Güncel
Bekleyiniz...
Antikorlar, başka bir deyişle immunglobulinler (Ig) humoral immun sisteminin ana elemanlarıdır. Kan plazmasında olan ve vücuda giren yabancı antijenlere karşı gelişen immun yanıtının fonksiyonel proteinleridirler.

antikorların yapısı

Vücuttaki bağışıklık sistemi üç önemli bileşenlerden oluşur. B lenfositler, T lenfositler ve doğuştan gelen (tabii) bağışıklık sistemi bu üç ehemmiyetli bileşeni oluşturur. Doğal bağışıklık enfeksiyonlara karşı özgül ve adaptif olmayan bir cevap oluşturur. T lenfositler doku reddi veya aşırı duyarlılık tepkileri gibi hücre aracılıklı bağışıklık süreçlerinde rol alırlar. B hücreleri ise humoral bağışıklığı sağlayan ana hücre grubu olarak antikor oluşumunda görev alırlar. Ancak B lenfositler antikor üreterek plazmaya salgılayan hücreler değildir. B lenfositler hücre yüzeylerinde çok sayıda yüzey antikoruna sahip olsalar da plazmaya antikor salgılayan asıl hücreler B lenfositlerden farklılaşan plazma hücreleridir. B lenfositlerde bulunan yüzey antikorları B hücrelerinde antijenin bağlandığı bölge olarak işlev görür. Antijen ile uyarım neticesi plazma hücrelerinden kan plazmasına salgılanan antikorlar ise dolaşımda bulunur ve humoral immun yanıtın oluşmasını sağlar.


Antikorların İşlevleri Nelerdir?


 Antikorlar plazma hücreleri tarafından üretilip salgılanmalarının hemen peşinden değişik şekillerde immuniteye yardımcı olurlar. Fagositoz kabiliyetleriyle bağışıklığa katkı sağlayan makrofaj ve nötrofiller antikorların ikazıyla aktivitelerini arttırır. Bunun yanında bağışık cevabın öneli bir parçası olan kompleman sistemi de bir takım antikorlarca aktif hale getirilir. Natürel katil hücrelerin hücresel sitotoksisite oluşumunda da antikorlar işlev görür. Mikroorganizma ve zehirli maddelerin nötralizasyonu, mukozal immunite ve aşırı duyarlılık tepkileri da antikorların immunite oluşumunda gösterdiği temel işlevlerdendir.

Antikorların Yapısı Nasıl?


 Antikorlar oluşumlarını uyaran antijen ile özgül reaksiyonma veren gamma globülin proteinleridir (immunglobulin). Antikorların yapısında birbirinin aynısı olan iki ağır zincir (H) ve yeniden birbirinin aynısı olan iki hafif zincir (L) bulunur. Bu aminoasit zincirleri tetramer oluşturacak şekilde disülfit bağlarıyla birbirlerine bağlı olarak bulunur. Bu şekilde ortaya çıkan molekül “Y” şeklindedir. “Y”nin kollarında antijen bağlayan bölgeler bulunur. “Y” nin kolları değişken bölge alt bölümü ise sabit bölge olarak isimlendirilir. Sabit ve değişken bölgelerin kesişim noktası menteşe bölgesi olarak isimlendirilir ve bu bölge değişken bölgelerin hareket etmesine imkan tanıyarak moleküle esneklik kazandırır.

Antikorlar toplamda iki çeşit hafif zincir ve beş çeşit ağır zincir bulundurabilir. Hafif zincirler Kappa ve Lamda tipinde olabilirler. Ağır zincirler ise alfa, beta, gama, delta ve epsilon ismini alırlar. İmmunglobulinlerin taşıdığı ağır zincir tipi o immunglobulinin sınıfını belirler. Bu şekilde IgG, IgA, IgM, IgE ve IgD olmak üzere beş farklı immunoglobulin sınıfı tanımlanmıştır.


Antikor Çeşitleri ve Temel Özellikeleri


● IgM: 900 kD’lik molekül ağırlığıyla en ağır immunoglobulindir. Bir antijene karşı primer immun yanıtta salgılanır. B hücrelerinin yüzeyinde antijen reseptörü olarak işlev görür. Kompleman sistemini aktive eder. Pentamerik yapıdadır ve on antijen bağlama bölgesi bulunur.

● IgA: serumdaki immunglobulinlerin %15 kadarını oluşturur. Vücut sekresyonlarında, sütte ve bağırsakta bulunur. Bakteri ve virüslerin müköz membronlara tutunmasına engel olur. Monomerik, dimerik veya tetramerik yapıda bulunabilir.

● IgG: Serumdaki immunoglobulinlerin %75’i kadarını oluşturur. Plesentayı geçebilen tek immunglobulindir. Virüs ve toksinleri nötralize eder. Komplemanı aktifleştirir ve bakterilerin fagosite edilmelerini kolaylaştırır. Sekonder immun yanıtın temel antikorudur.

 ● IgE: Mast hücreleri ve bazofillerin yüzeyinde bulunur. Alerji ve parazitlere karşı savunmada görevli temel antikordur. Antijenle karşılaşması durumunda mast hücreleri ve bazofilleri uyararak aşırı duyarlılık reaksiyonunun gelişmesine neden olur.

● IgD: Serumda ve B lenfositlerinin yüzeyinde bulunur. Herhangi bir antikor işlevi bilinmiyor.

0 Yorumlar: