Güncel
Yükleniyor...
Biyo gübreler, ideal koşullar altında farklı ekin bitkilerinin köklerinin yanı sıra tohumlara da aşılanabilir. Bunun yanına ilk elden toprağa da uygulanabilirler. Biyo gübrelerin uygulanmasında altında açıklandığı gibi bir takım yaklaşımlar vardır:

• Biyo gübre ürünleri, yerinde bir iyi etkin suş popülasyonu içermeli ve kontamine edici mikroorganizmalardan arınmış olmalıdır.
• Içten biyo gübre kombinasyonunu seçin ve son kullanma tarihinden önce kullanılmalıdır,
• Önerilen tatbik yöntemini kullanılmalı ve etikette verilen bilgilere tarafından uygun zamanda uygulanmalıdır,
• Tohum muamelesi için daha iyi sonuçlar için yeterli yapıştırıcı kullanılmalıdır,
• Sorunlu topraklar için, kireç ya da alçıtaşı tohum peletleme ya da kireç kullanarak toprak pH’ını ayar gibi ıslah edici yöntemler kullanılmalıdır,
• Fosfor ve diğer beslenme maddelerinin tedarik edilmesi sağlanmalıdır.

Farklı Biyofertilizatörlerin Uygulanması 

Fosforlu Biyo Gübre Uygulaması

Fosfobakteriler bir cins biyo gübredir ve fosfor, ur için kayda değer bir besin maddesidir. Bu madde kaslı büyümeye, bitki hastalıklarına direncini arttırmaya, kök oluşumuna ve bitki büyümesine yardımcı olur. Ot Gibi Yaşama, uygulanan fosfatın sadece % 10-15’ini kullanır ve kalan % 85-90 arası toprakta çözünmez halde kalır. Biyo-destekleyiciler, organik asitleri çoğaltan ve salgılayan, bu mevcut olmayan fosfatı çözülebilir forma dönüştüren ve bitki örtüsü için yerinde ülkü getiren, yüksek bereketli fosfat çözücü bakterilere (Bacillus megaterium) sahiptir. Bu Vesile Ile toprakta kalan fosfatlı gübreler iyi bir şekilde kullanılabilir ve harici tatbik optimize edilebilir.


Et suyu şişelerde hazırlanır ve bir anne kültüründen aşı şişelerine aktarılır. Kültür, daldırılmış kültür olarak 30 ± 2 ° C’de çalkalama koşulları altında büyütülür. Maksimum 1010 ila 1011 cfu/ml gözenekli olan popülasyonu üretilinceye kadar inkübe edilir. Optimum koşullar aşağı, bu popülasyon seviyesine Rhizobium için 4 ila 5 gün içinde ulaşılabilir. Ayrıca azospirillum için 5 ila 7 gün, Fosfobakteriler için 2-3 gün ve Azotobacter için 6-7 gündür. bununla birlikte şişede elde edilen kültüre başlangıç kültürü denir. Aşı maddesinin büyük ölçekli üretimi için, başlangıç kültüründen aşı maddesi büyük şişelere, tohum tankı fermentörüne aktarılır ve gerekli hücreli sayısına ulaşılana kadar büyütülür. Azospirillum’un önerilen dozu, fosfobakteri aşılaması için benimsenmiştir; kombine aşılama için, her iki biyo gübresi de kullanımdan önce eşdeğer şekilde karıştırılmalıdır.

Fosforlu Biyo Gübre İçin Aşı Hazırlama

Bakteriyel aşılayıcıya özgü uygun besiyeri 250 ml, 500 ml, 3 litre ve 5 litrelik erlenler içinde hazırlanarak sterilize edilmelidir. 250 ml’lik şişelerdeki etraf, aseptik şartlar aşağıda verimli bir bakteri suşu ile aşılanır. Şişeleri 5–7 gün her tarafında bir döner çalkalayıcı inkübatörde (200 rpm) oda sıcaklığında tutulmalıdır. Kültürün büyümesi için şişeler gözlemlenmeli ve başlangıç kültürü olarak hizmet eden popülasyonu varsayım edilmelidir. Başlangıç kültürü kullanılarak (log fazında), her bir şişede çoğalma elde ettikten sonra, ortam taşıyan daha büyük şişeleri (500 mi, 3 litre ve 5 litre) inoküle edilmeldir. Yukarıdaki etraf bir fermentörde büyük miktarlarda hazırlanır, iyice steril edilir, soğutulur ve hazırlanmış tutulur.


Fermentördeki etraf, 5 litrelik şişede yetiştirilen log-fazlı kültür ile aşılanır. Genel Olarak % 1-2 aşı yeterlidir, bununla beraber, daha büyük şişelerdeki kültürün büyümesine yan olarak % 5’e kadar aşılama yapılır. Hücreler, havalandırma sağlanarak (mikropsuz havanın bir kompresörden ve sırça yünü, pamuk yünü, asit vb. Steril edici maddelerden geçirilmesi) ve kesintisiz karıştırılarak fermentörde büyütülür. Et suyu, aşılanmış mikroorganizma popülasyonu ve varsa, artış döneminde kontaminasyon açısından teftiş edilmelidir.


Fermantasyondan daha sonra et suyunun 24 saatten daha uzun zaman saklanması tavsiye edilmez ve 4 ° C’de bile canlı hücresel sayısı azalmaya başlar. PSB, çeltik, mısır, yağlı tohumlar, bakliyat ve sebzeler dahil tüm mahsuller için kullanılabilir. Bu kullanım için önerilen yöntemler vardır ve bunlar aşağıdaki gibidir:


• Tohum tedavisi,
• Fide batırma,
• Toprak uygulaması,


Bunlara ek olarak bakteriyel biyo gübrelerin kombine kullanımı da yapılabilir. Bakteriyel aşılayıcılar haşere ilacı, fungisit, herbisit ve gübre ile karıştırılmamalıdır. Bakteriyel aşılayıcıyla tohum muamelesi, sonunda tohumlar mantar öldürücülerle muamele edildiğinde yapılmalıdır.

Kompost Uygulaması

Kompostun kalitesi temelde hammaddeye ve doğru kompostlama sürecine bağlıdır ve tarımsal gerçekte kompost iki şekilde kullanılmaktadır. Biri ekili toprağı iyileştirmek, diğeri ise bahçecilik ve çiçekçilik bitkilerinin büyümesi için substratlar üretmektir. Toprağa olgun kompost eklenmesi, toprak organik maddesindeki artıştan nedeniyle olumlu etkilere sahiptir, bu da gözeneklilik, hava, su oranı, katyon değişim kapasitesi (CEC), pH, mevcut beslenme miktarı gibi bazı somut ve kimyasal özelliklerin iyileştirilmesi anlamına gelir.

Bahçelerde Kompost Uygulaması

Kompost uygulaması bazı durumlarda kullanılır ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Turba yerine, süsleme bitkileri fidanlıklarında ve otellerin bitki dış cephelerinde toprak zenginleştirme malzemesi olarak,
• Yeni bahçelerin doldurulmasında, toprakla 1: 3 oranında karıştırıldığında (kompost: toprak),
• Yeni çim bitkilerinde çim yerine fakat yabancı ot tohumlarından arındırılmış olması gerekir, huysuz takdirde sorun yaratabilirler,
• Müşteriler kadar yoğun uygulama sebebiyle eski bozulmuş çimenlik alanlarda, kapak denen şey geçerlidir, yani yüzeye yayılmış elenmiş kompost ve ardındaki her yerde ekilir.
Kompost, bilhassa sezon başlamadan önce otellerin bahçelerinde, yeni bahçelerin yenilenmesi veya inşa edilmesi esnasında uygulanmaktadır. Bahçelerde takvim olarak kullanılan miktarlar, yapılan yenileme çalışmalarının kapsamına bağlıdır. Kompost kullanımının faydaları vardır ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Toprak organik madde ile zenginleştirilmiştir,
• Toprağın yapısı ve özellikleri önemsenerek iyileştirilir,
• Besinler, bitkilerden kompost aracılığıyla budama yoluyla geri dönüştürülür,
• Humus ticaretinden daha ucuz bir malzemedir,
aynı zamanda, kompost kullanımının bir takım dezavantajlar vardır ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Tanıdık Olmayan ot tohumlarının varlığı tanıdık olmayan otları bölgeleri arındırmak ve onları enfekte etmek için taşıyabilir,
• Minik çuvallardaki kompostun standardizasyonu, kullanımını sınırlar,
• Kullanılan hammaddelerin büyük parçalarının varlığı için tarama eksikliği, dolayısıyla, kaldırılmaları için daha pozitif emekçi sayısından nedeniyle artan maliyetleri vardır.

Farklı Biyofertilizatörlerin Uygulanması 

Nano Gübre Aşılama

Yapılan birkaç çalışma, güvenli bir dozda bahşedilen nanopartiküllerin bitki büyümesini ve toplam verimi teşvik etmeye yardımcı olabileceği öne sürülmüştür. Çok duvarlı karbon nanotüplerin (MWCNT’ler) domatesin tohum çimlenmesini, büyümesini artırma, tütün hücrelerinde ve hardal bitkilerinde büyümeyi artırma kabiliyetine sahip olduğu bildirilmiştir. Çimlenme indeksi ve nispi kök uzaması temelinde, oksitlenmiş MWCNT’lerin, oksitlenmemiş MWCNT’lerden daha düşük konsantrasyonlarda daha etkin olduğu gösterilmiştir. Ayrıca nano-gümüş, hodan bitkilerinde tohum verimini artırmada ve yaprak dökülmesini önlemede gümüş nitrattan daha iyi performans gösterir. Bitki hormonu etilen, yaprak absisyonunda önemli bir rol oynar ve gümüş iyonlarının, reseptörlerden bakır iyonlarını değiştirerek etileni inhibe ettiği gösterilmiştir.


Yapraktan püskürtme yöntemi kullanılarak, keza nano-gümüş keza de gümüş nitrat, bambaşka bitki setlerine püskürtülmüş ve nano-gümüşün gümüş nitrata tarafından daha düşük bir konsantrasyonda etkili olduğu gözlenmiştir. Biyosentezlenmiş gümüş nanopartiküllerin fidelerin ortaya çıkışı ve idareli açıdan manâlı çoğu bitki türünün çeşitli bitki artma parametreleri üzerindeki etkisi Namasivayam ve Chitrakala (2011) göre incelenmiştir. Mahajan vd. (2011), nano-ZnO parçacıklarının Vigna radiata ve Cicer arietinum büyümesi üzerindeki etkisini test etmek için agar plak yöntemini kullanmıştır. Kök yüzeyine adsorbe edilen nanopartiküllerin kanıtı, korelatif ışık ve taramalı elektron mikroskobu kullanılarak sağlanmıştır. İndüktif olarak eşleşmiş plazma, atomik emisyon spektroskopisi (ICP-AES) çalışmaları, ZnO nanopartiküllerinin fideler kadar emilimini ortaya çıkarmıştır. Burman ve ark. (2013) yapraktan püskürtme yöntemini kullanarak, ZnO nanopartiküllerinin nohut fidelerinin artma ve antioksidan sistemi üzerindeki etkisini araştırmıştır. Daha düşük konsantrasyonda (1.5 ppm) ZnO nanopartiküllerinin nohut fidelerinin büyümesi üstünde olumlu bir etkisi olduğunu bulmuşlardır.
Bundan Başka, ZnO nanopartikülleri ile muamele edilen fideler, daha düşük malondialdehit (MDA) içeriğinden de anlaşılacağı üzere, düşük reaktif oksijen türleri (ROS) seviyelerine emrindeki olabilen gelişmiş biyokütle birikimi göstermiştir. Benzer şekilde Prasad ve ark. (2012), daha düşük konsantrasyonda (1.000 ppm) nano-çinko ile yapılan tedavinin tümör üstünde olumlu etkileri olduğu bulunmuştur. Oysa daha yüksek konsantrasyonlarda (2.000 ppm) toksisite semptomlarına neden olduğunu gözlemleyerek itinalı kullanımlarının önemine işaret etmektedir. Diğer Taraftan, saha deneyleri sırasında, önerilen ZnSO 4 dozuna kıyasla 15 kat daha düşük ZnO nanopartikül dozunun kullanıldığını bildirmişlerdir ve % 29,5 daha yüksek kapsül verimi kaydetmişlerdir.


Benzer şekilde, ZnO nanopartikülleri, 500 ppm’lik bir konsantrasyonda Glycine max’ta kök uzaması, ancak daha yüksek ZnO konsantrasyonlarında boyutta azalma göstermiştir. ZnO ve CeO 2 nanopartiküllerinin (400 ppm) Cucumis sativus meyve kalitesi üzerindeki etkilerini araştırmayı amaçlayan bir çalışma, bu nanopartiküllerin her ikisinin de nişasta içeriğinin artmasına niçin olduğunu ve karbonhidrat modelini değiştirebileceğini göstermişlerdir. Lu vd. (2002), SiO 2 ve TiO 2 nanopartikülleri G karışımının bereketli etkisini göstermiştir. Bu azami kapasite artışı ve nitrat redüktaz ve antioksidan aktivite alımı ve sudaki gübrenin uyarılması ile ilgilidir.


Nano-TiO 2’nin ıspanakta fotosentez ve büyümeyi teşvik etmedeki etkisini belirten incelemeler da yapılmıştır. Burada TiO 2’nin temel rolü nedeniyle keza görünür keza de ultraviyole ışık aşağıda fotosentetik süreçlerin iyileştirildiği bildirilmiştir . Zheng vd. (2005), TiO rapor 2 nanopartiküller % 73 daha yüksek bir kuru ağırlığı, üç kat daha yüksek bir fotosentez oranım ve klorofil bir % 45 çoğalma olan a ıspanakta tohum muamelesinden sonra içerik olduğu bulunmuştur. Önerildiği gibi artan fotosentetik oran, organik maddelerin kullanımını ve oksijensiz radikallerin söndürülmesini artıran inorganik besinlerin emilimindeki artıştan kaynaklanıyor olabilir.


Mahmoodzadeh ve ark.(2013,)nanopartiküllerin olumsuz sonuçlarını daha yüksek olasılıklarda gösteren araştırmalar yapılmıştır. Bunların birçok, 2.000 ppm TiO 2 nanopartikülüne kadar Brassica napus’ta tohum çimlenmesi ve fide kuvvetinin artmasına yol açtığı bildirilmiştir. Shah ve Belozerova (2009), silikon (Si), paladyum (Pd), altın (Au) ve bakır (Cu) gibi bambaşka metal nanopartiküllerin marul tohumu çimlenmesi üzerindeki etkisini araştırmıştır. Bu araştırmada nanopartiküllerin bambaşka konsantrasyon aralıklarında artı tesir gösterdiğini bildirmiştir.


Başka bir saha çalışmasında Quoc Buu ve ark. (2014), demir, kobalt ve bakır nanokristal tozu ile maksimum fazla düşük seviyede muamele edildiğinde kontrol üstüne G. bölümünde büyüyen tohum çimlenme oranını bildirmiştir. Hem klorofil indeksinde, nodül sayısında ve mahsul veriminde belirgin artma gözlenmiştir. Arora vd. (2012) Brassica, juncea’daki saha deneyleri etki aralığında altın yaprak spreyi, bitki boyu, gövde çapı, dal sayısı, bakla sayısı ve tohum veriminde artışa neden olmuştur. İlginç bir şekilde, altın nanopartiküller hem işlenmiş bitkilerin redoks durumunu iyileştirmiştir. 

Suriyaprabhaet ark. (2012), darı bitkilerinde SiO 2 nanopartikülleri ile muamelenin bitkinin kuru ağırlığını önemli ölçüde artırdığı bildirilmiştir. Hem proteinler, klorofil ve fenoller gibi organik bileşiklerin seviyelerini artırdığını bildirmişlerdir.

Farklı Biyofertilizatörlerin Uygulanması 

Genetiği Değişmiş Mikrop Uygulaması

Tarımla ilgili bir dizi dilekçe da dahil elde etmek üzere, potansiyel olarak Toksik Maddeler Teftiş Yasası (TSCA) kapsamına girebilecek genetik olarak tasarlanmış mikroorganizmaların birçok biyoteknolojik uygulaması vardır. Bunlar aralarında, simbiyotik nitrojen sabitleyicileri gibi biyo gübreleyiciler olarak kullanılan intergenerik mikroorganizmalar, örneğin Sinorhizobium meliloti ve Bradyrhizobium japonicum bulunur. Dağıtılmış cinsler arası rizobinin saha testleri TSCA kapsamında gözden geçirilmiş ve S. meliloti’nin belirtilen bir türü olan RMBPC-2, sınırlı ticarileştirme için 1997’de onaylanmıştır.
Gelecekte, çoğalan nitrojen fiksasyon yeteneği ya da belki de gelişmiş nodülasyon etkinliği için daha artı rizobi için daha artı başvuru formu olabilir. Ilave olarak, aktinomisete Frankia gibi öteki simbiyotik nitrojen fiksatörleri için uygulamalar Aktinorizal bitki örtüsü olarak adlandırılan odunsu anjiyospermler gibi bir takım bitkilerle simbiyotik ilişkiler oluşturan Gram artı bir bakteri olan, bir olasılıktır. Özgürlük yaşamış nitrojen sabitleyen mikroorganizmalar için başvurular da olabilir. Nitrojen sabitleyen nesiller arası mikroorganizmalara ek olarak, TSCA zarfında gözden geçirilecek diğer biyo gübreleme uygulamaları, fosfat çözen mikroorganizmaları ve mikorizal mantarlarıdır. Ayrıca gıda emilimine, bitki hormonu üretimine asistan olan veya bitki verimliliğini artırabilecek öteki mekanizmalarla hareket eden öteki endofitik mikroorganizmaları da içerir.

Merhaba, ben Emirhan. Günlük hayatınızda işinize yarayacak her türlü bilgiye ulaşmanız için vakit buldukça paylaşımlar yapıyorum. Umarım sizlere bir faydam dokunmuştur.

0 Yorumlar: