Gündem

gundem

Atatürk Dönemi Ekonomi Politikaları

23 Ağu 2019

/ Yazan: Bileceksin
Osmanlı Devleti'nden kalan kötü bir ekonomiyi devraldı Atatürk. Tarım ağırlıklı, ancak tarımsal üretimin daha çok insan ve hayvan gücüne dayalı olarak, son derece geri yöntemlerle gerçekleştirildiği, azınlıkların egemenliğindeki ticari ve sanayi faaliyetlerinin yeterince geliştirilememiş olduğu Osmanlı ekonomik yapısı, ağır dış borçlar ve birbiri ardına yaşanan Balkan, Birinci Dünya ve Türk İstiklal savaşlarının da etkisiyle neredeyse çökme noktasına gelmişti.

cumhuriyetin ilk yılları ekonomi

Cumhuriyet tarihimizin Atatürk Dönemi olarak adlandırılan ilk on beş yıllık zaman dilimi, milli sermayeden yoksun ve çökme halindeki bir ekonomiyi yeniden canlandırma çalışmaları ile geçirilmiş; çağdaş millî devlet modelini tüm kurum ve kurallarıyla, ekonominin her alanında yerleştirmek üzere ilk önemli adımlar atılmıştır.


Cumhuriyetin İlk Yılları


Yeni kurulmuş ve gencecik bir devlet. Savaştan yeni çıkmış ve birçok açıdan zorda. Ne insanların ekebileceği tarım malzemesi ne de insanların üretim yapabileceği fabrikalar. Her açıdan zayıf ve yetersiz bir devletin hiç kuşkusuz ekonomisinin de durumu ortadadır. Bu nedenle yapılacak ve alınacak önlemlerin bir temel oluşturma niteliğinde olduğu da söylenebilir. Atatürk’ün de dediği gibi alınan kararlar ve uygulanan politikalar Türkiye’nin çağdaş uygarlık politikasına ayak uydurabilmesi içindir.

Tek geçim kaynağı tarım olan, ancak burada da geçimini ilkel yöntemlerle gerçekleştirmeye çalışan, eğitimsiz ve yoksul toplum tüm bunlara rağmen daha da zor durumdadır. Savaş hasarını atlatabilmek için devletin emin ve sert adımları atması gerektiği gibi bunu hızlı bir şekilde yapmalıdır. İşte Cumhuriyetin İlk Yılları’nda uygulanan ekonomi politikaları.

İzmir İktisat Kongresi

Cumhuriyetin temellerinin atılmasının ardından ekonomik anlamda yapılması gerekenleri görüşmek ve milletin her kolundan temsilcilerin katılarak fikirlerini beyan ettikleri bir kongre toplanması kararlaştırıldı. Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde toplanacak bu kongreye,

  • Tüccarlar
  • Çiftçiler
  • Sanayiciler
  • İşçiler
sınıfı iştirak edecektir. Bu kongrenin temel amacı ise “Cumhuriyetin ilk yıllarındaki ekonomi politikalarını belirlemek” şeklinde söyleyebiliriz.

Milli Türk Ticaret Birliği’nin de katılım gösterdiği İzmir İktisat Kongresi, 17 Şubat – 4 Mart 1923 tarihlerinde İzmir’de toplanmış ve toplam 1135 temsilci toplantıya iştirak etmiştir. Kısaca burada alınan kararlardan bahsedersek;

  • Yerli üretimin geliştirilmesine çalışılacaktır.
  • Lüks ithalattan kaçınılacaktır.
  • Ekonomik gelişmeye katkısı olmak koşuluyla yabancı sermayeye izin verilecektir.
  • Reji idaresi ve yönetimi kaldırılacaktır.
  • Tütün tarımı ve ticareti serbest olacaktır, ihraç edilen tütünün işlenmiş olması gerekmektedir ve vergileri tüketiciden alınacaktır.
  • Temettü vergisi gelir vergisine dönüştürülecektir.
  • İç gümrükler kaldırılacak, koruyucu gümrük tarifeleri kabul edilecektir.
  • Ziraat Bankası yeniden düzenlenecektir.
  • Sanayicilere kredi vermek üzere bir Sanayi Bankası kurulacaktır.
  • Teşvik-i Sanayi Kanunu’nun günün ihtiyaçlarını karşılar hale getirilmesi ve beş yıl sonra 25 yıl süreyle uzatılması sağlanacaktır.
  • Türk limanlarında kabotaj hakkı sağlanması ve demiryolu, limanlar ile diğer ulaşım altyapısı geliştirilecektir.
  • İşçilerin çalışma saatleri düzenlenecek ve 18 yaşından küçükler çalıştırılmayacak, haftada 1 gün çalışanlara tatil imkanı verilecektir.
  • “Amele” kavramı yerine “İşçi” kavramı kullanılacaktır.
  • Tüm işgücüne sendika hakkı tanınacaktır.

İzmir İktisat Kongresi’nde alınan kararlar sonraki dönemlerde yapılacak yatırım ve alınacak kararlarda büyük önem teşkil etmektedir. Yabancı malları kullanmak yerine yerli mal kullanımını ve yerli üretimi teşvik amaçlı kararlar alınmıştır.

Ekonominin Durumu


Cumhuriyet’in ilk yıllarında alınan karar ve uygulanan politikalar çerçevesinde özellikle İzmir Kongresi’yle birlikte temel nokta “Devletin direkt olarak ekonomik yatırım yapmaması” yönündedir. Burada özellikle özel sektörü “Yatırım” yapmaya teşvik edici adımlar atılmıştır. Ancak bazı genel noktalarda devlette gerekirse yatırım yapma kararları almıştır.

1923 – 1929 yılları arasında oluşturulan ekonomik yapı ve kurumlar, kongrede alınan kararların etkisiyle oluşturulmaya çalışılmıştır. İzmir Kongresi kararları neticesinde bu tarihler arasında Türk ticaret ve sanayisini destekleyebilecek ve finanse edebilecek bankaların kurulması kararlaştırılmış ve sonucunda da Türkiye İş Bankası, Türkiye Sınai ve Maadin Bankası, Türkiye Sanayi Kredi Bankası, Emlak ve Eytam Bankası, yeniden düzenlenerek faaliyete geçirilmiş Ziraat Bankası ve T.C. Merkez Bankası kurulmuştır. Burada eklememiz gereken bir ayrıntı da 29 adet belirlenebilen mahalli bankanın kurulduğudur. Yine ülke gelirinin büyük bölümünün dış ticaret olması nedeniyle de 6 adet yabancı bankanın kurulduğunu görmekteyiz. Ayrıca Osmanlı’dan kalan vergiler de düzenlemelere gidilmiş ve temettü ile harp vergisi 1926 yılında kaldırılmıştır. Yine Aşar Vergisi’de 1926 yılında kaldırılmıştır.

Osmanlı’dan miras kalan bazı tekellerde değişikliklere gidilmiştir. Bu değişimlerde ispirto, kibrit, şeker gibi sanayi ürünlerini (15 kadar üretim yeri) devlet tarafından 1925 yılında Sanayi ve Maadin Bankası’na devredilmiştir. Bunun yanı sıra yabancı şirketler tarafından işletilen demiryolları, 1924 tarihinde Anadolu demiryollarını devletleştirme kanunu ile millileştirme yoluyla devlet eline geçmiştir. Demiryollarının yapımı ve işletilmesi için kurulan Nafia vekaletine bağlı müdürlükler 1927’de birleştirilerek Devlet Demiryolları ve Limanları İdare-i Umumiyesi kurulmuştur. 1926 yılında Kabotaj Kanunu çıkartılarak Türk deniz ticaretinin ve taşımacılığının gelişimine büyük önem verilmiştir. Uluslararası anlamda dönemin en önemli gelişmelerinden biri de havacılık alanında da yaşanan gelişmelerdir. 1926 yılında açılan Kayseri Uçak Fabrikası çok önemlidir.

Sonuç

Sonuç olarak savaştan yeni çıkmış ve herhangi bir yatırım yapması zor görülen yeni kurulmuş bir devlet olan Türkiye Cumhuriyeti, bu dönemde yapmış olduğu doğru hamleler ile yeni kurulan bir devlet için önemli seçimler yapmıştır. Sert hamleler yapmak yerine yeni ekonominin temeli oluşturulan Atatürk Dönemi ekonomi politikaları 1923-1929 döneminde yapılan en doğru hamle de yeni ekonominin temellerinin oluşturulması olmuştur.

Hiç yorum yok

Yorum Gönder

© Tüm Hakları Saklıdır
Tasarlayan Bileceksin