Gündem

gundem

Yurt dışında iş bulmak

Bu yazımda son zamanlarda bir hayli kafa yaktığım ve kendimce tecrübe edindiğim yurt dışında iş bulmakla ilgili küçük küçük tavsiyeler vereceğim bir seriye başlamayı hedefliyorum. Benim söylediklerim %100 doğru ve sizin için geçerli olacak diye bir şey yok. Unutmayın süreçler aynı bile olsa kişisel tecrübeler biribirinden çok farklı oluyor. Motive edebilirsem ne mutlu bana.

4 Ağu 2019

/ Yazan: Bileceksin
Bu yazımda son zamanlarda bir hayli kafa yaktığım ve kendimce tecrübe edindiğim yurt dışında iş bulmakla ilgili küçük küçük tavsiyeler vereceğim bir seriye başlamayı hedefliyorum. Benim söylediklerim %100 doğru ve sizin için geçerli olacak diye bir şey yok. Unutmayın süreçler aynı bile olsa kişisel tecrübeler biribirinden çok farklı oluyor. Motive edebilirsem ne mutlu bana.

 Çalışmak istediğinize karar verdiniz. Peki ya sonra?
Ben bu kararı aldıktan hemen sonra kahve yapmaya karar verip kahve makinama bakarak hüngür hüngür ağlamıştım. Çünkü başka ülkede kahve makinası yok. Sanırım kahve de yok, bilemiyorum. Öyle ağlamıştım. Aile ve sevdikleri bırakma kısmı o sırada dank etmemişti.
Neyse konuya dönüyorum.

Neden yurt dışı?

Öncelikle bu sorunun cevabını bulmanız gerekiyor. Bu sorunun cevabı, ileride yapacağınız her görüşmede yolunuzu bulmanızı sağlayacak. Konu Türkiye’den kaçmak mı, Türk insanından mı sıkıldınız? Daha çok mu para kazanmak istiyorsunuz? Nedir sizin olayınız? Eğer çıkış noktanız bu sorulara verdiğiniz “Evet” cevabı ise, üzgünüm, bu yeterli değil.
Yurt dışına taşınma kararı oldukça zorlu bir karar, bu kararı alana ve aksiyona geçene kadar giden hiç bir arkadaşımı anlamamışım ben. Süreç de oldukça zor. (Yapılamaz değil!) Eğer çıkış noktanız sadece yukarıdaki sorularsa size şunu söylemek isterim.
-Her ülkede haksızlık, adaletsizlik ve sinir bozucu durumlar var.
-İş hayatında nerede insan varsa orada sorun olacaktır, buradan kaçıp başka ülkede çalışmaya başladığınız zaman pembe gözlükler ve unicorn’larla işe gitmeyeceksiniz.
-Ve hayır, öyle çok çok fazla para kazanmayacaksınız, en azından ilk başta. Döviz kazanıp döviz harcayacaksınız. O maaşları TL’ye çevirince gözünüz dönmesin hemen.
Peki nereden geliyor bu istek?
Ben bu sorunun cevabını “What Color Is Your Parachute?” adlı kitapla buldum. Aslında konu yurt dışına gitmek değildi ilk başta. Fakat kitaptaki düşünce egzersizlerini yapmaya başladıkça, notlar aldıkça anladım ki yaratmak istediğim değerler için artık kabuğumdan çıkmam gerek. O kabukta maalesef yaşadığım ülke. Sınırlı sermaye, zor koşullar, hem dahil olmak istediğim projeler daha farklı artık benim. OK. En başa dön, neydi benim hayalim; “Oyun firmasında oyun üreten bir ekiple çalışmak.”
Neyse, bu kısmı bağlıyorum, gitmek mi istiyorsun?
Neden? Neden? Neden?
Bu sorunun profesyonel cevabını bulman gerek dostum.

Vizyonu sınırlı insanlarla konuşma.

Ben hayatım boyunca hep hayal kurdum, hayallerimle hep dalga geçildi. E ama sonra bir baktım, o hayalleri teker teker gerçekleştiriyorum. Hani yapamazdım? Hani çok hayalperesttim?
Hayal kurmadan hiç bir şey yapılmıyor. Ne kadar büyük hayal kurarsan o kadar çok şey başarıyorsun.
İşte tam bu noktada diyeceğim odur ki; Vizyonu dar, hayal kuramayan negatif insanlarla iletişimi kesin, hayatınızdan çıkartın. Hayatınızdan çıkartamıyorsanız bu konuları onlarla konuşmayın en azından. Zor ama aşılabilir bir sürece giriyorsunuz. Her türlü maddi ve manevi desteğe ihtiyacınız olacak. Ve bu bir maraton. Kimi için 1 sene sürüyor, kimi için 2 ay. “Nasıl yapacaksın? hehehe” sorusunu cevaplamak için efor sarfetmeyin. Kısıtlı eforunuz var. Odaklanın. Zorluklardan bahsetmek ve yol göstermek başka, negatif yaklaşımla köstek olmak başka. Çevrenizdeki bu tür insanları denklemden çıkartın.

İletişime geçin.

Kararınızı verdiniz, ne istediğinizi ve neden istediğinizi biliyorsunuz, negatif kişileri hayatınızdan temizlediniz, peki sonra?
Size destek olabileceğini düşündüğünüz, daha önceden bu mücadeleye girmiş ve kazanmış insanlarla iletişime geçin. Tanımıyorum, etmiyorum demeyin. O kadar çok insan var ki size yardım etmeyi bekleyen. Ama tabii ki onlardan öğrendiklerinizle aksiyon alacaksanız bunu yapın. Kimsenin zamanını boş yere tüketmeye hakkınız yok çünkü. İletişime geçmek çok kolay, “bana herhangi bir önerin var mı?” demek çok kolay.
Herkes paylaşmayı bekliyor. Herkes demeyelim de büyük çoğunluk. En kötü ne olur, cevap alamazsınız. Eee ne olur cevap alamazsanız. Hiç. Başkasından öğrenirsiniz.
İlk etapta benim yaptığım bu olmuştu, giden arkadaşlarım, tanıdıklarım ve bir kaç tane headhunter’la konuşarak ilk adımları öğrenmeye çalıştım. Türkiye’de iş aramıyorum sonuçta, her şey farklı. Bilmiyorum. Bilmediklerinizi kabullenin.
Mesela, hangi ülkeye gitmeye karar verdiyseniz o ülkenin şartlarına göre hazırlamanız lazım CV’inizi. HR departmanlarının kullandığı işe alım sistemleri var mesela. Siz bir pozisyona başvurup CV’nizi gönderince sistem içerisinde diğer adaylar ve pozisyona uyumluluğunuz karşılaştırılarak bir score belirleniyor. Bu score %90dan yüksek olursa şansınız baya artıyor. Internette bu hizmeti veren yani sizin CV’nizi belli kriterlere göre değerlendiren, CV’nizin score’unu belirleyen hem ücretli hem ücretsiz siteler bulunmakta. Ücretli olanları score’unuzu nasıl yükselteceğinizi de söylüyor.
Ayrıca öyle “başvurdum bekleyeyim” demekle de olmuyor. Başvurduğunuz yerden bir referansınızın olması şansınızı baya arttırıyor. Tanıdığınız (ya da önceden tanımadığınız) biri ile iletişime geçerek, belli bir samimiyet yakaladıktan sonra bu düşüncenizi paylaşabilirsiniz. Unutmayın özellikle Avrupa ve Birleşik Krallık’ta biri size referans olduğunda ve siz o işi kaptığınızda size referans olan kişi de bir bonus alıyor. Karşılıklı win-win. Korkmayın. Ama kibarlığı, saygıyı ve dürüstlüğü de elden bırakmayın. Kısacası etrafa saldırır gibi hareket etmeyin. Evet size yardımcı olmak isteyecek bir sürü insan var ama şunu unutmayın ki bunu yapmaya mecbur değiller. Cevap alamadığınız durumlarda kişisel algılamayın. Evet belki bu sizin hayatınızdaki en önemli karar ama karşınızdaki insanın iş hayatında nelerle uğraştığını, sosyal hayatında ne gibi mücadeleler verdiğini bilmiyorsunuz. Siz üstünüze düşenleri yapın, motivasyonunuzu kaybetmeyin. Olması gereken, olması gerektiği zaman, olması gerektiği şekilde olacak.



Hiç yorum yok

Yorum Gönder

© Tüm Hakları Saklıdır
Tasarlayan Bileceksin