Güncel
Bekleyiniz...
Türk tarihi denince akla şüphesiz ki en büyük savaşlar gelmektedir. Bu savaşlarla Türk orduları büyük başarılar kazanmış ve gücüne güç katmıştır. Hem yakın geçmişte hem de yüzlerce yıl öncesinde bile başarılı savaşlara imza atmış Türkler, aynı zamanda hoşgörüsüyle tarihe kazınmıştır. İşte o savaşlardan bazıları.



İstanbul’un Fethi


İstanbul’un Fethi’ni bilmeyen yoktur. Bir çağı kapatıp bir çağı açan Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u alarak devletin yeni başkenti yapmıştır. Bizans’a yapılan savaşlar sadece İstanbul’un Fethi’yle sınırlı değildi tabi ki. Fatih’ten öncede birçok padişah sefer düzenleyerek, Bizans’a ait birçok yeri almıştır. Fakat bu savaşın önemi oldukça büyüktür. 6 Nisan’da şehri kuşatan fatih 7 diyardan gelen haçlı ordusuyla baş etmek zorundaydı. Büyük surlar karşısında bir aylık bir kuşatma süreci devam ediyordu. Fakat Fatih’in gemileri karadan yürütme fikri dâhiyane bir şekilde gerçekleşti. 56 günlük Doğu Roma, İstanbul’un Fethi’yle tarih sahnesinden silindi.

Mohaç Meydan Muharebesi


Dünyanın en kısa süren savaşlarından biri olan Mohaç Savaşı, tarihe büyük bir başarı olarak yazılmıştır. Fransa Kralı’nın annesi oğlunun Alman Kralı’na esir düşmesi nedeniyle Osmanlı’dan yardım istedi. 100 bin kişilik ordusu ve 300 adet topla yola çıkan Osmanlı hem Macaristan’ı ele geçirmek hem de Alman kralını korkutmak istiyordu. Beklediği asker desteğini alamayan Macarlar, ani bir darbe için taarruza geçtiler. Osmanlı bu taarruzu durdurmak için geri çekilme taktiği uyguladı. Macar askerlerini 300 topun içine çeken Osmanlı, onlara unutamayacağı bir yenilgi verdi.

Preveze Deniz Zaferi


Osmanlı Devleti’nin Akdeniz’deki hâkimiyetini güçlendiren bu Preveze Savaşı, Barbaros Hayrettin Paşa sayesinde kazanılmıştır. Daha önceleri bağımsız bir korsan olarak denizlerde dolaşan Hayrettin Paşa, Osmanlı hizmetine girdikten sonra denizci devletlerin tüm işlerini bozmaya başlamıştı. Haçlılar tarafından büyük bir ordu kurularak başına Andrea Doria getirildi. Arta Körfezi’nde yenilen haçlılar, Osmanlı donanmasını Preveze’ye kadar takip ettiler. Hilal taktiğini denizde de kullanan Hayrettin Paşa, hızlı darbe indirmek isteyen Andrea Doria’yı topa tuttu. 100’ün üstünde gemi kaybeden haçlı donanması 5 saat sonra kaçarak savaşı kaybettiler.

Çanakkale Zaferi


Türk ordusun destansı zaferlerinden olan Çanakkale Savaşı, 18 Mart 1915 yılında galibiyetle sonuçlanmıştır. İtilaf devletleri Gelibolu yarımadasına asker çıkartarak Osmanlı’ya darbe vurarak tüm savaşı kazanmak istiyordu. Mustafa Kemal 25 Nisan 1915 yılında Conkbayırı’nda aldığı zaferler bu hayalleri suya düşürmüş ve albay rütbesine terfi etmiştir. 4 ay sonra bir saldırı daha gerçekleştiren itilaf devletleri, yine bir darbe alarak mağlup oldular. Böylelikle Çanakkale Zaferi tarihe geçmiş oldu.

Ankara Savaşı


Osmanlı Devleti’nden Yıldırım Beyazıt, Moğollardan Timur’un yaptığı Ankara Savaşı, Osmanlı’nın yenilgisiyle sonuçlanmıştır. Timur sınırlarını genişletmek istiyordu, bunun için Anadolu’dan birkaç yeri ele geçirdi. Yıldırım Beyazıt ise bu yerleri geri aldı. İkisinin birbirinden üstün gelme mücadelesi Ankara Savaşı’nı doğurdu. Çubuk Ovası’nda karşılaşan iki ordu, büyük bir savaşa girişti. Osmanlı’dan Moğollara geçen Karatatarlar ve bazı beylik askerleri yüzünden ve savaşın kötü gidişatıyla savaşı Timur kazanmış oldu. Böylelikle Osmanlı’nın kısa süreli parçalanışı ve Beyazıt’ın esir düşmesiyle savaş sona erdi.

Malazgirt Savaşı


Büyük Selçuklu Devleti ve Bizans arasında 1071 yılında geçen Malazgirt Savaşı, Selçukluların zaferiyle sonuçlanmıştır. Bu savaşla Türklerin Anadolu’ya kapısı kesin bir şekilde açılmıştır. Yani ileride alınacak zaferlerin temelidir diyebiliriz. Türklerin Anadolu’daki seferlerinin hızlandığını gören Bizans imparatoru Romen Diyojen, tedirgin olmaya başlar. Savaş öncesinde imparatora hediye gönderen Alparslan, imparator tarafından korkaklık olarak görüldü. Efsane hilal taktiğiyle akşama kadar süren Malazgirt Savaşı, Selçukluların zaferiyle sonuçlandı ve imparator esir alındı.

Talas Savaşı


750 yılında Emevi Devleti’nde sonra kurulan Abbasiler, izledikleri politikalar sayesinde Türklerle iyi geçinmeye başlamışlardır. Türk devletinin olmaması boşluğundan faydalanmak isteyen Çinliler, Doğu Türkistan’a giderek, Talas Irmağı dâhil birçok yeri ele geçirdi. Müslüman Abbasilerin bunu durdurmak için ilerleyişine Karluk Türkleri de katılınca Talas Savaşı’nı 751 yılında kazanmış oldular. Bu sayede Türklerle Arapların ilişkileri gelişmiş oldu. Ayrıca Müslümanlığı da büyük kitleler halinde benimsemeye başladılar. Talas Savaşı sonrasında kâğıt dünyaya yayılarak birçok devlet tarafından kullanılmaya başlanmıştır.

Kösedağ Savaşı


1243 yılında gerçekleşen Kösedağ Savaşı, Türkiye Selçukluları ve Moğollar arasında gerçekleşmiştir. Tarihte benzeri görülmeyen bu savaş 2. Gıyaseddin’in tecrübesizliğinden dolayı, savaşı Moğolların kazanmasına neden olmuştur. Baycu Noyan komutasındaki Moğol ordusuyla çarpışan Gıyaseddin, öncü birliklerin yenilmesinden tedirgin olarak savaş meydanını terk etmiştir. Bunu geç saatlerde anlayan Selçuklularda savaşı terk edince, Moğollar tarafından kolay kazanılan bir savaş olmuştur. Savaş sonunda Moğollar büyük katliamlar yapmışlardır.

Kürşad Ayaklanması


Göktürk Devleti’nin yıkılmasıyla Türkler, Çin esareti altına girerek zor şartlar altında yaşamaya başlamıştı. Zorla Çin adetleri dayatılan Türkler, bu durumdan kurtulmak istiyorlardı. Göktürk imparatorunun oğlu olan Kürşad ve 39 arkadaşı, imparatorun saray dışına çıktığı bir sırada Çin prensini kaçırarak Türk ülkesine gideceklerdi. Sarayı basarak isyan çıkardan Kürşad ve arkadaşları onlarca Çin askerini öldürse de devamlı gelen askerlerden kurtulamıyorlardı. Bu yüzden ahırdan aldıkları atlarla geri çekilmeye başladılar. Fakat askerler arkalarından geliyorlardı. Vey nehri kıyısında savaşarak ölen askerler yenilse de aslında Türklere neler yapabileceklerini göstermiş oldular. Çinliler de bu Kürşad Ayaklanması’ndan sonra Türklerden çekinmeye başlamıştır.

Çaldıran Savaşı


İki Türk devletini karşı karşıya getiren Çaldıran Savaşı, rekabetin büyük olduğu bir durumdur. Şii propagandalarının bu dönemlerde artması ve baharat yoluna sahip olma isteği savaş istediğini arttırıyordu. Safevi Devleti’nden Şah İsmail, Osmanlı’dan Yavuz Sultan Selim’in 1514 yılında yaptığı savaş, Osmanlı lehine sonuçlanmış ve geçicide olsa Safevi sorunu ortadan kalmıştır. İki taraftan da çok sayıda asker kayıpları yaşanmıştır. Fakat hazinelerin Osmanlı’ya geçmesi yorgun düşen askeri motive etmiştir. Savaşın kazanılmasında top ve tüfeklerin etkisi de oldukça fazladır. Çünkü Osmanlı zaten 2500 kilometrelik bir yolda geldiği için savaşa yorgun başlamıştır.

0 Yorumlar: