Güncel
Bekleyiniz...
20. Yüzyılda Osmanlı Devleti Konu Anlatımı yazımızda Osmanlı Devletinin 20. yüzyılda Avrupa Devletleriyle olan siyasi, askeri ve ekonomik ilişkilerini ve Osmanlı Devletinin iç siyasetinde ön plana hususları işledik. 20. Yüzyılda Osmanlı Devleti Konu Anlatımı yazımızda, Osmanlı Devletinin 20. Yüzyılda karıştığı savaşlar, umumi hali ve zamanın mühim olaylarını anlattık. 20. Yüzyılda Osmanlı Devleti Konu Anlatımı yazısı zamanın Avrupa ve Asya ülkelerinden dahi bahsetmektedir. Bu sayede, yalnızca iç gelişmeleri değil dış gelişmeleri ve bunların dahi Osmanlı Devleti üzerindeki tesirlerini daha iyi kavramış olacaksınız. Haydi başlayalım.



20. Yüzyılda Osmanlı Devletinin Durumu


 20. Yüzyılda Osmanlı Devleti Konu Anlatımı Bu zamanın başında birtakım siyasi hadiseler yaşanmıştır. 20 yy. başında Osmanlı devletinde kötü gidişi durdurmak hedefiyle, birlik ve bütünlüğü sağlamak hedefiyle iki çeşitli kurtuluş çaresine baş vurmuştur. Bunları şu şekilde listeleyebiliriz;

  1. Islahat hareketleri
  2. Fikir akımları

20. Yüzyılda Osmanlı Devleti’nin eski ekonomik ve siyasi kuvveti bundan sonra yoktu. İçeride azınlıkların ayaklanmaları ila uğraşıyor dışarıda şayet Rusya, İngiltere ve Avusturya-Macaristan gibi devletlere karşı topraklarını korumaya çalışıyordu. Bu zamanın başında birtakım siyasi hadiseler yaşanmıştır;

  • Bulgaristan’ın istiklal kazanmış.
  • Giritli Rumlar Yunanistan’a bağlanmış.
  • Avusturya’nın Bosna – Hersek’i ilhak etmiştir. (İlhak: Bir devletin başka bir devletin toprağını koparıp kendine katmasıdır)
  • Almanya ve İtalya bağımsızlıklarını çok geç kazandılar ve derhal sömürge arayışına girdiler. Hatta Almanya’dan korkan İngiltere siyasetini değiştirmiş, Osmanlının topraklarını korumaktan vazgeçmiş, Rusya ila paylaşma yoluna gitmiştir. Çünkü İngiltere, Almanya’nın dışında bir dahi kuvvetli bir Rusya ila hasım olmak istemiyordu.

20. Yüzyılda Osmanlı Devleti Konu Anlatımı


Trablusgarp Savaşı


 İtalya sömürge bulabilmek hedefiyle gözüne kestirdiği ilk yer Osmanlı toprağı olan Trablusgarp (Şimdiki Libya).

Trablusgarp Savaşının Nedenleri

Trablusgarp Savaşı’nın çıkmasında;

  • İtalya siyasi birliğini tamamlayınca endüstrileşme tarafında ilerleme adımları attı. Sanayiyi geliştirirken hammadde ve piyasa aramaya başladı ve Trablusgap‟a yöneldi.
  • İtalya‟yı Almanya‟dan uzaklaştırmak talip ingiltere ve Fransa‟nın bu işgale göz yumması.
  • İtalya‟nın 1909‟da Rusya ila yapmış olduğu anlaşma ila Rusya‟nın desteğini almış olması.
  • Avusturya-Macaristan‟ın İtalya‟nın kendi toprakları dışında bir yerle ilgilenmesinin işine gelmesi. Böylece İtalya, Avusturya önünde emperyalist bir faaliyette bulunmayacaktır.
  • Trablusgarp'ın İtalya'ya yakınlığı.
  • Osmanlı Devleti‟nin Trablusgarp‟ta müdafaa güçsüzlüğü çekmesi.

Trablusgarp Savaşının Sonuçları


  • Osmanlı Devleti, Kuzey Afrika’daki son toprağını dahi İtalyanlara bırakarak bu kıtadan tamamıyla çekilmiştir.
  • Rodos ve Oniki Ada’yı ele geçiren İtalya, Ege Denizi’nde aktif bir güç durumuna gelmiş, Osmanlıların Ege’deki hakimiyeti sarsılmıştır.
  • Osmanlı Devleti, Balkan Savaşlarından yenik çıktığından İtalya’ya bırakılan adaları geri alacak güce sahip değildi. Bu sebeple İtalya adaları geri vermedi. Oniki Ada, 1. Dünya Savaşı’nın sonuna kadar İtalya’da kaldı. Savaşta yenik olan İtalya, adaları Yunanistan’a bırakmıştır (1947).
  • Osmanlı Devleti İtalyanlara yenilmiş ve Uşi Antlaşması imzalanmıştır.

Uşi Antlaşması


Trablusgarp, İtalya'ya verildi. On iki Ada geçici olarak, Yuna tehlikesi sebebiyle, Balkan Savaşları‟nın sonuna kadar İtalya'ya bırakılmıştır. İtalya 1.Dünya Savaşı’nı kaybedince Rodos ve Oniki Ada Yunanistan’a verildi (1947). Trablusgarp İtalya’ya bırakıldı. Halkının dini bakımdan Osmanlı halifesine tabi kalması kabul edildi.

Uşi Antlaşması Sonuçları


  • Osmanlı Devleti’nin Kuzey Afrika‟daki son toprak parçası dahi elden gitti.
  • İtalya‟nın Doğu Akdeniz‟deki konumu güçlendi.
  • Osmanlı Devleti‟nin güçsüzlüğü anlaşıldı.
  • Osmanlı Devleti’nin “üç kıtada toprağı olan devlet” olma özelliği Uşi Antlaşması ila sona erdi.

20. Yüzyılda Osmanlı Devleti Konu Anlatımı


Balkan Savaşları


 20. Yüzyılda Osmanlı Devleti Konu Anlatımı yazımıza Balkan savaşlarından devam edelim.


Balkan Savaşlarının Nedenleri


  • Rusya’nın tarihi emellerine ulaşabilmek hedefiyle Balkan uluslarını Osmanlı Devleti’ne karşı kışkırtması
  • Balkan uluslarının adamakıllı zayıflayan ve yıkılmakta olan Osmanlı Devleti’nin Balkanlardaki topraklarını yakalamak istemeleri
  • Balkanlarda Panslavizm politikası takip eden Rusya’nın, ulusalcılık fikirlerinden yararlanarak, Balkan ulusları arasında uzlaşma sağlaması
  • Osmanlı Devleti’nin Almanya’ya yaklaşmasından rahatsızlık duyan İngiltere’nin Reval Görüşmesi (1908) neticesinde Rusya’yı Osmanlı toprakları, Boğazlar ve Balkan politikasında serbest bırakması
  • Avrupalı büyük devletlerin kendi politikaları tarafında Balkan uluslarını desteklemeleri
  • Osmanlı Devleti’nin siyasi bölünmüşlük içinde bulunması ve askeri birliklerinin bir kısmını terhis etmesi

Birinci Balkan Savaşı


  Karadağlıların saldırısıyla 1. Balkan Savaşı başlamıştır (8 Ekim 1912). Bu harp esnasında Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan ve Karadağ devletleri Osmanlı Devleti’ne karşı aralarında anlaşma yapmışlardır. Bulgaristan – Yunanistan – Sırbistan – Karadağ = Osmanlı Devletine karşı savaşmıştır.

1. Balkan Savaşı’nda;

  • Balkanlardaki Osmanlı ordusunun karışık durumda bulunması ve askerlerinin bir kısmının terhis edilmesi
  • Orduda partizanlık ve ikiliğin çıkmasından ötürü disiplinin bozulması gibi nedenler, Osmanlı Devleti’nin mağlubiyetine niçin olmuştur.

1. Balkan Savaşı’nın Sonuçları


  • Osmanlı Devleti, Edirne ve Kırklareli dahil Balkan topraklarından çekilmiştir. Midye – Enez hattının doğusundaki topraklar Osmanlı Devleti’nin elinden çıkmıştır.
  • 1. Balkan Savaşı esnasında Arnavutluk bağımsızlığını duyuru etmiştir. Arnavutluk, Osmanlı Devleti’nden ayrılan son Balkan devletidir (28 Kasım 1912).
  • Londra’da görüşmeler devam eder iken İttihat ve Terakki Partisi 1. Balkan Savaşı’ndaki yenilgiden ötürü yıpranan Kamil Paşa Hükümeti’ni “Babıali Baskını” ila devirerek iktidarı ele geçirmiştir. (23 Ocak 1913).
  • 1. Balkan Savaşı nihayetinde Bulgaristan Ege Denizi’ne ulaşmıştır.
  • Birinci Balkan Savaşı’ndan sonra Osmanlıcılık fikrinin etkin olamayacağı görülmüş ve ulusalcılık cereyanı güçlenmiştir. Balkanlarda Türk azınlığı sorunu ortaya çıkmış, Osmanlı Devleti’nin elinden çıkan Balkan topraklarından pekçok Türk ve Müslüman Anadolu’ya göçmek mecburiyetinde kalmıştır.

İkinci Balkan Savaşı


 Londra Antlaşması’na göre en çok toprağı Bulgaristan aldı. Büyük bir Bulgaristan Devleti’nin ortaya çıkması ve topraklarını Ege Denizi’ne kadar genişletmesi, Yunanistan ve Sırbistan’ın tepkisine niçin oldu. Sonuç olarak Osmanlı Devleti’nden alınan toprakların paylaşımı Balkan ulusları arasında İkinci Balkan Savaşı’na niçin olmuştur.

Bu durumdan faydalanmak talip Osmanlı Devleti harekete geçti. Kurmay Yarbay Enver Bey komutasındaki Türk ordusu Londra Antlaşması’nda belirtilen Midye-Enez sınırını geçerek Kırklareli ve Edirne’yi geri almıştır.

Birinci Balkan Savaşı’nın başlaması üstüne Osmanlı Devleti’nin İtalya ila anlaşmak mecburiyetinde kalması, “Trablusgarp Savaşı’nın Balkan Savaşları sürecini hızlandırması” esas alınarak açıklanabilir.

XX. yüzyılın başlarında Balkan uluslarının Osmanlı’ya karşı bir birlik kurması, Balkan devletlerinin Osmanlı’yı Balkanlar’dan tamamıyla atmaya yöneldiğini gösterir.

1913 İstanbul Antlaşması’na göre Bulgaristan’ın kendi sınırları içindeki Türklerin haklarını tanıması, Bulgaristan’da artan Türklere azınlık statüsü tanındığını gösterir.

Balkan Savaşları neticesinde Batı Trakya ve Ege Adalarının kaybedilmesi, etkileri günümüze kadar süren azınlık problemlerinin yaşanmasına niçin olmuştur.

20. Yüzyılda Osmanlı Devleti Konu Anlatımı


1. Dünya Savaşı (1914 – 1918)


 20. Yüzyılda Osmanlı Devleti Konu Anlatımı yazımıza 1. Dünya savaşlarından devam edelim. Devletlerin karşılıklı silahlı mücadelesinden çıkıp, milletlerin topyekün savaşı durumuna gelen bu savaşa Dünya Savaşı denmesindeki esas niçin, sebepleri ve neticeleri bakımından dünya devletlerinin genelini etkilemesidir.

Yaklaşık dört sene sürecek olan bu harp, milyonlarca insanın ölümüne, büyük ekonomik kayıplara ve dünya genelinde yeni askeri ve siyasi dengelerin oluşumuna niçin olacaktır.

Ekonomik, siyasi ve askeri gelişmelerden kaynaklanan bu savaşın sebepleri umumi ve hususi olarak ikiye ayrılmaktadır;

1. Dünya Savaşının Genel Nedenleri


  • 1789 Fransız İhtilali neticesinde ortaya çıkan ulusalcılık akımının tesiri ve her milletin kendi ulusal devletini kurma kanaati
  • Sanayi İnkılâbı sonrasında ortaya çıkan hammadde ve piyasa arayışları (en mühim nedendir)
  • Sömürgecilik faaliyetlerinin hızlanması ve bu durumun devletler arasında ekonomik rekabete ve bloklaşmalara niçin olması (silahlanma yarışının hızlanması)

Özel Nedenler

  • Almanya ve İtalya’nın siyasi birliklerini tamamlamalarının(1870) Avrupa’nın siyasi dengesini değiştirmesi
  • Almanya ve İngiltere arasındaki ekonomik rekabet
  • Fransa’nın 1871 Almanya’ya kaybettiği Alsas – Loren kömür havzasını geri alabilmek istemesi
  • Rusya’nın Osmanlı toprakları üzerindeki emelleri ve sıcak denizlere (Akdeniz’e) inmek istemesi
  • Rusya’nın Balkanlarda izlediği Panslavizm (Slav birliği) politikasının Osmanlı, Almanya ve Avusturya – Macaristan imparatorluklarını rahatsız etmesi
  • İtalya ve Avusturya – Macaristan İmparatorluğu arasındaki hudut çatışmaları (Kuzey İtalya üstünde)
  • Avusturya – Macaristan İmparatorluğu ila Sırbistan arasındaki hudut çatışmaları 1. Dünya savaşının hususi nedenlerini oluşturmaktadır.

1. Dünya Savaşı’ndaki Bloklar

Tüm dünyayı tesiri altına alan 1. Dünya Savaşında İtilaf ve İttifak devletleri olmak suretiyle iki anne blok bulunmaktadır.

Üçlü İttifak (Bağlaşma) Devletleri


Almanya, Avusturya – Macaristan İmparatorluğu ve İtalya’nın 1882’de ortaya getirdiği gruptur.  İtalya’nın Avusturya  –Macaristan İmparatorluğu ila Adriyatik Denizi üzerindeki anlaşmazlığı ve Osmanlı topraklarının paylaşımında kendine dahi pay verilmesi, bu gruptan İtilaf bloğuna geçmesine niçin olmuştur (1915). Bu gruba sonrasında Osmanlı Devleti ve Bulgaristan katılacaktır.

NOT: Bulgaristan, 1. Balkan Harbi’nde kaybettiği toprakları geri alabilmek hedefiyle İttifakların beraberinde savaşa girmiştir. İttifaklar dahi Almanya ve Osmanlı arasında kara bağlantısı sağlamak hedefiyle bu devleti kendi yanlarında savaşa dâhil etmişlerdir.

Üçlü İtilaf (Anlaşma) Devletleri


İngiltere, Fransa ve Rusya yönünden 1907’de kurulmuştur. İtilaf Devletleri grubuna sonrasında Rusya’nın etkisindeki Balkan devletleri Sırbistan, Yunanistan,    Karadağ,    Romanya, Uzakdoğu’dan Japonya, ticaret gemileri Almanya yönünden batırılan ABD ve doğrultu değiştiren İtalya dahi katılmıştır. Savaşın nihayetinde İtilaf devletlerinin adedi 32’ye yükselmiştir (Portekiz, İspanya, Brezilya, Belçika, Hollanda ve Çin dahi bu savaşa katılmıştır.)

NOT: 1. Dünya Savaşı’na son olarak katılan devlet Yunanistan’dır.

Savaşın Seyri

28 Haziran 1914’te Avusturya – Macaristan İmparatorluğu veliahdı Ferdinant’ın, Saraybosna ziyareti esnasında bir Sırp milliyetçisi yönünden öldürülmesi üstüne Avusturya – Macaristan İmparatorluğu Sırbistan’a harp açtı. Böylece 1. Dünya Savaşı başlamış oldu. Rusya Sırbistan’ın, Almanya’dahi Avusturya -Macaristan’ın beraberinde yer alınca harp Avrupa’ya yayıldı. Savaş başlayınca Japonya; Uzakdoğu’daki Alman sömürgesi olan Adalar’ı işgal etmiş ve muhabereden çekilmiştir (muhabereden çekilen ilk devlettir).

Osmanlı Devleti’nin Savaş Öncesi Tutumu ve Savaşa Girişi

Osmanlı Devleti 1. Dünya Savaşı evvel; tarafsızlığını duyuru etmiş, Boğazları kapatmış, umumi seferberlik duyuru etmiş, kapitülasyonları tek taraflı olarak kaldırmış ve Mebusan Meclisi’ni kapatmıştır.

Savaşın dışında kalamayacağını anlayan Osmanlı Devleti siyasi yalnızlıktan kurtulmak hedefiyle anlaşma girişimlerinde bulundu. Ancak İngiltere ve Fransa Osmanlı’yı reddetti.

NOT: İtilaf Devletleri’nin Osmanlı’yı dost olarak istememelerinde; Osmanlı’nın askeri ve ekonomik güçsüzlüğü, Osmanlı topraklarını bölüşmek istemeleri, Rusya’nın Osmanlı üzerindeki emelleri tesirli olmuştur.

İtilaf Devletleri, Osmanlı Devleti’nin harp esnasında yansız kalmasını istiyorlardı. Bu durumun sebepleri arasında;

  • Boğazları kullanarak Rusya’ya ekonomik yardım göndermek istemeleri,
  • Yeni cephelerin açılmasını önlemek istemeleri,
  • İngiltere’nin Uzakdoğu sömürge yollarını emniyet altında tutmak istemesi tesirli olmuştur.
  • Osmanlı Devleti, İtilaf Devletleri’nden; kapitülasyonların kaldırılmasını, Ege Adaları’nın geri verilmesini,  Mısır Sorununun çözümlenmesini istemiş, fakat İtilaf Devletleri bu talepleri kabul etmeyince Osmanlı Devleti Almanya ila daha dahi yakınlaşmıştır. İlerleyen vakitte Osmanlı Devleti Almanya’nın beraberinde savaşa katılmıştır.

Almanya’nın Osmanlı Devleti’ni Müttefik Olarak İstemesinin Nedenleri


  • Almanya’nın kendi üstünde yoğunlaşan savaşın yükünü, yeni cepheler açarak hafifletme kanaati,
  • Osmanlı Devleti’nin jeopolitik konumu,
  • Boğazlar gibi mühim stratejik bölgelere sahip olması (en mühim niçin)
  • Berlin – Bağdat trenyolu hattını kurarak Musul ve Kerkük petrollerinden faydalanmak
  • Osmanlı Devleti’nin askeri gücünden faydalanma talebi (insani güç)
  • Osmanlı halifesinin Türk ve İslam dünyası üzerindeki nüfuzundan yararlanarak Rus, İngiliz ve Fransız hâkimiyeti altındaki Türklerle Müslümanları ayaklandırmaktır.

Osmanlı Devleti’nin Almanya’nın Yanında Savaşa Girme Nedenleri


  • Dünya Savaşı evvel kaybettiği toprakları geri alma talebi (Kafkaslar, Ege Adaları, Kuzey Afrika ve Balkanlar’daki topraklar)
  • Kapitülasyonlardan ve borçlardan kurtulmak istemesi
  • Başta teşhis edilen İttihat ve Terakki yönetiminin, Pantürkizm düşüncesiyle hareket etmesi
  • İttihatçıların Alman hayranlığı, askeri güç yönünden yüksek bir teknolojiye sahip Almanya’nın savaşı kazanacağına inanması (En mühim niçin)
  • Güçlü Almanya ile birlikte hareket ederek, harp sonrasında Avrupa siyasetinde tesirli olma düşüncesidir.

NOT: Almanya ve Osmanlı arasında 2 Ağustos 1914’te gizli bir anlaşma antlaşması yapılmıştır.

Osmanlı Devleti’nin Savaşa Girmesi


 Akdeniz’de İngiliz donanmasından kaçan Goben ve Breslaw isimli iki Alman gemisi, Çanakkale Boğazı’nı geçerek Osmanlı Devleti’ne sığındı. Osmanlı, bu iki gemiyi satın aldığını belirtti. Yavuz ve Midilli adı verilen bu gemiler Enver Paşa’nın emriyle Karadeniz’e açıldı.

Bayrağı Türk, mürettebatı Alman olan bu gemilerin Rus limanları olan Sivastapol ve Odessa’yı bombalamasıyla, Osmanlı Devleti savaşa katılmış oldu (28 Ekim 1914). Bu ilerleme üstüne evvela Rusya sonrasında dahi İngiltere ve Fransa Osmanlı Devleti’ne harp duyuru etmiş, Osmanlı Devleti dahi 12 Kasım 1914’te bu devletlere harp açıp, sonrasında dahi Kutsal Cihat duyuru etmiştir.

Osmanlı Devleti’nin 1. Dünya Savaşı’na Girmesi’nin Sonuçları

Yeni cepheler açılmış ve savaşın kısmı genişlemiştir. İngiltere Berlin Antlaşması’ndan (1878) sonra üs olarak yerleştiği Kıbrıs’ı kendi topraklarına kattığını duyuru etmiştir. Osmanlı toprakları İtilaf Devletleri arasında uygulanan gizli antlaşmalarla paylaşılmıştır. Osmanlı Devleti pekçok cephede savaşmak mecburiyetinde kalmıştır. Osmanlı Devleti tek taraflı olarak kapitülasyonları kaldırdığını iletmiştir (Kapitülasyonların kaldırılmasına en büyük reaksiyon müttefiki Almanya’dan gelmiştir).

20. Yüzyılda Osmanlı Devleti Konu Anlatımı


1. Dünya Savaşında Cepheler


  • Taarruz. Cepheleri: Kafkas (Doğu), Kanal (Süveyş),
  • Savunma Cepheleri: Çanakkale, Irak, Suriye -Filistin, Hicaz – Yemen,
  • Yardım Cepheleri: Galiçya (Avusturya -Macaristan), Makedonya (Bulgaristan), Romanya (Bulgaristan)

Kafkasya (Doğu) Cephesi (1914)


Osmanlı Devleti’nin açtığı ilk cephedir (ilk saldırı cephesi). Ruslara karşı savaşılmıştır. Bu cephenin açılmasında;

  • İttihatçıların Anadolu ila Orta Asya Türklerini birleştirip (Pantürkizm) Hindistan’a kadar olan geniş bir bölümde Turan İmparatorluğu kurma kanaatleri,
  • Kafkaslardaki istiklal mücadelesine dayanak olmak,
  • 1878 Berlin Antlaşması ila kaybedilen toprakları (Kars, Ardahan ve Batum’u geri alabilmek),
  • Rusya’nın güneye inmesini engellemek,
  • Bakü petrollerini yakalamak ve Rusya’ya karşı yarar sağlamak talip Almanların kışkırtmaları tesirli olmuştur.

Karadeniz’in kuzeyindeki Rus limanlarının bombalanmasından sonra Ruslar, doğulu Osmanlı topraklarına saldırdı. Rus ordusunun ileri harekâtı, Köprüköy yakınlarında durduruldu. Bu gelişmelerden ümide kapılan Enver Paşa gafil olduğu durumda Osmanlı ordusunu taarruza geçirdi.

Ancak kış şartlarında yapılan saldırı başarısızlıkla sonuçlandı. Sarıkamış Harekâtı esnasında 90 bin asker soğuktan donarak ve pandemi hastalıktan ölmüştür. Bu gelişmeden sonra, Rus ordusu Van, Erzurum, Erzincan, Muş, Bitlis ve Trabzon’u ele geçirdi.

NOT: Mustafa Kemal, Çanakkale Cephesi’nden sonra Doğu Cephesi’nde 16. Kolordu Komutanı olarak vazife yapmış ve Muş ve Bitlis’in işgalden kurtarılmasında tesirli olmuştur (1916). Bu başarısından ötürü Mustafa Kemal’in rütbesi Generalliğe (Paşalığa) yükseltilmiştir.

NOT 2: Mustafa Kemal, 1.Dünya Savaşı’nda; Kafkas (Doğu), Çanakkale ve Suriye – Filistin cephelerinde savaşmıştır.

Kafkas Cephesi’nde mücadele devam eder iken Ermenilerin ayaklanıp Ruslarla işbirliği yapmaları  üstüne Mayıs 1915 te Tehcir Kanunu çıkarılmış, aşağı yukarı 700.000 Ermeni Doğu Anadolu’dan Suriye ve Filistin’e göç ettirilmiştir.

Rusya’da Ekim 1917’dahi Bolşevik İhtilalinin çıkması bu cephede Osmanlı Devleti’ni rahatlatmıştır. Bu    ayaklanma neticesinde Çarlık Rusya’sı yıkılmış    ve yeni idare (Sovyet Rusya) muhabereden çekilme kararı almıştır.

Sovyet Rusya, İttifak Devletleri’yle 3 Mart 1918’da Brest Litowsk Antlaşması’nı imzalayarak muhabereden çekilmiştir. Bu anlaşma ila Sovyet Rusya, Osmanlı Devleti’nden Berlin Antlaşması’yla (1878) aldığı Kars, Ardahan ve Batum’u (Elviye-i Selase) dahi geri vermiştir.

NOT: Sovyet Rusya bu antlaşmayla muhabereden çekildiği gibi, İtilaf Devletleri’nden dahi ayrılmıştır.

NOT 2: Kafkas Cephesi, Osmanlı Devleti’nin 1. Dünya Savaşı’nda toprak kazancı sağladığı tek cephedir.

20. Yüzyılda Osmanlı Devleti Konu Anlatımı


Çanakkale Cephesi (1915)


Cephenin Açılmasının Nedenleri

  • İtilaf Devletleri’nin Baltık Denizi’nden Rusya’ya yaptığı yardımın, Almanlar yönünden engellenmesi,
  • İtilaf Devletleri’nin siyasi kargaşa içinde olan Rusya’ya Boğazlar aracılığıyla yardım göndermek istemeleri,
  • İtilafların Boğazları ve İstanbul’u ele geçirerek Osmanlı Devleti’ni harp dışı bırakma kanaati,
  • Osmanlı Devleti’ni harp dışı bırakarak, geniş bir alana yaygın olan savaşı kısa sürede bitirme talebi,
  • Balkanlarda şimdilik savaşa katılmamış olan devletleri, İtilafların beraberinde savaşa çekme kanaati
  • Balkanlarda yeni bir taraf açarak İttifak Devletleri arasındaki bağlantıyı kesme kanaati (Avusturya’ya karşı) cephenin açılmasının en mühim nedenlerindendir.

Çanakkale Savaşının Seyri


İtilaf Devletleri, evvela donanmalarıyla denizden geçmeyi denediler. Boğaz’a giren İtilaf Donanması, büyük zayiat sunarak geri çekilmek mecburiyetinde kaldı (18 Mart 1915).

NOT: Nusret Mayın Gemisi’nin döşediği mayınlar ve Türk topçularının yoğun ateşi İtilafların Boğazları geçememesinde tesirli olmuştur.

İtilaf Devletleri bu kere dahi Gelibolu Yarımadası’na asker çıkardılar. (25 Nisan 1915).    Bu bölümde    19. Tümen    Komutanı Miralay (Albay) Mustafa Kemal, Anafartalar, Conkbayırı,  Arıburnu,  Seddülbahir, Kilitbahir ve Kireçtepe mevkilerinde düşmana karşı büyük başarılar kazanmıştır.

NOT: Mustafa Kemal, Arıburnu’nda askerlere; “Ben size saldırı etmeyi emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek vakit zarfında yerimize başka kuvvetler ve kumandanlar geçecektir.” emrini vermiştir. Bu buyruk ile Arıburnu’nda zafer kazanılmıştır.

Çanakkale’nin karadan dahi geçilemeyeceğini gören İtilaf Devletleri, 9 Ocak 1916’da Gelibolu’yu boşaltmak mecburiyetinde kaldılar.

Çanakkale Savaşının Sonuçları


  • İtilafların Rusya’ya ulaştırmak istediği yardım engellendi ve Rusya’da ayaklanma süreci hızlandı.
  • 1. Dünya Savaşı’nın 2 sene uzamasına niçin oldu.
  • Bulgaristan, İttifakların savaşı kazanacağı fikrine kapıldı ve İttifakların beraberinde savaşa input. Böylece İttifak Devletleri arasında kara bağlantısı sağlandı, Alman yardımları Osmanlı’ya daha basit ulaşmaya başladı.
  • Mustafa Kemal’in bu cephedeki başarıları, askeri dehasını ortaya koymuş ve Türk Kurtuluş Savaşı’nın lideri olmasında dahi tesirli olmuştur.
  • Osmanlı Devleti, 1. Dünya Savaşı’nda yalnızca bu cephede etkin olabilmiş ve tarihinin en büyük müdafaa savaşını kazanmıştır.
  • Bu cephedeki savaşlar İtilafların İstanbul’u işgal etmesini geciktirmiştir.
  • Bu cephedeki başarı, Milli Mücadele ruhunun doğmasında, Osmanlı’nın saygınlığının yükselmesinde ve sömürge olan toplumlarda ulusal kurtuluş fikrinin uyanmasında tesirli olmuştur.
  • Yarım milyona yakın ademoğlu hayatını kaybetmiştir. Bunların fazlası Osmanlı askeridir.

Irak Cephesi (1914)


Cephenin Açılmasının Nedenleri:

  • İngiltere’nin karadan Kafkaslar aracılığıyla, Ruslara yardım götürme kanaati,
  • Osmanlı ordularının şark cephesinde ilerlemesi fikrine mani olma talebi, böylelikle Osmanlı ordularının İran’a girip Hindistan’daki İngiliz sömürgelerine ulaşmalarının engellenmek istenmesi
  • Ortadoğu (Abadan ve Musul) petrollerinin denetim altına alınma kanaati tesirli olmuştur.
  • Savaşın Seyri

İngiliz işgali güneyde Basra Körfezi’nde başladı. Buradan karaya çıkan İngiliz kuvvetleri, kuzeye doğru gelişmeye başladı. Kut – el Amare denilen yerde uygulanan savaşta, İngilizler yenilgiye uğratılmışsa dahi sonrasında avantaj yineleme İngiltere’ye geçmiştir. Bağdat’ı ele geçiren İngiliz kuvvetleri, Musul’un güneyine kadar ilerlemişlerdir. Irak cephesindeki savaşlar İngilizlerin üstünlüğüyle sonuçlanmıştır.

Kanal (Mısır – Süveyş) Cephesi (1914)


Cephenin Açılmasının Nedenleri

  • Almanya’nın İngiltere’yi Uzakdoğu’ya giden sömürge yolları üstünde durdurarak, İngiltere ila sömürgeleri arasındaki bağlantıyı kesmek ve sömürgelerinden İngiltere’ye gelen yardımları engelleme kanaati.
  • Osmanlı Devleti’nin 1882’de İngiliz işgaliyle kaybettiği Mısır’ı geri alma kanaati cephenin açılmasında tesirli olmuştur.

Savaşın Seyri


Osmanlı Devleti ila Almanya’nın işbirliği neticesi açılan bu cephede Osmanlı Kuvvetleri, Bahriye Nazırı Cemal Paşa komutasında Süveyş Kanalı üstüne iki kere taarruza geçmişseler dahi etkin olamamışlardır.

Osmanlı Devleti’nin bu cephedeki savaşları kaybetmesinde bölgedeki Müslüman Arapların İngilizlerle işbirliği yapıp Osmanlı kuvvetlerine karşı savaşmaları dahi tesirli olmuştur. Bu vaziyet, bunun yanı sıra Ümmetçilik (İslamcılık) görüşünün dahi geçersizliğini ortaya koymuştur.

NOT: İngiltere’nin Mısır valisi Mac – Mahon ila Mekke Emiri Şerif Hüseyin Osmanlı’ya karşı işbirliği yapmıştır.

Suriye – Filistin Cephesi (1918)


Kanal Cephesi’nin devamı olarak kabul edilen bu cepheler, Kanal Harekâtından sonra Osmanlı kuvvetlerinin kuzeye çekilmesiyle ortaya çıktı. Kudüs ve Filistin ‘i ele geçiren İngilizler, Arapların dahi sayesinde 1918’de Suriye’ye girmiştir. Bu cephede Yıldırım Ordularına tabi 7. Ordu Komutanı Mustafa Kemal Paşa, İngiliz ilerleyişini Halep’in kuzeyinde durdurmuştur.

Hicaz – Yemen Cephesi


Bu bölümde Osmanlı kuvvetleri, mübarek yerleri güvenliğini sağlamak hedefiyle İngilizlere karşı mücadele etmiştir Ancak Hicaz Emiri Şerif Hüseyin İngilizlerle işbirliği yaparak, Osmanlı kuvvetlerine karşı harekete geçmiştir. Bu vaziyet Osmanlı’nın yenilmesine ve İngilizlerin bütün Arap Yarımadası’nı ele geçirmelerine niçin olmuştur. Buradaki mücadele 1. Dünya Savaşı’nın sonuna kadar devam etmiştir.

Galiçya, Romanya ve Makedonya Cepheleri


Osmanlı kuvvetleri bu cephelerde, İttifak Devletleri içinde teşhis edilen, Avusturya -Macaristan İmparatorluğu ve Bulgaristan’a yardım hedefiyle Rusya, Romanya ve Fransa’ya karşı mücadele etmiştir.

Bu cepheler Osmanlı toprakları dışında açılmışlardır. Bu cephelerdeki savaşlarda İttifaklar çok çok etkin olamamışlardır.

20. Yüzyılda Osmanlı Devleti Konu Anlatımı


Osmanlı Devleti’ni Paylaşmak İçin Yapılan Gizli Antlaşmalar


 Gizli antlaşmalar İtilaf Devletleri’nin harp nihayetinde Osmanlı toprakları üzerindeki çıkarlarının çatışmaması hedefiyle yapılmıştır. Gizli antlaşmaların ortak hedefi; harp nihayetinde Osmanlı topraklarının İtilaflar yönünden paylaşılmasıdır.

İstanbul (Boğazlar) Antlaşması (1915)


İngiltere, Fransa ve Rusya arasında imzalanan bu antlaşmaya göre, Boğazlar ve İstanbul Rusya’ya bırakılmıştır. Buna karşılık Rusya, İngiltere ve Fransa’nın Osmanlı Devleti’nin Anadolu ve Orta Doğu topraklarındaki çıkarlarını kabul etmiştir.

Londra Antlaşması (26 Nisan 1915)


İngiltere, Fransa, Rusya ve İtalya arasında imzalanmıştır. Buna göre; İtilaf Devletleri Antalya çevresini İtalya’ya bırakmış ayrıyeten On iki Ada ve Trablusgarp’taki İtalyan egemenliğini mutlak olarak kabullenmişlerdir.

NOT: Bu antlaşmanın sonrasında İtalya, İttifak devletlerinden ayrılıp, İtilaf Devletleri safına geçmiştir.

Sykes – Picot (Sykıs Picot) Antlaşması (26 Nisan 1916)


İngiltere ve Fransa arasında yapılmıştır. Sonradan Rusya dahi ilave protokol ila dâhil olmuştur. Bu antlaşmaya göre;

  • İngiltere; Hayfa, Akka ve Irak bölgesini,
  • Fransa; Çukurova, Suriye, Lübnan, Musul, Kayseri ve Harput (Elazığ) bölgesini alacaktı.

NOT: İngiltere ve Fransa bu antlaşmaya ilave olarak 1916’da uygulanan Petrograd Protokolü ila Boğazlar, Doğu Anadolu Bölgesi ve Doğu Karadeniz kıyılarını Rusya’ya bırakmışlardır.

Saint Jean De Maurienne (Sen Jön Dö Marien) Antlaşması (19 Nisan 1917)


İtalya’nın Sykes – Picot Antlaşması’na reaksiyon göstermesi üstüne İngiltere, Fransa ve İtalya arasında imzalanmıştır.

Buna göre; Güneybatı Anadolu (Antalya, Aydın, Konya), İzmir ve etrafı İtalya’ya bırakılmıştır. Rusya ülkesindeki karışıklıklardan ötürü bu antlaşmaya katılamamıştır. Ancak bu anlaşma, İtalya’ya verilen toprakların Rusya yönünden dahi kabul edilmesiyle yürürlüğe girebilecektir.

Mac Mahon Antlaşması (1916)


İngiltere’nin Mısır valisi ve Süveyş Kanalı sorumlusu Mac Mahon ila Hicaz Emiri Şerif Hüseyin arasında yapılmıştır.

İngilizler Arap halkının Osmanlı Devleti’ne ayaklanmasına karşılık, Arapların bağımsızlıklarını tanıyacaklarını ve harp ardından Akdeniz’den Umman Denizi’ne kadar olan bölümde büyük bir Arap İmparatorluğu kurulmasına yardımcı olacaklarını belirtmişlerdir. Ancak İngilizler muhabereden sonra Arap topraklarını manda ve koruma idaresi adı altında sömürgeleştirmişlerdir.

20. Yüzyılda Osmanlı Devleti Konu Anlatımı


1. Dünya Savaşının Sona Ermesi


 20. Yüzyılda Osmanlı Devleti Konu Anlatımı yazımıza 1. Dünya savaşının sonuçlarından devam edelim.

ABD 1. Dünya Savaşı başladığında tarafsızlığını duyuru etmişti. Ancak savaşın ileriki adımında, İtilaf Devletleri’ne yaptığı silah ve mühimmat satışlarıyla tarafsızlığını bozmuştur. Almanya bu ilerleme karşısında, ABD’yi uyarmış fakat silah satışları devam edince ABD’nin Atlas Okyanusu’ndaki ticaret gemilerine saldırmıştır. ABD dahi bu gelişmeyi gerekçe göstererek Almanya’ya karşı 1. Dünya Savaşı’na girmiştir (7 Nisan 1917). Rusya’nın muhabereden çekilmesi İtilafların Almanya karşısında güç kaybetmelerine niçin olmuştu. Ancak ABD’nin harp girmesi hali İttifakların aleyhine çevirmiştir. İtilaf Devletleri ABD’nin gerçekleştireceği askeri yardım karşılığında “Wilson Ilkeleri”ne uyacaklarına söz vermişlerdir. Bunun üstüne iyi donanımlı bir Amerikan ordusu Avrupa’ya gönderilmiştir. Amerikan kuvvetlerinin dahi katılmasıyla güçlenen İtilaf Devletleri, Almanya’yı batı cephesinde yenilgiye uğratmışlardır.

Almanya’nın İtilaf Devletleri’ne yenilmesinin esas sebebi; uzun süren savaşı Alman ekonomisinin kaldıramayışı ve çökmesidir. Bu gelişmeden sonra İttifakların savaşı kaybedeceğini anlayan Bulgaristan, 1. Dünya Savaşı’ndan çekilmiştir (29 Eylül 1918 –Selanik Ateşkesi). Bulgaristan’ın muhabereden çekilmesiyle, Osmanlı Devleti’nin müttefikleriyle olan kara bağlantısı dahi kesilmiş oldu. Alman yardımları Osmanlı’ya ulaşmaz duruma geldi. Bu ilerleme üstüne Osmanlı Devleti, “Mondros Ateşkesi”ni imzalayarak, muhabereden çekilmiştir (30 Ekim 1918). 3 Kasım 1918’da dahi Avusturya – Macaristan, “Willaguiste Ateşkesi”ni imzalayarak, 1. Dünya Savaşı’ndan çekilmiştir. 11 Kasım 1918’dahi İttifak Devletleri içinde son olarak Almanya “Rethandes Ateşkesi”ni imzalayarak muhabereden çekilmiştir. Böylece 1. Dünya Savaşı, İttifak Devletleri’nin yenilgisiyle sonuçlanmıştır.

NOT: Savaşı İtilaf Devletleri’nin kazanmasının en mühim nedenlerinden bir tanesi dahi; İngiltere’nin denizlere hâkim olması ve sömürgelerinden yardım alabilmesi, Almanya’nın kara devleti olması söylenebilir.

Wilson İlkeleri (8 Ocak 1918)


 ABD Başkanı Wilson, 1. Dünya Savaşı devam eder iken 14 maddeden ortaya gelen ilkelerini açıklamıştır.

Bu ilkelerin yayınlanma hedefi 1. Dünya Savaşı nihayetinde daimi barışın sağlanması ve sömürgeciliğin sona erdirilmesi olarak görülse dahi aslında ABD’yi dünya siyasetinde ön plana çıkarmaktır.

Wilson İlkelerinin Maddeleri


Her ulus kendi geleceğini bizzat belirleyecektir (Self Determination).

NOT: Bu madde bilhassa sömürgeciliğe ve imparatorluklara karşıdır.

Savaş nihayetinde galip gelen devletler, yenilen devletlerden toprak ve harp tazminatı almayacaklardır.

NOT:
Bu madde sömürgeciliğin “manda ve koruma” şekline, harp tazminatının dahi “harp tamiratı” yahut “onarım bedeli”ne dönüşmesine niçin olmuştur.

Devletlerarası gizli diplomasiye ve silahlanmaya son verilecektir (Kalıcı sulh hedeflenmiş ve gizli antlaşmalara reaksiyon gösterilmiştir).

NOT: Bu madde dünyadaki ilk silahsızlanmaönerisi olarak kabul edilir.

Devletlerarası anlaşmazlıklara siyasi yollardan çözüm keşfetmek hedefiyle Cemiyet-i

Akvam(Milletler Cemiyeti) adıyla bir teşkilat kurulacaktır.

Savaşta ve barışta karasuları dışındaki denizlerde serbestlik sağlanacak, gidiş -gelişler serbest olacaktır.

Uluslararası ekonomik engeller kaldırılacak ve devletler arasında denklik sağlanacaktır.

Rusya, Belçika, Romanya, Sırbistan ve Karadağ toprakları boşaltılacak ve buralarda bu devletlerin lehine düzenlemeler yapılacaktır.

İtalya’nın sınırları ulusal esaslara göre düzenlenecektir.

Osmanlı Devleti’ne Türklerin çoğunlukta olduğu bölgelerde hakimiyet hakkı tanınacaktır.

Osmanlı Devleti’nin egemenliği altında yaşam sürdüren başka uluslara dahi (azınlıklara) kendi geleceklerini saptama hakkı verilecektir.

NOT: Bu madde ila Osmanlı İmparatorluğu ulus esaslarına göre özgür devletlere bölünmek istenmiştir. Ermeniler, Rumlar ve Araplar devlet kurmak hedefiyle hazırlıklara başlamışlardır.

Boğazlar, bütün dünya ticaret gemilerine açılmış olacak ve bu vaziyet bütün devletlerin garantisi altında olacaktır (12. Madde).

20. Yüzyılda Osmanlı Devleti Konu Anlatımı


Paris Barış Konferansı (18 Ocak 1919)


 Konferansın toplanma hedefi; 1. Dünya Savaşı nihayetinde yenik olan devletlerin durumlarını saptamak ve bu devletlerle yapılacak sulh antlaşmalarının esaslarını teşhis etmektir.

Konferansa 32 devlet katılmıştır. Konferansa hâkim devletler İngiltere, Fransa, Japonya ve Yunanistan olmuştur. Konferansta tesirli olması beklenilen ABD ve İtalya şayet istediklerini elde edememişlerdir. Konferansta öncelikli görüşülen konularda bir tanesi dahi Almanya’nın toparlanmasına fırsat vermeden, ağır şartlar taşıyan bir antlaşmanın hazırlanması olmuştur.

Konferansta ayrıyeten Wilson İlkeleri tarafında ABD’nin talebi üstüne Cemiyet-i Akvam’ın kurulmasına karar verildi. Paris Konferansı ileri aşamada Osmanlı topraklarının paylaşılması şekline dönüştü. Gizli antlaşmalarda İtalya’ya bırakılan İzmir ve etrafı İngiltere’nin talepleri doğrultunda Yunanistan’a bırakılmıştır.

Bunun sebebi, İngiltere’nin bölümde (Doğu Akdeniz) kuvvetli bir İtalya yerine,    kendi güdümünde cılız bir Yunanistan’ı istemesidir. Konferans’ta ayrıyeten; Antep, Urfa ve Maraş’ın Fransa’ya verilmesine ve Boğazların yönetiminin milletlerarası bir komisyona bırakılmasına karar verilmiştir.

NOT: Wilson ilkelerinin “sömürgecilik yapılmayacak” maddesine karşı “manda ve koruma” fikri ilk kere burada ortaya atılmıştır.

1. Dünya Savaşı Sonunda Yapılan Barış Antlaşmaları


 20. Yüzyılda Osmanlı Devleti Konu Anlatımı 20 yazımıza 1. Dünya savaşından sonra imzalanan sulh antlaşmalarından devam ediyoruz.

Sevr Antlaşması dışında, temelleri Paris Barış Konferansı’nda tespit edilen bu antlaşmalar ve esas maddeleri şu şekilde sıralanabilir;

Versailles (Versay) Barış Antlaşması (28 Haziran 1919)


İtilaf Devletleri ila Almanya arasında yapılmıştır. Almanya, Alsas – Loren bölgesini Fransa’ya bırakmış, Belçika, Polonya, Çekoslovakya ve Litvanya’ya birtakım topraklar vermiştir. Alman sömürgeleri İtilaf Devletleri arasında paylaşılmıştır. Almanya’nın Avusturya ila birleşmesi yasaklanmıştır. Almanya’da zorunlu askerlik kaldırılmış ve ordu 100.000 şahıs ila sınırlandırılmıştır (Askeri kısıtlama). Ekonomik kısıtlamalar getirilmiştir (Savaş tazminatı).

NOT: Versay Antlaşması’yla pekçok Alman, ülke sınırları dışında kalmış ve bu dahi azınlıklar problemini doğurmuştur. Antlaşmanın çok ağır şartlar taşıması, daimi bir barışı sağlayamamış ve 1. Dünya savaşı’nın çıkmasına dahi zemin hazırlamıştır.

Saint Germain (Sen Jermen) Barış Antlaşması (10 Eylül 1919)


Avusturya ila İtilaf Devletleri arasında yapılmıştır. Avusturya – Macaristan İmparatorluğu ikiye ayrıldı. Avusturya ve Macaristan adıyla iki yeni devlet durumuna getirildi.

Avusturya; Çekoslovakya, Yugoslavya ve Macaristan’ın bağımsızlığını tanıyacaktır. Avusturya, Milletler Cemiyeti’nin onayını almadan Almanya ila birleşemeyecektir. Mecburi askerlik kaldırılarak Avusturya ordusu 30.000 şahsa indirilecektir. Avusturya harp tazminatı ödeyecektir.

Neuilly (Nöyyi) Barış Antlaşması (27 Kasım 1919)


İtilaf Devletleri ila Bulgaristan arasında yapılmıştır. Bulgaristan birtakım topraklarını Romanya, Yunanistan ve Yugoslavya’ya bırakmıştır. Mecburi askerlik kaldırılarak ordusu 25.000 şahıs ila sınırlanan Bulgaristan’ın deniz ve hava kuvvetleri kurması yasaklanmıştır. Bulgaristan harp tazminatı ödeyecektir.

NOT: Nöyyi Antlaşması ila Batı Trakya’yı Yunanistan’a bırakan Bulgaristan’ın Ege Denizi ila olan bağlantısı kesilmiştir.

Trianon (Triyanon) Barış Antlaşması (4 Haziran 1920)


İtilaf Devletleri ila Macaristan arasında yapılmıştır. Savaştan sonra Macaristan’da ayaklanma çıkmış ve bu dahi antlaşmanın yapılmasını geciktirmiştir.

Macaristan, topraklarının büyük kısmını Çekoslovakya, Romanya ve Yugoslavya’ya bırakmıştır. Mecburi askerlik kaldırılarak ordusu 35.000 şahıs ila sınırlandırılmıştır. Macaristan deniz ve hava kuvvetleri bulundurmamayı kabul etmiş ve ağır ekonomik yükümlülük altına girmiştir.

NOT: Avrupalı devletler Osmanlı topraklarını paylaşma konusu ile ilgili anlaşamadığı hedefiyle Osmanlı Devleti ila imzalanacak olan sulh antlaşması gecikmiştir (Sevr Antlaşması – 10 Ağustos 1920).

20. Yüzyılda Osmanlı Devleti Konu Anlatımı


1. Dünya Savaşının Sonuçları


 1. Dünya Savaşı’ndan en kazançlı çıkan devlet İngiltere olmuştur. Almanya’nın rekabetinden kurtulmuş, Rusya dahi tesirsiz duruma geldiği hedefiyle İngiltere, Avrupa siyasetinin en kuvvetli devleti durumuna gelmiştir.

Dünyada ulusalcılık kanaatleri güç kazanmış, ulusal devletler ortaya çıkmıştır. Osmanlı Devleti, Avusturya – Macaristan İmparatorluğu, Rus Çarlığı, Alman İmparatorluğu yıkılmıştır.

Çekoslovakya, Avusturya, Macaristan, Polonya, Litvanya,    Letonya, Ukrayna, Estonya, Yugoslavya,    SSCB ve Türkiye gibi yeni devletler kurulmuştur. Orta Doğu ve Avrupa’nın siyasi haritası tekrar çizilmiştir.

Dünya barışını güvenliğini sağlamak hedefiyle Milletler Cemiyeti (Cemiyet-i Akvam) kurulmuştur. Sömürgecilik “manda ve koruma” adı altında devam etmiştir (mandacılık). Yenilen devletlerde yönetim farkılıkları ortaya gelmiştir. Komünizm (Rusya -Lenin, Stalin), Nazizm (Almanya) ve Faşizm (İtalya) gibi totaliter (baskıcı) rejimler doğmuştur.

Almanya’da Hitler,  İtalya’da Mussolini, İspanya’da Franko, Portekiz’de Salazar, ülkelerinde Faşizmi yani ırkçılığı programa başlamışlardır.

NOT: Özellikle Almanya ve İtalya’nın izlediği faşist ve emperyalist politikalar 1. Dünya Savaşı’nın çıkmasına niçin olmuştur.

1. Dünya Savaşı’nda 10 milyona yakın ademoğlu ölmüştür.


0 Yorumlar: