anne Sütü Alamayan Çocukların Beslenmesi


 Anne sütü verilemeyen çocuklara mümkünse formül (hazır) mama, değilse hayvan sütleri verilebilir. Anne sütü almayan bebekler normalde aldıkları süt ya da mamalara devam edilmelidirler. Kusma ve ishalle kaybedilen sıvı ve mineraller, ağızdan alınan sıvılar, bağırsak florasını düzenleyen probiotikiçeren tozlar kullanılarak giderilebilir. Beslenmenin yeterli olduğu, çocuğun ayına uygun gereken kiloyu almasıyla anlaşılır. Bu nedenle çocuğunuzu düzenli aralıklarla sağlık kontrollerine getiriniz. Sağlık ocaklarımızda büyüme takipleri persentil (büyüme) grafikleriyle yapılmaktadır.

Bireysel Emeklilik Sistemi Hakkında Her Şey

Hiç yorum yok
Herkes, özellikle belli bir yaştan sonra geçmiş yıllarda harcadığı çabaların karşılığı olarak rahat bir yaşam sürmek ister. Kısa adı BES olan Bireysel Emeklilik Sistemi bu amaçla kurulmuş bir emeklilik sistemi olmakla birlikte aynı zamanda tasarruf etmeyi teşvik eden önemli bir yapılanmadır.

Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) Nedir?

Yürürlüğe girdiği andan itibaren büyük ilgi görmesi yanında hakkında tam bilgi sahibi olmadığı için çekimser duranlar şimdilik beklemektedir. Bireysel Emeklilik Sistemi’ni tüm yönleri ile ele almayı amaçladığımız yazımız, ülkemizde yeni denilebilecek kadar kısa bir süredir uygulanan sistemin bütün yönlerini tanıtmak amaçlıdır.

Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) Nedir?


 Mevcut sosyal güvenlik sisteminden bağımsız olarak işleyen BES, küçük birikimlerin devlet desteği ile birleşerek aktarıldığı bir fon üzerinden işleyen emeklilik sistemidir. Aynı zamanda bireyleri belli bir amaç doğrultusunda tasarrufetmeye yardım eden BES, bu tasarrufların toplanması, değerlendirilmesi ve sonunda toplu olarak ya da maaş şeklinde kişilere geri ödenmesini kapsar. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sağlanan sağlık hizmetlerini içeriğinde barındırmayan sistem buna rağmen önemli avantajlara sahiptir.

Bireysel Emeklilik Sisteminden Nasıl Emekli Olunur?


 İlerleyen yaşlarda ekonomik sıkıntı çekmek istemeyip de bir türlü para biriktiremeyenler için ideal bir sistem olan BES, %25’i devlet tarafından desteklenen birikimlerden oluşan bir havuzdur. Bireysel Emeklilik Sistemi ile emekli olmakisteyenlerin 10 yıl boyunca kesintisiz olarak sistemde kalmaları gerekmektedir; bu süre dolmadan da çıkılabileceği gibi ciddi oranda bir kayıp yaşanacağı unutulmamalıdır. Emekli olmanın bir diğer şartı ise 56 yaşını doldurmuş olmaktır. Bu şartları yerine getirenler ister toplu ister taksitler halinde sistemde biriken paralarını emekli maaşı özelliğinde geri alabilirler.

Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) Avantajları


 Pek çok ülkede başarı ile uygulanması ardından ülkemizde de yürürlüğe giren Bireysel Emeklilik Sistemi, katılımcılarına önemli avantajlar sunmaktadır.

Tasarruf Etmeyi Teşvik

Hepimiz çoğu zaman tasarruf etmeyi amaçlasak da ciddi bir amacımız olmadığından dolayı genellikle ipin ucunu bir yerde kaçırırız. Sistemin en önemli avantajlarından biri olan tasarruf fırsatı, küçük miktarlarda birikimlerle emekli olmaya fırsat vermesidir.

Devlet Desteği

Söz konusu tasarruflarınız sisteme giriş yaptığı andan itibaren %25 oranında devlet tarafından desteklenmektedir. Asgari ücretin % 25’i oranında bir limite sahip olan bu destek, ilerleyen yıllarda ekonomik zorluklar yaşamamak adına önemlidir.

Şirket Tercih Özgürlüğü

Bireysel Emeklilik Sistemi aracı kurumlar üzerinden yürüyen bir sistemdir. Siteme giriş yaptığınız andan sonra şirket değiştirebileceğiniz gibi bunun karşılığında hiçbir ücret ödemezsiniz.

Ödeme Esnekliği

Sisteme yapacağınız ödemeleri kontrol etme olanağına sahip olmanız, sistemin bir diğer önemli avantajı olarak dikkat çekmektedir. Bu sayede bütçenizin durumuna göre ödemelerinizi arttırabilir ya da azaltabilir veya dondurabilirsiniz.

Vergi Muafiyeti

Sosyal Güvenlik Kurumu ödemeleri aksine Bireysel Emeklilik Sistemi avantajı ödemelerinde vergi muafiyeti sağlamasıdır.

Sisteme Dahil Olduktan Sonra Dikkat Edilmesi Gerekenler

Ülkemizde kısa zamandır uygulanması nedeni hakkında pek çok kişinin henüz yeterli bilgiye sahip olmadığı sistemde dikkat edilmesi gereken bazı konular bulunmaktadır.

Zor Durumda Kalmadan Çıkmayın!

Yukarıda da belirttiğimiz üzere sistemden emekli olabilmek için 10 yıl boyunca kalmak zorunludur. Ancak ödeme zorluğu çektiğiniz dönemler olduğundan şayet çok zor durumda değilseniz çıkmamanız tavsiye edilir. Zira bu durumda devlet tarafından o güne kadar ödediğiniz toplam rakamdan ciddi oranda kesinti yapılacaktır.

Fon Yönetimini Doğru Yapın!

Sonuç olarak sistemde toplanan para aynı zamanda bir tür fon olarak işlem görmektedir. Dolayısı ile bu fonun doğru yönetilmesi kazancınızı arttırabileceği gibi başarısızlık durumunda geliriniz de azalacaktır. Bu nedenle fon oluştururken seçeceğiniz kurum hakkında kapsamlı araştırma yapmanız tavsiye edilir.

Kesintilere Dikkat!

Bireysel Emeklilik Şirketleri belli oranlarda kesintiler yapmakla birlikte bu oranlar % 8 ile 10 arasındadır. Bu şirketlerden biri ile anlaşma yapmadan önce kesinti oranları hakkında detaylı bilgi almanız önemlidir.

Bireysel emeklilik çok talep gören bir sistemdir. Çünkü kişilerin emeklilik sonrası sosyal güvenlik kurumlarından alacağı maaşlar yeterli olmamakta ve daha iyi bir yaşam standardı için bireysel emeklilik sistemlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle çok sayıda bireysel emeklilik şirketleri kurulmuştur. Bireylerin emeklilik yaşamlarını kolaylaştırmayı ve ilerleyen yaş dönemlerinde daha konforlu bir hayat sürmelerini sağlayan bu sistemler özel sigorta firmaları ve bankaların yan kurumları olan sigorta işletmeleri tarafından sağlanmaktadır.

Bireylerin bu emeklilik sisteminde yer alabilmeleri için 18 yaşını doldurmuş olmaları zorunludur. Çalışma hayatı olsun olmasın her birey bu sisteme katılabilir. Seçilecek (aylık, üç aylık, altı aylık) ödeme yöntemiyle ve en az 10 yıl sistemde kalma şartıyla tüm bireyler emekli olmaya hak kazanırlar.

Sistemin işleyişi şu şekildedir: bireylerin kendi ödeme koşullarına göre belirledikleri katkı payları bireysel emeklilik uzmanları tarafından yatırım fonlarında değerlendirilir. Böylelikle geçen zamanla birlikte para değerlenir ve birikimin ekonomik verilerden etkilenip değer kaybına uğraması söz konusu değildir. Yatırımın uzun vadede devam ederek birikmesi sistemin en önemli koşuludur.

Bireysel Emeklilik Sisteminin Avantajları Nelerdir?


 Bireysel emeklilik şirketleri aracılığıyla her yıl on binlerce kişi bireysel emeklilik sistemine dahil olmaktadır. Bu sistemin avantajlı yönleri şunlardır:

Devlet tarafından desteklenmesi: devlet kişileri bireysel emeklilik sistemine teşvik etmek için her katkı payının %25’i kadarını kendi kasasından ilave olarak vermektedir. Kişininçalışan, çalışmayan ya da vergi mükellefi olup olmadığına bakmaksızın herhangi bir şart ileri sürmeden tüm katılımcılara bu desteği vermektedir.

İleride kullanılabilecek bir kaynağınızın olması: emeklilik döneminin daha konforlu ve rahat geçmesini sağlayacak bir birikim olması avantajlı bir durumdur. Ödeme zorluğunuz sırasında ödemeye ara vererek sistemi dondurabilir veya birikimi çekerek kullanabilirsiniz.

Emeklilik döneminde ikinci bir maaşa sahip olma: emekli olduktan sonra gelirinizin düşmesiyle birlikte sıkıntı yaşamamanız için böyle bir ikinci maaşınızın olması iyi bir fırsat olmaktadır.

Tasarruf yapma: bireysel emeklilik sistemine katılarak her ay paranızdan bir bölümü sisteme yatırarak tasarruf etmiş ve daha dengeli bir bütçeye kavuşmuş olursunuz.

Yatırım fonlarıyla değerlendirme imkanı: bu sistemde ödenen tüm katkı payları aylık olarak uzman danışmanlar aracılığıyla yatırım fonlarında değerlendirilir. Böylelikle en karlı şekilde efor sarfetmeden birikiminiz değerlendirilmiş olur.

Ek avantajlara sahip olma: dahil olduğunuz bireysel emeklilik şirketleri aracılığıyla o şirketin size sunduğu ek imkanlardan da faydalanabilirsiniz. Firmadan firmaya farklılık gösteren bu avantajlar; indirimli sağlık hizmetleri, ücretsiz danışmanlık, ambulans hizmetleri, diğer bankacılık ürünlerinde sağlanacak indirimler ve pek çok avantajdan oluşmaktadır.

BES’de Hizmet Veren Şirketler


 Sermaye Piyasası Kurulu tarafından düzenli olarak denetlenmesi sayesinde birikimlerinizi başarılı bir şekilde değerlendiren şirketler bu nedenle güvenilir özellikleri ve sağlam bilançoları ile dikkat çekerler. Ülkemizde hizmet veren BES şirketleri ise aşağıdaki gibidir:

  • Aegon Emeklilik ve Hayat A.Ş.
  • Allianz Hayat ve Emeklilik A.Ş.
  • Allianz Yaşam ve Emeklilik A.Ş.
  • Anadolu Hayat ve Emeklilik A.Ş.
  • Avivasa Emeklilik ve Hayat A.Ş.
  • Axa Hayat ve Emeklilik A.Ş.
  • Bereket Emeklilik ve Hayat A.Ş.
  • BNP Paridas Cardiff Emeklilik A.Ş.
  • Cigna Finans ve Emeklilik A.Ş.
  • Fiba Emeklilik ve Hayat A.Ş.
  • Garanti Emeklilik ve Hayat A.Ş.
  • Halk Hayat ve Emeklilik A.Ş.
  • NN Hayat ev Emeklilik A.Ş.
  • Katılım Emeklilik ve Hayat A.Ş.
  • Metlife Emeklilik ve Hayat A.Ş.
  • Vakıf Emeklilik ve Hayat A.Ş.
  • Ziraar Hayat ve Emeklilik A.Ş.

Altın Ayarı Nasıl Anlaşılır?

Hiç yorum yok
Altın Nedir?


Altın Nedir?


 Altın; doğada serbest halde bulunan, kolay işlenebilen sarı renkli, parlak ve değerli bir elementtir. Geçmiş tarihlerden beri farklı alanlarda kullanılan bu değerli element çoğunlukla bir yatırım aracı olarak veya ticaret amacıyla kullanılmıştır. Altın genellikle maddi gücü temsil eder. Ayrıca bu sarı,parlak ve değerli metalin sanayide kullanım hacmi ve kullanım alanı oldukça geniştir.Halk tarafından sadece yatırım aracı olarak bilinse de önemli telefon parçalarında, uçak camlarında hatta astronot kıyafetlerinde bile altın kullanılıyor.

Ekonomi dünyasını daha çok ilgilendiren altın fiyatları, ülke ekonomisinin değerini belirleyen unsurlardan biridir. Uluslararası bir yatırım aracı olan altın merkez bankalarının ilgilendiği bir cevherdir ve güvenilir bir yatırım seçeneğidir.

Altın Nasıl Elde Edilir?


 Altın maden sanayisiyle elde edilir. Yer kürenin önemli bir kısmını altın rezervleri kaplıyor .Bu rezervler; kuvars kayalıklarda altın damlacıkları, deniz dipleri ve volkanik kayalıklarda bulunuyor.


Altın Ayarı Nasıl Anlaşılır?


 Altın değeri kimyada yüzde ile ölçülür ancak kuyumculukta karat ile ölçülür. Karat, altın ayarı ve altının saflık oranıdır. Örneğin %100 saf altından yapılan bir altın 24 ayardır. Fakat %100 saf altından yapılan bir altının işlenmesi çok zor olduğu için saflık oranı %99.9- oranındadır .

Altın oranları çoğunlukla görünmeyen yani içte kalan bir kısımda yazan rakamlardan anlaşılmaktadır. Altına; gümüş ve bakır gibi çeşitli madenler eklenerek altının saflık oranı düşürülür. Altının saflık oranı azaldıkça daha kolay işlenebiliyor. Bu yüzden kuyumcularda çoğunlukla 18 ayar altın kullanılmaktadır. Her altın takıda mutlaka altın ayarını gösteren rakamlar kullanılır.

Bu oranlar karat cinsinden veya altın oranı binde kaç altın içerdiği cinsinden yazar. Örneğin 24K, 22K, 18K sayı yani altın oranı arttıkça altının fiyatı da artar ve K varsa karat cinsindendir. Eğer 768 veya 968 gibi sayılar varsa binde kaç altın olduğunun oranıdır.

Altın fiyatlarında sürekli dalgalanmalar yaşanıyor, altın almak veya satmak istediğiniz zaman güncel kur fiyatlarından alıp-satılabiliyor. Altın alış satış fiyatının arasındaki fark işçilik masrafıdır. Kuyumcudan altın alınırken işçilik ücreti ödenir ancak kuyumcuya altın satarken işçilik fiyatı dahil edilmez.


Altın Alımında Vergi Artışı


 Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarına göre, finansman bonosundan alınan yüzde 10 düzeyindeki vergi yüzde 15’e çıkarıldı.

Döviz ve altın alım satımında uygulanan Banka Sigorta ve Muamele Vergisi de (BSMV) binde 2'den yüzde 1'e çıkartıldı.

Covid-19 salgınının ekonomik etkilerini en aza indirme amacıyla, kaynak sağlamak üzere yapılan düzenlemeler Resmi Gazete'de yayımlanarak bugün itibarı ile yürürlüğe girdi.

Beslenmenin Kas Gelişimindeki Önemi

Hiç yorum yok
Kaslara hacim verme süreci düşünüldüğünde, muhtemelen ilk aklan gelen ağırlık kaldırma ve diğer direnç antrenmanlarıdır. Bunlar kas yaparken gerçekten de zaman kazanmanın ve kas geliştirmenin etkili bir yolu olsa da, beslenme de aynı derecede önemlidir, hatta dada da önemli olduğunu söylemek yanlış olmaz. Mükemmel kaslara sahip olmak isteyen kişilerin ihtiyaç duyduğu faktör aslında bu kadar basittir. Bu yazıda kas yaparken diyete eklenmesi gereken besinler hakkında bilgiler bulunmaktadır.

Kas Gelişimi Nasıl Olur?


Kas Oluşumunda Proteinin Faydası Nedir?


 Proteinin önemi ne kadar anlatılırsa anlatılsın yeterince vurgulanamaz. Vücut bu anahtar madde olmadan tam anlamıyla kas yapamaz. Çok iyi kaslara sahip olan kişiler incelendiğinde aynı zamanda şişman doldukları pek görülmez çünkü yağ ve kas tam olarak birbirine karşı mücadele ettiği söylenemese de hâkimiyeti sağlamak için bir mücadele içindelerdir. Yeterli protein almadan çok fazla beslenenler kişi genellikle kilo alma eğiliminde olurlar ve bu ağırlık çoğunlukla yağ dokusundan oluşmaktadır.

Protein, vücudun hasarlı kasları onarmak için kullandığı bir yapı taşı gibidir. Bu sürecin başlaması için ciddi bir yaralanma gerektirmez ve bu yüzden direnç eğitimi çok faydalı olmaktadır. Ağırlık kaldırma ve direnç bandı çekme gibi egzersizler, kas dokusunda küçük mikro sıvılar oluşturur. Yani vücut, normal şekilde tepki vererek, hasarı onarmak için kaynak taahhüt eder. Küçük hasar onarıldıktan sonra, biraz daha uzun süre devam etme eğilimindedirler.

Kas Gelişimi Nasıl Olur?


 Amino asitlere konsantre olmak önemlidir. Bunlar doğrudan kas büyüklüğü üzerinde çalışan özel bir protein türüdür. Protein bakımından yüksek ancak amino asit bakımından düşük bir gıda (not: bu tür gıdalar nadirdir) istenen kazancı sağlamayacaktır. Pek çok insan, özellikle hızlı iyileşme söz konusu olduğunda, BCAA’ların (dallı zincirli amino asitler) kullanımından iyi sonuçlar aldığını bildirmiştir. Bu nedenle, bu üç temel proteinden yeterince aldığından emin olmak için bir BCAA takviyesi kullanmak faydalı olabilir.

Kreatin bir başka popüler protein takviyesidir. Pek çok kırmızı et türünde doğal olarak bulunan bu, vücut geliştiricileri tarafından uzun süredir kullanılan üç farklı amino asidin (metiyonin, arginin ve glisin) bir karışımıdır. Tabii ki, tüm amino asitler kaslar için faydalıdır, bu yüzden hangisi kişi için daha uygunsa onu seçmek gerekir.

Kas Yapmada Karbonhidratlar Engeldir


Uzmanlar tarafından kas yapmak isteyen kişilere önerilen diyet karbonhidrat olarak zengin bir diyettir. Karbonhidrat bakımından yetersiz bi diyet kas yapmak isteyen biri için gerçekten de, yeterli olmaz, halsizlik ve yorgunluğa neden olur. Bunun nedeni karbonhidratların vücudun birincil hızlı enerji kaynağı olmasıdır. Kişi kendini zorlayan bir aktivite yaptığında vücudu bu işi yapmak için ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlaması gerekir ve glikojen depolarına müracaat eder. Bu glikojen hammaddeden üretilir ve karbonhidratlar söz konusu hammaddedir.

Yani, basitçe söylemek gerekirse: Daha fazla karbonhidrat daha fazla glikojene eşittir ve daha fazla glikojen daha fazla enerjiye eşittir. Yalnız burada dikkat edilmesi gereken bir nokta vardır. Vücut glikojen kullanırken başka bir şey kullanmaz! Bu nedenle, glikojen yakarken yağ yakılmaz. Vücut önce karbonhidrat kullanma eğilimindedir ve bunlar bittiğinde yağ kullanmaya başlar. Sadece önemli miktarda yağ yaktıktan sonra vücudu bu proteine ulaşmaktadır. Bu durumu kontrol etmek için, bir egzersizden önce çok miktarda karbonhidrat yenmediğinden emin olmak gerekir. Elbette, daha uzun antrenman yapmaya yardımcı olabilir, ancak vücudun istediği şeyleri yapmasını engelleyecektir. Ek olarak, aşırı karbonhidratlar protein gibi kas olmaktan ziyade yağlanma eğilimindedir.

Kas Yaparken Yağ Alımı Kesilmeli mi?


 Yağ her zaman düşman değildir. İster inanın ister inanmayın, vücudun çok fazla proteini işlemek için belirli bir miktarda yağa ihtiyacı vardır. Yağın proteinin doğru kullanımı için neden bu kadar önemli olduğuna dair iyi bir örnek için, tavşan açlığı adı verilen bir fenomene göz atalım. Tavşan eti protein bakımından son derece yüksektir. Aslında, dünyadaki en yüksek proteinli etlerden biridir. Bununla birlikte, aynı zamanda en yağsız etlerden biridir. Bu kombinasyon nedeniyle, kelimenin tam anlamıyla bir tavşan eti diyetinde açlıktan ölünebilir bile.

Yağ ayrıca vücudun vitaminleri emmesine yardımcı olur ve beyin sağlığına çeşitli şekillerde katkıda bulunur. Bu ihtiyaçları zayıf kalma arzusuyla dengelemek için trans (veya doymamış) yağlardan kaçınmalı ve sağlıklı doymamış yağların alındığından emin olmak gerekir. Tohum ve kuru yemişleri doymamış yağların büyük bir kaynağı olarak önerilmektedir. Fındık ve tohumlar diğer besin maddelerinde de yüksek olma eğilimindedir, bu da onları sağlıklı ve doyurucu bir atıştırmalık yapmaktadır.

Yukarıda açıklandığı gibi kas yaparken diyet ve beslenme önemli bir rol oynayacaktır. Spor salonuna gidebilmek için haftada sadece birkaç gün zaman ayırabilenler için besin ve diyet alımına dikkat etmek daha da önemli bir hal almaktadır. Önemli noktaları özetlemek gerekirse; çok fazla protein tüketilmeli, karbonhidratlara aşırı yüklenmekten kaçınılmalı (özellikle egzersiz yapmadan önce) ve diyette yağ alımını keserken aşırıya kaçmamaya dikkat edilmelidir. Kas yapmak isteyen kişiler bu üç noktaya dikkat edilirse, daha hızlı ve sağlıklı bir sonuç alabilirler.

İcralık Olana Kredi Verilir mi?

Hiç yorum yok
Çeşitli nedenlerden dolayı icra takibine düşenler nakit paraya sıkıştıklarında bankalardan kredi almaları çok zordur. Çünkü “kara liste” diye bilinen kredi sicili bozuk kişiler arasında görülmekte ve bu nedenle icralık olana kredi verilmemektedir. Bu nedenle birçok kişi bozulan mali dengesini düzeltemediğinden yaşadığı ekonomik sorunlara çözüm üretememektedir.

İcralık Olana Kredi Veren Bankalar

Ancak bazı bankalar vardır ki, belli şartları yerine getirdikleri takdirde icra takibinde olanların nakit ihtiyacını karşılayacak kaynak sağlamaktadır. Bu bankaları ve söz konusu şartları ele aldığımız yazımız, icra takibinde olanlar başta olmak üzere kredi kullanan herkesi ilgilendirmektedir.

İcralık Olana Neden Kredi Verilmez?


 Kredi notu bankalardan kredi almak isteyenlerin başvuruları dikkate alındığında verilecek karara doğrudan etki eden bir kriterdir. Kişinin finansal karnesi anlamına gelecek kredi notu, icra takibi gibi durumlarda düşük çıkacak ve bu nedenle bankalar bu kişilere kredi vermeye yanaşmayacaktır.

Ancak bu durumda olanların umutsuzluğa kapılmaması gerekir; zira hiçbir banka müşterisini kolay kolay kaybetmek istemez. Bu nedenle haklarında icra takibi olsa bile müşterilerine kredi olanağı sunan bankalar mevcuttur.

İcra Takibinde Olanlara Kredi Başvurusu İçin Gerekli Evraklar

Bankalar haklarında yasal ödeme süreci başlamış olan kişilerin başvuruları sırasında bazı belgeler talep ederler. Bu belgeler kurumdan kuruma değişebildiği gibi çoğu bankanın ortak istediği evraklar aşağıdaki gibidir:

  • Kimlik Bilgileri
  • Detayları ile açıklanmış gelir belgesi
  • Gösterilecek kefillerin kimlik bilgileri ya da ipotek edilecek gayri menkule ait bilgiler
  • İkamet belgesi

İcra takibinde olunmasına rağmen kredi alabilmek için başvuru sırasında yukarıdaki belgeleri eksiksiz sunmak gerekir.

İcralık Olana Kredi Veren Bankalar


 İcralık olmak elbette hiç kimsenin istemediği bir durumdur. Fakat bazı durumlarda da kaçınılmaz olarak bu zor durumla muhatap olmak içten bile değildir. İşte böyle bir şeyle karşı karşıya kalanlara kredi imkanı sağlayan bankalar ve şartları:

Ziraat Bankası

Ülkemizin köklü finans kuruluşları başında gelen Ziraat Bankası, icralık olanlara destek kredisi veren bankalar içerisinde ilk sırada yer alır. % 1.20 faiz oranı ile 60 aya kadar vade seçenekleri sunan banka 24 ay vadeye uyguladığı faiz %1.10 olarak belirlemiş ve gayrimenkul teminatını zorunlu kılmıştır.

Vakıfbank

100 bin liraya kadar icra takibine düşenlere kredi olanağı sağlayan Vakıfbank, geri ödeme süresi bakımından 120 aya kadar kullanıcılarına avantajlar sunmaktadır. Sadece yasal takip başlatılmış borçlar nedeni ile değil, bireysel kredi kartı borçlarının kapatılmasına da destek olan banka ayrıca mevcut kredi borçlarının yapılandırılmasına da kredi vermektedir.

Aktifbank

Sağladığı kredi imkanları ile son yılların yükselen bankaları arasına giren Aktifbank, icralık olanlara nakit desteğisağlayarak bu alandaki iddiasını da ortaya koymuştur. Haklarında yasal ödeme süreci başlayanların sadece gelir durumunu belgeleyen bir evrak ile başvurmaları durumunda bankadan olumlu yanıt almaları muhtemeldir.

Halkbank

% 1.10 gibi bir faiz oranı ile icra takibine düşmüş olanlara destek kredisi veren banka ayrıca 60 aya kadar varabilen vade seçenekleri sunmaktadır. Banka faiz oranlarını periyodik olarak güncellese de haklarında yasal ödeme süreci başlamış olanlar en yakın şubeye giderek kredi şartları ile ilgili detaylı bilgi alabilirler.

QNB Finansbank

Gelir belgeniz yanında son 3 aydır sigortalı olarak çalışma şartı arayan banka 100 bin liraya kadar icralık olanlara kredi imkanı sunmaktadır. 60 aya varan geri ödeme planına sahip bu krediden faydalanmak isteyenler % 1.15 faiz oranı üzerinden işlem görmektedirler.

Akbank

Emekli, devlet memuru, sigortalı çalışan olup da hakkında icra takibi başlatılmış kişiler Akbank’ın sunduğu kredi desteği ile icra durumlarını ortadan kaldırabilirler. 50 bin liraya kadar bu alanda nakit desteği sunan banka 60 aya kadar vade seçeneği sunmaktadır.

Avrupa’da Gezilmesi Gereken 5 Ülke

Hiç yorum yok
Günümüz dünyasında insanların tatil ihtiyaçları gün geçtikçe farklılıklar göstermekte ve insanlar tur şirketlerinin yaygınlaşması ile yurt dışı tatil seyahatlerine yönlenmektedir.

Avrupa'da Gezilmesi Gereken Ülkeler


Avrupa'da Gezilmesi Gereken Ülkeler


 Başka bir ülke görmenin kültürel gelişmişlik açısından faydaları yadsınamaz bir gerçektir. Avrupa’da çoğu ülkenin görülmesi gerektiği düşünülse de bunlardan 5 tanesi de büyüleyici ülkelerdir.

Belçika

Avrupa Birliği’nin başkenti sayılabilecek ülkede doğal güzellikler ve Avrupa Birliği’nden kaynaklı kültür mirasları gezip görülmeye değer. Başkent Brüksel’in kent meydanı olan Grand Palas Meydanı olağanüstü Roma mimarisi ve kiliseleri ile insanı büyülüyor. Bir futbol sahası büyüklüğündeki meydan Brüksel’in ve Belçika’nın sembolü olmuş durumda. Bu meydanda bulunan barlar sokağı ve çikolata mağazalarını mutlaka gezip dolaşmanızı tavsiye ediyoruz.

Belçika

Yine başkent Brüksel’de yer alan ve atomun minyatürünü temsil eden Atomium’u ziyaret etmenizi tavsiye ediyoruz. Brüksel’i ayaklarınızın altında seyredebileceğiniz Atomium’un tepesinde hatıra fotoğrafı çektirmenizi de öneriyoruz.

Brüksel Avrupa Birliği’nin önemli bir merkezi olması sebebiyle Brüksel’e kurulmuş olan Mini Europe, turistlerin büyük beğenisini kazanıyor. Avrupa Birliği ülkelerinin sembollerinin minyatürleri ile karşılaşacağınız sergi alanında olağanüstü bir mimari yapı görüyorsunuz. Manneken Pis (işeyen çocuk) heykeli 17. yüzyıldan kalma ve Brüksel’in sembolü haline gelmiş bronzdan yapılıdır. 61 cm uzunluğundaki heykeli de görmenizi tavsiye ediyoruz.

Hollanda

Avrupa’da küçük yüzölçümüne rağmen gelişmişliğine hayran kalacağınız Hollanda görmeniz tavsiye edilebilecek 2. ülkedir. Demir kazıklarla kurulu olan başkent Amsterdam’da kanal turu yapıp, denizle kaplı caddelerde mimarinin hayranlığından gözünüzü alamayacaksınız. Uluslararası Adalet Divanı’nı yer aldığı Lahey’de bu binanın ihtişamlı görüntüsü sizi cezbedecek.

Hollanda

Hollanda deyince akla değirmenler, takunyalar ve kaşar peynir gelmektedir. Değirmenler kasabasında takunya ve kaşar imalatını yerinde görüp yapılan ticarete hayran kalacaksınız. Brugge şehrinin kanalları ve bira imalathaneleri bu şehirde beğeni duyacağınız simgelerden.

Fransa

Avrupa’nın en gelişmiş ülkelerinden Fransa görmenizi tavsiye ettiğimiz ülkelerden 3'üncüsü. Fransa deyince akla Paris ve Eyfel Kulesi gelmektedir. Fransa’ya gitmişken Eyfel Kulesi’ne çıkmadan gelmek olmaz. Kuleye çıkmak için yaklaşık 2 saat bilet kuyruğu beklemek zorunda kalıyorsunuz. Fakat 312 metre uzunluğundaki devasa yapıdan Paris ayaklarınızın altında kalıyor. Muhteşem manzara eşliğinde kulenin zirvesinde satılan şampanyadan yudumlayabilirsiniz.

Fransa

Paris gezmekle bitiremeyeceğiniz bir şehir. Meşhur Louvre müzesini gezip Mona Lisa tablosunu görmenizi tavsiye ediyoruz. Paris’i ziyaret edenlerin geleneği haline gelen Şanzelize caddesindeki kafelerde kahve içme geleneğini sizin de devam ettirmeniz tavsiyemizdir.

Almanya

Türk vatandaşların en yoğun yaşadığı Avrupa ülkesi olan Almanya’da kendinizi Türkiye’de gibi hissedeceksiniz. Almanya’nın Bavyera Eyaletine çok yakın bir tepe üzerine kurulmuş olan ve 19. yüzyılın sembol mimarisi olan Neuschwanstein Şatosu'nu ve heybetini görmeniz gerekir. Başkent Berlin’in sembolü olan Brandenburg Kapısı altından geçenlere uğur dağıttığı gibi batıl bir inançla ziyaretçiler karşısında görücüye çıkıyor. Reichstag, başkentte Parlemento binasının toplandığı yerdir. Bu bina Hitler ülkenin başına gelince kapatılmıştır. Bugün yine parlemento binası olarak kullanılmaktadır.

Almanya

Polonya

Yine Avrupa’nın önemli şehirlerinden olan Polonya gezilmesini tavsiye edebileceğimiz 5. Avrupa ülkesi. Krakow kentinin yakınlarında bulunan Wieliczka Tuz Madeni bilinen en eski tuz madeni olma unvanını elinde bulunduruyor. Orta Çağ'dan günümüze kale ve müze olmasının yanında Wawel Kalesi görülmeye değer manzarası ile karşımıza çıkıyor.

Polonya

Birkenau’da bulunan Memorial and Museum Auschwitz müzesi içinde bulunan 2. Dünya Savaşı eserleri sebebiyle ziyaret etmeye değer bir yapı. Aynı zamanda uçuş okulları ile de ön plana çıkan Polonya’ya gitmişken, pilot olmak gibi bir hayaliniz varsa bilgi edinebilirsiniz.

Evde Bağışıklığı Artırmanın Yolları

Hiç yorum yok
Özellikle son yaşanan koronavirüs vakasından sonra herkesin istediği tek bir şet var o da; kendisinin ve sevdiklerinin bağışıklık sistemini geliştirmek. Çıkması beklenen koronavirüs aşısı bir RNA virüsü içerir. Aşı hücreleri genetik olarak değiştirebilir ve bu aşanın kişiyi genetik olarak nasıl değiştireceği bilinmemektedir. Dolayısıyla, bu tür bir aşı senaryonun nasıl kontrol altına alabileceğinde virüsün hücreye bulaşmasını önlemek ve yayılmasını azaltmak açısından faydalı olması beklenmektedir. Fakat her ne olursa olsun güçlü bir bağışıklık sistemi en temel korunma faktörüdür.

bağışıklık sistemi nasıl güçlendirilir


Evde Bağışıklığı Artırmanın Yolları Nelerdir?


 Ek olarak antiviral diyet protokolü ve bağışıklık güçlendirici besinler ve besin takviyelerinin sağlam bağışıklık sistemini korumak için yapabilecek şeyler arasındadır ve düşük stres düzeylerine dikkat etmek gerekir. Bağışıklık sistemini geliştirmek zaman isteyen bir durumdur ama iyi sonuçlar almak için faydalı olabilir. Bu yazıda evde bağışıklık sistemini geliştirmek ve stresi azaltmak için yapılabilecek bazı koşullar üzerine bilgiler bulunmaktadır.

Meditasyon

Meditasyonda Ziva tekniği, sadece kişinin sağlığını, uyku durumunu ve cinsel yaşamını iyileştirmek için faydalı değildir. Aynı zamanda çalışırken ve evde bağışıklığı geliştirmeye yardımcı olabilir. Ziva tekniği bir uygulama değildir, lotus pozunda oturmayı veya tütsü yakmayı gerektirmez. Dünyanın en iyi sanatçıları tarafından kullanılan zihinsel araçların üçlüsüdür. Bu teknik youtube gibi video izleme araçlarından izlenerek öğrenilebilir. Ve uygulanabilir.Ve kişilerin evde rahatlıkla uygulayacağı bir tekniktir. Oscar, Grammy, Emmy ve Tony ödül kazananlar, NBA oyuncuları, Fortune 500 CEO’ları, meşgul ebeveynler ve girişimciler de dahil olmak üzere 20.000’den fazla öğrenci şahsen (zivaLIVE) veya çevrimiçi (zivaONLINE) meditasyon yapmayı öğrenmiştir

LifeLine Tekniği

The LifeLine Center’ı kuran Dr. Darren Weissman, DC tarafından yaratılan LifeLine Tekniği, semptomların, stresin ve hastalıkta vücudu uyanmasını sağlamak için konuştuğu bir felsefesine bağlıdır. daha büyük bir Acı verici duyguların yanı sıra korku, stres ve hastalığın işlenmesi de için bir fırsat oluşturur. Bu doğal iyileşme yöntemi, bilinçli ve bilinçaltı zihni bağlayan bir felsefe, bilim ve kuantum teknolojisi olarak kabul edilir. LifeLine Tekniği Çin Tıbbı, Ayurveda Tıbbı, kayropraktik felsefesi, uygulanan kinesiyoloji, homeopati, renk terapisi, ses terapisi ve daha fazlasını içermektedir.

Tapotmen (Vurma) Tekniği ile Uyarılma

Öfke, kaygı ve korku gibi olumsuz duygular vücudun kortizol seviyesini (“ölüm hormonu”) artırmaktadır. Nasıl beslenildiği fiziksel enerjiyi belirlemede rol oynadığı gibi, ruh hali ve düşünceler tarafından da şekillenir.

  • Korku böbreküstü ve böbreklerinizi zayıflatır.
  • Üzüntü akciğerlerin ve kalın bağırsağın işlevini bastırır.
  • Anksiyete ve sinirlilik kalpteki ve ince bağırsaktaki ateş enerjisini azaltır.
  • Suçluluk, utanç pankreas ve midenin sindirim fonksiyonunu bastırır.

Duygusal akupresür noktalarını kullanarak EFT, vücuttadaki enerji meridyenlerini parmak uçlarıyla dokunarak uyarmaya yardımcı olur. Duyguları ele almanın bu hızlı, kolay ve etkili yöntemi, 21. yüzyılda iyileşme için en güçlü tekniklerden biri olmaya adaydır! Çünkü stres tüm zamanların en yüksek seviyesindedir ve TAP egzersizlerinden sonra stres deneyiminde günlük ortalama % 45 azalma gözlemlenmiştir.

Kaliteli Uyku

Uykunun sakinleştirici bir etkisi olduğunu herkes bilir. Bu süre zarfında yeterli uyumanın (hatta yakalanmasının) enfeksiyonlarla savaşmak ve enerji kazanmak için gerekli olduğu kanıtlanmıştır.

Işık Terapisi

Vücutta doğal enerjiyi açığa çıkarmak, tıpkı vücudun doğal güneş ışığında ihtiyaç duyduğu ışık dalga boyları gibidir. Fakat güneş hasarına neden olan ısı veya UV ışınları olmadan tıbbi sınıf LED’ler kullanılması ve güneşli havaya ihtiyaç duymaması gibi avantajlar sunmaktadır. Kırmızı ışık tedavisinin, iltihaplanma ve ağrı kesici, cilt gençleştirme ve kollajen üretimi, kas iyileşmesi, melatonini artırma, uyku bozukluklarını iyileştirme ve sirkadiyen ritmi dengeleme gibi çok çeşitli doğal sağlık yararları sağladığı gösterilmiştir.

Uçucu Yağlar

Milyar dolarlık uçucu yağlar endüstrisinin popüler olmasını birçok haklı nedeni vardır. Bu sektör yakından incelendiğinde bu uçucu yağların merdiven altı üretim yapan birçok şirkette bulunmaktadır. Bu yüzden uçucu yağları güvenilir bir kaynaktan almaya dikkat etmek gerekir. Normalde iç kullanım için uçucu yağlar önerilmemektedir ancak viral bir enfeksiyon durumunda istisnai durumlar vardır.

Kızılötesi Sauna Battaniyeleri

Seyahat veya evde kullanım için mükemmel olan Kızılötesi Sauna Battaniyeleri vücudu detoksifiye eder, kaslara taze besinler sağlar ve metabolik hızı artırır. Böylece egzersiz yapmadan kaloriyi yakılabilir. Ayrıca rahatlatıcı, ancak ısıyı uyaran kızılötesi, beynin mutluluk kimyasallarını da tetiklemektedir. Kişinin kendini mutlu hissetmesini sağlayan sağlıklı, gençleştirici bir deneyim olarak tasvir edilmektedir. Potansiyel faydaları arasında şunlar sayılabilir:

  • Detoksifikasyon: Geleneksel ısıdan 7 kat daha fazla detoksifikasyon sağlar
  • Anti-anksiyete: Vücuttaki iyi bileşikleri arttırır ve kortizolü düşürür
  • Kalori yakımı: Saatte 600 kalori yakar
  • Yaşlanma karşıtı: Kolajeni güçlendirir ve sağlıklı bir parıltı sağlar
  • Uykuyu iyileştirir
  • Enflamasyonu azaltır
  • Kan akışını ve dolaşımını artırır
  • Boğaz kaslarını ve eklemlerini yatıştırır.

Egzersiz

Evde egzersiz yapmak kolaydır, bir mini trambolin üzerinde egzersiz yapmak özellikle bağışıklık sistemini uyarır. Tüm kan grupları için ideal bir egzersiz şeklidir çünkü çok az enerji gerektirir, ancak hızla bağışıklığı yeniden oluşturur. Vücudun yabancı işgalcilerle savaşmasına yardımcı olan T hücrelerini uyarır. Mini bir trambolin üzerinde zorlayan bir aerobik antrenmanı yapmak zorunda olunmaz. Günde bir veya iki kez beş dakika yeterli olacaktır ve düşük etkili aktivite yapmak uygundur. Tam olarak zıplanmasa bile, topukları yükseltmek ve ayak parmakları yüzeyde tutmaya çalışmakla iyi bir egzersiz yapılabilir. Egzersizle artan oksijen düzeyleri zararlı bakterileri öldürmeye yardımcı olur ve kişiyi fiziksel ve zihinsel olarak uyarır.

Sağlıklı Beslenme

Sağlıklı beslenme bağışıklık sistemi güçlü tutmak için önemlidir. Pratik fakat istikrarlı olarak bazı beslenme koşullarına dikkat etmek etkili bir bağışıklık sisteminde etkili bir fayda sağlayabilir. İşte bazı dikkat edilmesi gerekenler:

• Glüten, süt ve rafine şekerden uzak durulmalıdır çünkü karbonhidratlar şekere dönüşür.
• 80/20 kuralına dikkat edilmelidir. 80/20 prensibinin sindirimine yardımcı olan iki konsepti vardır:
– Miktar: Aşırı yemek sindirim sistemini ciddi şekilde zayıflatır. Miden sadece kapasitenin% 80’ini doldurarak ve vücudun sindirmesine yardımcı olmak için % 20’sini boş bırakarak yiyecekleri sindirmek için mideye fırsat verilmelidir.
– Besinlerin dengesi: Her öğünün % 80’i kara ve okyanus sebzeleri olmalıdır. Diğer % 20 bir protein olmalıdır.
• Vücudun iç ekolojisini iyi bakterilerle doldurmak için probiyotikler tüketmek idealdir. Bunlar adeta hayatta kalma besinleridir denilebilir. Sindirim sistemini, özellikle fermente besinlerle doldurmak bazı patojenleri yok edebilen nitrik oksit bakımından zengin besinler tüketilmesi anlamına gelmektedir.
• Organik ve çeşitli gıdalar tüketmek
• Zaman kısıtlı beslenmek yani oruç tutmak faydaları arasında virüslerden korunmakta vardır.(veya bir enfeksiyonu tedavi etmek). Son zamanlarda yapılan bir çalışmada inflamasyonda bir azalma görülmüştür. Vücut ayrıca oruçta hızlı bir şekilde artan ve vücudun artık ihtiyaç duymadığı eski hücrelerden ve proteinin artık ihtiyaç duymadığı proteinlerden kurtulmasına izin veren otofaji olan hücresel temizleme sürecinden geçmektedir. Bu sürecin, kalori azalmak değil, oruç için benzersiz bir şey olduğunu belirtmek önemlidir.

Glutensiz Yiyecekler Sağlıklı mı?

Hiç yorum yok
Glutensiz ürünler bir süredir son trend olarak ortaya çıkıyor. Son on yıldır birçok insan, içinde protein barındıran besinleri menülerinden çıkarttı. Bu proteinden uzak durulmaya çalışılan diyetler hala çok moda durumdalar. Pizza Hut’ta buradan yola çıkarak glutensiz kekler yapmaya başlayacağını bildirdi ve çok yakın bir zamanda Türkiye’de ki tüm bayilerinde satışların başlayacağını duyurdu.

Glutensiz Diyet Yapmak

Bu yeni haber çölyak hastalığı ve gluten sindirme problemi olanlar için hiç şüphesiz harika bir gelişmedir. Nadir de olsa kendilerince bu sağlıklı menüyü yiyebiliyor olmak heyecan verici olacak.

Glutensiz Yiyecekler Sağlıklı mı?


 Yıllardır süren tartışmalara rağmen hala diyetinizden gluteni çıkartarak hızlı kilo verebileceğinize dair yanlış bir kanı var. Ancak eğer gluten sindirim sorununuz varsa, sadece glutensiz yiyecekler tercih etmek yararlı olacak diye bir şey söz konusu değil. Ayrıca buna uygun yemek programı yapmak da çok zor olacak.

İstanbul da diyetisyen olan Doktor Hamit Ünal, gluteni şöyle tanımlıyor, ‘Buğday, çavdar ve arpa gibi besinlerde bulunan bir proteindir.’ Ayrıca doktor, glutensiz besinler yemeye özen gösteren çölyak hastalığı ve gluten sindirim sorunu olan bireyler için bunun adeta bir tıbbı bir reçete olduğunu vurguluyor.

Glutensiz Diyet Yapmak


 Gluteni kestiklerinden sonra arkadaşlarınızdan diyetlerinin çok iyi gittiğini duyabilirsiniz. Doktor Hamit Ünal çoğu insanın glutene karşı hassasiyeti olduğunu ancak bu farklı seviyelerde olabileceğinden herkese aynı etkiyi yapmadığını belirtmektedir.

Ayrıca bunu öğrenmenin en iyi yolunun kan testi yaptırmaktan geçiyor. Bu sayede çölyak hastalığınız olup olmadığı ve glutene olan hassasiyetinizi anlamada size farkındalık yaratacaktır.

Bazı insanlar glutensiz diyet yapmak zorunda olabilirken bazıları ise sadece tercihen yapabilirler. İşte glutensiz diyetin faydaları ve sakıncaları;

Glutenin Faydaları


  • Gluten tüketimine karşı hassasiyeti olanlar bunun gösterdiği semptomlardan kurtulacaktır.
  • Doktor Hamit Ünal’ın da dediği gibi glutensiz birçok çeşitte sağlıklı tahıl ürünü var. Darı ve pirinç gibi sağlıklı besinler size geniş bir seçme olanağı tanıyor.
  • Glutensiz unlar, amarant, badem ve fasulye gibi bileşenlerden oluşan ve büyük faydası olan besinlerden yapılıyor. Kesinlikle beyaz unlu ekmeklerden daha akıllıca bir tercih olacaktır.

Glutenin Zararları


  • Eğer kilo vermek istiyorsanız glutensiz yiyecekler tercih etmek size düşük karbonhidratlı yiyecekler tüketmek kadar yardımcı olmayacaktır.
  • Gluten içersin veya içermesin ekmek, kek veya atıştırmalıkları tüketiminde dikkatli olmak gerekir.

Glutensiz Yemek Pişirme


 Eğer glutensiz yemek tercihinizi bütün ailenize uygulamak istiyorsanız işte size temel ipuçları. Gluten, tahıl ürünlerinden var olan bir protein olduğu için özellikler beyaz ekmekten uzak durmanız gerekmektedir. Bunu yanı sıra ayrıca soya sosu, malt içeren ürünleri ve birayı hayatınızdan çıkarmanız gerekiyor.

Doktor Hamit Ünal, gerçek bir glutensiz diyet uygulamasının oldukça zor olduğunu söylüyor. Birçok insan bu diyetin tam anlamıyla kilo kaybetmek için olduğuna inanmış olsa da aslında öyle değil. Her ne kadar gluten tüketimini ayarlamaya çalışsanız da bununla birlikte sağlıklı yemekler tercih etmeniz gerekmektedir.

Ayrıca doktor mutfak malzemelerinin ayrımı konusunun da önemli olduğunu vurguluyor. Eğer kendinize glutensiz bir makarna; ailenize ise glutenli bir makarna hazırlarsanız, kullanacağınız mutfak malzemeleri bu iki yemeğe karıştırmayın. Glutensiz yemeklerle ilgileniyorsanız atışmalıklardan ve yüksek kalorili yiyeceklerden uzak durmanız gerekiyor.

Kıdem Tazminatı Nedir?

Hiç yorum yok
Kıdem tazminatının ne olduğu ve nasıl hesaplandığı her çalışanın mutlaka bilmesi gereken konulardan birisidir. Çalışma süresi ve maaş baz alınarak ödenen kıdem tazminatı, işten çıkarılma gibi durumlarda çalışanın temel haklarından birisidir.

Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanır?

Kıdem tazminatı; çalışanın iş akdinin işveren tarafından feshedilmesi ile çalışanın doğan hakkıdır. Bir çalışan, işveren tarafından işten çıkartılıyor ise o çalışan kıdem tazminatı alma hakkına sahip olur. Bu durumda işverenin ödemekle mükellef olduğu tazminata Kıdem tazminatı adı verilir. Bu tazminattan faydalanmak için çalışan bazı şartları karşılıyor olması gereklidir.

Kıdem Tazminatı Nedir?


 Kıdemi tazminatı nedir nasıl hesaplanır öğrenmek için öncelikle kıdem tazminatının ne olduğuna dair detaylı bilgi sahibi olmak gerekir. Kıdem tazminatı, sigortalı olarak her çalışanın hakkı olan tazminat türüdür. Ancak çalışanın bu tazminatı hak etmesi için bazı şartları karşılaması gereklidir.

4857 İş Kanunu’na göre işveren çalışanın işine son verir ise işveren kıdem tazminatı ödemek zorundadır. Bu noktada çalışan kişinin çalıştığı süre baz alınarak tazminatın miktarı hesaplanır. Diğer bir taraftan kıdem tazminatı, çalışanın emeğidir. Dolayısıyla da birçok işveren tarafından caydırıcı olma özelliği de taşır ve haksız işten çıkarma durumlarının önüne geçer.

Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanır?


 Kıdem tazminatı nedir nasıl hesaplanır sorusunun cevabı çalışanın çalışma süresinde gizlidir. İşverenin işten çıkardığı çalışanın kıdem tazminatı hesaplanırken kıdemine yani diğer bir deyişle çalıştığı süre baz alınarak hesaplama yapılır.

Öncelikle kişinin toplam çalışma süresi hesaplanarak bu süre yıl olarak son brüt ücret ile çarpılır. Şayet kişi bu iş yerinde en az 1 yılını doldurmamış ise süre yıl olarak değil gün olarak hesaplanarak bulunur ve çalıştığı günler brüt ücret ile çarpılır. Sonuçlar toplandığında ise ortaya çıkan sonuç kişinin kıdem tazminatını ortaya koyar.

İşten çıkarılan kişinin çalışma süresi 1 yıldan fazla küsuratlı ise bu durumda da yıldan artan günden oranlanarak küsurat olarak sonuçlara eklenir. Bu sayede kişinin kıdem tazminatı net olarak ortaya çıkar.

Kıdem Tazminatı Şartları


 İşten çıkarılan bir çalışanın kıdem tazminatını hak etmesi için bir takım şartları karşılaması gereklidir. Bu şartların başında çalışanın söz konusu işyerinde en az 1 sene boyunca sigortalı olarak çalışmak gelir. Bu şartların akabinde işveren kişinin işine sebep olmaksızın son vermişse çalışan kıdem tazminatını hak etmiş olur.

Şayet çalışan kişi işinden kendi isteği ile istifa ederse kıdem tazminatı hakkı doğmaz. Ancak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesinde belirtildiği gibi sağlık sorunları, ahlak dışı muamele görme, gözaltına alınma ve zorlama gibi haklı fesih durumu ile istifa söz konusu ise kıdem tazminatı hakkı doğar.

İşveren Çalışanın İşine Son Verip Kıdem Tazminatını Ödemeyebilir mi?


Kıdem tazminatı nedir nasıl hesaplanır sorusuyla birlikte en çok sorulan sorulardan birisi de işverenin çalışanın işine son verdiğinde kıdem tazminatını ödememe hakkının olup olmadığıdır.

İşveren tarafından işine son verilenin kişinin kıdem tazminatını hak edip etmediğine yönelik ilk etapta işten çıkarılma sebepleri araştırılır. Eğer çalışan, işveren tarafından geçerli bir sebep olmaksızın sebepsiz işten çıkarmış ise kıdem tazminatını ödemek durumundadır. Bu durumda kıdem tazminatı, işten çıkarılan çalışanın yasal hakkıdır ve işveren kıdem tazminatını ödemekle yükümlüdür.

Kıdem tazminatı, sebepsiz işten çıkarılmalar da doğan bir hak iken bazı durumlarda da kaybedilen bir haktır. Örneğin; çalışan mazeretsiz şekilde sürekli işe geç geliyorsa, iş yerinde huzursuzluk yaratıyorsa ve ahlak dışı davranışlar sergiliyor ise işveren bu sebeplerden dolayı çalışanın işine son vererek kıdem tazminatı ödememe hakkına sahiptir.
© Tüm Hakları Saklıdır
Tasarlayan Bileceksin